X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Cumhurbaşkanı Erdoğan konuştu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuştu

  • Giriş Tarihi: 25.5.2015 18:11 Güncelleme Tarihi: 25.5.2015 22:39
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan tapu devir töreninde konuştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sultanbeyli'deki tapuların önemli bölümünün Sultanbeyli Belediye Başkanlığı'na saat 16.30 itibarıyla devredildiğini belirterek, "Bu tapular, inşallah şimdi hak sahiplerine aktarılacak. Bu süreçte Maliye Bakanlığımız her türlü kolaylığı gösteriyor, göstermeye devam edecek" dedi.

Erdoğan, Sultanbeyli'de tapu devir törenindeki konuşmasında, Sultanbeyli'nin tapu konusunun çözümü konusunda adım atıldığını ve ilk etapta 1 milyon 271 bin metrekarelik tapunun dağıtıma girildiğini bildirerek, "İnşallah 7 Haziran seçimleriyle birlikte kalan kısmın da adımlarını inanıyorum ki hükümetimiz atacaktır ve onlar da yine sahiplerine dağıtılacaktır" ifadesini kullandı.

Sultanbeyli'nin yapılanmaya başladığı zamanı bildiğini aktaran Erdoğan, ilk yerleşimler kurulmaya başladığından bu yana senetle, sözleşmeyle yürütülen ve pek çok sıkıntıya yol açan işlemlerin artık tapu üzerinden sağlıklı şekilde yapılabileceğini belirtti.

Erdoğan, 2011'de bir Bakanlar Kurulu kararı çıkardıklarını, Meclis'ten çıkan son torba kanunla tapu sorunu olan arazilerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na devrine imkan sağlandığını hatırlatarak, "Bugün bu tapuların önemli bölümü, Sultanbeyli Belediye Başkanlığımıza saat 16.30 itibarıyla devredildi. Bu tapular inşallah şimdi hak sahiplerine aktarılacak. Bu süreçte Maliye Bakanlığımız her türlü kolaylığı gösteriyor, göstermeye devam edecek" diye konuştu.

Tapu sorununun çözümünü, "Sultanbeyli için belediye olduğu 1989'dan, ilçe olduğu 1992'dan bu yana yaşadığı en önemli atılım" şeklinde tanımlayan Erdoğan, Sultanbeyli'ye bir şükran borcu olduğunu dile getirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Sultanbeyli, 10 Ağustos 2014 seçimlerinde yüzde 70 rekor bir oyla şahsımı destekledi. Ben bu kadirşinaslığınıza, ahde vefanıza, özellikle bu kardeşinize sahip çıktığınız için şükranlarımı sunuyorum. İnşallah sizlerin vermiş olduğu bu destek, bu itibar, bu güven karşılığını bulacaktır. Allah birliğimizi, beraberliğimizi, uhuvvetimizi daim kılsın. 10 Ağustos'ta sadece bu kardeşinizi cumhurbaşkanı seçmekle kalmadınız, aynı zamanda Türkiye'de bir dönemi kapatıp, bir dönemi açtınız. Türkiye, cumhurbaşkanını artık doğrudan seçiyor. Yeni anayasa ve başkanlık sistemi, kim ne derse desin, artık ülkemiz için kaçınılmaz hale geldi."

Erdoğan, Adıyaman'da Nissibi Köprüsü'nün açılışını yaptığını anımsatarak, Sincik'in 10 Ağustos seçimlerinde kendisine yüzde 96 oy verdiğini kaydetti.

Sultanbeyli'nin 12 yıl içinde gerek yerelde gerek genelde çok büyük hizmetler aldığını ancak bunların yeterli olmadığını dile getiren Erdoğan, "Şimdi bu tapudan sonra bu süreç hızlanarak devam edecek. Çünkü Sultanbeyli daha modern bir şehir olsun istiyoruz. İşte şimdi bir adım, 7 Haziran bu bakımdan da önemli" dedi.

