X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkanlık sistemi hakkında konuştu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Cumhurbaşkanı , başkanlık sistemi hakkında konuştu

  • Giriş Tarihi: 30.4.2015 11:47 Güncelleme Tarihi: 30.4.2015 13:27
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkanlık sistemi hakkında konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkanlık sistemi hakkında konuştu

Cumhurbaşkanı , ''Rejimin muhafızı olarak tasarlanan ve milletin temsilcisi durumundaki hükümeti yola getirmekle vazifeli olarak konumlandırılan cumhurbaşkanlığı sistemi, 10 Ağustos 2014 tarihi itibariyle çöktü'' dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip , ''Türkiye'de Hükümet Sistemi Tartışmaları ve Başkanlık Modeli Sempozyumu''nda konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkanlık sistemi tartışmalarıyla ilgili ''Kendini şartlara göre güncellemeyen sistemler kriz yaşamaya mahkumdur. Korkmaya, çekinmeye gerek yok'' dedi.

Ankara'da konuşan Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan satır başları şöyle:

''Başkanlık sistemi talebinin temelinde istikrar arayışı geliyor. Amerikan başkanlık sistemi de İngiliz parlamenter hükümet sistemi de esasında bu ülkelerin kendi şartlarının ürünüdür. Birebir diğer ülkelere uyması oturması beklenemez.

''KORKMAYA GEREK YOK''

Son yıllarda sıkça yaşanan mali ve temsil krizleri sorunu daha da derinleşmiştir. Güncellemeyen sistemler bu krizi yaşamaya mahkumdur. Her kriz reformun da kapısını açıyor. Bu arayışların mevcut sistemlerden hareketle yürütülmesini mahsuru yok. Korkmaya, çekinmeye gerek yok.
Atanmış bürokratların seçilmiş siyasetçilerden daha güçlü olduğu kanaati sıkça dile getirildi. Cumhurbaşkanı ile başbakanının farklı görüşte olması durumunda bürokrasideki atamalarda sıkıntı yaşandı.

Türkiye'de cumhuriyet, demokrasi, laiklik, çağdaşlık gibi kavramlar belli zümrelerin kullandığı birer zırh haline dönüştü. Bu kavramların çarpık kullanımı ister istemez karşıt kavramların da türetilmesine yol açtı. Türkiye'de bürokratik oligarşiye dayalı bir anlayışla sistem tahkim edilmeye çalışırken halkın demokrasiyle etkin katılımına yeterli önem verilmemiştir.

''BUNA MECBURUZ''

Şu tespiti yapmamız gerekiyor, buna mecburuz. Türkiye'nin şekil olarak Anglosakson, ruh olarak Fransız kökenli bir demokrasisi bulunuyor. Bu da demokrasi ile cumhuriyetin birbirine karışmasına yol açıyor. Daha açık bir ifadeyle Türkiye'de bürokratik oligarşiye dayalı bir anlayışla sistem tahkim edilmeye çalışılırken, halkın demokrasi yoluyla bu sürece etkin katılımına yeterli önem verilmemiştir.

''TÜRKİYE'NİN ÖNÜNDE ZENGİN BİR SİYASAL TARİHİ VAR''

Türkiye'nin önünde, kendini tartmasını eksiklerini görmesini ve yeni hedefe yürümesini sağlayacak zengin bir siyasal tarihi bulunuyor. Buna rağmen başkanlık sistemi konusundaki tartışmaların, büyük ölçüde 150 yıllık yanlışların tekrarı olarak ifade edilebilecek sathi, ideolojik değerlendirmeler üzerinden yürütülmeye çalışıldığını görüyoruz. İlkeler ve veriler değil, kişiler üzerinden yürüyen bir başkanlık sistemi tartışmasından gerçekçi ve işlevsel sonuçların çıkması elbette mümkün olamaz.

''SİSTEM DEĞİŞİKLİKLİKLERİ ELBETTE SANCILI OLUR''

Değişim siyasal sistemden başlamalı. Başkanlık sistemini, Türkiye'de siyasal sistemin değişiminde köklü bir reform, radikal bir adım olarak görüyoruz. Sistem değişiklikleri elbette sancılı olur. Ancak arkalarında büyük toplum desteği olan güçlü liderler eliyle gerçekleştirilebilir. Bu liderler toplumda sağladıkları büyük güven ile bunu en aza indirirler.

''KÖKLÜ BİR REFORM, RADİKAL BİR ADIM OLARAK GÖRÜYORUZ''

Ülkemizde, yapısal değişimleri gerçekleştirmesi beklenen siyasal sistemin bizatihi kendisi, değişimi engelleyen bir yerde durmaktadır. İşte bu bakımdan da başkanlık sistemini, Türkiye'de siyasal sistemin değişiminde, köklü bir reform, radikal bir adım olarak görüyoruz.

''O SİSTEM 10 AĞUSTOS'TA ÇÖKTÜ''

Biz sadece devletin temsilcisi bir cumhurbaşkanlığı değil, devlet ile birlikte milletin de temsilcisi olacak bir devlet başkanlığı istiyoruz. Rejimin muhafızı olarak tasarlanan ve milletin temsilcisi durumundaki hükümeti yola getirmekle vazifeli olarak konumlandırılan cumhurbaşkanlığı sistemi, 10 Ağustos 2014 tarihi itibariyle çöktü. Eski sistemde ısrar edenler kendi mevcut pozisyonlarını koruma çabası içinde olanlardır. Biliyorlar ki başkanlık sistemi gelirse artık biz bu pozisyonları koruyamayacağız.

''AKILLARINA PADİŞAHLIK GELENLERE ŞUNU HATIRLATMAK İSTERİM...''

Başkanlık sistemi denince akıllarına hemen padişahlık gelenlere şunu hatırlatmak isterim. Dünyada başkanlık sisteminin olduğu hiçbir ülkede monarşi yani krallık yokken, parlamenter sistemlerin pek çoğunda bunu görmek mümkündür. Bunu nereye koyacaksın Aynı şekilde başkanlık sistemi denince hemen güçler ayrılığı konusunu gündeme getirenler de şu tespitime herhalde katılacaklardır. Parlamenter sistemde, yasama ve yürütme iç içe geçtiği için güçler ayrılığı üç değil, iki ayak üzerine oturur. Halbuki başkanlık sisteminde yasama, yürütme ve yargı çok keskin hatlarla birbirinden ayrılmıştır. Güçler ayrılığı sistemi başkanlıkta çok daha sağlıklı ve etkin şekilde kurulabilir.

''BUGÜN TÜRKİYE, ARKASINDA YÜZDE 52'LİK HALK DESTEĞİNE SAHİP CUMHURBAŞKANI İLE...''

Bugün Türkiye, arkasında yüzde 52'lik halk desteğine sahip bir Cumhurbaşkanı ile sistem değişikliğine daha önce hiç olmadığı kadar uygun bir iklime sahiptir. Elbette bu sistem Amerika Birleşik Devletleri'ndeki başkanlık sisteminin kopyası veya Güney Amerika'daki örneklerinin de benzeri olmayacak.

''BU SİSTEM, BİZE ÇOK FARKLI BİR BALI TATTIRACAK''

Şüphesiz bu sistemin asla Afrika ve Asya'da aynı ismi taşıyan diktatörlüklerle de benzer yanı bulunmayacak. Bu sistem, Türkiye'ye özgü ama adeta bir arının balı oluşturması gibi her çiçekten alacak, bize hakikaten çok farklı bir balı tattıracak.''

Eski sistemde ısrar edenler kendi mevcut pozisyonunu koruma çabası içinde olanlardır.