X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Gençlerimizi değil, silahları toprağa gömelim'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Gençlerimizi değil, silahları toprağa gömelim'

  • Giriş Tarihi: 22.3.2015
'Gençlerimizi değil, silahları toprağa gömelim'
'Gençlerimizi değil, silahları toprağa gömelim'

Başbakan Davutoğlu, "Eski türküleri bir kenara bırakalım, kardeşlik türküleri söyleyelim. Şehit annelerimizin, Diyarbakır annelerinin, cumartesi annelerinin acısını ebediyen toprağa gömelim" dedi

Başbakan dün 'nın düzenlediği 21 Mart kutlamalarına katıldı. "Birlik, dirlik ve kardeşlik" mesajları veren Davutoğlu'nun konuşmasından satırbaşları şöyle:

DAVAMIZ BİRLİK DAVASI: Biz birlik dediğimizde 78 milyonun birliğini kastediyoruz. Bizim davamız birlik davası. Bizim yolumuz birlik yolu. Çevremizdeki ülkelerde büyük sıkıntılar içinde kardeş kavgası yaşanırken Türkiye'de birlik ve dirlik varsa bunda en önemli katkı, son 12 yıl içinde bütün zorluklara, bütün kumpaslara, oyunlara rağmen birliğimizi ve dirliğimizi korumak için Türkiye'de milli iradeye sahip çıkan, Türk'üyle Kürt'üyle, Alevi'siyle Sünni'siyle, her bir rengiyle bir arada olan aziz milletimizindir. Biz bu birliği korumaya kararlıyız. Öyle bir Türkiye inşa etmeye çalışıyoruz ki bütün vatandaşlarımız omuz omuza, diz dize olsun. Bugün çözüm süreciyle aslında hedef edindiğimiz ana gaye ülkemizin birliği, vatandaşlarımızın kardeşliği ve bütün vatanımızın birliğidir.



SİLAHLARI GÖMELİM: Güzel İstanbul'dan, Dersaadet'ten, payitahttan, baharda erguvan ağaçlarının açtığı bu güzel diyardan, 7 tepenin yan yana dizildiği kardeşlik şehrinden herkese çağrıda bulunuyorum. Bu çağrı Hazreti Mevlana'nın dediği gibi, 'Artık yeni günde yeni şeyler söyleme çağrısıdır. Eski türküleri bir kenara bırakalım. Artık kardeşlik türküleri söyleyelim. Öfkeyi bir kenara bırakalım, sadece muhabbet diliyle konuşalım. Nefret kültürünü, şiddeti, silahı ebediyen toprağa gömelim. Gençlerimizi gömmektense silahları toprağa gömelim. Şehit annelerimizin acısını, Diyarbakır annelerinin acısını, cumartesi annelerinin acısını ebediyen toprağa gömelim. Bir daha kalkmamak üzere toprağa gömelim.



YENİ BİR DÖNEMİN ÖNÜNÜ AÇTI: 2005'te Sayın Cumhurbaşkanımız Diyarbakır'da konuşma yaptığında Türkiye'de birçok demokratik hak yoktu. Demokratik açılım, milli birlik ve kardeşlik dedik. Şimdi çözüm süreci diyoruz. Hepsinde gerçekleştirmek istediğimiz şey açıktır. Şiddeti, nefreti ebediyen toprağa gömüp, bu bahar gününde topraktan yeşeren çiçekler gibi muhabbet çiçeklerini gençlerimizin arasına kutlu bir mesaj olarak iletmek. Çözüm süreci behemehal, ne pahasına olursa olsun mutlaka başarıya ulaşacaktır.
#Sayfa#
İKİ YAKLAŞIM VAR: Çözüm sürecine bakışta iki yaklaşım var. Bir yaklaşım bütüncül bir şekilde büyük resmi görerek yol almaya çalışan bir yaklaşım. Büyük resim diyor ki Türkler ve Kürtler ve bu topraklarını bütün kadim halkları ezelde kardeştiler ve ebette kardeş olacaktır; bir daha bu milletin arasına fitne sokulmaması için, Ortadoğu'daki halkların arasına sokulan fitnelerin son bulması için Türkiye ayağa kalksın diyor. Diğer yaklaşım ise parçacı, konjonktürel, günlük yaklaşımlarla çözüm sürecine bakmaktır. Sürekli taktik manevralarla çözüm sürecine yaklaşmaktır. Kimse taktik manevralarla çözüm sürecini günlük siyasete alet etmesin. Türkiye'nin batısına, ortasına, kuzeyine giderek birtakım düşmanlıkları körüklemesin. 6-7 Ekim olayları gibi yeni şiddet çağrıları yapmasın. Başbakan Davutoğlu, Alevi sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle de Dolmabahçe'deki Başbakanlık Çalışma Ofisi'nde akşam yemeğinde bir araya geldi.

'NEVRUZ BÜTÜN İNSANLIĞIN BAYRAMI'
, bütün insanlığın bayramıdır. Nevruz, Türklerin Kürtlerin, Acemlerin, bütün kadim halkların bayramıdır diyoruz. Baharla birlikte öyle bir dönem başlasın, öyle yeni bir dönem başlasın ki hepimiz benlik davasını bırakalım. Benlik davası üzerine inşa edilen düşmanlıklara bir son verelim. Nasıl nevruz ile birlikte kainat yeniden canlanıyorsa son 12 yılda Türkiye aslında bir nevruz yaşıyor. Nevruz, bütün insanlığın bayramıdır. Nevruz, Türklerin, Kürtlerin, Acemlerin, bütün kadim halkların bayramıdır diyoruz. Baharla birlikte öyle bir dönem başlasın, öyle yeni bir dönem başlasın ki hepimiz benlik davasını bırakalım. Benlik davası üzerine inşa edilen düşmanlıklara bir son verelim.

Şölende sanatçılar Funda Arar, Rojin, Erhan Güleryüz, Esat Kabaklı, Volkan Aslan, Kibariye, Mustafa Ceceli, Rafet El Roman, Serkan Çağrı, Yavuz Bingöl ve 7 Cihan Kadınları sahne aldı.Volkan Aslan, sahnede tulum çalarak Karadeniz türküleri seslendirirken, Kürtçe şarkı söyleyen Rojin, "Bir iğne ucu kadar bile barış ihtimali varsa hepimizin orada olması lazım" dedi. Başbakan Davutoğlu şölen sonunda tüm şarkıcılarla sahneye çıkıp "Bir Başkadır Benim Memleketim"i söyledi.