- "Bize bunu yediremezsiniz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, enteresan ittifaklar kurulduğunu, tüm geçmişlerini, bugüne kadar savundukları tüm değerleri, ifade ettikleri tüm ilkeleri bir kenara bırakan bazı partilerin eski Türkiye talebinin etrafında toplandığını dile getirerek, katılımcılara şöyle seslendi:

"Sultanbeyli, eski Türkiye'yi iyi bilir, değil mi? Sultanbeyli, eski Türkiye'de buradaki erkeklerin başlarındaki takkelerden, kadınların başörtülerinden dolayı medya vasıtasıyla nasıl tahkir edildiğini iyi bilir, değil mi? Sultanbeyli, 28 Şubat'ta kendisinin nasıl hedef haline getirildiğini iyi bilir, değil mi? Sultanbeyli, eski Türkiye'nin insanlıktan nasibini almamış yaratıklarının her fırsatta kendisine nasıl saldırdığını iyi bilir, değil mi? İşte bu eski Türkiye özlemcileri, bu defa yelpazeyi çok daha genişletmiş şekilde yine karşımıza dikildiler. Ana muhalefet partisi, 1930'ların, 1940'ların tek parti CHP'sinin, İnönü devri milli şef uygulamalarının hasretiyle yanıp tutuşuyor. Bunun için ne diyor? 'İmam hatipleri kapatacağım' diyor. Kayseri'ye gidiyor, orada ne diyor? 'Hayır ben öyle bir şey demedim' diyor. Sayın Kılıçdaroğlu, 1+8'in ne anlama geldiğini biz iyi biliriz. 28 Şubat'ta niye kapattınız imam hatiplerin orta kısımlarını? Ben imam hatip mezunuyum, bize bunu yediremezsiniz. Elhamdülillah 4 çocuğumun dördü de imam hatip mezunu. Bize bunu yediremezsiniz. 2 kızım, 2 oğlum... Kızlarımdan çektiğim çileyi ben bilirim. Almadılar üniversitelere... Kapılardan onları nasıl döndürdüklerinin ezasını, cefasını biz biliriz. Biz dertliyiz, dertli. Onların böyle bir derdi var mı? Artık mecburen kızlarımı da oğullarımı da yurt dışına gönderdim. Türkiye'de, 'öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya' dediler. Ama gittiler ABD'de, İngiltere'de başörtülü okudular. Hale bak ya. Bana oraların devlet başkanları ne diyordu biliyor musunuz? 'Sizin ülkeniz Müslüman değil mi?' diyordu ya."

- "İmansız olan bir milletin batması haktır"

İmam hatiplerin orta kısımlarının açıldığına, katsayının kaldırıldığına, başörtüsü sorunun kalmadığına işaret eden Erdoğan, "Nereden nereye... Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste. Elhamdülillah sabrettik, buraya geldik. Men sabara zafera. Hamdolsun zafer geldi. Önemli başarılarla dolu üniversitelere girecek ve ondan sonra da inşallah milli manevi değerlerle mücehhez bir nesil yetiştireceksiniz. Bunu bekliyoruz. Bir şey daha söylüyor, zorunlu din derslerini kaldıracakmış. Ya neyi kaldırıyorsun? Ya zorunlu din dersini niye kaldırıyorsun? İmansız olan bir milletin batması haktır. Sen sahip olursan, inşallah bu vatan batmayacaktır. Olaya böyle bakıyoruz. İmandır o cevher ki ilahi ne büyüktür/ İmansız olan paslı yürek sinede yüktür. İman, din bunlar bırakılır mı? Ama bunların böyle bir şeyden nasibi yok. Sultanbeyli bunlara gereken cevabı 7 Haziran'da verecek, ben bunu biliyorum" şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Eskiden biz CHP'yi bilirdik 'Kabe Arap'ın olsun bize Çankaya yeter' diyorlardı. Şimdi bu da 'Taksim Kabemizdir' diyor. Bizim tek Kabemiz var, o da Mekke'de. Biz başka Kabe tanımıyoruz" dedi.

