X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Davutoğlu: Çeteler köy halkını tehdit ediyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

: Çeteler köy halkını tehdit ediyor

  • Giriş Tarihi: 29.5.2015 15:48 Güncelleme Tarihi: 29.5.2015 18:58
Davutoğlu: Çeteler köy halkını tehdit ediyor
Davutoğlu: Çeteler köy halkını tehdit ediyor

Başbakan Ahmet mitinginde konuştu. Davutoğlu köylerde bazı çetelerin muhtarları tehdit ettiğini söyledi.

Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet , 7 Haziran'a doğru giderken 'çözüm süreci nihai aşamasına gelsin, silahlar bırakılsın' dediklerini ancak karşılarında cephe oluştuğunu ifade ederek, "Kılıçdaroğlu, 'İsrail ile niye dost değiliz' diye sorar, HDP Eş Başkanı da 'Kudüs Yahudilerin mekanıdır' der. Biri beyaz Türk, biri beyaz Kürt, anlamazlar bizim halimizi" dedi.

Davutoğlu, partisinin Beşyol Meydanı'nda düzenlenen mitinginde konuşmasına Van'ın ilçelerine selam göndererek başladı.

Van'a sık sık geldiğini ve Konya'ya giderken ne hissediyorsa Van'a gelirken de onu hissettiğini belirten Davutoğlu, "Şehri Van şehri irfandır. Van, irfan diyarıdır. Rabbine secde eder gibi duran Süphan Dağı'na selam olsun. Hazreti Mevlana'nın, Yunus Emre'nin manevi kardeşlerine, Feqiye Teyran'a, Ahmedi Hani'ye, Abdülhekim Arvasi'ye, Fehim Arvasi'ye selam olsun. İşgalden sonra buraya gelip hüzünle ağlayan Bediüzzaman'a selam olsun. Sarıkamış'a doğru yürüyen 120 gence selam olsun. 'Vanlıyam hem şanlıyam, kılıcı kanlıyam, özüm sözüm birdir benim, ben bu yurda bağlıyam' diyen o genç şehitlere selam olsun" dedi.

Meydandakilere "Van, Yeni Türkiye'ye yürümeye hazır mıyız?" diye soran Davutoğlu, AK Parti'nin siyasetinin birlik siyaseti olduğunu kaydetti.

"(Bize tehdit sökmez) diyecek miyiz? 'Biz yiğidiz, düşman işgaline direnmişiz, size mi pabuç bırakacağız' diyecek miyiz?" ifadesini kullanan Davutoğlu, dün Malatya mitinginden ilçesine dönerken trafik kazasında yaşamını yitiren Öztürk Yıldırım için herkesten Fatiha okumasını istedi. Yoğun bakımda olan Selçuk Özel için de dua isteyen Davutoğlu, "Nöbet esnasında vefat ettiler tabiri caizse. Öztürk kardeşimizin emanetine sahip çıkacak mısınız? Türkiye'de her yerde birliği savunacak mıyız?" diye konuştu

- "İKİ SİYASET VAR"

Türkiye'de iki siyaset bulunduğunu ifade eden Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir birleştiren, bütünleştiren siyaset var bir de parçalayan, bölen, ayrıştıran siyaset var. Yüz yıldır bu mücadele sürüyor. Biz Çanakkale'de, Sarıkamış'ta, birleştirici siyaseti gördük. Omuz omuza istiklal için Ezanı Muhammedi için yürüyen şehitleri gördük. Oraya yürüyenler sağına soluna bakıp 'sen Türk müsün, Kürt müsün, Sünni misin, Alevi misin' diye yürümediler. Sarıkamış'ta, Çanakkale'de, Yemen'de şehadete yürüyenler bu al bayrak inmesin, Ezanı Muhammedi dinmesin diye yürüdü ancak sonra milleti parçalayan siyasetler çıktı. 26 Mayıs darbesi oldu, Demokrat Partilileri milletin dışına itmeye çalıştılar. 12 Eylül oldu, Kürtleri, muhafazakarları, dindar kitleleri sistemin dışına itmeye çalıştılar. 28 Şubat oldu başörtülü bacılarımızı dışlamaya çalıştılar ve biz AK Parti olarak bütün bu parçalayıcı siyasetlerden sonra geldik dedik ki 'kim olursa olsun, hangi etnik ve mezhebi temelde olursa olsun bütün insanlar azizdir.'

