X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'İşi magazinleştirmek sorumsuzluktur'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'İşi magazinleştirmek sorumsuzluktur'

  • Giriş Tarihi: 5.4.2015
'İşi magazinleştirmek sorumsuzluktur'
'İşi magazinleştirmek sorumsuzluktur'

Başbakan Yardımcısı Akdoğan, savcı Kiraz'ın rehin alınmasıyla ilgili haberlere ilişkin, "İşi magazinleştirmek, operasyonu sekteye uğratacak yayın yapmak sorumsuzluktur. O gün biz mecburen yayın yasağı getirdik" dedi

Başbakan Yardımcısı , TV Net'te yayımlanan "İkiz Aynası" programında, gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Akdoğan, Savcı 'ın şehit dildiği eylem süresince bazı basın kurumlarının takındığı tavrı eleştirdi. Akdoğan'ın sözlerinden satırbaşları şöyle:

BASIN İKİ KANATLI KUŞ:
Basın iki kanatlı bir kuştur. Bir kanadı basın özgürlüğü bir kanadı basın ahlakıdır. Biri olmazsa o kuş uçamaz. Basın ahlakını, basının kendisinin üretmesi lazım. İşi magazinleştirmek veya operasyon vesaire görüntüleriyle işin gidişatını sekteye uğratacak bir yayın yapmak, sorumsuzluktur. Kendi babası olsa, kardeşi olsa o görüntüleri yayımlarlar mıydı? Bu insanı küçültücü, onurunu zedeleyici bir şey. Son derece tüketici, umursamayan, ahlakı ve vicdani kanaatleri bir tarafa bırakan davranış.



YAYIN YASAĞI MECBURİ :
Dünya basınında cenazeler nasıl yayımlanacak, olay nasıl verilecek, bu konuda belli duyarlılıklar vardır. O ahlaki çerçeveyi kendisi oluşturmuştur. Türkiye'de kendisi oluşturmayıp da siz bir şey yaptırmaya çalıştığınızda bu bir müdahale gibi algılanabiliyor. Savcımız rehin alınmış, hayatı söz konusu. Operasyon görüntüsünün, habercilik açısından ne anlamı var? O gün biz mecburen yayın yasağı getirdik. O saate kadar zaten olayı duyurdu.



MİLETİN EVLATLARI :
Bu tür örgütler kendi ideolojilerinde - ben onların hastalıklı bir yapı olduğunu düşünüyorum- gidiyor birilerini öldürüyor, kendilerini ölüme atıyorlar ve bunu meşrulaştırmak için birtakım söylemler geliştiriyor. Bu terör hadisesini lanetleyemeyenler, mazur göstermeye çalışanlar da bunun kısmen destekçisi. "Biz, devlete savaş açtık, devletle mücadele içerisindeyiz" şeyi tam bir palavradır. Burada devlet memuru olarak görmek yerine bu insanları milletin evladı olarak görmek lazım. Ölen savcımız veya geçen gün emniyet müdürlüğünde yaralanan polis kardeşimiz. Hakim, asker, savcı, polis bunlar milletin evlatlarıdır. Siz devlete değil millete savaş açmış oluyorsunuz.

#Sayfa#

DEMOKRASİ HAVARİSİ :
Şimdi diyoruz ya medya dördüncü kuvvet, demokrasinin öncüsü, parçası. Sen darbe şakşakçılığı yapacaksın, sonra demokrasinin parçası medyadan bahsedeceksin. O süreçlerde hep vesayet odaklarının yanında olmuştur, darbecilerin yanında olmuştur. Şimdi demokrasi havarisi geçinecek bir tarafı yok medyanın.

'ÜST KATTAN ALT KATA İNMEYEN LİDERLER VAR'
"Onlarca yıl yaşanabilecek olayları, biz birkaç yılda yaşadık. Bunların hepsi aslında kitap olarak yazılması, film olarak çekilmesi gereken işlerdir. Sayın Cumhurbaşkanımız bazen kızıyor, 'Sen süreçlerle ilgili çok kitap yazmadın' diye, haklı da. Ben epey o süreçlerde vakanüvis gibi not tutan da kişiydim. 'Muhtar bile olamaz' denilen bir kişi cumhurbaşkanlığı makamına geldiyse, bu süreçleri yönettiyse, bu kadar büyük bir siyasi hareket çıkarttıysa, dünya lideri gibi bir pozisyona geldiyse, o siyasi hareket kendisinden sonra bu geçiş sürecini başarıyla tamamladıysa bu Tayyip Erdoğan'ın liderlik başarısıdır. Üst kattan alt kata inmeyen, uçağa binmeyen, hiçbir iş yapmayan liderler var. Şehit olan savcımızın cenaze törenine bile gelmediler."

'BİZ KİME, NİYE TAVİZ VERECEĞİZ'
Akdoğan muhalefetin Çözüm Süreci ile ilgili "taviz verildiği" iddialarıyla ilgiliyse şunları söyledi: "Biz kime, niye taviz vereceğiz, bir de ne verilmiş. Bunlar boş konuşuyorlar. Anayasal veya yasal bir düzenleme yapılacak. Nasıl yapılacak? Gizli kapaklı, kimse görmeden bir düzenleme yapılabilir mi? Meclis'e gelecek, kanun çıkarılacak, herkes görecek. Ben muhalefet olsam bu süreci önemserim. Komisyonlara üye veririm, gelirim, projemi söylerim, fikirlerimi söylerim. Teması, köprüleri atmam."