X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Erdoğan'dan mescid hazımsızlığına sert cevap
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'dan mescid hazımsızlığına sert cevap

  • Giriş Tarihi: 7.5.2015 11:45 Güncelleme Tarihi: 7.5.2015 14:20
Erdoğan'dan mescid hazımsızlığına sert cevap
Erdoğan'dan mescid hazımsızlığına sert cevap

Recep Tayyip TİKA toplu açılış töreninde konuştu. Erdoğan Sadri Alışık ödüllerinde Defne Halman tarafından yapılan ''Rumeli Hisarı'nda mescid yapılmasına izin vermeyelim'' sözlerine sert cevap verdi. Erdoğan, ''Siz kimi kimin yerinden kovuyorsunuz'' dedi.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

Bugün TİKA'nın amblemi beş kıtada insanların umudu olmuş durumda. 3 kıta yedi iklimi kapsayan bir anlayışla mücadele ediyoruz. Bizde kuru slogan, istismar olmadı. Türk milliyetçiliği adına Orta Asya'yı ağızlarından düşürmeyenler acaba bizim bugün yol açılışını yaptığımız Bilge Tonyukuk anıtına gitmişler midir.


BİZİM TÖREMİZDE VAR MI?

Bugüne kadar Suriye'den gelen misafirlerimiz için harcadığımız meblağ 5, 6 milyar doları buldu. Şimdi buna bile göz dikenler bizim suçlamak için seçim malzemesi haline dönüştürenler var. Allah aşkına bizim töremizde misafire kapı kapatmak var mıdır. Bizim töremizde eldeki imkanı mağdurdan esirgemek var mıdır.

Dünyada bu değerleri yaşamayanlar bu yola tevessül edebilir. Ancak biz bunu yaşatmak durumundayız. Atalarımız 500 yıl önce İspanya'dan kaçan Yahudilere kapılarını açmıştır. Bugün de aynısını yapıyoruz yarın da yapacağız.

MİLLETİMİZ İZİN VERMEZ

Bu insanlar vatandaşlarımızın özbe öz akrabalarıdır. Bugün Suriye ve Irak'tan gelen misafirleri geri göndermek isteyenler Milli Şeflerinin izinden gitmek istiyor olabilirler ama bizim necip milletimiz buna asla izin vermez.

Batı ne yaparsa yapsın biz ne yaptığımızdan sorumluyuz. Maalesef ülkemizde hala ecdadından hala utanan onların mirasını ihya edenlere karşı çıkan bir anlayış var. Bazı köşe yazarları var ecdad eserlerine sahip çıkanları eleştiriyor. Onlar köksüz çünkü onların cibilliyeti bozuk.

Ecdadımız yaptırdığı her güzel eserde olduğu gibi Rumelihisarı'ndan da bir mescit inşa etmiş. Ben belediye başkanlığı dönemimde bunu yapmak istedim. Yargıyla boğuşarak bunu inşa edemedim. Fatih tarafından yaptırılan bu boğazkesen mescidi depremler sonrasında yıkılıyor ancak minaresi kalıyor. İyi ki de kalıyor.

"KİMİN BAĞINDAN KİMİ KOVUYORSUNUZ"

Caminin yıkıntılarının bulunduğu yer daha sonra konser alanına dönüştürüyor. Sonunda bir STK desteğiyle İBB tarafından aslına uygun hale getirilmeye başlandı. Yapanlardan Allah razı olsun. Ama bakıyoruz bir ödül töreninde sanatçı olduğu iddia edilen birileri "Biz buraya mescit yaptırmayız" diyor. Siz kimin bağından kimi kovuyorsunuz. Orası zaten ibadet mekanı.

Geçmişine sahip çıkmayanın geleceği olmaz. Buna kimse engel olamayacak. Buna diyanete saldırırken Vatikan'ın ülkemiz aleyhine çalışmalarına ses çıkarmayanlar da engel olamayacak.

