X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Erdoğan: 25 bankayı batıranlar bunlar değil miydi?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Erdoğan: 25 bankayı batıranlar bunlar değil miydi?

  • Giriş Tarihi: 28.5.2015 18:21 Güncelleme Tarihi: 29.5.2015 00:17
Erdoğan: 25 bankayı batıranlar bunlar değil miydi?
Erdoğan: 25 bankayı batıranlar bunlar değil miydi?

Cumhurbaşkanı Erdoğan Aksaray'da toplu açılış töreninde konuştu

Cumhurbaşkan Recep Tayyip Erdoğan, "Biz, eserlerimizle övünüyoruz, yaptıklarımızla konuşuyoruz. Milletimize elimiz boş gelmedik, gelmiyoruz. Biz, karnemizi milletimize sunduk… 2023'te dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olacağız derken, 2 trilyon milli gelir derken, 12 yılda sağladığımız başarıları referans gösteriyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aksaray kent meydanında düzenlenen programla Aksaraylılarla buluştu.

Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, 10 Ağustos 2014 tarihindeki cumhurbaşkanlığı seçiminde kendisine verilen yüzde 74'lük oy oranı nedeniyle Aksaraylılara teşekkür etti. Erdoğan, "Aksaray, Pensilivanya'nın ve onun güdümündeki muhalefetin kurduğu çatıyı, yüzde 74 ile başlarına yıktı. Aksaraylılar darbe ve vesayet özlemcilerine dillere destan bir ders verdi. Ahde vefanız, itimatınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum" dedi.

Vatandaşların "dik dur eğilme, Aksaray seninle" tezahüratları üzerine Erdoğan, "Allah'ın huzurunda, rükuda eğilmekten başka hiçbir makamın huzurunda eğilmedik, eğilmeyeceğiz. Bu yola böyle çıktık, dik duracağız, dikleşmeyeceğiz. Rabbim sizlerden razı olsun. Allah uhuvvetimizi, muhabbetimizi, yol arkadaşlığımızı daim eylesin. Bize yüklediğiniz emaneti yere düşürmeden size layık olabilmek, sizin sevginize, muhabbetinize mazhar olmak için gece gündüz çalışıyoruz, çalışacağız" diye konuştu.

-"ANKARA'YI MEKAN TUTUP, ANADOLU'NUN YOLLARINI UNUTANLARDAN OLMADIK"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunus Emre'nin "Gönül yüksekte gezer / Daima yoldan azar / Dış yüzüne o sızar / İçinde ne var ise / Sağır işitmez sözü / Gece sanır gündüzü / Kördür münkirin gözü / Alem münevver ise / Gönül Çalab'ın tahtı / Çalap gönüle baktı / İki cihan bedbahtı / Kim gönül yıkar ise" dizelerini okuyarak, 12 yıl boyunca Yunus Emre'nin gösterdiği yolda ilerlediklerini, gönüller imar ettiklerini, gönüllerin ihyasının çabası içinde olduklarını söyledi.

Millete tepeden bakanları yine milletin desteğiyle alaşağı ettiklerini, millete tepeden bakma yanlışına hiç düşmediklerini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ankara'yı mekan tutup, Anadolu'nun, Trakya'nın, şu Aksaray'ın yollarını unutanlardan olmadık. Siyasi hayatımız boyunca bizim yerimiz daima milletin yanıydı. Sevgiler sevgilisi, tek önder ne diyordu: 'Hayrun nas, men yenfeun nas' yani 'insanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır'. Biz, bu yola böyle çıktık. Biz, millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik. Her anımızı, milletimizi ve ülkemizi daha ileriye götürebilmek için, tüm dünyadaki kardeşlerimize hizmet etmek için harcadık. Ace'de mi bir zulüm var, Myanmar'da mı zulüm var, oraya gittik. Filistin'de mi var, oraya gittik. Suriye'de mi, oraya gittik. Libya'da mı, oraya gittik. Mısır'da mı, oraya gittik. Ecdadımız Osmanlı nasıl 'Hint yarımadasında zulüm var' diye oraya kadırgalarını gönderdiyse biz de oraya böyle baktık. Biz Selçuklu torunuyuz, biz Osmanlı torunuyuz. Gereği neyse onu yaptık."

