X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Provokasyon teröristin silahla dolaşması
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Provokasyon teröristin silahla dolaşması

  • Giriş Tarihi: 19.4.2015
Provokasyon teröristin silahla dolaşması
Provokasyon teröristin silahla dolaşması

Başbakan Yardımcısı Akdoğan'dan HDP'ye: Güvenlik güçlerinin oraya gitmesini provokasyon olarak niteliyorsun ama orada asıl provokasyon o teröristin elinde silahla dolaşmasıdır

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, HDP'nin Ağrı provokasyonu üzerinden geliştirdiği siyaseti eleştirdi. Akdoğan, "Güvenlik güçlerinin oraya gitmesini provokasyon olarak niteliyorsun ama orada asıl provokasyon o teröristin elinde silahla dolaşmasıdır. Batıda başka bir imaj oluşturmaya çalışırken Doğu'da da hala bildiğin gerilim üzerinden bir şey yapmaya çalışıyorsun. Barajı geçtiğinde de bunları yapmayacağının garantisi var mı" dedi. İskele Sancak programına katılan Akdoğan, gündemdeki konulara ilişkin şu mesajları verdi:
* TEHDİT DİLİ: (HDP'nin barajı aşamazsa bölgede 6-8 Ekim olaylarına benzer olayların çıkacağı iddiaları) Bu, tehdit dilidir. Bu yaklaşımdan hayır gelir mi? Ben sana nasıl güveneceğim o zaman. Sen barajı geçip de Meclis'te daha fazla çoğunluğa ulaştığında aynı şeyleri yapmayacağının, tehdit etmeyeceğinin bir garantisi var mı? Çünkü hem siyasi temsil gücün artmış hem de elinde silahlı bir şey var.
* DEMİRTAŞ İMRALI AÇIKLAMASINI DEĞERSİZLEŞTİRMEK İSTEDİ: Çözüm sürecinin ana hedeflerinden biri PKK'nın silah bırakması ve silahların gömülmesi. Burada Kandil tarafından bir isteksizlik olduğunu zaten biliyoruz. HDP ne kadar istekli bu da tartışmaya açık bir konu. Öcalan, şubatın ilk haftası HDP heyetiyle görüşmede silah bırakılması ile ilgili bu çağrıyı yaptı. Bu çağrı 24 gün sonra açıklandı. Kandil, ayak diretti. O süreçte Selahattin Demirtaş, o günlerde bir açıklama yaptı, 'Önümüzdeki günlerde yapılacak açıklamayı büyütmemek lazım' diye; açıklamayı değersizleştirmek için.
* HDP BASKI İLE OY ALDI: Bir tarafta silah olsun, bir tarafta siyaset yapayım. Bölgede gerilimden medet umacaksın. Silahın gölgesinde silahlı unsurların propaganda gücüyle de orada oy devşirmeye çalışırsan, bu şaibeli bir durum olur. Yarın insanlar, 'HDP silahla, baskıyla ve şiddetle oy aldı' derler. Sen buna toz kondurmamak için açık çağrı yapman lazım, "Buraları terk edin, yerleşim yerlerinde dolaşmayın" diye.
* ASIL PROVOKASYON TERÖRİSTİN DOLAŞMASI: Seçim güvenliğine dönük de tedbirlerin alınması gerekiyor. Vatandaş hür iradesini sandığa yansıtmalı. Güvenlik güçlerinin oraya gitmesini provokasyon olarak niteliyorsun ama orada asıl provokasyon o teröristin elinde silahla dolaşmasıdır. Batıda başka bir imaj oluşturmaya çalışırken Doğuda da hala bildiğin gerilim üzerinden bir şey yapmaya çalışıyorsun. Bu kabul edilebilir bir durum değildir, bunun için de devlet gerekeni yapacaktır.
* BİZİM DEĞİL DEVLETİN KAVGASI: Paralel yapı ile mücadele AK Parti'nin illegal bir yapıyla kavgası değil, devletin verdiği bir mücadeledir. Çünkü bu ulusal güvenlik meselesidir. Bütün devlet aygıtının, hukuk içerisinde bu mücadeleyi vermesi gerekiyor. Cumhurbaşkanımızın bu iradeyi güçlü bir şekilde ortaya koyması, devletin başı olarak bütün kurumların uyumundan da sorumlu kişi olarak, bu perspektifi ortaya koyması mücadeleyi önemli bir aşamaya getirdiğini söyleyebiliriz.

'ŞEYTANLA BİLE İŞBİRLİĞİ YAPARLAR'
Zaten hastalıklı anlayış, o mekanizma, o sisteme her şeyi mubah görmeleri. Şeytanla bile iş yapabilir, her yola başvurabilir, Türkiye'yi de batırabilir, 'hükümet gitsin de ne olursa olsun' yaklaşımına sahipler. Böyle bir yapıya Tayyip Erdoğan'ın dik duruşu, kararlı duruşu olmasaydı, bunlar başarılı olurdu ve Türkiye bir vesayet rejimine dönerdi. Hiç kimse sesini çıkaramazdı, konuşamazdı, hiçbir parti gerçek iktidar olamazdı. Türkiye uçurumun eşiğinden dönmüştür.