X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER "Batı, Mısır'daki idamlara seyirci"
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

"Batı, Mısır'daki idamlara seyirci"

  • Giriş Tarihi: 17.5.2015
"Batı, Mısır'daki idamlara seyirci"
Batı, Mısır'daki idamlara seyirci

Cumhurbaşkanı Erdoğan Mısır'da yüzde 52 oyla seçilen Mursi'ye verilen idamı değerlendirdi: Batı darbeci Sisi'ye karşı tavır koymuyor. Kendisi idamları kaldırırken, Mısır'daki idamlara seyirci kalıyor

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İstanbul'da dün sırasıyla Beyoğlu Belediyesi Hizmet Binası'nı ve Sultangazi'de yapılan tesisleri açtı. Ardından da Sinan Erdem Spor Salonu'nda 160 ülkeden gelen öğrencileri buluşturan 8'inci Uluslararası Gençlik Buluşması'na katıldı. Erdoğan'ın konuşmalarından önemli satırbaşları şöyle:

YÜZDE 52'YE RAĞMEN:
Mısır'da halkının yüzde 52 oyuyla Cumhurbaşkanı seçilen Mursi ile ilgili maalesef idam kararı vermişler. Mısır eski Mısır'a dönüyor. Batı, hala darbeci Sisi'ye karşı tavrını koymuyor. Kendisi idamları kaldırırken, Mısır'da idam kararlarına seyirci kalıyor. Buna karşı bir uygulama yapmıyor. Bu gidişe inanın şekil verecek olan Türk milleti. Burası verecek.

SANDIĞA VERİLMİŞ CEZA:
Suriye'deki devlet terörüne "dur" denilmemesinin bedelini, sadece bu ülke ve komşuları değil, binlerce vatandaşını DEAŞ terör örgütüne kaptıran, dünyanın 80 ülkesi ödüyor. Irak'taki mezhepçi ve dışlayıcı geçmiş yönetimin yol açtığı gerilimi, tüm bölge hissediyor. Mısır'da Tahrir Meydanı'nda siyasi iradelerinin peşine düşmüş binlerce insana sıkılan her kurşun, aslında tüm dünyadaki meşru siyasete, demokrasiye, insan hak ve hürriyetlerine yönelmiştir. Eğer bugün Mursi'ye bir idam cezası veriliyorsa bu sandığa verilmiş bir idam cezasıdır. Avrupa Birliği, Batı hani sizde idam yasaktı? Niye susuyorsunuz? Ama silah pazarlığı yapıyorsunuz. Darbelerle yıkılan sadece Mısır demokrasisi değil, umutlarını demokrasiye bağlayan tüm dünyadır.

KÂBE TEPKİSİ:
(Muhalefet partilerine) Pusulası şaşmış, kıblesi şaşmış hatta felekleri şaşmış vaziyette oradan oraya savruluyorlar. Taksim'i kıbleleri, "Kâbe"leri ilan edenlerle bir yere varılır mı? Ben inanıyorum ki benim Kürt kardeşlerim, terör örgütünü arkasına almış olan bu zihniyetlere prim vermeyecektir. Bunların bir kısmının "Kâbe"si, Pensilvanya olabilir, bunların bir kısmının "Kâbe"si, Kandil, Taksim olabilir. "Kâbe Arap'ın olsun, bize Çankaya yeter" diyenler olabilir. Ama bizim "Kâbe"miz de kıblemiz de istikametimiz de belli. Bizim "Kâbe"miz Mekke'de, ruhumuz İstanbul'da, aşkımız tüm Türkiye'de, sevgimiz Kudüs'te, Gazze'de, Mısır'da, Balkanlar'dadır. Buradan, onlara akıl verenlere, üst akla sesleniyorum. Bu millet, bu ülke yeni Türkiye yolundan dönmez, dönmeyecektir. Devlet içinde devlet asla mümkün değil. O da kuru bir hayal.

