X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Erdoğan işte bu yüzden meydanlarda
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

işte bu yüzden meydanlarda

  • Giriş Tarihi: 16.5.2015 14:09
Erdoğan işte bu yüzden meydanlarda
Erdoğan işte bu yüzden meydanlarda

Gazeteci-Yazar Necdet Kutsal özellikle muhafazakar kitlelerin yakından tanıdığı bir isim. Milli Görüş hareketinin her aşamasında yer alan Necdet Kutsal uzun yılla Milli Gazete’nin yayın yönetmenliğini yaptı. Saadet Partisi-BBP ittifakının Paralel yapı ile işbirliği yaptığı bu günlerde Necdet Kutsal’ın sözlerinin özel bir önemi var. Necdet Kutsal seçimlerini ve Türkiye’deki muhafazakar kesimin tercihini sabah.com.tr için yorumladı…

ERDOĞAN HALKIN İÇİNDE BİR CUMHURBAŞKANI

açılışlar, temel atma törenleri gibi yoğun katılımın sağlanacağı her platformu değerlendirerek meydanlara iniyor. Ana muhalefet liderinin tepkisini çekecek kadar yurt dışı seyahatlarına çıkıyor. Cumhurbaşkanlığı Kompleksi'nde yoğun katılımlı toplantılara ev sahipliği yapıyor. Aydınlarla, münevverlerle, sanatçılarla bir araya geliyor. Hele bunlardan biri var ki cumhuriyet tarihimizde eşi benzeri görülmemiş bir konuk ağırlama protokolü içeriyor. 400-500 kişilik gruplar halinde Türkiye'nin dört bir yanından gelen muhtarlarla buluşuyor. Yani Köşk'te oturan bir Cumhurbaşkanı değil, Türkiye'nin her mahallesinden haber alan, sorunlarını dinleyen, sevinçlerini üzüntülerini paylaşan bir Cumhurbaşkanı profili çiziyor.

MUHALEFET ERDOĞAN'I UNUTTURARAK 10 AĞUSTOS SEÇİMLERİNİ UNUTMAK İSTİYOR

Yeni karşılaşılan bir Cumhurbaşkanlığı profiline muhalefet tepkili. Özellikle de seçimleri bahane ederek eleştiriyorlar. Bu eleştirileri kuşkusuz Eski Türkiye refleksiyle yapıyorlar. Millete 10 Ağustos seçimlerini unutturma gayretindeler. Parlamentoda partiler olarak bir araya gelip konsensüsle Cumhurbaşkanı seçmiş gibi davranıyor, Cumhurbaşkanı'ndan partiler üstü olmasını, siyasete yönelik açılımlardan uzak kalmasını istiyorlar.

ERDOĞAN PROTOKOL KOLTUĞUNDA OTURACAK BİR İSİM DEĞİL

Millet farkında ama onlar hala milletin seçtiği bir Cumhurbaşkanı'nın protokol koltuğunda oturmayacağını/oturamayacağını görmezden geliyorlar. Milletin seçtiği, fakat mevcut sistemde sorumsuzluğu olan bir Cumhurbaşkanı'nın, onların beklediği gibi protokol koltuğunda oturduğunu varsayarsak, beş yıl sonra Erdoğan meydanlara çıktığında halka ne söyleyecek? Koşan, terleyen Cumhurbaşkanı vaadiyle oraya gelmiş, fakat beş yıl boyunca koltuğunda oturmuş biri, yeniden seçilmek isterse, meydanlarda destek isteyeceği insanlara ne cevap verecek? Bu işin bir boyutu.

TÜRKİYE BU SİSTEMLE PATİNAJ YAPIYOR

Sayın Erdoğan Başbakan olduğu dönemde Türkiye'ye gerçekten çağ atlatmış. Ama bu, Türkiye'yi olması gereken yere taşımaya yetmiyor. Nedeni açık. Bunu da yine en doğru kendisi tespit etmiş. Mevcut rejim Türkiye'ye patinaj yaptırıyor, buradan ileri sıçramasına müsaade etmiyor. Millete dönüp 'bu kadarı size yeter' demek ihanetten başka bir anlam taşımaz. Erdoğan 10 Ağustos'a giden süreçte hep buna dikkat çekmiş, anayasanın değişmesini, yeni çağa ve Türkiye'nin şartlarına uygun bir anayasanın yapılmasını, Başkanlık sistemine geçilmesini önermiştir. Seçime giren iki iddialı adaydan birisi diğer partilerin tamamını peşine takmış ama buna rağmen Erdoğan'ın yarısı kadar desteği ancak bulabilmiştir.

