X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ne kadar belgen var
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ne kadar belgen var

  • Giriş Tarihi: 20.3.2015 02:56 Güncelleme Tarihi: 20.3.2015 02:57
Ne kadar belgen var
Ne kadar belgen var

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye düşmanlığını yaymaya çalışan Ermeni diasporasına seslendi: Ey Ermeni diasporası, ey Ermenistan yönetimi, bizim arşivlerimiz burada. Yüz binlerce, milyonu aşmış belgemiz var. Senin ne kadar belgen var? Çıkar belgelerini. Tarihçileri görevlendirelim.

Osmanlı Arşivi Sitesi'nde "100. Yılında Dünya Savaşının Belgeleri" konulu Dünya Arşiv Yöneticileri Kongre ve Sergisi'nin açılışına katılan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Türkiye'nin 2015 yılını şanlı mücadelelerin, zaferlerin 100'üncü yıl dönümü olarak kutlarken, birilerinin bu yılı "Türkiye karşıtlığının, Türkiye düşmanlığının bayrağı haline" dönüştürmek istediğini söyledi. Ermeni iddialarına değinen Erdoğan, "Ermeni diasporası, dünyanın her yerinde soykırım iddialarına dayalı kampanyalarla Türkiye düşmanlığını geniş toplum kesimlerine aşılamaya çalışıyor. Bu kampanyaların amacı Ermenilerin yaşadığı acıları canlı tutmak değil milletimize düşmanlık yapmaktır" dedi.

GERÇEĞİ BURADA ARAYALIM
Erdoğan, "Ey Ermeni diasporası, ey Ermenistan yönetimi, bizim arşivlerimiz burada. Yüz binlerce, milyonu aşmış tasnifi yapılmış belgemiz var. Senin ne kadar belgen var? Çıkar belgelerini. Tarihçileri, arşivcilerimizi, siyaset bilimcilerini görevlendirelim, bu belgeler üzerinde çalışsınlar. Gerçeği burada arayalım. Ülkeleri dolaşıp, oralara biraz da şöyle para yedirmek suretiyle, lobiler oluşturmakla Türkiye'nin aleyhine yapacağınız kampanyalardan bir şey kazanamazsınız" diye konuştu.

OLUMLU CEVAP ALAMADIK

Erdoğan, şöyle devam etti:


"Başka ülkelerin parlamentolarından karar çıkartarak gerçeğe ulaşılamaz. Gerçeğin aranacağı yer bu arşivlerdir. Ama bugüne kadar bu çağrımızın karşılığını bulamadık. Gerekirse ordumuzun arşivlerini açmaya hazır olduğumuzu söyledik ama olumlu bir cevap alamadık. Amaç, oluşturulan algı üzerinden Türkiye'ye saldırmak, zarar vermek. Bizim bu konuda kimseye veremeyecek bir hesabımız yoktur. Biz sadece kendi milletimizin son 100-150 yıllık yaşadığı acıların peşine düşsek, Ermeni iddialarından katbekat daha fazla söyleyecek sözümüz, soracak hesabımız çıkar."

ŞUURUNU KAYBETMİŞ
Erdoğan, isim vermeden, HDP Eşbaşkanı Selehattin Demirtaş'ın, Çanakkale'nin 100. yıl dönümüne ilişkin yayımladığı mesajında "Osmanlı hükümeti, Alman hamlelerinin kuklası olmaktan sakınmadı" iddiasına tepki gösterdi. Erdoğan, "Bakıyorsunuz bugün birileri 'yedi düvele karşı savaştık' cümlesine istihza ile yaklaşıyor, kendilerince alay ediyorlar. Aynı şekilde 'biz yenilmedik, Almanlar yenildiği için yenik sayıldık' tespitini de küçümsüyorlar. 'Osmanlı, Çanakkale'de kuklaydı' diyecek kadar şuurunu kaybeden, Çanakkale'nin ifade ettiği anlamdan bihaber olanlar bulunuyor. Kendini bilmezlerin, tarihini küçümsemeyi adet haline getirmiş, ahde vefadan, milli gururdan nasibini almamışların eleştirileri bu başarıyı asla gölgeleyemez" dedi.

Gönlüm razı olmadı
Harp Akademileri Komutanlığı'nı ziyaret eden Erdoğan, isim vermeden Balyoz davasını işaret ederek, "Bu operasyonlarla şahsım başta olmak üzere, tüm ülke yanlış yönlendirildi, aldatıldı. Kurumlarımızın içinde örgütlenmiş bir yapının, Türkiye'yi ele geçirmek için yürüttüğü bir kumpasa, bir darbe teşebbüsüne maruz kaldık. Samimiyetle ifade ediyorum; eski Genelkurmay Başkanımız başta olmak üzere, birlikte mesai sarf ettiğim için yakından tanıdığım pek çok komutanın tutuklanmasına şahsen gönlüm hiçbir zaman razı olmadı. Ama o zaman önümüze konan, ancak çoğunun sahte ve çarpıtılmış olduğu daha sonra ortaya çıkan belgeler, bilgiler karşısında, hukuka saygı gereği, yapacak bir şeyimiz kalmadı. Uzun süredir temkinle yaklaştığım, faaliyetlerini takibe aldığım bu yapı, 17-25 Aralık 2013'te doğrudan hükümeti devirmeye ve adeta Türkiye'ye topyekun el koymaya yönelik bir teşebbüse girişti" dedi.

