X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Özgürel: Kürt meselesini çözmek, MHP’nin sorumluluğunda olmalıydı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Özgürel: Kürt meselesini çözmek, ’nin sorumluluğunda olmalıydı

  • Giriş Tarihi: 6.5.2015 20:55 Güncelleme Tarihi: 6.5.2015 20:55
Özgürel: Kürt meselesini çözmek, MHP’nin sorumluluğunda olmalıydı
Özgürel: Kürt meselesini çözmek, MHP’nin sorumluluğunda olmalıydı

Betül Soysal Bozdoğan’ın sunuculuğunu yaptığı, TRT Haber ekranlarında yayınlanan Konuk Odası Programı’nın konuğu Gazeteci Yazar oldu. Özgürel, ’nin açıkladığı seçim bildirgesi üzerinden ortaya koyulan bakış açısını değerlendirdi.

'nin seçim bildirgesi hakkında değerlendirmelerde bulunan Özgürel, bildirgede insanların gündelik hayatına ilişkin detaylar olduğunu fakat toplumun; MHP'yi sadece milli bir reaksiyonun ifadesi olarak gördüğünü söyledi. Özgürel, MHP'nin; Türkiye'nin gelecek vizyonunu görme konusunda zorlandığını dile getirerek, Çözüm Sürecinde çözüm odaklı en büyük rolü MHP'nin oynaması gerektiğini belirtti.

Paralel Yapıyla mücadelede, AK Parti dışında hiçbir siyasi partinin aktif olmadığını vurgulayan Özgürel, 'düşmanımın düşmanı, dostumdur' politikasının uygulandığını ve bunun üzücü bir durum olduğunu ifade etti. MHP'nin seçimlerde oylarını korumaya yönelik bir yol izlediğini belirten Özgürel, netice ne olursa olsun MHP'nin kendisini sorgulaması gereken bir döneme girdiğini sözlerine ekledi.

TOPLUM, MHP'Yİ MİLLİ BİR REAKSİYONUN İFADESİ OLARAK GÖRÜYOR
Betül Soysal Bozdoğan (BSB): MHP, seçim bildirgesini açıkladı. Aslında pek çok parti kendini aşmayı denedi bu defa. MHP için aynı şeyi söyleyebilir miyiz?
(A.Ö.) : Benim bu seçim kampanyası sürecinde bir takım tereddütlerim vardı. Mesela dün MHP'nin seçim bürosunu Sayın Başbakan ziyaret etti. Bir bakıyorsunuz Selahattin Demirtaş, Başbakanımızla, Cumhurbaşkanımızla ilgili espriler yapıyor. Bunlar seçim sürecinde hem hoşuma giden hem de beni şaşırtan şeyler. İnşallah seçime kadar da böyle devam eder. Milliyetçi Hareket Partisine gelecek olursak, ilk defa alışık olduğumuz vaatlerin dışında, Devlet Bahçeli'nin vaatleri açıklamadan önce yaptığı konuşmanın çoğu insanların günlük hayatına dokunan şeylerden oluşuyordu. Mesela; ekonomi. Sokağa çıksak ve sokaktaki insana: 'MHP gelince enflasyonu düşürür diyorlar ne diyorsunuz?' diye sorsak; boş boş suratımıza bakar. Kimse MHP'ye enflasyonu düşürecek, işsizliği giderecek, Uluslar arası ilişkilerde çok iyidir diye bakmıyor. MHP'yi milli bir reaksiyonun ifadesi olarak görüyor.
BSB: Peki, taban da mı böyle düşünüyor? Bazı şeyleri koruyacağını ifade etmek taban için yeterli mi?
A.Ö.: Hayır. MHP'nin oyları o yüzden konjonktürel. MHP: 'Biz bugün başa gelsek, Çözüm Sürecini sonlandıracağız.' Diyor. Ama diğer taraftan hazırladığı seçim bildirgesi, bu Çözüm Süreci zaten öyle ya da böyle gerçekleşecek. Kim bu çatışmanın devam etmesini isteyebilir. İkinci olarak; Çözüm Süreci gerçekleştiğinde MHP kitlelere ne söyleyecek? Nitekim Sayın Kılıçdaroğlu dedi ki: 'Bildirgelerini bizden kopya ediyorlar.' Ekonomik vizyon da, siyasi vizyon da bu değildir.

