X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Başkanlık sistemini tartışıp konuşacağız'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

' tartışıp konuşacağız'

  • Giriş Tarihi: 1.4.2015
'Başkanlık sistemini tartışıp konuşacağız'
'Başkanlık sistemini tartışıp konuşacağız'

"Seçim beyannamesinde başkanlık sistemine vurgu yapacağız" diyen Başbakan Davutoğlu, Kılıçdaroğlu'na da "Başbakan olmak istiyorsa 23 Nisan'da koltuğa oturtalım" diyerek seslendi

seçimler öncesi son kez AK Parti grubuna seslenerek gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Seçim beyannamesinde yeni anayasa ve başkanlık sistemine vurgu yapacaklarını belirten Davutoğlu, başkanlık sistemine karşı çıkanlara, "Kimse buradan şahsileşmiş bir otorite safsatası çıkartmasın" dedi. Davutoğlu, şu mesajları verdi:

DAVA YÜRÜMEYE DEVAM EDECEK: Bu mevkiler, bu makamlar bize babalarımızdan miras kalmadı. Kim ne kumpas kurarsa kursun, kim ne yaparsa yapsın bilsinler ki biz hep burada kalacağız çünkü bu milletin davası yürümeye devam edecek.

3 DÖNEMLİKLERE MESAJ: Bazı arkadaşlarımız, bu harekete öncülük etmiş büyüklerimiz, bu hareketi en başından itibaren omuzlarında taşımış öncüleri, belki bu salonda önümüzdeki dönemde bulunmayacaklar. Ama bilsinler ki bizim kalplerimizde her zaman yerleri en mutena yerde olacak. AK Parti Grubu adına, vefat etmiş olan kardeşlerimizin maneviyatları adına da milletimiz adına da teşekkür ediyorum. Gerçek bir vakar, edep ve ahlak dersi verdiler. Bir teki dahi bu iradeyi tartışmadı, bir teki dahi çıkıp şahsi hesap içine girmedi.

23 NİSAN'DA BAŞBAKAN OLSUN: Sayın Kılıçdaroğlu diyor ki 'En büyük hayalim başbakan olmak' diyor. Bakınız,'hayalimiz iktidar olmak, hedefimiz iktidar olmak' demiyor. Meselesi şahsi. Eğer çok arzu ediyorsa, 23 Nisan yaklaşıyor bir günlüğüne verebiliriz. Bir hedefi gösteriyor CHP olarak. 'Hedefimiz yüzde 35' diyor. Biz başlarken yüzde 37 ile başladık. Bizim başladığımız yere gelmek onun en büyük hedefi. Bizim başladığımız noktayı hayal ediyorlar. Hiçbir ankette de yüzde 25'i bile yakalamış değiller ya, işte hayalleri bu. Bizim yaptıklarımıza onların hayali bile yetişemez. Şimdi AK Parti anketlerine bakanlar, geçmiş anketlerdeki sükutu hayaller gibi yine yaşarlar. Yüzde 45 gibi kasıtlı anketler olduğunda zil takıp oynuyorlar. Bizim için düşündükleri en alt rakam, onların hayal ettiğinden 10 puan fazla. Hayalleri şahsi, meseleleri şahsi, çıkarları şahsi. Bizim ise gerçeklerimiz dahi 77 milyonun üzerinde ittifak ettiği gerçekler.

BAŞKANLIK SİSTEMİ : 27 Mayıs, 12 Eylül Anayasası, görünüşte parlamenter sistemi altında, vesayet altında bir parlamento, baskı altında başbakanlık ihdas ettiler. Onun için bu ülkede başbakanlar, apoletleri işaret etmek için dil kullandılar. Gerçek bir sistem olsaydı, başbakan emreder TSK gereğini yapardı. 12 Eylül sabahı ülkenin başbakanı evinden alınmazdı. Ne oldu? Parlamenter demokrasinin temsilcisi olan hükümetler zayıflatıldı. Gerçek bir parlamenter sistem olsaydı bu parlamentonun iradesini engellemek için e-muhtıra verilmezdi, 367 oyunları oynanmazdı. Şimdi başkanlık sistemine karşı çıkanlar, zamanında parlamenter sisteme desteği vermedi. CHP, muhtıraya destek verdi, Menderes idam sehpasına yürürken suskundu. Bir tek AK Parti döneminde 12 yıl bütün bu çarpık yapıya rağmen, AK Parti istikrar ve güveni sağladı. Bizim meselemiz hiçbir zaman şahsi mesele olmadı. Şahsi davaların ilişkisi haline dönüşmedi. Ne Cumhurbaşkanımızın Abdullah Gül ile olan ilişkisi, ne de şimdi bizim cumhurbaşkanımızla ilişkimiz hiçbir zaman maddi bir temele, siyasi bir hesaba dayanmadı. AK Parti grubu kaya gibi durdu.

İNSAN ODAKLI, ÖZGÜRLÜKÇÜ ANAYASA : Biz bir 2023 sözleşmesi hazırlıyoruz. Yeni Türkiye'nin inşasının temelleri atılacak gündeme getireceğiz, tartışacağız, konuşacağız. Ama bu sistemin mutlaka verimli şekilde çalışacak niteliğe kavuşturulması lazım. Başkanlığı seçim beyannamemize koyma iradesini bu yüzden gösterdik. Kimse buradan şahsileşmiş bir otorite safsatası çıkartmasın. Var olacak olan tekliflerini getirsinler. 2007-2011 seçimleri sonrasında, bütün partilerin eşit katılımıyla anayasa komisyonu kuruldu. Ama 4 yıl içinde bu komisyonun çalışmasına izin vermediler. Yeni Anayasa olacak. Devlet odaklı değil, insan ve özgürlükçü odaklı bir anayasa olacak. Kimsenin aşağılanmadığı, dışlanmadığı kurucu belge olacak.