Bütün yasakları kaldırdık. Başörtü yasağını kaldırdık. İnşallah bu dönem ilk defa başörtülü, başı açık bacılarımız omuz omuza Meclis'e girecekler. Yine bu ülkede ana diliyle konuşmak yasaktı. Kürtçe yayın yapılamazdı, türkü söylenemezdi. Bütün bu yasakları kim kaldırdı. Doğuda, güneydoğuda olağanüstü hal vardı, yol kontrolleri, baskılar vardı. Bunları kim kaldırdı? Dağları, meraları bu aziz halka kim açtı? Köye dönüşü kim sağladı? TRT Şeş, TRT Kürdi ile bütün dünyaya şunu söyledik: Aziz ve güzel Türkçemiz gibi aziz Kürtçemiz de bizim dilimizdir bizim dilimiz olacaktır. Eğer o dillerle güzel Arapça ile Ezanı Muhammedi dinliyorsanız, güzel Türkçe ile Yunus Emre'yi, güzel Kürtçe ile Fekiye Teyran'ın aynı güzel dizelerini dinliyorsanız her dil azizdir ama şiddete, teröre, baskıya yönelen bir dil kullanıyorsanız, hangi dili kullanırsanız kullanın yanlış yoldasınız."

- "CHP MİLLETİN DEĞERLERİNE NE KADAR YABANCI İSE HDP DE O KADAR YABANCIDIR"

Davutoğlu, 12 yılda milli birlik projesiyle çözüm süreciyle bütün engelleri aştıklarını ifade etti, 7 Haziran'a doğru giderken, 'çözüm süreci nihai aşamasına gelsin, silahlar bırakılsın' dediklerini ancak karşılarında cephe oluştuğunu söyledi. Bu cephenin 3 özelliğinden bahsedeceğini belirten Davutoğlu, "Bir, bu cephe millete yabancıdır. CHP milletin değerlerine ne kadar yabancı ise HDP de o kadar yabancıdır. CHP tek parti döneminde 'Allah Türkçe bilmez mi, ezanı Türkçe okutalım' demişti. Şimdi de birileri geliyor HDP, 'Allah Kürtçe bilmez mi?' diye soruyor. Biz Allah'ın 99 ismine rağmolmuşuz. İsmi de El-Alimdir. Allah her şeyi bilir de sen Kürt vatandaşımızın imanını bilmezsin be hey. Bakarsınız CHP, Kılıçdaroğlu, 'İsrail ile niye dost değiliz' diye sorar. Aynı günlerde de HDP Eş Başkanı, 'Kudüs Yahudilerin mekanıdır' der. Biri beyaz Türk, biri beyaz Kürt, anlamazlar bizim halimizi. Kudüs, Mescid-i Aksa'dır, Mescid-i Aksa da bizimdir, bizim kalacak" diye konuştu.

Başbakan Davutoğlu, CHP'nin tek parti döneminde "Kabe Arap'ın olsun, Çankaya bize yeter" dediğini kaydederek, "Bunlar da Kabe'yi bırakın Taksim diyor Taksim. Bugün Gezi'nin yıl dönümü, Gezi ile birlikte milleti şiddete mahkum bırakmak istediler" dedi.

Davutoğlu, 24 Nisan yaklaşırken Papa'nın açıklama yaptığını, "Evet Müslümanlar soykırım yaptı" dediğini anımsatarak, "Burada kastedilen sadece Türkler değil, Kürtler, Bütün Anadolu'da yaşayan Müslümanlar" diye konuştu. Davutoğlu, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın "Ermenilere soykırım yapılmıştır, Kürtler yapmıştır, özür diliyorum" dediğini ifade ederek, "Birinci Dünya Savaşı'nda düşmana direnen Van, 120 yiğidi ile Sarıkamış'a yürüyen Van, siz bu iftiraya evet diyecek misiniz? Bir tarafta Arap, Kürt, Türk omuz omuza Kudüs'e yürüyen Selahaddin Eyyübi, diğer taraftan da Papa ile aynı dili kullanan haçlı zihniyetli bir eş başkan" sözlerini sarfetti.

