X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Mesele Mercedes değil hala anlamadınız mı?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Mesele Mercedes değil hala anlamadınız mı?

  • Giriş Tarihi: 28.5.2015 11:16 Güncelleme Tarihi: 28.5.2015 14:12
Mesele Mercedes değil hala anlamadınız mı?
Mesele Mercedes değil hala anlamadınız mı?

Fetullahçı Terör Örgütü, PKK ve HDP son aylarda Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye’deki din hizmetini hedef tahtasına oturttu. Kendisinden farklı düşünen her kesimi düşman ilan eden ve mücadele için illegal her yönteme başvuran HDP ve FETÖ neden Diyanet’i hedefine altı. Bu iki karanlık örgüt neden Mehmet Görmez’i itibarsızlaştırmaya çalışıyor? Ahmet Taşgetiren bugünkü yazısında bu önemli soruya cevap veriyor:

İŞTE AHMET TAŞGETİREN'İN "HDP VE FETÖ DİYANETE NEDEN SAVAŞ AÇTI" SORUSUNA CEVABI

HDP İLE CHP'NİN DİYANETE BAKIŞI AYNIDIR

CHP'nin Diyanet yaklaşımı statükonun birebir aynıdır. MHP, tepedeki eğilimler farklılaşmış olsa bile, dayandığı toplum kesimi itibariyle daha hizmet boyutlu bir Diyanet düşünür.

HDP, tıpkı CHP gibi, "Kurucu Kürt tek partisi olma" iddiasıyla Diyanet'e benzer bir format atma arayışındadır. Onun için Diyanet'i kaldırıp yerine daha seküler ifadelerle "İnanç İşleri Başkanlığı" gibi bir formüle yönelmiştir.
Bir makam aracı tartışmasından yola çıkıp, konunun "Diyanet'in misyonu"na kadar gelmesi anlamsız değildir. Aslında Türkiye'de "Sistem tartışması"nın bir boyutu hep Diyanet'in statüsü ya da misyonu ile de ilgilidir.
Bu kurum, CHP zihniyetinin "Bizim için Diyanet Tapu Kadastro kurumundan farksızdır" dediği kurumdur.
İbrahim Elmalı Diyanet İşleri Başkanı iken (1965) yaptığı bir Kuzey Afrika gezisinden apar-topar çağrılarak emekli edilmiştir. Çünkü orada başındaki sarıkla adeta bir Osmanlı esintisine yol açmış, bu da statükonun "Diyanet formatı"na aykırı bulunmuştur.
Acaba Birinci Dünya Savaşı sonrasında Türkiye Cumhuriyeti kurulurken yeni Türkiye'nin İslam coğrafyası ile asla İslam ekseninde irtibat kurmaması gibi bir derin uzlaşma mı vardır?

Bence hayati soru şudur:

KONU MAKAM ARACI DEĞİL MEHMET GÖRMEZ'İN YENİ DİYANET ANLAYIŞI

Bir makam aracı tartışmasında asıl tartışılan makam aracı mıdır, yoksa Mehmet Görmez'in Diyanet'in içini doldurma biçimi midir?

CHP, MHP, HDP ve Gülen camiasının aktörleri bugüne kadar hiç makam aracı kullanmadılar mı, bu araçlar hiç Mercedes ve benzeri lüks nitelik taşımadılar mı, bu tür araçlar artık herhangi bir iş adamının binek aracı haline gelmedi mi, Kılıçdaroğlu, 1990 model Renault ya da Kartal'a mı biniyor?

Bu soruların sorulması bile abestir ama tartışmanın indiği seviye, maalesef böyle bir soru sormayı kaçınılmaz hale getirmektedir.

İşin sırrını Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Vatikan'a niye bakmıyorlar?" sorusu net olarak açıklıyor. Devam ediyor cumhurbaşkanı:

MEHMET GÖRMEZ İSLAM DÜNYASINDA SAYGIN BİR DİNİ LİDERDİR

"Mehmet Görmez sadece bu ülkenin dini lideri değildir. İslam dünyası içerisinde bu coğrafyanın saygın bir dini lideridir."
Şöyle bir kadim söz var: "Şerefül mekan bil mekin" Anlamı "Mekanın şerefi, orada oturandan gelir" demektir.
Bir süredir Diyanet İşleri makamının oturanların birikimi, yüreği ve ufku ile bağlantılı olarak daha derinlikli bir muhteva kazandığını görmek gerekiyor. Mehmet Görmez Hoca, bu noktada daha da özgün bir performans sergilemiştir. En son Kudüs gezimizde onun Miraç'taki ziyareti ve okuduğu Cuma hutbesinin izlerini gördük. Kendisi ile Brüksel'de icra edilen Avrupa Müslümanları Şurasında beraber oldum. Orada Diyanet'in şahsında Türkiye'ye bakışı gördüm. Başka uluslararası ortamlarda Diyanet'in durduğu yer çok özeldi. Avrasya İslam Şurası, Afrika Müslümanları ile buluşma vs...

İTİBARLI BİR DİN ADAMI İSTEMİYORLAR

Papa ile görüşürken de Müslümanlar adına bir itibar adamı görmek istiyor insan.

Türkiye'nin küresel tırmanışı bir gerçek.

Ve orada İslam dünyası ile ilişkiler, farklı ve çarpıtılmış islami görüntülere karşı arı-duru bir İslam temsili son derece hayati.
İşte orada Diyanet'i tartışırken ufuk, niyet ve samimiyet farkı çok net olarak ortaya çıkıyor.

MEHMET GÖRMEZ/STAR