X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER "Paralel Yapı" iki yılda 10 bin telefon dinledi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

"Paralel Yapı" iki yılda 10 bin telefon dinledi

  • Giriş Tarihi: 28.5.2015 14:31
"Paralel Yapı" iki yılda 10 bin telefon dinledi
Paralel Yapı iki yılda 10 bin telefon dinledi

"Paralel Yapı"nın 2008'de Konya merkezli Okyanus Şirketler Grubuna yönelik operasyonla ilgili hazırlanan tebliğnameye göre, iki yılda yaklaşık 10 bin telefon dinlemesi yapıldı.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, "Paralel Yapı"nın 2008 yılında Konya merkezli Okyanus Şirketler Grubuna yönelik operasyonuyla ilgili hazırladığı tebliğnameye göre, iki yılda yaklaşık 10 bin telefon dinlemesi yapıldı.

Konya Emniyet Müdürlüğünün 2008 yılında yaptığı operasyon sonucu, Konya merkezli Okyanus Şirketler Grubu Başkanı Nusret Argun ile 234 kişi Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandı.

Suç örgütü kurmak ve yönetmek gibi suçlardan 180 yıl hapis cezasına çarptırıldıktan sonra Argun, avukatları aracılığıyla kararın bozulması için Yargıtay'a başvurdu.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da dosyayla ilgili tebliğnamesini tamamladı. Hukuka aykırı elde edilen delillere dayanarak hüküm kurulması nedeniyle savcılık, kararın bozulmasını talep etti. Yargıtay, tebliğnameyi inceledikten sonra kararın bozulup bozulmayacağını açıklayacak.

"Meşru amaca varmak için kullanılan araçlar da meşru olmalıdır"

Hukuk devletinde ceza hukukuna egemen olan ilkelerin; insan haklarının gerçekleştirilmesi, adaletin sağlanması ve güvenliğin temin edilmesi olduğu vurgulanan tebliğnamede, hukuk devletinin varlık nedeninin, insan haklarına dayalı adil ve güvenli bir toplumsal düzen kurarak bunu kesintisiz sürdürmesi olduğuna dikkat çekildi.

Güvenlik sağlanırken, temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanmamasının da hukuk devletinin göstergelerinden olduğu belirtilen tebliğnamede, "Bu nedenle haberleşme hürriyetini ve özel hayatın gizliliğini sınırlayan iletişimin tespiti Ceza Muhakemesi Kanunu'nda sıkı şartlara bağlanmıştır. Uygulayıcıların meşru amaca varmak için kullandıkları araçlar da meşru olmalıdır. 'Çok sayıda kişiyi dinler ve izlersem suç işleyeni tespit ederim' düşüncesi demokratik toplumlarda kabul görecek davranış şekillerinden değildir" ifadelerine yer verildi.

"Keyfi şekilde yeni suçlar ve sanıklar oluşumu sağlanmış"

Tüm sanıkların iki yıl boyunca yaklaşık 10 bin telefon dinlemesinin olduğu da tebliğnamede yer aldı.

Tebliğnamede, şunlar kaydedildi:

"Zayıf ve tartışmalı delillerle iletişim kayıtlarının dinlenilmesine karar verilen sanıkların, iletişim dinlenilmesinde dayanak olan suçların ana kısmı ile bir ilgisinin olmadığı çok kısa bir zaman içerisinde anlaşılmasına rağmen, diğer suçlarla ilgili elde edilen delillerle derhal kamu davası açılması gerekliydi. Buna rağmen, yasaların ve hukukun adeta keyfi ve zorlanarak, yaklaşık iki yıla yakın iletişimin dinlenilmesiyle kamunun asıl yükümlülüğü olan, suçun meydana gelmesini önleme hususu açıkça gözardı edilerek, adeta yeni suçlar ve sanıkların oluşumuna keyfi şekilde olanak sağlanarak, hukuka aykırı delil elde edildi."