RUMELİHİSARI'NDAKİ MESCİDİ İNŞA ETMEK TARİHE SAHİP ÇIKMAKTIR

Kudüs'teki Kubbetüs Sahranın hilalini beşinci kez Türkiye olarak biz yeniledik. Habeş Kralı Necani'ni mezarıyla oradaki sahabelerinin türbelerine biz sahip çıktık.

Gazi Mustafa Kemal'in babasının doğup yaşadığı evi yeniden inşa ettik. Gazi Mustafa Kemal'in okuduğu Askeri İdadi'nin restorasyonunu yaptık.

Rumelihisarı'na Boğazkesen mescidini inşa etmek tarihe sahip çıkmaktır. Ona karşı çıkmak ise bizim parçalanmamız yutulmamızdır.

Ana muhalefet partisinin lideri bazı ülkelerde büyükelçimiz yok diyor.

İsrail'de büyükelçimiz yok doğru. Hani şu Filistin'e saldıran İsrail. Yani buraya bir tavır koymayacak mıyız.
Diğer, Suriye. 350 bine yakın insanı katleden bir zalimin ülkesi.
Bir diğeri Mısır. Seçimle iş başına gelmiş hükümeti darbeyle indiren bir ülke.
Bu kadar ciddiyetsiz kendi tarihine kendi coğrafyasına yabancı bir bakış açısı olabilir mi.
Filistin'in değil, İsrail'in, Suriye halkının değil zalimin yanında durmayı dış politika sanıyor.
Libya'da olup bitenden hiç haberi olmadığı o kadar belli ki.

8 yıllık eğitim faciasını diriltme sözü vereceğini bu milletin tarihi için ne yapacaksın onu söyle. Ana muhalefetle bölücü örgütün güdündeki parti el ele vermiş inanç hassasiyetlerini tahrike ederek seçimde sonuç almanın ghayretindeler.
Bakın ne diyor Taksim bizim Kabemiz… Kabe Arap'ın olsun Taksim bize yeter diyorlar.
Benim dindar Kürt kardeşlerim inanıyorum ki bu yaklaşıma gereken dersi verecektir. Bizim kutsallarımıza saldıranları ayakta tutmayacaklardır.

Bakın İtalya koalisyonu yasaklayan yasa çıkardı. Bunların vaadi ise koalisyon.

AÇILIŞI YAPILACAK PROJELER

KIRGIZİSTAN BİŞKEK EKMEK FABRİKASI

Yüzyıllardır eskimeyen bir geleneği yaşatıyor? barışın, bereketin ve bolluğun sembolü olan ekmeğimizi kardeşlerimizle paylaşıyoruz. Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te ülkenin en modern ve hijyenik ekmek fabrikası TİKA tarafından kuruldu.

Bişkek Ekmek Fabrikası? 3000 metrekare kapalı alanda saatlik 3000 adet, günlük 30000 ve uzun vadede ise 75000 adet ekmek üretim kapasitesine sahip. Fabrika, üretim alanının yanı sıra, idari birimler, toplantı salonu, laboratuvar, un deposu ve çok sayıda bölümleri ile Kırgızistan'ın en önemli üretim tesislerinden bir olarak hizmet veriyor.

Fabrika personeline İstanbul Halk Ekmek Fabrikasında eğitimler verildi. Ayrıca düzenli aralıklarla İstanbul'dan gelen konu ile ilgili uzmanlar aracılığıyla eğitimlerin devam ettirilmesi hedeflenmektedir. TİKA tarafından tamamlanan proje ile Kırgızistan'a modern bir tesis kazandırılırken aynı zamanda fabrikanın okul, kreş, hastane, yetimhane, huzurevi gibi sosyal hizmet veren kamu tesislerine ücretsiz ekmek temin etmesi sağlanarak toplumun ilgi ve şefkate en fazla ihtiyaç duyan kesimine de sahip çıkılıyor.