Erdoğan, Sultanbeyli'de tapu devir törenindeki konuşmasında, "terör örgütünün arkasında olduğu siyasi partinin" Kürtleri istismar ettiğini söyledi.

"Benim dindar Kürt kardeşlerim, bunlara gereken cevabı inanıyorum ki 7 Haziran'da verecek" diyen Erdoğan, "Ne diyor? 'Taksim bizim Kabemizdir' diyor. Eskiden biz CHP'yi bilirdik 'Kabe Arap'ın olsun bize Çankaya yeter' diyorlardı. Şimdi bu da 'Taksim Kabemizdir' diyor. Bizim tek Kabemiz var, o da Mekke'de. Biz başka Kabe tanımıyoruz" ifadelerini kullandı.

- "Zerdüştlüğü savunuyorlar"

Güneydoğu illerinde Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan Kürtçe mealli Kur'an-ı Kerim gösterdiğini hatırlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Diyorum ki bak Diyanet İşleri Başkanlığımız bu Kürtçe mealli Kur'an-ı Kerim'i hazırladı. Diyor ki başındaki kişi, 'Cumhurbaşkanına bir tane hazırladılar, gönderdiler'. 10 bin adet hazırladılar ve Güneydoğu'ya gönderdiler. Diyanet İşleri teşkilatımıza teşekkür ediyorum ama hızlarını alamadılar. Bu defa ne dediler? 'Diyanet İşleri Başkanlığını kaldıracağız' dediler. Sana mı kaldı bu iş? Sen kimsin de kaldırıyorsun? Nasıl kaldırıyorsun? Değerli kardeşlerim, bu ülkede Allah'ın izniyle bu topluluk böyle bir şeye asla müsaade etmez. Ben diyorum ki benim Kürt kardeşlerim kendilerini istismar eden bu zihniyete bir ders vermeli? Niye? Diyarbakır'dan bir müftü çıkmış, bunların adayı ne diyor? 'Partimin dini Zerdüştlük olsa ben yine aday olurum' diyor. Şu hale bak? Zaten onlar Zerdüştlüğü savunuyor, elimizde belgeler var. Bunların İslam'la filan alakası yok. Zerdüştlüğü savunduklarını biliyoruz ama benim Kürt kardeşim sadece bunlar Kürtçülük yapıyor, siyasi Kürtçülük yapıyor diye bunların peşinden gitmez. Benim Kürt kardeşime hizmet veren biz olduk, biz. Ağrı'ya havalimanını yapan biz, Iğdır'a havalimanını yapan biz, Kars'a havalimanını yapan biz, Muş'a havalimanını yapan biz."

- "Büyük bir oyun oynanıyor"

Hakkari'de de 2 yıl müteahhitlerin tehdit edildiğini, iş makinelerinin yakıldığını, buna rağmen havaalanının tamamlandığını ve açılışını Başbakan Ahmet Davutoğlu ile yapacaklarını aktaran Erdoğan, şöyle dedi:

"Kardeşlerim, büyük bir oyun oynanıyor. Bu oyunu beraber bozmamız lazım. Bu oyunu beraber bozmak için de çok çalışmamız lazım. Özellikle ne olur benim Kürt kardeşlerimi bu oyuna getirmelerine müsaade etmeyin. Bak biz Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Gürcüsüyle, Romanıyla, Arnavutuyla, Boşnakıyla, Çeçeniyle, Ahıskalısıyla aklınıza ne gelirse yaratılanı Yaradan'dan ötürü sevdik. Biz ret politikalarını ayaklarımızın altına aldık, inkar politikalarını ayaklarımızın altına aldık, asimilasyon politikalarını ayaklarımızın altına aldık. Ben Güneydoğu'da partimizi kurarken bana orada Kürt kardeşlerimin, vatandaşlarımın kanaat önderleri şunu diyordu, 'Sadece şu Olağanüstü Hal'i kaldırın yeter'. Daha 1 ayda kaldırdık. Abdullah Bey'in başbakanlığı dönemi, ben genel başkanım. 1 ayda kaldırdık. Değerli kardeşlerim, ondan sonra verdiğimiz hizmetin sadece havaalanlarını saydım. Kardeşlerim bitti mi? Bitmedi, bak okullar, hastaneler, neler yaptık."