-"BEN SİZE YAPTIKLARIMIZLA KONUŞUYORUM"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin 81 vilayetine, 78 milyon vatandaşın her birine hizmet götürmenin gayreti içinde oldukları vurgulayarak, Aksaray'a da 12 yıl boyunca 4,5 katrilyon lira değerinde yatırım yaptıklarını anlattı.

Erdoğan, "Ben size cek, cak ile konuşmuyorum, yaptıklarımızla konuşuyorum. Olmaz denilenler hamdolsun oldu, bitmez denilenler hamdolsun bitti. Hayaller gerçek oldu. Bizden önce 79 yılda Aksaray'a 17 kilometrecik bölünmüş yol yapılmıştı, biz 12 yılda ne kadar yaptık? 192 kilometre. Halep oradaysa arşın Aksaray'da" diye konuştu.

Aksaray'da tarihi köprülerin restorasyonlarını yaparak ecdadın hatırasına sahip çıktıklarını, kente 400 yataklı merkez devlet hastanesini kazandırdıklarını, üniversite kurduklarını dile getiren Erdoğan, "Şu anda üniversitesi olmayan ilimiz kalmadı. Niye? Dedik ki 'biz, ilmi gençliğimizin, evlatlarımızın ayağına götürelim'. Onun için okullarımızı en ücra köşelere götürdük. 'Maddi imkansızlıkları vardır, gidemeyebilir' dedik, üniversiteyi getirdik" ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Aksaray'da TOKİ aracılığıyla bugüne kadar 3 bin 464 konutu tamamlayarak, hak sahiplerine teslim ettiklerini, 288 konutun yapımının da devam ettiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Yerköy-Kırşehir-Aksaray-Ulukışla hızlı tren projemizle ilgili çalışmalar sürüyor. Bak, cek cak yok, bunlar yapılıyor. Aksaray-Ulukışla kesimi proje ihalesine haziran ayında çıkılıyor, diğer kesimlerinin de bu yılın ikinci yarısında proje ihalesine çıkılacak. Ama bunlarda ne plan var, ne proje var, sadece adaylarını tanıtırken pankart, pankartın üzerinde şunlar şunlar… İnşallah 2016 yılının sonunda bunun yapımına başlanıyor, 2020 yılında da bu hattı hizmete açıyoruz. Bir diğer hızlı tren hattı da Antalya-Konya-Nevşehir-Aksaray-Kayseri güzergahında inşa ediliyor, bunun da çalışmaları sürüyor. İnşallah yapımına önümüzdeki yıl başlayıp, 2019 yılında tamamlamayı planlıyoruz.

Ben şu anda sizlerle şöyle bir geçmişe seyahat etmek istiyorum; gençler bilmeyebilirsiniz, ama daha önceki jenerasyonlar bilir. 12 yıl önce nasıl bir Aksaray vardı? Bugün nasıl bir Aksaray var? Fazla öteye gitmeye gerek yok, Aksaray'dan Ankara'ya kaç saatte gidiyordunuz, bugün kaç saatte gidiyorsunuz? Ölçü bu. İnşallah 2023 yılında daha gelişmiş, müreffeh bir Aksaray olacak. Birileri gibi sadece laf üretmiyor, iş üretiyoruz. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz, şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde. Ziya Paşa'nın güzel bir lafı var, 'eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.' Biz, eserlerimizle övünüyoruz, yaptıklarımızla konuşuyoruz. Milletimize elimiz boş gelmedik, gelmiyoruz. Biz, karnemizi milletimize sunduk… 2023'te dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olacağız derken, 2 trilyon milli gelir derken, 12 yılda sağladığımız başarıları referans gösteriyoruz."

#Sayfa#

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Şimdi çıkmış dağdan birileri konuşuyor, 'İmralı, İslamı çok iyi bilirmiş. Ya bunlar ateist, bunlar zerdüşt" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aksaray kent meydanında düzenlenen programla Aksaraylılarla buluştu. Konuşması sırasında vatandaşların Anamuhalefet partisini yuhalaması üzerine Erdoğan, "Yuhalamayın, bu yuhları on gün sonra sandığa gömmeye var mısınız? Mesele bu ondan daha tesirlisi yok. En demokratik yuhalama odur. Çünkü biz dağlardakinin verdiği mesajlarla hareket eden bir demokrasi tanımıyoruz" dedi.

