X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Fethullahçı terör örgütü
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Fethullahçı terör örgütü

  • Giriş Tarihi: 10.4.2015
Fethullahçı terör örgütü
Fethullahçı terör örgütü

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kabul ettiği 7 sanıklı iddianamede örgütün paralel bir "cemaat devleti" kurup, kumpaslarla devleti itibarsızlaştırarak egemenliğini ele geçirmeye çalıştığı belirtildi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Buçlar Bürosu tarafından Paralel Yapı'ya yönelik hazırlanan iddianame Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. İddianamede, sanıklar Seyyit Akşit, Cihan Tümbül, Durak Yiğit, Ömer Aydın, Kadir İnan, İbrahim Şimşek ve Nebil Ark "Fethullahçı Terör Örgütü üyesi" olarak gösterildi. Böylece Paralel Yapı'nın adı da konmuş oldu. Emniyet Genel Müdürlüğü Terör Daire Başkanlığı'nın "Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FTÖ/PDY)" isimli raporuna atıf yapılarak, örgütlenmenin, cebir ve şiddet faaliyeti dikkate alınarak terör örgütü olarak nitelendirilebileceğini kaydedildi. İddianamede sanıkların "mensup oldukları örgütün devlet içinden pasifize ve tasfiye edilmesini engellemek, devleti Paralel Yapı'nın mensuplarına mahkum ve muhtaç göstermek, yeni atanan kadroların başarısız olduğunu ispatlamak, hükümetten intikam almak, yeni atanan kamu görevlilerinin suç örgütleri karşısında yeterli mücadele veremeyeceğini ortaya koymak" amacıyla atılı suçları işledikleri kaydedildi. İddianamede hükümeti devirmek üzere işlenen suçlarr organize, sistematik, dış destekli olarak nitelendi. Sanıklardan Turgut Özal Üniversitesinde kulak burun boğaz uzmanı olan Ark'ın aynı zamanda "ağabey" ve örgütün lideri olduğu, Akşit, Tümbül, Aydın ve Şimşek'in polis olduğu, Yiğit'in geçen yıl Emniyet'ten ihraç edildiği, İnan'ın ise uyuşturucu satıcısı, suç örgütü lideri olduğu belirtildi. Akşit'in kurumdaki bir çok belgeyi çalarak İnan'a verip soruşturmaların başarısızlıkla sonuçlanmasının sağlandığı kaydedelen iddianamede sanıkların işledikleri suçlar şöyle sıralandı:

POLİS ARACI ÇALDILAR:
Sanıklar Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne ait sivil plakalı aracı 16 Temmuz 2014'te çaldı. Otomobilde çelik yelek, çelik levhalar, polis yeleği, şapkası, biber gazı, araç içi kamera ve hafıza kartı, navigasyon cihazı gibi malzemeler bulunuyordu. Organize Suçlarla Mücadele Şube'ye ait, suç örgütleriyle ilgili gizli belgeleri, kuruma ait telsizlerin kodlarını, personel bilgilerini, resmi ekip aracını çalarak, kurum dışındaki suç örgütlerine "siyasi gayeler elde etmek maksadıyla" verdiler. operasbyonları sızdırırak suçluların yakalanmasını engellediler. Bu fiiller terör saikiyle işlendi. Suçun, Paralel Devlet Yapılanması Terör Örgütü namına işlendiğine dair deliller ve tespitler var. Sanık Akşit sorgusunda polis aracını terör amaçlı çaldıklarını ve suçların siyasi amaçlı işlendiğini kabul etti.

SERVER'LARI PATLATACAKTI:
Ankara Organize Suçlarla Mücadele Şubesi'nin bilgisayar server'larının patlatılmasını da tasarladılar. Ancak patlayıcı bulma işini ihale ettikleri Kadir İnan, görevi reddedince hayata geçiremediler. Sanık Kadir İnan ifadesinde Akşit'in, kendisinden uzaktan kumandalı bomba temin etmesini istediğini, devlete ait bir birimde server odasını patlatacağını, odadaki bilgilerin kimsenin eline geçmemesi gerektiğini söylediğini belirtti.

SORGULARINDA BİRBİRLERİNİ SATTILAR...
İddianameye göre, sanıklar sorguları sırasında örgüt üyeleriyle ilgili önemli bilgiler verdi. Sanıklardan Kadir İnan, sanık polis Seyyit Akşit'i suçlayarak "Cemaatin her yerde bulunması ve cemaat mensuplarının zarar görmemesi için her türlü mücadelenin içinde olmamız gerekir" dediğini belirtti. Sanık Dilekli de Akşit'in "Elimdeki arşiv ve belgelerle, şube müdürü ve amirleri zor duruma sokacağım, bu olmazsa gayrimeşru yöntemlerle müdür ve amirleri görevden aldıracağım" dediğini söyledi. Akşit'in teknik büroda çalışırken bazı suç örgütlerinin dinleme tapelerini 70 bin lira karşılığında sildiği ortaya çıktı. Akşit uyuşturucu satıcısı İnan'a neden polis telsizi, çelik yelek ve bazı belgeler sağladığına ilişkin soruya, "Ailemi tehdit ettiler, kabul etmek zorunda kaldım" diye yanıt verdi.

ÖNCE İTİRAF ETTİ SONRA İFADESİNİ DEĞİŞTİRDİ
Seyyit Akşit çeşitli itiraflarda da bulundu. Akşit, İnan'ın bağlantısı olan Aydın ve Yiğit'in Paralel Yapı içinde hiyerarşik bir biçimde yer aldıklarını söyledi. Şubenin ağabeyinin "abilerin abisi" lakaplı Fatih Üniversitesi doktoru "Nebi" adlı kişi olduğunu ve talimatlarının tüm birimlerin yetkililerince uygulandığını söyleyen Akşit, Yasin Öztürk adlı kişinin amir ve memurlardan "himmet" adı altında sürekli olarak 200-500 lira topladığını belirtti. Ankara Emniyeti'nin "polis ağabeyinin" Arif Canlı olduğunu, Adem Yalçınkaya'nın da bu yapı sayesinde Organize Şubeye geldiğini iddia etti. Akşit daha sonra can güvenliğinden endişe eden Akşit bu ifadelerini değiştirdi.