KOŞAN, TERLEYEN CUMHURBAŞKANI

Meydanlarda 'koşan, terleyen Cumhurbaşkanı, yeni anayasa, Başkanlık Sistemi, çetelerin oluşturduğu paralel yapılardan temizlenmiş bir devlet' diyen Erdoğan ise yüzde 52 oy almıştır. Erdoğan'dan beklenen, yeni anayasa ve yeni sistem önerisine 'evet' diyen bu yüzde 52'lik kesime 'ben yokum, ne haliniz varsa görün' demek olamaz. Dense bile Erdoğan bunu yapacak kişi değildir. On yılda bir önü kesilen, adam yerine konulmayan bir milletin önüne geçip düze çıkartmayı başarmış bir lider, şimdi milletine sırtını dönüp, ona 'ne halin varsa gör' demez/diyemez. Köle yerine konulan milleti efendi koltuğuna oturtan birinden bunu beklemek boş hayalden öte bir anlam ifade etmez.

SEÇMEN BU SİSTEM DEĞİŞSİN DİYE OY VERDİ

Sayın Bahçeli de, Kılıçdaroğlu da 10 Ağustos seçimlerini ya şaka zannediyor, ya da öyle olmasını arzuluyor. Millet 10 Ağustos'ta sadece Erdoğan Cumhurbaşkanı olsun diye değil, yeni anayasa inşa edilsin, Türkiye'nin önünü tıkayan bu sistem değişsin diye oy verdi. Şimdi kalkıp 'sistem değişmesin, her vesileyle Türkiye'nin önünde takoz olan darbe anayasası sürsün' diye milletten oy istemek, onunla dalga geçmektir.

7 HAZİRAN SEÇİMLERİ ESKİ TÜRKİYE İLE SON HESAPLAŞMA

Bu açıdan bakıldığında seçimleri bir bakıma Eski Türkiye ile Yeni Türkiye'nin son hesaplaşması olacaktır. Türkiye'nin büyük kentleri dünya ile yarışmaya devam mı etsin, yoksa yeniden köy haline mi gelsin, kişi başına milli gelir ikiye mi katlansın yoksa eskiden olduğu gibi 3-4 bin dolar seviyelerine mi gerilesin, Türkiye bu etkin rolünü mü sürdürsün, yoksa yine edilgen konuma düşürülerek şamar oğlanına mı döndürülsün?.. gibi soruların cevabı olacaktır 7 Haziran seçimleri.

ERDOĞAN MEYDANLARA ÇIKIP BU SİSTEMİ YIKMALI

7 Haziran'da oylanacak şey devlet gibi bir devletin mi olması ya da gücü yeten herkesin devlet içinde yeni bir devlet oluşturup 'güç bende' dediği bir derebeylik sisteminin mi sürmesidir. Hanefi Avcı Silivri'den çıktığı gün yaptığı açıklamada bir noktaya dikkat çekmek için içerde suçsuz yere çürüyen sessiz yığınların varlığından bahsetmişti. Paralel çetenin değil, paralel çetelerin çeşitli kumpaslarla kodeslere tıkadığı binlerce insan Eski Türkiye'nin ayıbı olarak suçsuz yere hala zindanlarda çürüyor. Şimdi Erdoğan meydanlara çıkıp 'Sistemi değiştirmeyin de bu zulüm katlanarak sürsün' mü demeli?

ERDOĞAN'A "SEN MEYDANLARA ÇIKMA BİZ ESKİ TÜRKİYE'YE DÖNELİM" DİYORLAR

Erdoğan'dan beklenen nedir? 'Sen oturduğun yerde otur. Biz Türkiye'yi geri döndürelim. Kızları başı örtülü, başı açık diye fişleyelim. Başlarını örtenlere dünyayı zindan edelim. Hapsedebildiklerimizi evlerine hapsedelim, edemediklerimizin okumak için milyar dolarlarımızı yurt dışına götürmelerine seyirci kalalım' mıdır?

ERDOĞAN'DAN BUNLARI YAPMASINI MI İSTİYORLAR

Erdoğan'dan beklenen, Türkiye'nin birlik ve beraberliğinin sağlanması için çalışmaması mıdır? Muhalefet, dağlarında şenlikler düzenlenen bir Türkiye'den rahatsızlık mı duyuyor? 'Biz eskiden iyiydik. Köylümüz yaylaya çıkmaktan korkardı. Köylerimizden, mezralarımızdan her gün yeni ölüm haberleri gelir, Türkiye teröristle baş etmek için varını yoğunu harcar, ekonomimize 5 sent bulmak için İMF'nin kapısında beklerdik. Sen geldin, bizi bunlardan mahrum ettin' demek mi istiyorlar?