Erdoğan, şöyle devam etti:

"Şimdi çıkmış dağdan birileri konuşuyor, 'İmralı, İslamı çok iyi bilirmiş. Ya bunlar ateist, bunlar zerdüşt, bunlar değil mi 'Taksim Kabe'mizdir' diyenler? Bunlar benim meydanlarda gösterdiğim Kürtçe mealli Kur'an-ı Kerim'i, 'Diyanet İşleri Başkanı bir tane hazırlattı Cumhurbaşkanına gönderdi' dediler. On bin adet basıldı ve şu anda da bitti veya bitmek üzere. Bunlar değil mi 'Zorunlu din derslerini kaldıracağız' diyenler, 'Diyaneti kaldıracağız' diyenler bunlar değil mi? Nasıl oluyor. Ah benim Kürt kardeşlerim, onlara özellikle sesleniyorum: Biz Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Gürcü, Abaza, Boşnak, Arnavut, Roman, bizde böyle bir ayrım yok. Niye? Biz yaratılanı yaradandan ötürü sevdik. Ne Türk'ün Kürt'e ne Kürt'ün Türk'e üstünlüğü yoktur, üstünlük sadece takvayladır. Biz bu yolda böyle yürüyoruz. Bizim için ne siyasi Türkçülük yapanlar doğru yoldadır, ne siyasi Kürtçülük yapanlar doğru yoldadır, hepsi de eğri yoldadır, bunu iyi bilmemiz, iyi anlamamız lazım."

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun projesini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Proje dediğinde elle tutulur bir şey yok. 'Sürekli görüşüyoruz, bize destek veriyor' dediği ve ithal garantisi verdiği ekonomi bakanı bile beğenmemiş bu projeyi" dedi.

Erdoğan, Anamuhalefet partisinin başındaki kişinin, "imam hatipleri kapatacağız" dediğini ifade ederek, şunları söyledi:

"Fakat Kayseri'ye gitti. Kayseri'de dedi ki 'Ben böyle bir şey demedim'. Halbuki seçim beyannamesinde var, 1+8+4 biz bunu daha önce gördük bu formülü, bu ne demektir biliyor musunuz? 'İmam hatiplerin orta kısmını kapatacağız' demektir. Çünkü geçmişte bunlar bunu yaptı, orta kısmı kapattılar. 600 bin öğrenci vardı o zaman, nereye düştü, maalesef 60 bine düştü. 60 bindeyken şimdi biz orta kısımları yeniden açınca, katsayıyı kaldırınca ne oldu, öğrenci sayısı bir anda 1 milyona çıktı. 60 binden 1 milyona. Şimdi bunları rahatsız eden bu, yani nasıl bakıyorlar biliyor musunuz? Bu milletin mayasında bu var. Anne baba evladını demek ki imam hatiplere göndermek istiyor, niye rahatsız oluyorsun, bırak göndersin. Sen benim eğitim öğretim özgürlüğüme niye karışıyorsun, ben istediğim yere yavrumu gönderirim."

Kendisinin ve dört çocuğunun imam hatip mezunu olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ancak kız çocuklarının başörtüsü, oğullarının ise katsayı sorunu nedeniyle Türkiye'de okuyamadıklarını söyledi.

Çocuklarının yurtdışında okumak zorunda kaldığını, yurtdışında devlet başkanlarının ve Amerikalı yetkililerin "Siz kızlarınızı buraya neden gönderdiniz" diye sorduklarını, kendisinin de "başörtülü Türkiye'de okuyamadılar onun için" şeklinde yanıt verdiğini anlattı.

Erdoğan, "Şaşırdı. 'Siz Müslüman değil misiniz' dedi, 'Evet Müslümanız' dedim. Orada hançer saplandı böğrüme. Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya, böyle oldu. Düşünebiliyor musunuz, orada okuyor kendi ülkemde okuyamıyor" diye konuştu.

Alanda bulunan gençlere "Şimdi katsayı kalktı mı? İstediğiniz üniversiteye gitme şansınız var mı?" diye soran ve olumlu cevap alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ama şimdi biz de sizden ne bekliyoruz, başarı bekliyoruz. Milli ve manevi değerlerine, vatanına sahip bir nesil, biz sizden bunu bekliyoruz ve inşallah öyle bir gençlik ki 'sağına soluna bakmadan kim var denildiğinde ben varım' diyen bir gençlik, işte bunu istiyoruz" dedi.

