X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ulusal güvenliğimize DAEŞ doğrudan tehdit
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ulusal güvenliğimize DAEŞ doğrudan tehdit

  • Giriş Tarihi: 14.5.2015
Ulusal güvenliğimize DAEŞ doğrudan tehdit
Ulusal güvenliğimize DAEŞ doğrudan tehdit

'nın Antalya'daki toplantısında konuşan Başbakan Davutoğlu Türkiye'nin DAEŞ teröründen doğrudan etkilendiğini belirterek "Bu teröre kaynaklık eden nedenlerle mücadele etmeliyiz" dedi

52 ÜLKEDEN TEMSİLCİLER BÖLGESEL SORUNLARI KONUŞTU

Başbakan Ahmet Davutoğlu, DAEŞ'in Türkiye'nin ulusal güvenliğine doğrudan bir tehdit olduğunu belirterek, "DAEŞ terörünün kaynak sebepleri ile mücadele etmeliyiz. Bu da daha askeri, politik, ekonomik ve insani boyutları içeren kapsamlı bir strateji ile mümkün olacaktır" dedi. Toplantısı dün Antalya'da gerçekleştirildi. Toplantının açılış konuşmasını yapan Davutoğlu, 52 ülkenin temsilcilerine hitap ettiği konuşmasında DAEŞ terörüne dikkat çekti. Davutoğlu, şunları söyledi:

TÜRKİYE DOĞRUDAN ETKİLENİYOR: Bugün bölgemizin hem içinde hem dışında yeni zorluklarla karşı karşıyayız. Ülkelerin kendi içlerindeki çatışmalar, etnik ve mezhepçi çabalar, sınırlar arası etkileri olan içsel güç mücadeleri, NATO bölgesinin etrafında gelişmekte. Bu zorluklar sadece müşterek olarak güvenliğimizi değil, aynı zamanda kamu düzenimizi, ekonomimizi, kültür ve toplumumuzu da etkiliyor. Güney ve doğu komşularımızdaki istikrarsız bölgelerde oluşan tüm gelişmelerden Türkiye doğrudan etkileniyor. Tüm bu zorluklarla mücadelede hayati ve yapıcı katkılarda bulunmak için müttefiklerimizle hareket etmeye hazırız.

DAEŞ'İN KAYNAĞIYLA MÜCADELE EDİLMELİ: Bu terörist grup bizim ulusal güvenliğimize doğrudan bir tehdittir. Irak ve Suriye'yi DAEŞ'ten temizlemek için uluslararası camianın daha iyi koordine olmak ve işbirliği yapmak zorunda olduğu tek operasyon sahnesi olarak görülmeliyiz. DAEŞ terörünün asıl kaynak sebepleri ile mücadele etmeliyiz. Bu da daha askeri, politik, ekonomik ve insani boyutları içeren kapsamlı bir strateji ile mümkün olacaktır.

DESTEĞİMİZ 5.6 MİLYAR DOLARA ULAŞTI: Türkiye'de 1.7 milyondan fazla Suriyeli bulunuyor. Bu konuda uluslararası toplumun yaptığı yardım 356 milyon dolarda kalırken, Türkiye'nin Suriyeli mültecilere desteği 5.6 milyar dolara ulaştı. Suriye'deki krizin durdurulması için politik bir çözüm bulunmalı. Bu ise sadece Suriyelilerin yasal haklardan kaynaklanan ihtiyaçları ve arzularının göz önünde bulundurulduğu gerçekçi bir politik dönüşüm sağlanırsa gerçekleştirilebilir. Suriye Ulusal Koalisyonu'nun olmadığı bir politik süreç uluslararası yasallıktan uzak olacaktır.

TERÖRÜN DİNİ YOK: İslam'ı terör ile bağdaştırmaya çalışanlara karşı güçlü bir şekilde direnmeliyiz. Böyle bir ilişkilendirme sadece yanlış değil, aynı zamanda DAEŞ'in gayrimeşrulaşması konusundaki çabalarımızı baltalamaktadır. Başarılı stratejiler, güçlü ortaklar gerektirir. Antalya'da iki gün sürecek toplantı bakanların yoğun temaslarına da sahne oldu. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu gün boyu 10 mevkidaşıyla ayrı ayrı görüştü.
NATO 2016'YA KADAR AFGANİSTAN'DA:
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg NATO'nun Afganistan misyonuna ilişkin yeni kararını açıkladı. Buna göre NATO 2016'ya kadar Afganistan'daki varlığını sürdürecek. Afganistan'da 26 ittifak ülkesinin 13 bin askeri bulunuyor.

GENEL SEKRETER STOLTENBERG:

Türkiye ittifakın temel taşı
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, NATO Antalya Toplantısı'nda Türkiye'nin NATO İttifakının bir temel taşı olduğunu söyledi. Stoltenberg, Türkiye'nin hem Suriye ve Irak gibi ittifakın güneyindeki zorluklara hem de Karadeniz ve Ukrayna gibi ittifakın doğusundaki zorluklara çok yakın olduğunu belirterek, "Bu önemli bir toplantı ve Türkiye'de buluşmamızın çok uygun olduğunu düşünüyorum.Türkiye'ye Dışişleri Bakanları toplantısına ev sahipliği yaptığı için minnetarım. Türkiye, ittifakımızın temel bir taşı" dedi. Türkiye'nin güvenli bölge kurulması teklifine nasıl yaklaştığı sorulması üzerine Stoltenberg, "Bu konu, NATO'nun karar yetkisinin olduğu bir konu değil. NATO ülkelerinin neredeyse tamamı IŞİD'e karşı oluşturulan koalisyonun bir parçası. Ancak bu NATO öncülüğünde değil, ABD öncülüğünde bir koalisyon" şeklinde konuştu.