X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Paralel Yapı'nın faili meçhul bağlantısı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Paralel Yapı'nın faili meçhul bağlantısı

  • Giriş Tarihi: 15.6.2015 22:01 Güncelleme Tarihi: 15.6.2015 22:06
Paralel Yapı'nın faili meçhul bağlantısı
Paralel Yapı'nın faili meçhul bağlantısı

Paralel Devlet Yapılanması'nın faili meçhul bağlantısı, başsavcıvekili Fuzuli Aydoğdu'nun ifadesini aldığı bir polisin anlattıklarıyla ortaya çıktı.

Paralel Devlet Yapılanması ile ilgili genel bir soruşturma yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Fuzuli Aydoğdu, 19 Ocak 2015'te ifadesine başvurduğu bir polisin anlattıklarında, ilginç detaylar tespit etti.

Adı açıklanmayan polis, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nda (TPAO) çalışan Cevzet Soysal'ı "Gülen cemaatine üye polislerin, 1998 yılında Batman'da kaçırarak ağabeylerinin talimatıyla öldürdüklerini" iddia etti.

"(ÖRGÜTÜ BİTİRİN) TALİMATI GÜLEN'DEN"

Soysal cinayetine şahit olduğunu öne süren polis, "Güneydoğu'da Hizbullah mensuplarınca paralel yapının okulları, yurtları ve mensuplarının takip edildiği" bilgisinin bölge imamı Bahattin K. aracılığıyla Fethullah Gülen'e ulaştırıldığını, bunun üzerine Gülen'in "Bu örgütü bitirin" şeklinde talimat verdiğini anlattı.

Tanık polis ifadesinde, Batman Emniyet Müdürlüğü'nde görev yapan C. ve A. adlı müdürlerin, Hizbullah masasından F, A, Ö. ve H. adlı polis memurlarıyla toplantı yaptığını, 'her yolu mübah gören' yapının yasa dışı işleri için cemaatten olmayan polis memurlarını kullandığını aktardı.

İsmi açıklanmayan polis, Paralel Devlet Yapılanması'ndaki meslektaşlarının Batman'daki Hizbullah üyelerinin ileri gelenlerini ortadan kaldırmak için başvurdukları gayriresmi uygulamalara ilişkin detaylı bilgiler verdi.

Polis müdürü C'nin, TPAO'da çalışan Cevzet Soysal'ı kaçırmaya karar verdiğini ileri süren tanık polis, ifadesinde şunları söyledi: "İstihbarat Şube Müdürlüğü'ne ait bir teknik takip aracıyla Soysal'ı takibe aldık. Evden çıkınca, diğer polislere işaret vererek, 'kuş kafesten çıktı' dedim. Daha sonra da kar maskeli ve askeri parkalı polisler, kendilerini JİTEM gibi tanıtarak Soysal'ı arabaya bindirdi ve polis C'nin diğer bekar evine götürüldü. Soysal'ın ellerini kelepçelediler ve ses kaydedici bir cihaz ile sesini kaydettiler. 25 gün boyunca Soysal kırsal alana götürülerek sorgulandı ve sorgusunun ses kaydı da başkomiser F. tarafından dinlenerek değerlendirildi.''

#Sayfa#


''SOYSAL, KENDİSİNİ KAÇIRAN POLİSİ TANIDI''

Tanık polis ifadesinde, Soysal'ın kendisini sorgulayan polislerden B'yi tanıdığını, B'nin "ben yanarsam herkesi yakarım" dediğini ve bunun üzerine cemaatin infaz kararı aldığını belirtti.

Müdür olan C. ve A. tarafından, faili meçhul ekibine "Soysal'ın öldürülerek bulunmayacak şekilde gömülmesi" talimatının verildiğini ifade eden tanık polis, Soysal'ın Beşiri kırsalına götürüldükten sonra polis B. tarafından boynu kırılarak infaz edildiğini ve burada bulunmayacak bir yere gömüldüğünü iddia etti.

TANIK POLİSTEN KORUMA TALEBİ

Paralel Devlet Yapılanması tarafından "susturulmak" istenebileceği için koruma isteyen tanık polis memurunun verdiği bilgiler doğrultusunda, Soysal cinayetini 17 yıl sonra mercek altına alındı.

Başsavcıvekili Aydoğdu, hala faili meçhul olan olayla ilgili bazı ipuçlarına ve yeni bilgilere ulaştı. Bu bilgiler ışığında soruşturmayı genişleten Aydoğdu, olaya karıştıkları öne sürülen 14'ü polis 19 kişi hakkında, nöbetçi İstanbul Sulh Ceza Mahkemesi'nden yakama kararı çıkarttı. Yakalama kararı çıkarılanlardan, Soysal'ın kaçırılarak öldürüldüğü dönemde Batman'da Terörle Mücadele Şube Müdürü olan eski Edirne Emniyet Müdürü Cemil C, eski Muğla Emniyet Müdürü Ahmet A, eski Hatay İstihbarat Şube Müdürü Fatih K'nın da aralarında bulunduğu 14 polis ile 5 sivilden 2'si yakalandı.