ÇÖZÜM SÜRECİ; BİR İKİ SENE İÇİNDE NOKTALANACAKTIR
BSB: Çok kritik bir şey anlatıyorsunuz. MHP'nin geleceği için bir 20 sene sonrasında mesela..

A.Ö.: 20 seneye kalmaz bu iş. Çok yakın bir gelecekte, bir iki sene içerisinde Çözüm Süreci noktalanacak.

#Sayfa#

KÜRT MESELESİNİ ÇÖZMEK, MHP'NİN SORUMLULUĞUNDA OLMALIYDI
BSB: Bu sorun aşıldığı zaman, MHP'nin söylemi ne olacak? Kendi tabanına ne vaat edecek Milliyetçilik adına?
A.Ö.: Hiç şüphesiz yüksek sesle söylenmese de Milliyetçi Hareket Partisinde bunun sancısı var. Çok büyük bir tehlike sinyali almıyor olabilirler. 'Bu barış gerçekleşebilir ve demokrasinin içerisinde bu da olabilir' diyebilir insanlar. Peki o durumda MHP'nin söyleyeceği lafı kalmaz mı hiç? Milliyetçilik esas olarak, ben zamanında bununla ilgili yazdım hatta daha da ileri giderek Kürt Meselesinde AK Parti'ye ne gerek var? Bu MHP'nin sorumluluğuydu diye yazdım. Çünkü Milliyetçilik; milleti parçalamamak demektir. Dolayısıyla ister istemez MHP de farklı bir mecraya doğru yürüyor.

'ÇÖZÜM SÜRECİNİ ORTADAN KALDIRACAĞIZ' SÖYLEMİ MHP'YE BİR ŞEY KAZANDIRMAZ
BSB: HDP'nin yaptığına bakalım; temsil ettiği tabanını çeşitlendirmeye çalışıyor. Dindar Kürtlerden de oy almaya çalışıyor, bir 'Türkiyelilik' projesi var. Tutar veya tutmaz ama çabalıyor. MHP'nin bu konuda daha argümanı yok ortada.
A.Ö.: MHP'de şuan böyle bir şey sezilmiyor. 'Biz gelir gelmez Çözüm Sürecini ortadan kaldıracağız' lafının ben MHP'ye çok önemli bir şey kazandıracağını düşünmüyorum. Belki çok radikal eğilimler besleyen insanların iç dünyasını hoşnut edebilir bu söylem yürek yelpazesi olarak kullanılabilir ama insanlar geleceğin bu olmadığını biliyorlar. Türkiye'nin önümüzdeki dönemi artık üretim, büyüme, adaletsizlikleri ortadan kaldırmaktır. Hem sosyal adaletsizlikler var, bölgesel adaletsizlikler var, kadın erkek eşitsizliği var bütün bunların üstüne politikasını inşa edebilirdi MHP. Baktığınız zaman bu anlamda, CHP'nin biraz daha Türkiye'nin geleceğinin sinyallerini gördüğü hissi bende oluştu. Ama gördüğü halde o da bir vizyon ortaya koyamadı. O yüzden ben seçimlerin bütün partilerin en başta CHP'nin kendini sorgulayabileceği, ideolojik bir arka plan oluşturmak manasında yeni bir söylem geliştirmek adına bir dönem olacağını düşünüyorum.

TÜRKİYE'DEKİ YARGI SİSTEMİNDEN SADECE AK PARTİ DEĞİL HERKES ŞİKÂYETÇİ
BSB: Ben şunu anlıyorum; Türkiye'nin kavramları 'huzur, refah, barış, istikrar, adalet' güncel kavramları bunlar olmaya başladı ve bu kavramlara partiler ne kadar ayak uydurabilirse o kadar fazla tutunabilme şansları artıyor.
A.Ö.: Kesinlikle. Bugün mesela yargı sisteminden en fazla AK Parti şikâyetçi gibi gözüküyor hâlbuki öyle değil herkes şikâyetçi Türkiye'de.

MHP VE CHP, DÜŞMANININ DÜŞMANINI DOSTU OLARAK GÖRÜYOR; BU YANLIŞ
BSB: Kamuoyunun ciddi bir tepkisi var paralel yapıya karşı çünkü KPSS olayıyla emekler çalındı, yasadışı dinlemelere karşı tepkisi var. Bunu konuşalım. MHP'nin Çözüm Sürecine bakış açısını anlattınız. Paralel Yapıyla mücadele konusunda MHP nerede duruyor?
A.Ö.: Sadece MHP'nin değil, CHP'nin de tavrı aynı düşmanımın düşmanı, dostumdur gibi bir anlayış. Böyle bir şey olabilir mi? Emeği çalınan size de oy veren insanlar.