- "7 Haziran ders günüdür"

Erdoğan, Hakkari Yüksekova'da kurdukları modern hastanenin açılış törenine vatandaşların tehdit edildiği için katılamadığını vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti:

"Bunlar mı seviyor benim Kürt kardeşlerimi Allah aşkına. Biz Kürt kardeşime, vatandaşıma değer verdik. Niye? Yaradan'dan ötürü ama bunların böyle bir derdi yok. Soruyorum 6-7-8 Ekim olaylarında 50 tane vatandaşımızı öldürdüler. Sokaklara çağrıyı yapan kimdi? Bu eş başkan denilen kişi değil mi? Peki orada öldüren kimdi? Bu malum terör örgütü. Peki ölenler, yine benim Kürt kardeşlerim. Orada Yasin Börü 5. kattan attılar, taşlarla maalesef başını vücudunu ezerek şehit ettiler. Şimdi benim Kürt kardeşlerim bunları bile bile, göre göre nasıl bunların yanında yer alacaklar? Bunların barışla, Çözüm Süreci'yle yakından uzaktan alakası yok. Bunların dinle, diyanetle yakından uzaktan alakası yok. Öyleyse 7 Haziran ders günüdür. Lafa gelince bunlarda demokrasi ve özgürlük. Medya şu anda bunların yanında. beraber hareket ediyorlar ve besliyorlar."

Mevlana'nın "Testinin içinde ne varsa dışına da o sızar" şeklindeki sözünü hatırlatan Erdoğan, "Bunların elleri kan, yürekleri katran. İşte Van'da musluklardan ne akıyordu?" ifadelerini kullandı.

- "Biz ensarız, onlar muhacir"

CHP'nin Suriyeli sığınmacıları teslim edeceğini söylediğini kaydeden Erdoğan, "Ne diyor? Kaynak. Kardeşlerim, soruyorum şimdi sizlere, '1 milyon 700 bin Suriyeli, 300 bin Iraklı kardeşimiz Türkiye'de. Bunların Suriye ve Irak'a gönderilmesine 'Evet' diyor musunuz? Biz ensarız ensar, onlar da muhacir. Tarihte ensar muhacire ne yaptıysa bu millet de o muhacirlere onu yapıyor" dedi.

Dün Şanlıurfa'da da aynı yanıtı aldığına ve orada da aynı tepkinin verildiğine işaret eden Erdoğan, "Bu beyefendi maalesef başka yerlerde yüzüyor. Başka yerlerde geziniyor. Bunun böyle bir derdi yok. Biz bir şeye inanıyoruz. Müslüman Müslümanın kardeşidir. Öyle mi? Kardeşine o dar gününde sahip çıkacaktır" ifadelerini kullandı.

Tarihe Boraltan Köprüsü faciası olarak geçen olayı hatırlatan Erdoğan, "Elbette biliyorlar 44 yılında, Aras Nehri üzerinde Boraltan Köprüsü'nde Azeri kardeşlerimizi Stalin'in askerlerine teslim edip gözlerinin önünde kurşuna dizdirirken de bu CHP zihniyetinin umurunda değildi" dedi.

Olaya ilişkin söylenen ağıdın "Boraltan bir köprü, aşar geçer Aras'ı/Yuğsan Aras suyuyla, çıkmaz yüzün karası/Karası, karası, merhamet fukarası,/karası, karası, merhamet fukarası" şeklindeki dizelerini okuyan Erdoğan, "Evet bunlar merhamet fukarası. O zaman da İnönü vardı. Değerli kardeşlerim daha sonra bir Azeri ne demişti biliyor musunuz? Ah bizi Stalin'in askerlerine teslim etmeseydiniz de siz kurşuna dizseydiniz. Nerelerden geldik. Bunların kardeşlik diye bir derdi yok. Hiçbir zaman da olmadı. Şimdi Türkiye'deki kardeşlerimizi katil Esed'e teslim edecekler. Ana muhalefet partisi böyle yapar da bölücü örgütün güdümündeki parti ondan aşağı kalır mı? O da aynı şeyleri söylüyor. Bunların hepsi hikaye. Bunların hepsini aşacağız inşallah. Gittiğimiz illerde bölgedeki Kürt kardeşlerimize bunların hepsini anlatıyoruz" dedi.

