X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Suriye'de siyasi bir oyun var'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Suriye'de siyasi bir oyun var'

  • Giriş Tarihi: 17.6.2015 15:51
'Suriye'de siyasi bir oyun var'
'Suriye'de siyasi bir oyun var'

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Cezire ile Kobani arasında koalisyon uçaklarınca bombalanan bölgelerin YPG'nin eline geçmesinin 'siyasi bir oyun' olduğunu söyledi.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "(Türkiye'ye sığınan Suriyeliler) Burada siyasi bir oyun var. Siyasi olarak harita değiştiriliyor. Bu anlamda oradan kaçan Türkmenler ve Araplar geliyor. Bir nevi etnik olarak oradan süpürülen bir halkla karşı karşıyayız" dedi.

Çeşitli programlara katılmak üzere Ordu'ye gelen Kurtulmuş, Ordu-Giresun Havalimanı'nda gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Kurtulmuş, ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin Suriye'nin Tel Abyad ve Rasulayn bölgelerine düzenlediği hava bombardımanından ve PYD'nin baskısından kaçan sığınmacılara yönelik de değerlendirmelerde bulunarak, gelişmeleri yakından takip ettiklerini ifade etti.

Kurtulmuş, "Mesele şudur; Cezire ile Kobani arasını koalisyon uçakları bombaladı. Saha, 'İŞİD var' gerekçesiyle bombalandı. Bir taraftan koalisyon uçakları bombalıyor, İŞİD oradan çekiliyor, onun çekildiği bölgeleri YPG güçleri oluşturuyor. Böylece bir kaç gün içerisinde koskoca alan bütünüyle YPG'nin eline geçmiş oldu" dedi.

Bunun bir çok taraflı bir oyun olduğuna işaret eden Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Burada siyasi bir oyun var. Siyasi olarak harita değiştiriliyor. Bu anlamda oradan kaçan Türkmenler ve Araplar geliyor. Biz kim insanı yardım isterse buna elimizi uzatıyoruz. Bir nevi etnik olarak oradan süpürülen bir halkla karşı karşıyayız. Dolayısıyla birinci tercihimiz o insanların orada durmalarıydı ama maalesef 1 kilometre yakınlarına kadar havan mermileri atıldı. Son bir hafta içerisinde yaklaşık 20 bin mülteci Türkiye'ye giriş yaptı. Bu, mülteci meselesi değildir. Bu, siyasi bir sorundur. Uluslararası camia, Suriye sorununa nasıl çözüm bulacağı konusunda ortak bir noktaya gelmezse Suriye'de daha çok insani trajedi ile karşı karşıya kalacağız."

Mursi'ye idam kararı

Mısır'da darbeyle görevinden uzaklaştırılan seçilmiş Cumhurbaşkanı Mursi'nin "Hapishaneler Baskını" davasında idam cezası verilmesini değerlendiren Kurtulmuş, Mısır'daki darbeye karşı çıkarken, oradaki sadece bir siyasi partiyle ilgili değil, Mısır demokrasisi lehine de tavır aldıklarını söyledi.

Kendilerinin de 27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat darbelerini görmüş, başbakanları asılmış ve başbakanların altından zorla koltukları alınmış bir milletin çocukları olduklarını anlatan Kurtulmuş, milletin sivil iradesine karşı olan operasyonların ne kadar derin yaralar oluşturacağını bildiklerini ifade etti.

Kurtulmuş, Mısır tarihinde ilk kez insanların demokratik bir şekilde Cumhurbaşkanını seçtiğine değinerek, şöyle devam etti:

"Cumhurbaşkanını eğer beğenmiyorlardıysa batı dünyası, demokrasiden yana olanlar, her ağızlarını açtıklarında demokrasi ve insan haklarından bahsedenler, bu Mısır demokrasisinin yaşayabilmesine müsaade etselerdi. Ama maalesef yeni doğmuş bir bebek olarak gördüğümüz o Mısır demokrasisi boğuldu. Birtakım caniler tarafından boğuldu. Birtakım darbeciler eliyle boğuldu. Maalesef bütün dünya da buna seyirci kaldı. Türkiye'nin dışında hemen hemen dünyanın büyük çoğunluğu seyirci kaldı. Hani bir söz vardır, 'perşembenin gelişi çarşambadan bellidir' diye. Mısır'da bir darbe olduktan sonra eğer dünya darbelere karşı sessiz kalırsa bunun arkasından siyasi idamların geleceği çok açıktı."