Başbakan Davutoğlu, "(İslamiyet Kürtleri geri bırakmıştır) diye yazılar yazdılar. Bir HDP milletvekili 'başörtüsü ile alay eden açıkça ifadeler kullandı. Bizim için namus, iffet, onur olan değerleri bunlar bilmezler. Her zaman her yerde millete yabancı oldular" diye konuştu.

- "12 EYLÜL ZULMÜNÜN ARKASINDA CHP'NİN TEK PARTİ DÖNEMİ VAR"

12 Eylül zulmünün arkasında CHP'nin tek tipçi, tek parti döneminin olduğunu belirten Davutoğlu, "Şimdi '12 Eylül ile mücadele ettik' diyerek, Kürt kardeşlerimizin karşısına çıkanlar, aynı zihniyetle Kürt kardeşlerimizi tarihinden, imanından, irfanından koparmak istiyor. Ey şehri irfan, ey şehri Van, milletin imanına, inancına, kültürüne sahip çıkacak mısın? 'Selahaddin Eyyübi'nin haçlılar karşısında direnmesi gibi, küresel emperyalizmin karşısında Türkler, Kürtler, Araplar, Sünniler, Şiiler dimdik duracağız' diyecek miyiz? Bize bölmek isteyenlere karşı biz biriz diyecek miyiz? 7 Haziran'da bir ders verecek miyiz?" diye sordu.

Başbakan Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Hem CHP'nin hem HDP'nin ikinci ortak özelliği, baskıcı olmaları, tek tipçi olmaları. Sene 1947, Türkiye'de hala tek parti yönetimi var. Mersin'de Arslanköy'de muhtarlık seçimi yapılır. Anadolu'nun kahraman kadınları, muhtarlık seçiminde CHP'nin istemediği birisi seçilir. Bunun üzerine jandarma gelir, baskı yapar; 'onlara değil, şuna oy verin' diye. Arslanköylü kadınlar sandığa kapanır ve derler ki 'sandık bizim namusumuzdur.' Seçimler yaklaşıyor, elimize gelen istihbaratlar var. Bazı çeteler dolaşıp muhtarlara diyorlar ki 'şu köyden şu kadar oy çıkmazsa biz sizi cezalandırırız.' Ha tek parti jandarmasının baskısı, ha bunların örgüt baskısı, arasında bir fark yok. Ey kahraman Vanlılar siz bu baskılara boyun eğer misiniz? Bu baskılar karşısında dimdik ayakta duracak mıyız? Bu ülke bizim, bu sandık bizim diyecek miyiz?"


#Sayfa#

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Baskı ve terör altında görüşlerini ifade etmekten çekinen kardeşlerim korkmasınlar. Çıksınlar mertçe, yiğitçe her yerde görüşlerini ifade etsinler. Artık Türkiye 90'lı yılların Türkiye'si değil. Nasıl o zaman JİTEM ve derin devlet bu kardeşlerimizi susturamamışsa bu terör örgütü tehdidi de Vanlıları, güneydoğudaki vatandaşlarımızı da susturamayacaktır" dedi.

Davutoğlu, partisinin Van'da düzenlediği mitingde yaptığı konuşmada, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve arkasındaki çevrelere seslenerek, Siirt mitinginin ardından yaşanan olayı anımsattı. Ahmet Davutoğlu, Elif, Merve ve Yeter adlı AK gençli üç kızın, HDP binasının önünden geçerken, barbar, birtakım zorbalar tarafından saldırıya uğradığını anlattı.

Kadına karşı şiddeti gündeme getirmeye çalışan HDP'nin şimdi cevap vermesi gerektiğini vurgulayan Davutoğlu, "Bu barbar, zorba erkekler HDP binasından çıktı. Bizim kız kardeşlerimize, bacılarımıza saldırdılar" dedi.

Davutoğlu, HDP binalarına saldırı yapıldığında kendilerinin hemen olayı kınadığını ancak Siirt'te yaşanan olaydan dolayı ne Demirtaş ne HDP ne de özgürlükçü geçinen aydınlardan tek bir kınama gelmediğini söyledi.