#Sayfa#


SABRİ UZUN DA CİNAYETİ ANLATMIŞTI

Eski İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun'un ''İn, Baykal Kaseti, Dink Cinayeti ve Digˆer Komplolar'' adlı kitabında, ''Cevzet Soysal'ın O¨ldu¨ru¨lmesi ve Digˆer Suc¸lar'' başlığı altında Sosyal'ın öldürülmesine ilişkin bazı bilgiler yer alıyor.

Uzun'un kitabındaki, cinayete ilişkin bölümler şöyle: ''Cevzet Soysal'ın o¨ldu¨ru¨lmesi konusunda, o tarihte Batman'da go¨rev yapmıs¸ kis¸ilerden tamamlayıcı bilgiler almak istedim, alamadım. Daha sonra internetten bazı bilgiler edindim. Bir haberde, Cevzet Soysal'ın es¸i Kaside Soysal, s¸unları so¨ylu¨yordu: 'Es¸im sabah is¸e gitmek ic¸in evden c¸ıktı. Kızım kucagˆımda oldugˆu halde ben de onunla kapıya kadar c¸ıkmıs¸tım. Baktım ki bir araba evimizin biraz ilerisinde durmus¸. Ben de bas¸ımı fazla dıs¸arı c¸ıkarmadım. Es¸imi arabaya koyduklarını go¨rdu¨m. Ancak arkadas¸ları olduklarını du¨s¸u¨nmu¨s¸tu¨m. Kac¸ırıldıgˆını go¨ren koms¸umuz, yaklas¸ık on dakika gec¸meden evimize gelip es¸imin kac¸ırıldıgˆını bana so¨yledi. Ben de 'arabaya koyduklarını go¨rdu¨m; ama arkadas¸ları oldugˆunu sanıyorum' deyince, koms¸umuz, 'Hayır, Cevzet Abi'yi polisler kac¸ırdı' dedi. Koms¸umuz olay yerine daha yakındı. Es¸iyle beraber Cevzet'i kac¸ıranların polisler oldugˆunu go¨rmu¨s¸lerdi. Bunun u¨zerine merak ettik. I·s¸ yerine gidip gitmedigˆini o¨gˆrenmek ic¸in is¸yerini aradık ancak is¸ yerine gelmedigˆini so¨ylediler. Emniyete gittik, bize, 'buraya o¨yle birinin getirilmedigˆini' so¨ylediler. Sonraki gu¨n tekrar gittik. I·fademizi aldılar. Es¸imin arkadas¸larının isimlerini vermemizi isteyerek bizlere hakaret ettiler. I·fademizi alan memur elindeki dosyayı fırlatarak, 'Ko¨ru¨ ko¨ru¨ne gitsin' dedi. O aks¸am evimize gelerek arama yapıp gittiler. Daha sonra bir kez daha bizleri c¸agˆırıp ifademizi aldılar. Bizlere, 'O¨lu¨ de olsa, diri de olsa biz onu bulacagˆız' dediler. S¸u ana kadar da herhangi bir gelis¸me olmadı.'

Go¨ru¨nen o ki Cemaatc¸i polisler, adam kac¸ırmıs¸lar, o¨ldu¨rmu¨s¸ler, faili mec¸hul olay yaratmıs¸lardı (1998). Bir su¨re sonra da yaptıkları Ergenekon Operasyonu ile (12 Haziran 2007) o¨nce subayları cezaevlerine doldurmus¸lar, sonra du¨zmece delillerle, is¸ledikleri suc¸ları subaylara yıkmaya bas¸lamıs¸lardı...

Sonuc¸ s¸udur: Cemaatc¸i polisler, Cevzet Soysal'ı o¨ldu¨rmu¨s¸; fail olarak Tu¨rk Silahlı Kuvvetleri'nin subaylarını go¨stermek ic¸in de 'yalancı tanık' temin etmek istemis¸lerdir. Bo¨ylelikle Ergenekon Davası'ndan tutuklu subayları karalamak amac¸lanmıs¸tır.

I·stanbul'daki Ergenekon davası ic¸in, Silopi'deki polisin yalancı tanık temin etme pes¸inde kos¸ması I·stanbul polisi ile Silopi polisinin 'ortak bir merkezden' yo¨netildigˆini go¨stermektedir.''