- "Medya demokrasi kahramanı icat etmenin peşine düşmüş durumda"

"Bölücü örgütün güdümündeki partinin" İstanbul'da ne kadar grup varsa hepsini de bayrağı altına topladığını kaydeden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Bunlar yetmemiş gibi Avrupa'dan 'Ali'siz Alevilik' fitnesinin en baş savunucusunu getirdi İstanbul'dan aday yaptı. Bütün bunlarla beraber Kandil, bu partinin zaten merkez üssü. Pensilvanya bu partiyi destekliyor. Ermeni lobisi bu partiyi destekliyor, DHKP-C bunları destekliyor, milliyetçi olduğu iddiasındaki parti bunları destekliyor. Yunanistan'daki iktidar partisi, sanki kendi dertlerini çözmüşler de bunları destekliyor. Ana muhalefet partisiyle zaten ortak gibiler. Medya derseniz, Doğan Grubu başta olmak üzere bu partinin genel başkanından bir pop star edasında demokrasi kahramanı icat etmenin peşine düşmüş durumda. Şimdi dertleniyor Doğan Medyasının başı, patronu. 'Artık bizi terörist ilan ediyorlar, bize şunu diyorlar'... Ben sana ne terörist dedim, ne şu dedim, ne bu dedim. Önce sen güdümündeki, sahip olduğun medya grubunun bu ülkenin cumhurbaşkanına yaptığı saygısızlıkları ortadan kaldır. Sana ben bir şey söyledim, 'Ben alışılmış bir cumhurbaşkanı değilim' dedim. 'Saygısızlık yaptığın zaman cevabını bulursun' dedim. 'Çünkü hangi dilden anlarsan o dilden konuşmasını iyi bilirim' dedim. Ta Beşiktaş Conrad Otel'de söyledim. Bana güya korku dersi veriyor. İşte 'Turgut Bey'e şöyle, Süleyman Bey'e böyle, Tansu Hanım'a şöyle'... 'Ben ne Turgut Bey'im ne Süleyman Bey'im ne Tansu Hanım'ım. Ben Kasımpaşalı Tayyip Erdoğan'ım' dedim. 'Benim bir kendi kültürüm var. Hak edindiğini alırsın, hak edinmediğin hiçbir şeyi bizden alamazsın, bunu bil' dedim. Çünkü bunlar hükümet kurmaya, hükümet indirmeye alışmışlardı. Yine öyle devam edecek zannediyorlardı."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Pensilvanya'daki zat. Hadi gel, niye gelmiyorsun? Şimdi Türkiye'den kaçıp gelenlere orada ev sahipliği mi yapıyorsun?" dedi.

Erdoğan, Sultanbeyli'de tapu devir törenindeki konuşmasında, 2002'de göreve geldiklerinde zorunlu tasarruf adı altında çalışanlara borç bulduklarını ve bunu kendilerinin ödediğini belirterek, "15 katrilyonu biz ödedik, biz. İşçi kardeşim, memur kardeşim şimdi bunlar gelip kurusıkı atıyorlar" diye konuştu.

"Bu SSK'nın başındaki zat 6 sene hastaneleri yönetti. Televizyonlarda izlediniz değil mi? Hastanelerin halini gördünüz değil mi? Ah kardeşlerim. Bunlarda dürüstlük yok. Bunlar şimdi nasıl aldatırız, buna bakıyorlar. Buna aldanacak mıyız?" diyen Erdoğan, geçmişte konut edindirme yardımı adı altında da çalışanlardan kesintiye gidildiğini, bunları da kendilerinin ödediğini ifade etti.