MYANMAR THAYET TÜRK ŞEHİTLİĞİ

1914 1918 yılları arasında cereyan eden I. Dünya Savaşı sırasında Arap yarım adasında İtilaf Devletleri yanında İngilizlere karşı savaşan Osmanlı askerlerinin bir kısmı İngilizlere esir düşerek, gemilerle Myanmar'da (Burma) yer alan Mandalay Bölgesi Metila Şehri ve Magway Bölgesi Thayet Şehri Askeri Esir kamplarına nakledirler. Getirilen esirler arasında sadece askerler olmayıp, yakaladıkları üst düzey sivil memurları da aynı kategoriye koyarlar. Esir kamplarında, açlık ve salgın hastalıklar ile mücadele etmeleri yanında, bulundukları bölgelerde kara ve demir yolları inşasında zorla çalıştırıldıkları tarihi kitaplarda mevcuttur.

1918'de savaşın bitmesine rağmen, bazı esirlerin 1920'lerde dahi vefat ettiği gözükmektedir. Şehitliğimizde, eski mezar taşları ve numaraları belli olan toplam 222 asker ve sivil memurumuzun kayıtları bulunduğu, bunlardan 55 meçhul şehit olduğu fakat çeşitli tarihi kaynak ve bilgilere şehitliğimizde daha nice meçhul şehidimizin yattığına inanılmaktadır.

Şehitliğimizde yer alan en yüksek rütbeli olarak bilinen dönemin Basra Valisi Mustafa Suphi olup, Dicle Karma Tümeni Komutanı Binbaşı Abdül Halim Bey, Karadeniz Vapuru Çarkçıbaşı Ahmet Efendi, gibi diğer birçok üst rütbeli asker ile özellikle Basra Gümrük Müdürlüğü başta olmak üzere diğer devlet kurumlarından üst düzey sivil memurların esir olarak burada vefat ettikleri bilinmektedir.

TİKA, Myanmar Türk Büyükelçiliğimiz, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız ve Milli Savunma Bakanlığımızın katkılarıyla, Thayet Şehrindeki Türk Şehitliğini yeniden inşaa etmiştir.

PAKİSTAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN HASTANESİ

Pakistan'ın Pencap eyaletinde bulunan Muzaffergah, hemen her yıl gerçekleşen sel olaylarından ağır şekilde etkilenen bir bölgede bulunmaktadır. 2010 yılında gerçekleşen felaketin ardından mız Sayın Recep Tayyip bölgeye yaptığı ziyaret sırasında selden en çok etkilenen Muzaffergah şehri için yeni bir hastane yapım sözü vermiştir. Bu söz üzerine harekete geçen TİKA, Pencap Eyaleti Muzaffergah Vilayetinde 90 yatak kapasiteli modern bir hastane inşa ederek, tam donanımlı bir biçimde hizmete açıyor.

Finansmanında Dışişleri Mensupları Eşleri Dayanışma Derneği'nin de payı bulunan hastaneye Pencap Eyaleti Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından Sayın Cumhurbaşkanımıza ithafen "Recep Tayyip Erdoğan" adı verildi. 2014 Haziran ayında ile faaliyete geçen 90 yataklı hastane? 32 doktor ve 78 hemşireden oluşan sağlık personeli ve 2 ameliyathane, 1 adet morg ve 1 çamaşırhane ile bölgenin en modern sağlık tesisi olarak hizmet veriyor. Hastanede, genel cerrahi, ortopedi, kadındoğum, çocuk, dahiliye, göz, üroloji ve diş, kulakburunboğaz kan bankası ve yoğun bakım üniteleri yer alıyor. Geçtiğimiz Nisan ayı itibari ile boyun omurgası ameliyatları gibi zor operasyonları yapabilecek kapasiteye ulaşan hastanenin işletmesi Pencap Eyaleti Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından kurdurulan Recep Tayyip Erdoğan Hastanesi Vakfı tarafından yapılmaktadır.