Bir tek AK Partilinin dahi hiç kimseye saldırmadığını belirten Davutoğlu, "Ama birileri bizim genç kızlarımıza, genç erkeklerimize, sadece AK Partili olduğu için saldırırsa, dokunursa kıllarına, hesabını sorarız" diye konuştu.

-"BUNLARIN DERDİ ÖZGÜRLÜK, DEMOKRASİ DEĞİL"

Miting sırasında ezan okunduğu için konuşmasına ara veren Davutoğlu, ardından Vanlıların İstiklal Marşı'nı okuması üzerine, "Bana birçok hediye sunuldu mitinglerde ama bugün en güzel hediyeyi siz verdiniz. Dünyanın en güzel korosu bu" dedi.

Siirt'te 5 gencin dağa kaldırıldığını anımsatan Davutoğlu, ailelerine "Ya bizi desteklersiniz ya da bu gençleri iade etmeyiz" mesajı verildiğini söyledi. Ahmet Davutoğlu, "Şimdi Demirtaş'a soruyorum: Bunların karşısında net bir tavır alacak mı? Cevap versin. Arkasındakiler cevap versin. Onları destekleyen, güya özgürlükçü liberal aydınlar cevap versin. Hiçbirinde ses yok" diye konuştu.

Onların bütün meselesinin AK Parti'yi zayıflatmak olduğunu belirten Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Muhtarlara, değişik yerlerde kardeşlerimize yönelen baskıları görüyorum. Buraya gelirken sokakta, yol boylarında gözleriyle bize muhabbet mesajı gönderip ancak oraya sızmış birkaç şiddet yanlısı nedeniyle ellerini kaldırıp selam vermekten çekinen vatandaşlarımıza da sesleniyorum: Gözleriyle muhabbetlerini ifade ettiler. Kim bu topraklarda şiddeti, terörü tekrar gündeme getirirse karşısında dimdik duracağız.

Sebep anlaşılıyor. Birer birer uluslararası çevrelerden, bazı lobilerin medya kuruluşlarından HDP'ye destek geliyor. Economist, 'HDP'ye destek verin' dedi açıkça. New York Times ve bazı diğerleri. İstediklerini destekleyebilirler, ona sözümüz yok ama aynı yayın organları 2011'de de 'CHP'ye destek verin' diyorlardı. O zaman CHP'ye şimdi HDP'ye... Bunların derdi, özgürlük demokrasi değil; bunların derdi Türkiye'yi zayıflatmak, kardeşle kardeşin arasına nifak sokmak.

Siz 12 yıldır derlenip toparlanıp ayağı kalkan Türkiye Cumhuriyeti'nin zayıflatılmasına izin verir misiniz? Dev artık uyandı. Bu deve diz çöktürebilirler mi?"

- "KİMSEDEN KORKMAYIN"

Ahmet Davutoğlu, çözüm süreciyle birlikte Van'ı yalnızca Türkiye'nin değil; Kafkaslar ile Ortadoğu arasında, Kafkaslar'dan Basra'ya kadar; Trabzon'dan, İzmir'den İran'a, Orta Asya'ya kadar giden bütün yolların merkez şehri yapacaklarını söyledi.

Vanlılara, "HDP ne vadediyor?" diye soran Davutoğlu, "(7 Haziran'da biz barajı aşamazsak, tekrar terörü getiririz...) diyor. Biz bu seçimden birinci parti olarak çıkmazsak, gerektiğinde ben koltuğumu başka bir arkadaşa veririm ama hiçbiri bu meydan okumaya, 'Biz de aynısını yaparız' demedi. Hepsi küçük alanda oynuyor. CHP, 'Yüzde 25'i aşmazsam olur.' MHP diyor ki 'Oyumu korursam istifa etmem.' HDP Eş Başkanı Demirtaş da diyor ki 'Barajı aşmazsam...' Yani yüzde 10. Bunlar milletin yüzde 10, 20, 30'una talip. Biz milletin yüzde 100'üne talibiz. Herkesin gönlüne girmeye talibiz. Hiçbiri çıkıp da 'Biz birinci parti olmazsak görevi bırakırız' demediler.