Görevi MHP, DSP ve ANAP'ın bulunduğu koalisyon hükümetinden devraldıklarını hatırlatan Erdoğan, şöyle dedi:

"Bakın, biz kimden aldık bu hükümeti, MHP'den. Kimden aldık DSP'den, CHP'nin yavrusu, öbürü ANAP ve biz bütün bunların bize bıraktığı mirası bunda SHP de var geçmişte, onu biz ödedik. Kardeşlerim bakınız yolsuzluk varsa bunlarda, yoksulluk bunlarda, hep oradan miras kaldı ama elhamdülillah bunları çözdük. Bu kadar yatırımları yaptık. 79 senede 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol vardı. Biz ne yaptık? 12 senede 17 bin 600 kilometre yol. İşte şimdi yanı başınızda ne yapılıyor burada? Şimdi Yavuz Sultan Selim Köprüsü. Öyle mi? Şimdi bu Yavuz Sultan Selim Köprüsü'yle 3. havalimanına çok daha rahat ulaşacaksınız. 3. havalimanı bitiyor. Yılda 150 milyon yolcu kapasitesi olacak. İnşallah ilk etabı 2017-2018'de bitecek. 2023'e tamamı bitecek. Kardeşlerim bunlar, bir ufkun mirasıdır."

Marmaray ve yeni yapılacak tüp geçitten de söz eden Erdoğan, "Kardeşlerim bunca gayret, bunca seferberlik niye biliyor musunuz? İstiyoruz ki biz bu millete hizmetkar olduğumuzu gösterelim" dedi.

İmam hatip öğrencisi sayısının 60 bine düştüğünü, bugün ise bu rakamın 1 milyona çıktığını ifade eden Erdoğan, "Anadolu'nun illerini dolaşıyoruz. Bizler daha da koşmaya, çalışmaya devam edeceğiz. İnşallah tek derdimiz var, nedir o? Hacı Bektaşı Veli'nin dediği gibi bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız" şeklinde konuştu.

Daha sonra rabia işareti yaparak "tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet" ifadelerini kullanan Erdoğan, "Paralel devlet... Pensilvanya'daki zat... Hadi gel, niye gelmiyorsun? Şimdi Türkiye'den kaçıp gelenlere orada ev sahipliği mi yapıyorsun? Bak hepsi kaçıp gidiyor. 400 dönüm arazi, o arazinin üzerinde villalar. Oralarda oteller, şimdi kaçıp gidenler oraya gidiyor. Bunların da kendilerine has imamları var biliyorsunuz. Hep bu imamlar kaçıp gidiyor. İmam kaçıp gider mi ama gidiyor" dedi.

Erdoğan, "Türkiye seninle gurur duyuyor" şeklinde tezahüratta bulunanlara, "Biz sizlerle gurur duyuyoruz" yanıtını verdi.

Yarın Hakkari'de havalimanının açılışına katılacağını aktaran Erdoğan, "Beraber yürüdük biz bu yollarda" şarkısının sözlerini katılımcılarla söyleyerek konuşmasını tamamladı.

- Notlar

Sultanbeyli'deki tapu devir töreni için kent meydanı, Mustafa Kemal Atatürk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan posterleri ve Türk bayraklarıyla donatıldı.

Meydanı saatler öncesinden dolduran vatandaşlar, "Sen dik dur biz seninleyiz", "Onlar oyunu kurar millet oyunu bozar", "7 Haziran'da Sultanbeyli ders verecek" yazılı pankartlar açtı.

Programa, Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, İstanbul Valisi Vasip Şahin, Sultanbeyli Belediye Başkanı Hüseyin Keskin, İl Emniyet Müdürü Selami Altınok da katıldı.

Program sonunda Erdoğan, büyük ebatta temsili bir tapuyu Keskin'e verdi.

Erdoğan, konuşmasının ardından vatandaşlara satranç takımı dağıtırken, vatandaşlarla program alanında hatıra fotoğrafı da çektirdi.