#Sayfa#

MUHALEFET PARTİLERİ, PARALEL YAPI MESELESİNDE ÇÖZÜM ODAKLI BİR PAY ALMAK İSTEMİYOR
BSB: Prensip olarak baktığımızda, bir devlet politikasıysa bu; milli bir bakış açısı sahiplenmesi gerekir değil mi?
A.Ö.: Burada esas problem şu noktadan kaynaklanıyor; eğer Türkiye'de bir yapı oluşmuşsa devleti ele geçirme teşebbüsünde bulunmuşsa bakın Cumhurbaşkanımızın bir cümlesi var: 'beni kandırdılar.' Dedi. Tayyip Erdoğan'ı hepimiz takip ediyoruz bir şekilde bütün kamuoyu biliyor. Tayyip Erdoğan gibi bir insanın, kendisinin kandırıldığını itiraf etmesinin ne kadar önemli olduğunu bir gözümüzün önüne getirelim. Bu yapının Türkiye'ye verdiği zararı en iyi noktada gören ve bilen bir nokta Tayyip Erdoğan. Buradan en ufak bir pay almayı düşünmüyor ülkenin diğer siyasi partileri. Paralel Yapı dediğimiz olgu siyasete öyle bir darbe ile girdi ki filin mağazaya girmesi gibi bir şey oldu. Bundan rahatsız olunmadığı hissini gördüğünüz zaman, ne oluyor? Diyorsunuz bu sefer.

MHP'DEKİ BELİRSİZLİK OYLARIN KAYMASINA YOL AÇABİLİR
BSB: Milliyetçi sağcı kesimden, muhafazakâr demokrat kesime oy kayması yaşanabilir mi? Paralel Yapıyla mücadele noktasında geliştirilen politikalara tepki nedeniyle..

A.Ö.: Ben büyük ölçüde Büyük Birlik Partisinin çok fazla bir oy oranı olmasa bile, AK Partiye bir eğilim olduğunu düşünüyorum. Saadet Partisini bilemem onların çekirdek bir kadrosu var, bir tabanı var çok yüksek bir oran değil ama Saadet Partisinde oy istikametli bir yorum yapmak zor. Ama MHP'nin tabanındaki belirsizlik, zirvedeki belirsizlik hem CHP'ye doğru bir kayma hem de diğer taraftan bakıldığında AK Partiye doğru bir kayma ortaya çıkabilir. CHP ile MHP arasında bir geçişenlik oluşmaya başladı. MHP'nin bu seçimde oylarını koruma çabası var. Ekonomi ağırlıklı seçim bildirgesini ortaya çıkarmasının amacı da budur. 3 Mayıs Türkçülük günü duygusal açıdan önemli ama bunlar tarihte kalmış şeyler. Türkiye'nin gelecek vizyonu Türkçüler Günü değil. Siz Türkiye'de bir siyasi partiyseniz hangi etnik kökene mensup olursa olsun hepsinden oy istemek, hepsine hitap etmek zorundasınız.

SEÇİMLER, MHP'NİN KENDİNİ SORGULAYACAĞI BİR DÖNEM OLACAKTIR
BSB: MHP'nin beyin takımı ne düşünüyor? Aslında siz dolaylı olarak yapıcı bir eleştiri de yapmış oluyorsunuz. Zamanında CHP için de eleştiriler de bulunuyorlardı 'proaktif politiklar uygulamıyor, ekonomik bir açılım yapmıyor' diyorlardı ve CHP bu seçimde bunu değerlendirdi, eleştirilere kulak verdi. Açılım yapmaya çalıştı CHP. Ne dersiniz?

A.Ö.: MHP bir lider partisi. Ama bir lider partisi deyince ortada bir vizyon olunca o zaman kolay olur liderin inşa ettiği vizyonun etrafına onu dokursunuz. Ama ortada böyle bir vizyon yoksa bu sadece itaat geliştirir. Türkiye'nin konjonktür'üne göre ülkede siyasi gerilim yükselirse, size olan ilgi yoğunlaşabiliyor. Eğer ülke, sakin bir döneme girmişse size olan ilgi çözülebiliyor. MHP'de oy kaybı yaşanmasın kaygısı ağır bastı ama yaşansa da yaşanmasa da MHP'nin kendisini mutlaka sorgulayacağı bir dönem gelecek.