Baskı ve terör altında görüşlerini ifade etmekten çekinenlere de seslenen Davutoğlu, "Korkmasınlar. Çıksınlar mertçe, yiğitçe her yerde görüşlerini ifade etsinler. Artık Türkiye 90'lı yılların Türkiye'si değil. Nasıl o zaman JİTEM ve derin devlet bu kardeşlerimizi susturamamışsa bu terör örgütü tehdidi de Vanlıları da güneydoğudaki vatandaşlarımızı da susturamayacaktır. Hele hele AK Partilileri sindiremeyecektir. 7 Haziran akşamına göre tehdit savuranlara söylüyorum: 'Tekrar 6-7 Ekim gibi olaylara tevessül edeceğiz' diye tehdit ederseniz, bilin ki bu devlet ve millet, 6-7 Ekim olaylarını yaşadıktan sonra, Gezi olaylarını yaşadıktan sonra milletin meydanını hiçbir vandala, hiçbir teröriste terk etmez. Gereken tedbir en iyi şekilde alınır. Hiçbir vatandaşım çekinmesin, gitsin oyunu kime verirse versin ama mutlaka oyunu versin. Kimseden korkmayın.

Bir an düşünün. CHP ile HDP paslaşıyor. HDP ile paralel paslaşıyor. Yakın zamana kadar HDP paralele her türlü ağır ithamda bulunuyordu. Şimdi paralelin adamları Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı ile arka kapıdan girip konuşuyor. 'AK Parti'yi nasıl durdururuz, milletin yürüyüşünü nasıl durdururuz' diye konuşuyorlar. Onlar kapalı kapılar ardında kumpas kuruyor, biz ise milletle yürüyoruz.

AK Parti'nin yaptığı hizmetleri anlatan Davutoğlu, Vanlılarla partisinin, "Onlar konuşur, AK Parti yapar" sloganını tekrarladı.

#Sayfa#

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, Çanakkale ruhuna sahip çıkanların Kürtleri ve Türkleri temsil edebileceğini belirterek, "Türkleri, Kürtleri, Arapları bütün bu Anadolu'daki kardeş kavimleri temsil eden Ortadoğu'da barış isteyen, yeni bir Ortadoğu'da, yepyeni bir barış düzeni isteyen AK Parti'dir" dedi.

Davutoğlu, partisinin Van mitinginde yaptığı konuşmada, HDP'nin Adana ve Mersin'de yaşanan saldırıların ardından suçu AK Parti'ye attığını söyledi.

HDP'nin daha sonra da "Bunu MHP yapmamıştır. Açıklasın" diyerek MHP'ye bir pas verdiğini ifade eden Davutoğlu, "MHP'liler de HDP'den aldıkları pası bir güzel değerlendirdiler, 'HDP'liler haklı, AK Parti yaptı' dediler. Allah aşkına biri bir tarafta ırkçılık yapıyor, diğeri diğer tarafta. Bunlar nasıl anlaşıyorlar? Çünkü dertleri millete hitap etmek değil. Dertleri kendi mahallelerinde egemenlik kurmak" diye konuştu.

AK Parti'nin nakış gibi ülkeyi dolaştığını, CHP'nin 33, MHP'nin 45, HDP'nin ise 50'nin üzerinde ilde milletvekili bulunmadığını, Van'da CHP'nin oy oranının yüzde 3, MHP'nin yüzde 2 olduğunu söyleyen Davutoğlu, HDP'nin ise Konya'da, Kayseri'de ve Rize'de oylarının yüzde 1'in altında olduğuna işaret etti.

"Bütün milleti kucaklayan parti kim? Özgürlükleri savunan parti kim? Van'a da, Hakkari'ye de, İzmir'e de aynı şekilde sahip çıkan kim? Van'ı yeniden inşa eden kim" diye soran Davutoğlu, alandakilerden "AK Parti" yanıtının gelmesi üzerine AK Parti'nin Türkiye'de demokrasinin garantisi, kardeşliğin teminatı olduğunu dile getirdi.