-"BÖYLE BİR ANAMUHALEFET OLUR MU?"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Biliyorsunuz, meydan meydan dolaşıp ne diyor, 'Bana dört yıl verin işsizliği bitireyim'. Bir hafta önce Aksaray'daydı, burada da aynı şeyleri söylemiştir. Peki açıkladığı projede ne diyor, '2035 yılında yüzde 5'in altına inecek işsizlik' diyor. 'Dört yılı verin bitireyim' diyorsun, orada da 2035 diyorsun. Bunlarda yalan dümdüz. Allah aşkına böyle bir siyaset, böyle bir siyasetçi, böyle bir Anamuhalefet olur mu? Bir taraftan gittiği her yerde 'Taşeronu kaldıracağım' diyor, madem taşeronu kaldıracaksın sizin belediyelerinizde olan taşeronları bir kaldırın, oradan başlayalım bu işe. Kaldır o taşeronları, sana inanalım. Yani kendi belediyelerinde bunu kaldırmıyorsun 'gelince kaldıracağım' diyorsun. Hak isteyen taşeron işçilere bunlar, meydan dayağı attılar. Daha şimdiden asgari ücretle ilgili çark etmeye başladı. Seçim günü gelmeden muhtemelen emeklilerle ilgili vaadinden de cayabilir."

Başbakan olmasının ardından önüne iki başlık geldiğini söyleyen Erdoğan, bunların zorunlu tasarrufla 15 katrilyon, konut edinme yardımı adı altında da 3,5 katrilyon para kesintileri olduğunu anımsattı. Erdoğan, "İşçi, memur bunlar. Bir taraftan 'memuru gözeteceğim' diyorsun, 'işçiyi gözeteceğim' diyorsun, bir taraftan devlet işçisine memuruna borçlu olur mu? Bunlar borçlandılar, hemen sendikaları çağırdık, toplandık ve bu paraları elhamdülillah biz ödedik. 18 katrilyonu biz ödedik" diye konuştu.

#Sayfa#

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Demokrasi sicili bozuk Doğan Medyası ve bazı uluslararası basın kuruluşları da bu çatının reklamını, pazarlamasını yapıyor. Millete ne vaat ediyorlar, imam hatip okullarının kapısına kilit vurmayı, Diyanet'i kapatmayı, muhalif basın yayın kuruluşlarını susturmayı, iş adamlarının mal varlığına el koymayı" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kent meydanında vatandaşlara hitap etti. Erdoğan, milletin MHP'ye, DSP'ye, ANAP'a 5 yıl görev verdiğini ancak 3,5 yılda bırakıp kaçtıklarını belirterek, "Bunlara 5 koyun verin bırakıp giderler, yürütemezler" ifadelerini kullandı.

"Bunlar Düzce depreminin altında kaldılar, Sakarya, Kocaeli ve Bolu depreminin altında kaldılar" diyen Erdoğan, kendileri döneminde yaşanan Bingöl depremi sonrası hemen oraya gittiğini ve bir yılda yeni bir şehir inşa ettiklerini anlattı.

Simav depremi sonrası ili 1 yılda, Van depremi sonrasında ise şehri 1,5-2 yılda yeniden inşa ettiklerini aktaran Erdoğan, "İman öyle bir şeydir ki tekeden bile süt çıkarır. Mesele bu. İnanacaksın, azmedeceksin. Ya bunlar bizi ne zannediyor. Ziya Paşa'nın meşhur bir sözü var ya 'sen herkesi kör, alemi sersem mi sanırsın'. Bunlar alışmışlar, tek parti döneminden milleti cahil yerine koymaya, aldatmaya. Onun için de ne diyorlar bidon kafalı, göbeğini kaşıyan adam. Artık bunları bu millete yutturmak mümkün değil, yutturamayacaklar. Millet, daha önce kar eden SSK'yı 6 yılda batırmış, kumpasla koltuğa gelmiş birisine değil 4 yıl, 4 dakika bile müsaade etmez" diye konuştu.

