X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yalçın Akdoğan: Erdoğan yazmıyorum diye kızıyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

: Erdoğan yazmıyorum diye kızıyor

  • Giriş Tarihi: 4.4.2015 20:56 Güncelleme Tarihi: 4.4.2015 21:44
Yalçın Akdoğan: Erdoğan yazmıyorum diye kızıyor
Yalçın Akdoğan: Erdoğan yazmıyorum diye kızıyor

Başbakan Yardımcısı , 12 yıl boyunca danışmanlığını yaptığı 'ı anlattı. Akdoğan, Erdoğan için "Cumhuriyet tarihine damgasını vuran birkaç kişiden biridir. Ortada büyük bir siyasi başarı ve bunu herkesin kabullenmesi gerekiyor" dedi. Danışmanlığın 'kavganın parçası olmak' anlamına geldiğini kaydeden Akdoğan, Erdoğan'ın süreçlerle ilgili çok kitap yazmadığı için kendisine kızdığını da kaydetti.

Başbakan Yardımcısı , AK Parti Hükümeti olarak onlarca yılda yaşanabilecek olayları, birkaç yılda yaşadıklarını, birçok hükümetin başına gelmeyecek şeylerle karşılaştıklarını belirterek, "Bunların hepsi aslında kitap olarak yazılması, film olarak çekilmesi gereken işlerdir. Sayın Cumhurbaşkanımız bazen kızıyor, 'Sen süreçlerle ilgili çok kitap yazmadın' diye, haklı da. Ben epey o süreçlerde vakanüvis gibi not tutan da kişiydim" dedi. Hayatında model aldığı kimse olup olmadığı sorusuna Akdoğan, "Öyle birisi olmadı. Ama bazı insanlar hep kişisel hesaplar yapar, dünyevi şeyleri vardır. Benim çok dünyevi hesaplarım, kitaplarım, planlarım olmadı ama şöyle bir hassasiyetim oldu: Bir yerde önemli bir şey yaşanıyorsa ben bunun içinde olmalıyım. Bir mesele, mücadele varsa bir şekilde bunların içinde olmalıyız" yanıtını verdi.

DANIŞMAN KAVGANIN PARÇASI OLMAK DEMEK

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanlığını uzun yıllar yürüttüğü hatırlatılıp, bunun sorumluluğuna ilişkin görüşlerinin sorulması üzerine Akdoğan, şunları söyledi: "12 yıldır Sayın Cumhurbaşkanımızın danışmanlığını yaptım ama öncesinde de belediye başkanlığı, bakan, genel başkan, başbakan danışmanlığı yaptım. Bu kadar uzun danışmanlık yapan birisi var mıdır bilmiyorum. Bu dünyevi makam mevki peşinde olmamakla da alakalı bir şey. Danışman demek, arka planda kalan adam demek, mutfakta çalışan demek, kavganın parçası olmak demektir. Yaptığı, istişare anlamında fikir ve yön veren kişiden ziyade somut, tanımlanmış işleri yapan kişilere de bugün 'danışman' deniyor. Oysa o kişi kimse, onun politika yapım sürecinde istişare ettiği, ona fikir veren, işin artısını, eksisini anlatan kişidir, danışman. Ben bu yönüyle baktığımda, bu danışman türünün, her türlüsünü yapmış oldum. Başbakanımızın o dönem metin ekibinden sorumluydum, kendi fikrinizi katıyor, fikir vermiş oluyorsunuz. Ama doğrudan istişare etme, fikir verme anlamında da bir rol üstlendiğimi düşünüyorum."

DANIŞMANIN BİR SÖZÜ BÜTÜN DENGELERİ SARSABİLİR

Akdoğan, bu yönüyle danışmanlığın önemli bir iş olduğunu vurgulayarak, "Merkezde olmak, lidere yakın olmak, ona fikir vermek, sorumluluk gerektiren bir iştir. Çünkü tahrip gücünüz yüksektir. Danışman olarak bir kişiyle ilgili olumsuz bir şey söylersiniz, o kişi onu hiçbir zaman bilmez ama siz, yanlış bir kanaat oluşturabilirsiniz. Ya da çok hassas bir süreçte sizin söylediğiniz bir söz, liderin ağzından bütün dünyaya çıkacağı için bütün dengeleri sarsabilir, bozabilir. Bu yüzden çok sorumluluk gerektiren de bir iştir" diye konuştu.

DANIŞMAN O RİSKİ ALAMAZ

Ülkenin inişli çıkışlı süreçlerden geçtiği hatırlatılarak, tansiyonu dengelemek için bir danışman olarak neler yaptığının sorulması üzerine Akdoğan, "Burada haddi aşmamak gereken yerler var. Diyelim ki konuşma metni hazırlanıyorsa orada siz, belli ölçüler içinde hareket edersiniz. Lider, yeni bir çıkış, ilave bir şeyi kendisi yapar, ne söyleyecekse sarsıcı bir şey onu zaten kendisi yapar. Oradaki danışman, o riski alamaz veya yeni şeyler yaptıramaz. Ama onun ötesinde bu ilişki ve yakınlıkla da alakalı, güven kolay oluşmuyor, o güven oluşuyorsa, insanlar bir birini seviyorsa, değer veriyorsa ve bu ilişki test edildiyse o sözün bir değeri oluşmaya başlıyor" şeklinde cevap verdi.

ERDOĞAN CUMHURİYET TARİHİNE DAMGASINI VURDU

ile uzun süre yakın çalıştıklarını ve bundan büyük onur duyduğunu dile getiren Akdoğan, şunları söyledi: "Tayyip Erdoğan gibi bir lider kolay gelmez, yetişmez. Bence Cumhuriyet tarihine damgasını vuran birkaç kişiden biridir, tarih bunu sonradan yazacak değil şu anda da öyledir. Böyle bir liderle çalışmak, onun yanında olmak, tarihin yazılmasına şahit olmak bu başlı başına onur verici bir şeydir. Böyle baktığımızda çok şeyler de öğrendim."