-"HDP'NİN BİR BARAJ SORUNU VAR AMA KÜRTLERİN BİR BARAJ SORUNU YOK"

Vatandaşlardan AK Parti'ye 7 Haziran seçimlerinde güçlü bir destek vermelerini isteyen Davutoğlu, şöyle devam etti:

"MHP, HDP, CHP üçgenine, arkasındaki paralele, DHKP-C'ye dağdan demokrasiyi esir almak isteyenlere bir ders verecek misiniz? Bizler hiçbir yerde iki dil konuşmayız. Birileri Diyarbakır'dan müftüyü aday gösterir, İzmir'den, İstanbul'dan, Eskişehir'den dinle, diyanetle kavgalı olanları. Getirip buraya onları gösterebilirler mi? Kürt kardeşlerimizin karşısına çıkarabilirler mi? Onlar Kürtleri temsil edebilir mi? Kürtleri temsil eden, Türkleri temsil eden Çanakkale'nin ruhuna sahip çıkandır. Türkleri, Kürtleri, Arapları bütün bu Anadolu'daki kardeş kavimleri temsil eden Ortadoğu'da barış isteyen, yeni bir Ortadoğu'da, yepyeni bir barış düzeni isteyen AK Parti'dir. Onun için HDP'nin bir baraj sorunu var ama Kürtlerin bir baraj sorunu yok. Kürtler AK Parti'de de temsil edilir ve Kürtlerin, Türklerin, Gürcülerin, Boşnakların, Sünnilerin, Alevilerin partisi AK Parti'dir. Edirne'nin, Van'ın, Hakkari'nin daha da ötesi Saraybosna'nın, Semerkant'ın, Kudüs'ün bütün mazlumların partisi AK Parti'dir."

- "YAŞASIN, TÜRK, KÜRT, ARAP KARDEŞLİĞİ"

AK Parti'nin Türkmenlerin, Arapların, Kürtlerin tüm halkların kardeşi olduğunu belirten Davutoğlu, "Yaşasın, Türk, Kürt, Arap kardeşliği. Kahrolsun bu kardeşler arasına fitne sokanlar" dedi.

Davutoğlu, hiç kimsenin bir diğerine üstünlüğü olmadığını vurgulayarak, "Ne diyor Veda Hutbesi'nde Ulu Peygamber? 'Bütün bunlar cahiliye adetidir. Ne Arap'ın Acem'e ne Acem'in Arap'a üstünlüğü vardır. Üstünlük ancak takvayladır' iyilikledir, hayırladır, özgürlükledir" diye konuştu.

-MİTİNGDEN NOTLAR

Başbakan Davutoğlu, Beşyol Meydanı'ndaki miting alanına hareketi öncesinde bir süre kaldığı otelde, Van'ın önde gelen isimleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile görüştü. Otelden ayrılışı sırasında, kendisini bekleyen Yaşam Koç isimli engelli bir vatandaşı yanına davet eden Davutoğlu, Koç ile bir süre sohbet etti ve talebiyle ilgili mektubu aldı.

Daha sonra, seçim otobüsüyle miting alanına hareket eden Davutoğlu'na vatandaşlar sevgi gösterilerinde bulundu. Bu sırada, Davutoğlu'na ilgi gösteren vatandaşların ve miting alanına gelenlerin görüntülerini kaydettikleri belirtilen 11 kişinin gözaltına alındığı belirtildi.

Davutoğlu, miting alanında konuşma yapacağı platforma vatandaşları selamlayarak çıktı ve mitinge gösterilen ilgi dolayısıyla teşekkürlerini sundu.

Güvenlik önlemleri altında miting alanına alınan vatandaşlar ise Türk bayrakları ve AK Parti flamalarıyla Davutoğlu'nu karşıladı.

Miting alanını çevreleyen binalarda özel harekat polisleri nöbet tutarken, 2 cobra tipi helikopter de devriye görevi yaptı.

Başbakan Davutoğlu'nun, ezan okunması nedeniyle konuşmasına kısa bir süre ara vermesinin ardından vatandaşlar İstiklal Marşı'nı okudu.

Mitingin ardından Davutoğlu, eşi Sare Davutoğlu ile vatandaşlara karanfil attı ve milletvekili adaylarıyla da vatandaşları selamladı.

Mitinge, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Beşir Atalay ile eski İçişleri Bakanı Efkan Ala ile AK Partili milletvekilleri, milletvekili adayları ve teşkilat yöneticileri de katıldı.