Vatandaşlara "Kim olduğunu anlıyorsunuz, değil mi?" diye soran ve alandakilerden "Evet" yanıtını alan Erdoğan, "O belgeseli izlediniz değil mi? Nasıl gülüyor orada. O yavrunun kolu kesiliyor, o gülüyor. Kırklareli'den o yavrunun kolu kesiliyor, gülüyor. İzmir'de bir hanım kardeşimizin, rahmi alınıyor 'yanlış' diyorlar arkasından böbreği alıyorlar, 'üzgünüm' diyor. Bu kadar pişkinlik olur mu? 6 yılda iflasa gidiyordu SSK. Böyle birisi. İşte 7 Haziran ders günüdür, ders" değerlendirmesini yaptı.

Türkiye'nin demokrasi tarihinin en önemli seçimlerin birine hazırlandığına işaret eden Erdoğan, 7 Haziran seçimlerinin, Adnan Menderes ve arkadaşlarının başlattığı bayrak yarışında, final çizgisini geçecekleri gün olacağı söyledi.

27 Mayıs darbesiyle kurulan düzenin defterinin 7 Haziran'da dürüleceğini dile getiren Erdoğan, 7 Haziran'da yeni Türkiye'nin kurucu meclisinin belirleneceğini, sadece milletvekilliği için oy kullanılmayacağını aynı zamanda eski Türkiye ile yeni Türkiye arasındaki nihai tercihin yapılacağını kaydetti.

-"YASİN BÖRÜ'YÜ ŞEHİT EDENLERİN DEMOKRASİDEN BAHSETMESİ MÜMKÜN MÜ?"

Sandıktan umudunu kesenlerin, kaybedeceklerini anlayanların farklı yollara tevessül ettikleri bir süreçten geçildiğini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Terör örgütünün arkasında olduğu malum parti, 6-8 Ekim'de ne yapıyor? Milleti sokağa çağırıyor. Diyarbakır'da 15 yaşındaki Yasin Börü'yü, 3. kattan atmak suretiyle kendisini bıçaklayarak üzerinden arabayla geçmek suretiyle şehit edenlerin bu ülkede demokrasiden bahsetmesi mümkün mü? Nerede kan varsa orada bunlar var. Ne kadar eski Türkiye heveslileri varsa hepsi bir araya toplandılar. İdeolojilerini, siyasi miraslarını, ilkeleri çiğnediler daha önce söyledikleri sözleri yuttular. Gerçi biz bu çatıları daha önce de gördük. Hepsi de başlarına yıkıldı."

Başbakanlığa geldiğinde, Türkiye'nin milli gelirinin 230 milyar dolar olduğunu şimdi ise bu rakamın 800 milyar dolara yükseldiğini hatırlatan Erdoğan, ihracatın da 36 milyar dolardan 158 milyar dolara çıktığını belirtti.

76 olan üniversite sayısının da 191'e çıktığını, üniversitelilere verilen 45 lira olan burs miktarını ise 330 liraya yükseldiğini anlatan Erdoğan, master öğrencilerine 660 lira, doktora öğrencilerine ise 985 lira burs verildiğini kaydetti.

"Milliyetçiyim iddiasındaki partiyle bölücü örgüt el ele" diyen Erdoğan, Orta Asya ve Balkanlar'a gidenlerin orada Türkiye'nin yatırımlarını göreceğini dile getirdi.

Arnavutluk'a gittiğini ve Tiran'ın merkezinde 130 yıl önce kaldırılan namazgahın temelini attığını, 2 yıl sonra da orayı Cuma namazı kılarak açacaklarını bildiren Erdoğan, Preza Kalesi'ndeki mescidin de restore edilerek açılışını yaptıklarını ifade etti.

- "MİLLETE MUHALİF BASIN YAYIN KURULUŞLARINI SUSTURMAYI VADEDİYORLAR"

Bütün buralara, oralarda Evlad-ı Fatihan bulunduğu için gittiklerini ve gideceklerini söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Demokrasi sicili bozuk Doğan Medyası ve bazı uluslararası basın kuruluşları da bu çatının reklamını, pazarlamasını yapıyor. Millete ne vadediyorlar, imam hatip okullarının kapısına kilit vurmayı, Diyanet'i kapatmayı, muhalif basın yayın kuruluşlarını susturmayı, iş adamlarının mal varlığına el koymayı. Biz de biz zaten üniversite harçlarını kaldırmışız, çıkmış diyorlar ki 'biz gelince üniversite harçlarını kaldıracağız'. Ya zaten biz onu kaldırdık. Var olan bakanlıkları kuracağız diyorlar."