MOĞOLISTAN BILGE TONYUKUK KARAYOLU

Bugün büyük bölümü Moğolistan Halk Cumhuriyeti sınırları içinde kalan topraklar, Türk tarihi, Türk dili, Türk kültür ve medeniyeti açısından büyük önem taşımaktadır. Bu topraklar, tarihte pek çok Türk boyunun ortaya çıktığı, kader birliği yaptığı, zamanla millet olup devletler kurduğu ve gök kadar engin ülkelere sahip olduğu "büyük geçmiş"in eşsiz mirasını üzerinde barındırıyor.

Bilge Tonyukuk Anıtı, II. Göktürk Kağanlığı dönemine damgasına vuran şahsiyetlerden büyük vezir, danışman, komutan, teorisyen ve devlet adamı Bilge Tonyukuk'un bizzat kendisi tarafından diktirilmiş dört cepheli iki anıttan oluşmaktadır. Politikayı iyi bilen, halk ruhunu derinlemesine kavramış olan bu meşhur Göktürk vezirinin kendi adına M.S. 720725 yıllarında kitabe/anıt/ dikilmiştir.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN'ın, 2013 yılında Moğolistan'a gerçekleştirmiş olduğu resmi ziyarette vermiş olduğu talimat üzerine, Türk tarihinin en eski yazılı belgelerinden biri olan Bilge Tonyukuk Anıtı'na ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla TİKA tarafından Bilge Tonyukuk Karayolu Projesi başlatılmıştır. Proje kapsamında Bilge Tonyukuk Anıtı'nı şehirlerarası karayoluna bağlayan 11 km'lik yol tamamlanmıştır. Ayrıca TİKA tarafından Tonyukuk Anıtı bölgesinde çevre düzenlemesi yapılmış olup, bu kapsamda anıtın eskiyen çitleri ve levhaları değiştirilmiştir.kilometrelik toprak yol TİKA tarafından asfaltlanarak kullanıma açıldı.

KOSOVA MEHMET AKİF ERSOY CAMİ

Kosova'nın İpek şehrine bağlı Suşitsa Köyünde bulunan Cami, Osmanlı Dönemi'nde köy halkı tarafından 1861 (H1278) yılında, milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un babası Tahir Efendi İstanbul'da eğitimini tamamladıktan sonra imamlık yapması için inşa edilmiştir. Ancak Tahir Efendi İstanbul'da müderris olmuş ve köye geri dönmemiş, onun yerine ise Mehmet Akif'in akrabaları söz konusu camide imamlık yapmıştır.

1999 yılında Kosova'da yaşanan savaş sırasında yakılmış ve büyük oranda yıkılmıştır. Cami bu tarihten itibaren, TİKA'nın çalışmalarına kadar uzun süre harabe halinde kalmıştır.

2014 yılının Mart ayında restorasyon uygulama çalışmalarına başlanmıştır. Restorasyon çalışmaları kapsamında yıkılan beden duvarları caminin orijinal taşları da kullanılarak tamamlanmış, caminin ahşap çatısı orjinaline uygun olarak inşa edilmiştir. Cami minaresi inşa edilmiş, cami içerisindeki ahşap ve taş işleri yapılmış, camiye dokusuna uygun sade bir kalem işi yapılmıştır. Caminin bahçesi taşla kaplanmış, cami avlusunda 2 adet kapalı tuvalet ve abdesthane inşa edilmiştir. Yine cami avlusunda bir adet çeşme inşa edilmiş, cami avlusu dışındaki kuyuda tadilat işleri yapılmıştır. Cami avlusu 200 m uzunluğunda taştan örülmüş ve üzerine perforje demir yerleştirilmiş bahçe duvarı ile çevrelenmiştir.

