X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Esad ve DEAŞ aynı sakat anlayışın ürünü'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

' ve aynı sakat anlayışın ürünü'

  • Giriş Tarihi: 15.3.2015
'Esad ve DEAŞ aynı sakat anlayışın ürünü'
'Esad ve DEAŞ aynı sakat anlayışın ürünü'

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Suriye'nin eli kanlı diktatörü ve neye hizmet ettiği belli olmayan terör örgütü, aynı sakat anlayışın iki farklı tezahürüdür. Bunlar aynı üst aklın kullandığı maşanın iki ucudur

Cumhurbaşkanı dün Çanakkale'de 14 Mayıs Tıp Bayramı çerçevesinde Sağlık Bakanlığı'nca düzenlenen "Zaferin Ab-ı Hayat Neferleri" adlı programa ve Çanakkale Valiliği önünde düzenlenen toplu açılış törenine katıldı. Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

SES ÇIKARMIYORLAR: Kime ve neye hizmet ettiği belli olmayan bir örgüt güya İslam dini adına en kanlı cinayetleri ve vahşi katliamları gerçekleştirmekten imtina etmiyor. Aynı şekilde Suriye'de eli kanlı bir diktatör, kimyasal silahlarla, varil bombalarıyla, konvansiyonel silahlarla, işkence ve zulümle iktidarını uzatmanın çabasında. Sadece Türkiye'ye, Irak ve Suriye'den 2 milyon kişi sığındı. Avrupa'da ise 250 bin sığınmacı var. Bu duruma ses çıkarmayan dünya ve Batı, sadece bizimle bir araya geldikleri zaman "Siz ne büyük bir milletsiniz. 2 milyon insanı burada ağırlıyorsunuz" diyor. Paraya gelince hiç ellerini cebine uzatmıyorlar.



ZULME RIZA ZULÜMDÜR: ve terör örgütü, aynı sakat anlayışın iki farklı tezahürüdür. Bunlar aynı üst aklın kullandığı maşanın iki ucudur aslında. Bu durum karşısında, kendi içimize kapanıp kardeşlerimize sırt çevirmek bize yakışmaz. Zulme rıza zulümdür. Mağdurun ve mazlumun yanında yer almaya devam edeceğiz. Suriye ve Irak'taki savaştan kaçarak Türkiye'ye sığınanlara sahip çıktık. Ülkelerindeki şartlar normale dönmeden evlerine gitmeyecekler.



DEĞİŞİM KAÇINILMAZ: Türkiye, darbe dönemi anayasası ile daha fazla yoluna devam edemez. Türkiye, kendisine artık dar gelen, her yeri dökülen mevcut sistemle yoluna daha fazla devam edemez. Ruhuna darbecilerin nefesi, yüzüne onların ellerindeki kanın bulaştığı bu Anayasa'yı ne kadar tadil ederseniz edin, olmuyor. Temizlenmiyor, arınmıyor. Yeni anayasa ile birlikte başkanlık sistemini de gündemimize almak durumundayız. Dünyadaki devletlerin pek çoğu başkanlık sistemi ile yönetiliyor, hepsinde de işler gayet güzel yürüyor. Türkiye'yi niye biz bu imkandan mahrum bırakalım? Yok başkanlık sistemi, diktatörlüğü getirirmiş... Amerika'da diktatörlük mü var? Meksika'da diktatörlük mü var? Brezilya'da diktatörlük mü var? Yok şuna kapıyı açarmış, yok buna yol açarmış... Başkanlık sistemine karşı çıkanların derdi başka. Milletten değil vesayetten aldıkları güçle yıllarca bu ülkede söz sahibi, varlık sahibi olanlar, bu düzenlerinin bozulmasını istemiyorlar. Bundan korkuyorlar. Bu değişim, kaçınılmaz. Yeni Türkiye'nin inşaası, kaçınılmaz. Yeni anayasa, kaçınılmaz. Başkanlık sistemi, inşallah kaçınılmaz. Bunların hepsi de olacak. Millet istiyorsa olacak.
#Sayfa#
ÇANAKKALE'Yİ GÖRÜN: Bazı çevreler, "Bize ne Suriye'den, Irak'tan, Libya'dan, Filistin'den, Afganistan'dan, Somali'den" diyor. Bu sözü sarf edenlere, "Çanakkale'deki, kabristanları ziyaret edin, isimleri görün, kimlerin Çanakkale mücadelesine geldiğini görün" diyorum. Çanakkale, tüm coğrafyanın dayanışmasının zaferi. Çanakkale aslında aramızdaki sınırların ne kadar suni olduğunun, iğreti olduğunun ifadesidir.

'ROMANLAR ASLİ UNSUR'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale'de Romanlar Günü'ne katıldı. Erdoğan'ın yaptığı konuşma renkli anlara da sahne oldu. Erdoğan, Romanların bu ülkenin asli unsurlarından olduğunu, daha büyük düşünmeleri gerektiğini söylediği anda bir izleyici karşılık verince Erdoğan'ın "Budur be ya" demesi büyük alkış aldı. Erdoğan, "Roman kardeşlerimizin bu ülkenin birinci sınıf vatandaşları olduğunu herkes bilmelidir. Buna karşı çıkan, herkesten önce Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı karşısında bulur. Romanları hor görme, onları potansiyel suçlu kabul etme dönemi kapandı. Sizler yeni Türkiye'nin kapılarının sonuna kadar açıldığının en büyük ispatısınız" diye konuştu.

100. YIL KUTLAMALARI
"Esasen Çanakkale, inançla teknolojinin bir savaşıydı ve bu savaştan galip çıkan inanç oldu. Çanakkale Zaferi'nin bize büyük bir bedeli oldu ama unutmayalım ki bugünkü bağımsız devletimizi Çanakkale'de ayağa kaldırdığımız işte o imana, işte o ruha, işte o azme borçluyuz. Bu yıl Çanakkale Zaferi'nin 100'üncü yıl dönümü olduğu için kutlamaları daha farklı, daha kapsamlı yürütüyoruz. Yeni Zelanda'dan, Avustralya'dan başbakanlar katılacaklar. Değişik yerlerden devlet başkanları katılacaklar. 24 Nisan'da yapacağımız tören de gerçekten uluslararası etkinliğe sahip inşallah bir buluşma olacak. Bakanlarla beraber herhalde 50'yi bulacak."