#Sayfa#

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bugün MHP kendine oy istemek yerine maalesef bölücü örgütün güdümündeki partiye oy dilenir hale geldi. Bu tablo gerçekten ibretlik bir tablodur" dedi.

Kent Meydanı'nda Aksaraylılara hitap eden Erdoğan, KPSS yolsuzluğuyla milletin evlatlarının geleceğinin çalındığını belirterek, şantajcı, montajcı, paralel çetenin sırtının sıvazlandığını dile getirdi.

Muhalefet partilerinin izlediği politikanın yanlış olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Zalim Esed'e sahip çıkmayı, Mısır'da darbecileri desteklemeyi, 9 vatandaşımızın katili İsrail'e göz kırpmayı dış politika diye sunuyorlar. Bütün bunlar, hepsi bu arada oluyor. Şunu bilmemiz lazım; hangisi bu milletin faydasına olacak işler. Zaten bunların böyle bir derdi yok, bunların tek gayesi; 2023 hedeflerine doğru ilerleyen Türkiye'yi rayından çıkarmak. IMF'ye 23,5 milyar dolar borcu kim yaptı? MHP, DSP, ANAP, bunlar yaptı. Kim ödedi? Biz ödedik. 'Milliyetçiyiz' diyorlar. Merkez Bankasının kasasında ne vardı biliyor musunuz? 27,5 milyar dolar. Bunun yarıdan fazlası yurtdışındaki işçilerimizin parasıydı. Şimdi ne var? 122 milyar dolar. 27,5 milyar dolar niree, 122 milyar dolar nire... Fark bu. Paramızın pul, itibarımızın sıfır olduğu o kötü günlere ülkeyi tekrar döndürmenin planlarını yapıyorlar. İnşallah milletimiz bunlara prim vermeyecek."

- "İŞTE TEZGAH BU KADAR AÇIK"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin söylemlerini eleştiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Geçen hafta MHP'nin Genel Başkanı çıktı; 'bölücü örgütün partisi Meclise giremezse ülkede istikrarsızlık olur, erken seçime gidilir' dedi. Bu partinin bir milletvekili adayı da, 'HDP'yi mecliste görmek isteriz' dedi. Dün de bölücü örgütün güdümündeki partinin bir milletvekili, Bahçeli ile aynı ifadelerle 'Meclise giremezsek ülke kriz yaşar, erken seçime gidilir' diyor. Bugün MHP kendine oy istemek yerine maalesef bölücü örgütün güdümündeki partiye oy dilenir hale geldi. Bu tablo gerçekten ibretlik bir tablodur. Şimdi ben buradan soruyorum Sayın Bahçeli, 2002 seçimlerine siz de girdiniz, milletim sizi cezalandırdı ve baraj altında bıraktı, öyle mi? Siz baraj altında kaldığınızda dahi çıkıp meydanlara 'erken seçim isteriz' diye nümayiş yaptınız mı? Yapmadınız, 4 yıl beklediniz. Tekrar seçimlere girdiniz ve bu şekilde Meclisteki yerinizi aldınız."

-"BU SEVDANIN SEBEBİ NE?"

"Şimdi ne oldu da bölücü örgütün güdümündeki parti için 'Meclise giremezse erken seçim olur' diyorsunuz. Bu sevdanın sebebi ne?" diye soran Erdoğan, şunları söyledi:

"Kendi partinizden esirgediğiniz mücadeleyi niçin bölücü örgütün partisi için veriyorsunuz? 'Biz nasıl 4 yıl beklediysek sizin de beklemeniz gerekir. Kaosa izin vermeyiz' demeniz gerekmez mi? İşte tezgah bu kadar açık. 'Benden sonrası tufan' anlayışıyla kendilerinin içinde olduğu gemiyi batırmaktan çekinmeyecek bir ruh hali içindeler. Türkiye'nin kazanımlarını 'komşunun iki gözü çıksın' mantığıyla hiç düşünmeden ateşe atabilecek kadar gözleri dönmüş vaziyette. Ama ben milletimin bu tezgahı bozacağına inanıyorum, ben milletimin ferasetine inanıyorum, basiretine güveniyorum. Bu millet, Yunus Emre'nin aşk pınarından, Somuncu Baba'nın irfan çeşmesinden kana kana içmiş bir millettir. Bu millet Alparslan'ların, Kılıçarslan'ların, Fatih'lerin, Kanuni'lerin Yavuz'ların torunu olan bir millettir."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin, bundan 100 yıl önce Çanakkale'de destan yazdığını, tüm yokluğa, yoksulluğa, sıkıntıya rağmen istiklalinden taviz vermediğini ifade ederek, "Şimdi buradan öyle bir haykıralım ki Çanakkale şehitlerimizin ruhu şad olsun. Öyle bir coşkuyla söyleyelim ki Suriyeli yetimlerin, Filistinli masumların, Mısırlı yiğitlerin yüreklerine su serpilsin. Öyle bir ses verelim ki Pensilvanya kaçakları, Kandil'deki terör baronları, Amerika'dan burayı karıştırmaya çalışan darbe sevdalısı medya bunları duysun" ifadelerini kullandı.

Alandakilere, 'Hazır mısınız? 7 Haziran'da demokrasiye sahip çıkıyor muyuz? 7 Haziran'da sandıkları patlatıyor muyuz? Yeni Türkiye'nin inşasına hazır mıyız? Yeni anayasayı istiyor muyuz? Başkanlık sistemini destekliyor muyuz?' diye soran ve 'Evet' yanıtını alan Erdoğan, "Bu sese kulak vermeyenler, bu coşkuyu görmeyenler iflah olmaz" dedi.

- "BUNLARI BU VATANIN SAMİMİ EVLATLARI DİYE DÜŞÜNDÜK AMA MEĞER HESAP BAŞKAYMIŞ"

Milletin kararlılığının, 27 Mayıs heveslilerinin kabusu, şer şebekelerinin hüsranı olacağını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

Hacı Bektaş-ı Veli ne diyor? 'Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız'. Bende ilave ediyorum; kardeş olacağız. Hep birlikte Türkiye olacağız. Ama bizim bir Rabiamız var biliyorsunuz, Rabiamız'da ne var, tek millet'. iki 'tek bayrak', şehidimizin kanı, rengi. Hilal; bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız; 'şehidimizin ifadesi'. Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Üç, 'tek vatan' 780 bin kilometrekareyle tek vatan. Bu vatanda kimse ameliyata heves etmesin, karşılarında bizi bulurlar, ordumuzu bulurlar, güvenlik güçlerimizi bulurlar. Hepsinden öte milletimizi bulurlar. Dört; 'tek devlet'.

Çıkmış bir paralel devlet. Nerede dolaşıyorsun? Bunları 'bu vatanın samimi evlatları' diye düşündük ama meğer hesap başkaymış. 40 yıl başka tezgahın peşinde olmuşlar. 99'da kaçıp gitti. Hoca Efendi niye kaçıp gittin ya? Kaçıp gideceksen niye Amerika'ya gittin? Mekke'ye gitseydin, Medine'ye gitseydin. Orada ne işin var? Şimdi de bunların illerde imamları var; o imamlar da kaçmaya başladı. Başbakan iken bir şey söylemiştim; 'İnlerine gireceğiz' demiştim. Şu anda girdik. Yahu imam mihrabı bırakıp kaçar mı? Bunlar kaçar çünkü dert başka. Onlar kaçacak biz de hukuk içerisinde bunları kovalayacağız. Çünkü bu ülkeyi parçalamaya, bu ümmeti parçalamaya, bu milleti parçalamaya müsaade etmeyeceğiz."

- NOTLAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, vatandaşlarla buluşmak için geldikleri kent meydanında hazırlanan kürsüye çıkaran vatandaşları selamladı. Protokolde kendileri için ayrılan yere geçen Erdoğan çifti, bu sırada yanlarına gelen çocukları severek, çeşitli hediyeler verdi.

Alanda yer alan "Biz seni telekulakla değil, can kulağıyla dinliyoruz" yazılı bez afiş dikkati çekti.