Mehmet Akif Ersoy Camii'nin tahribatı sırasında Mehmet Akif Ersoy'un akrabaları tarafından emanete alınan ve üzerinde "YA MÜFETTİH BİL EBVAB İFTAHLENA HAYREL ESBAB", "Ey kapıları açan, bize hayır kapılarını (iyilik kapılarını) aç" niyazı nakşedilen kitabe, restorasyon sırasında ait olduğu yere yerleştirilmiştir. Kosova makamlarınca Mehmet Akif Ersoy'un adı verilen camii de bugün Akif'in akrabaları tarafından aziz hatırasına Fatihalar okunuyor.

FİLİSTİN NABLUS REŞADIYE OKULU

İsmini Sultan V. Mehmed Reşad'tan alan ve Nablus'un önemli Osmanlı eserlerinden biri olarak kabul edilen Nablus Reşadiye (Fatımiye) Okulu TİKA tarafından yenilenerek bir kez daha Filistin halkının hizmetine sunuluyor.

Filistin Eğitim Bakanlığı bünyesinde bulunan tarihi okul, 3200 m2 kullanım alanı,12 sınıf, 1 oyun sahası 2 bilgisayar laboratuvarı ve 1 mutfağa sahip olacak şekilde 2014 yılı itibari ile TİKA tarafından yenilendi. 21'i öğretmen ve 4'ü idari personel olmak üzere 25 kişinin çalıştığı okul 1011 ve 12. sınıflardaki 311 kız kardeşimiz için eğitim hizmeti sunuyor.

Reşadiye Okulu,1911 yılında Filistin'in Osmanlı Devleti idaresi altında olduğu dönemde şehir merkezinde nüfusun en kalabalık olduğu bölgeye inşa edildi. 1920'de okulun adı Hz. Peygamber'in kızı Hz. Fatıma'ya nispetle Fatimiye olarak değiştirilen okul kızlara has kılınmadan önce diğer okullardan farklı olarak verdiği eğitim kalitesi ile öne çıkmıştır. Okuldan mezun olan önemli şahsiyetler arasında? modern Arap şiirinin öncü isimlerinden Fedva Tukan, eski bakan Macide elMısri ve İsrail direnişine karşı önemli rol oynayarak 1968 yılında rahmete yürüyen Filistinli ilk şehide Şadiye Ebu Gazzale sayılabilir. Şehidenin ismi, okulun bir etkinlik salonun isim annesi olarak yaşamaktadır.


2002 yılında Aksa İntifadası'na (Aksa Direnişi) bağlı olarak gelişen Nablus'taki çatışmalarda bir İsrail tankı tarafından dış duvarları tamamen yıkılan okul bölgede yaşanan çatışmalardan, haksızlıklardan ve zulümden en derin şekilde etkilenen Filistinli genç kardeşlerimizin hizmetindedir.

TİKA HAKKINDA

2002 yılına kadar 12 ülkede program koordinasyon ofisi bulunan TİKA, Türkiye'nin güçlenen ekonomisi, duyarlı, pro aktif ve etkin dış politikası ile birlikte bugün 47 ülkede 49 program koordinasyon ofisi ile 5 kıta 140 ülkede yardım faaliyeti yürütüyor. Uluslararası camiadaki etkinliği ile adından söz ettiren TİKA 2015 Türk Patent Ödülleri kapsamında Uluslararası Kamu Markası ödülüne layık görüldü. Türk Patent Enstitüsü (TPE) Uluslararası Kamu Markası ödülü Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam'a tevdi edildi. 2013 yılında OECD Kalkınma İşbirliği Komitesi'nce (DAC) yayınlanan öncül veriler ışığında Türkiye ABD, Avrupa Birliği Kurumları ve İngiltere'nin ardından en fazla insani yardım sağlayan 4. donör olurken İnsani Yardım/GSMH'de yakalanan %0,21 oranı ile ülkemiz dünyada birinci sırada yer almıştır.