ERDOĞAN'A "YOLUMUZDAN ÇEKİL" DİYORLAR

Erdoğan'a, 'Sen bizim yolumuzdan çekil. Bu milleti millet yapan milli ve manevi değerlerini öğreten okulların kökünü kazıyalım, din derslerini kaldıralım, diyaneti fesedelim, tarihinden kopuk bir nesil yetiştirip bırak Yeni Türkiye demeyi, sizi Eski Türkiye'yi bile mumla arayacak hale getirelim' mi denilmek isteniyor?

MUHALEFET İKTİDAR OLMAK İSTİYORSA…

Muhalefet oy istiyorsa koğuş sistemi hastanelerin yerine şehir hastaneleri inşa edip her hastaya bir oda diyen icraatın karşısına daha iyi bir öneri çıkartmalı. İki şeritli yolların yerine inşa edilen duble yolların karşısında daha aktif bir proje sunmalı. Yüksek hızlı tren projelerine daha iyi bir alternatif teklifinde bulunmalı. 60-70 kişilik derslikleri tarihe gömüp 30-40 kişilik derslikler inşa edenlere karşı daha ileri bir model geliştirmeli. Dileyenin dilediği hastanede tedavi görmesinin yerine daha modern bir proje sunmalı. Muhalefet oy isteyecekse Marmaray'ın, çift katlı tüp geçidin, dünyanın en modern hava limanlarının pabucunu dama atacak projeler geliştirmeli. Muhalefet mevcut iktidarın 10-12 yıllık bir sürede köyleri bile kent yaptığı Türkiye'de, kentlerin yeniden köye dönüşmesini isteyecek bir çoğunluğu hiçbir zaman bulamayacağına göre, Ak Partililerin çok ilerisinde projeler sunmalı ve kitleleri bunu gerçekleştirmeye muktedir olduğuna inandırmalı.

BU TARİHE İHANETTİR


Binlerce masumu kumpaslarla kodeslere dolduran çetelerle, bin yıllık kardeşliği yeniden hayata geçirecek projeleri sabote etmeye uğraşan marjinal ırkçılarla iş birliği yolları arayıp Ak Parti'nin önünü kesmeye çalışmak hem beyhude bir uğraş, hem de tarihe ihanettir.

ERDOĞAN İŞTE BU YÜZDEN MEYDANLARDA


Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz da bu ihaneti gördüğü için meydanlarda.... Yüzde 90'ını mevcut iktidarın zaten gerçekleştirmiş olduğu şeyleri seçim beyannamesine koyup, 'Eğer biz iktidar olursak bunları yapacağız' demek seçmenle alay etmektir. 7 Haziran'a giderken projeler yarışmıyor. Ne yazık ki, iktidarın karşısına çıkartılabilen bir proje yok. Milli gemisini inşa edip denizlere indirmiş, milli tankını, milli insansız hava aracını yapıp ordusuna teslim etmiş bir iktidara ne diyecekler? 'Milli savaş uçağımızı, milli hızlı trenimizi inşa edeceğiz' mi diyecekler? Mevcut iktidar onların da demir raylarla, al bayraklı semalarla buluşacağı tarihi açıklamış durumda.

MİLLET BU TUZAĞA DİKKAT ETMELİ


Hal böyle olunca, muhalefet partilerinin tutunacakları bir tek dal kalıyor; o da 7 Haziran'a kadar var güçleriyle kafa karışıklığına zemin hazırlamak. Seçmen 'Koşan Türkiye'nin önüne konmaya çalışılan bu tuzağa dikkat etmeli. Millet bu tuzağa düşmez, tercihini 'Koşan Türkiye'den yana yaparsa artık son sözünü söylemiş olacaktır. 7 Haziran'da mevcut anayasayı değiştirecek, Türkiye'yi dünyayla yarışır bir sisteme kavuşturacak parlamento oluşursa, ondan sonra kim iktidara gelirse gelsin çok fazla bir önemi olmayacak. Zira, Yeni Türkiye bütün kurumlarıyla inşa edilmiş olacak. Yeniden Büyük Türkiye dediğimiz de işte budur.