1. Dünya Savaşı hala sürüyor
1. Dünya Savaşı'nın bir diğer adının da "Birinci Paylaşım Savaşı" olduğunu hatırlatan Erdoğan, "paylaşım" ifadesinin, petrolün, Akdeniz ve Süveyş Kanalı ticaret yollarının anahtarını elinde tutan Osmanlı'yı paylaşmak anlamına geldiğine işaret etti. Erdoğan, "Bugün Suriye, Irak, Libya'da ne olduğunu geçmişe bakarak anlayabiliriz" dedi. "Bugün çok net biçimde görüyoruz ki Birinci Dünya Savaşı aslında hala sona ermiş değil, açtığı uzun parantez hala kapanmış değil" diyen Erdoğan, şunları söyledi: "Bizim coğrafyamızı şekillendirenler, halkların arasına koydukları bariyerlerle kalpleri, gönülleri ayırmayı hedefliyor. Savaşın sonunda imzalanan Sykes-Picot anlaşması sadece gözyaşı ve zulüm getirmiştir. Kaosa dayalı düzen hala işlemeye devam ediyor. Bu anlaşmayla belirlenen sınırlar, etnik ve dini temelli karışıklıkları kapatmak değil, büyütmek için çizilmiştir. İngiliz ajanı Lawrence 'bu savaş Türklerin zihinlerine ve kalplerine karşı veriliyor' demiştir. İşte Lawrence bu. 2000'li yıllarda Türkiye yeniden tarihiyle, medeniyetiyle, kalbiyle bölgede varlık göstermeye başlayınca yine aynı oyun sahneye kondu."

Lobilerle bu iş yürümez
Erdoğan, daha sonra Birlik Vakfı tarafından Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Çanakkale Ruhu ve Gençlik" konulu kompozisyon yarışmasının ödül törenine katıldı. Buradaki konuşmasında da Ermeni iddialarına yönelik değerlendirme yapan Erdoğan, "Bizim utanacak, çekinecek, saklanacak hiçbir durumumuz yok. İşte arşivlerimiz. Ermenistan'a, tüm dünyaya sesleniyoruz. Çıkarın belgelerinizi, arşivciler, tarihçiler incelesin. Biz de nihai kararı verelim" diye konuştu. Erdoğan, "Arşivleriniz varsa açın diyoruz. Avrupa ülkelerinin parlamentolarına, ABD senatosuna, diğer ülkelerin meclislerine etki edilerek farklı yollara tevessül ederek netice alabileceklerini sanıyorlar. Lobilerle bu iş yürümez. çünkü dik duran bir Türkiye var bunun karşısında, bunu yapamazsınız. Şayet samimiyseniz, sorunu çözmeye, adil bir hafızaya özellikle niyetiniz varsa işte biz buradayız, arşivlerimizle, tarihçilerimizle, özgüvenimizle buradayız. Aynı tavrın artık herkes tarafından da gösterilmesi bekliyoruz" dedi.

Ateşe düşen gül
Milli Türk Talebe Birliği (MTTB), Birlik Vakfı ve Genç Birlik tarafından ortaklaşa düzenlenen, Milli Eğitim Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin de desteklediği liseler arası "Çanakkale Ruhu ve Gençlik" kompozisyon yarışması ödül töreni, Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Yarışmaya, 81 ilden binlerce öğrenci katıldı. Her bölgeden 5 eser seçildi ve 35 eser finale yükseldi. Finale yükselen eserler Dr. Mehmed Niyazi Özdemir başkanlığında, Prof. Dr. Abdullah Uçman, Prof. Dr. Mustafa Özkan, Prof. Dr. İskender Pala, Doç. Dr. Mehmet Güneş, İkram İlbaş ve Ömer Şekerci tarafından oluşan jüri tarafından değerlendirdi ve ilk 10 eser belirlendi. Biltek Koleji lise 3. sınıf öğrencisi Rümeysa Fatıma Altındiş, "Ateşe düşen gül" isimli eseriyle birinci seçildi. Yarışmada dereceye girenlerin ödülleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından verildi. Erdoğan, ödül alanlarla bir süre sohbet etti, ardından da hatıra fotoğrafı çektirildi.