YASİN BÖRÜ CİNAYETİ:
Geçenlerde Batman, Diyarbakır, Siirt, Mardin ve Van'a gittim. Hep tehdit. Ondan sonra demokrasi, özgürlük, barış diyorlar. 6-7-8 Ekim'deki olayları bir kenara koymak mümkün mü? 50 vatandaşımızın ölümüne neden olanları görmemek mümkün mü? 5'inci, kattan Yasin Börü'yü atmak suretiyle onu şehit edenleri görmemek mümkün mü?

MÜLTECİ CESETLERİ:
Orta Afrika'da yaşanan din temelli çatışmalar, Doğu Afrika'daki kıtlık, Libya'da süren siyasi kaos, Avrupa sahillerine mülteci teknelerinden dökülen cansız bedenler olarak vuruyor. Kimse elini uzatmıyor ve Türkiye aranıyor. Elimiz nereye uzanıyorsa uzanacağız. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sultangazi'deki açılış törenin ardından bir apartmandaki 3 eve de sürpriz ziyarette bulundu. Erdoğan ayrıca Haliç Kongre Merkezi'nde yeğeni Enes İlgen ile Tuğba İlgen'in nikah törenine katılarak şahitlik yaptı.

'PENSİLVANYA İLE KANDİL BİR OLMUŞ'
"Türkiye , İstiklal Harbi'ni verdikten sonra da adı konulmamış nice mücadeleye şahitlik etti. Bu milletin istiklaline, dinine, inancına, tarihine kastedenler pek çok tertip kurdu, darbe tezgahladı. Biz eski Türkiye'nin ihmal ettiği, istismar ettiği değer varsa onları ihya etmenin çabası içindeyiz. Buna karşı Pensilvanya ile Kandil bir olmuş, önlerine muhalefet partilerini katmışlar, Türkiye'yi karanlık günlere götürmenin hesabı içindeler. 'Pensilvanya'dan gelen ses' dediler. Biz Allah'tan başka hiçbir güce kul olmadık. Tayyip Erdoğan bir cumhurbaşkanı ama cumhurbaşkanı olarak ölüm benim içinde haktır. Paralel devlet. İşte buyurun; artık milli siyaset belgesinin içine girdiler. Oyunlar nasıl bozuluyor görüyorsunuz. Yargıyı işgal edenler, cübbeli çeteler nasıl meydana çıkıyor görüyorsunuz. Dürüst olanları samimi olanları tenzih ederim. Ama diğerleri ortaya çıktı çıkıyor. Demiştim ya; inlerine gireceğiz demiştim. Girdik mi? Girdik."

'DEĞERLERİMİZİ ÇUKURDAN ÇIKARIYORUZ'
"Bu binanın restorasyonu esnasında bir çukurda II. Abdülhamit Han adına hazırlanmış bir tuğraya rastlıyorlar. O güzelim tuğra bir çukurdan çıkıyor. Elbette bu tarihi tuğra ait olduğu yere büyük bir özenle yerleştirildi. Beyazıt'ta İstanbul Üniversitesi girişinde de bir tuğra vardı. Onu söktüler yerine T.C. koydular. O da aslına rücu etti. Geçmişte birileri tarihlerini çukura gömmek için uğraşırken biz nice derin çukurlardan değerleri çekip çıkarıyoruz."

'TARİHE GÖMÜLMEK İSTENEN ŞAHSIM'
"28 Şubat süreci denen o karanlık dönemde, okuduğum bir şiir sebebiyle hapishaneye girdim. Sonra Türkiye'de devran değişti, tarihe gömülmek istenen şahsımı sizler bu ülkede başbakanlığa getirdiniz. Ardından cumhurbaşkanı yaptınız. 28 Şubat darbecileri ise tarihten silindi. Bugün artık onları kimse hatırlamıyor. Okulumuzun adını da, büyük bir kadirşinaslık göstererek, Recep Tayyip Erdoğan İHL koymuşlar. Bu okulun hikayesi, Türkiye'nin hikâyesidir."