"Sisi'nin darbesiyle demokrasi idam edildi"

Mısır'da diktatörlük dönemlerinin temel özelliklerinden birinin, Mısır'ın önemli siyasi figürlerinin idam edilmeleri olduğunu anlatan Kurtulmuş, "Çok şükür Mısır halkı bundan kurtuldu kendi geleceklerine karar verecek ve yeni demokrasi geliştirecek' derken bu demokrasi daha emekleme safına geçmeden müsaade edilmeden boğuldu. Aslında Sisi'nin darbesiyle birlikte demokrasi idam edildi" dedi.

Basın mensuplarının 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in vefatına ilişkin sorusu üzerine Kurtulmuş, Demirel'in Türkiye'nin çok partili siyasi hayatına damga vurmuş isimlerden biri olduğunu söyledi.

Demirel'in, hakkında iyi şeyler ve eleştiriler yapılmış biri olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "En önemli tanındığı şey de defaatle başbakanlıktan indirilmesine rağmen tekrar halkın oylarıyla başbakanlığa gelmiş olmasıdır. Pratik çözüm üreten haliyle her gruptan insanlarla farklı gruplarla kurabildiği diyalogla Türkiye siyasetinde önemli bir isimdi. Allah rahmet eylesin. Kendisine Allah'tan rahmet diliyoruz. Ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz. Türk siyasetinde önemli bir ekolü uzun yıllar yönetmiş ve idare etmiş bir isimdi. Sonuç itibariyle hayırla yad edilmesi gerekir" diye konuştu.

Kurtulmuş, Demirel'in eleştirilecek çok taraflarının da bulunduğuna işaret ederek, "28 Şubat sürecinde keşke çok daha demokratik bir tavır takınabilmiş olsaydı. 28 Şubat'ta da demokrasi mücadelesi veren bir kişi olarak hafızalara kazınmış olsaydı herhalde daha iyi olurdu. Sonuç itibariyle hatalarıyla sevaplarıyla öte tarafa göçmüştür. Allah rahmet eylesin" ifadesini kullandı.

"Kırmızı çizgileri millet ortaya ortaya koydu"

Bir gazetecinin koalisyon tartışmalarına ve diğer partilerin ortaya koyduğu kırmızı çizgilere yönelik görüşünü sorması üzerine sorusu üzerine Kurtulmuş, yaşanan siyasi süreçte kırmızı çizgilerin doğru bir yaklaşım olmadığını bildirdi.

Kırmızı çizgileri milletin ortaya koyduğunu anlatan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Bir kere şunu görmek lazım; aslında partilerin 'bu benim kırmızı çizgim' diye orta çıkmasının çok doğru olmadığı kanaatindeyim. Aslında kırmızı çizgileri millet ortaya koydu. Milletin kırmızı çizgileri bellidir. Bunlardan birisi, millet hiçbir partiyi iktidara getirmediğine göre, diyor ki millet 'bir uzlaşı sağlayın, burada Türkiye'yi yönetecek bir hükümet çıksın' İkincisi, bir dil restorasyonu. Yani çatışmaya, ötekileştirmeye, kamplaştırmaya, 'yüzde 60'ı bu taraftadır, yüzde 40'ı bu taraftadır' gibi kamplaştırmaya ilişkin bir dil değil, ortak noktalar üzerinden Türkiye'nin geleceğini konuşacak bir dil restorasyonuna ihtiyaç olduğunu bu millet ortaya koyuyor."

Kurtulmuş, seçimde milletin ortaya koyduğu kırmızı çizgilerden birinin, Türkiye'de yarım kalan reformlar sürecinin devam etmesi olduğunu belirtti.

Kurtulmuş, "Bir diğeri Türkiye'de adaletin daha güçlü bir hale getirilmesidir. Türkiye'de demokratik kurum ve kuruluşların daha iyi işleyeceği bir ortamın kurulmasıdır. Diğer kırmızı çizgi ise çözüm süreci, Türkiye siyasetinin bundan sonraki dönemi için biran evvel sonuçlandırılması gereken önemli kırmızı çizgilerden birisidir. Dolayısıyla bu ve başka kırmızı çizgiler var. Bunlar halk tarafından konuldu" dedi.

Halkın seçimde partilerin vaatlerine göre bir derecelendirme yaptığına işaret eden Kurtulmuş, "Bu aslında bir sıralamadır. Bu sıralamayı halk yaptığına göre bu sıralamaya hepimiz saygı göstereceğiz. Bu kırmızı çizgiler açıktır. Milletimizin kırmızı çizgileridir. Hiç kimsenin 'benim kırmızı çizgim budur' diye kırmızı çizgi dayatmasına imkan vermeyecek bir siyasi tablo ile karşı karşıyayız. Kırmızı çizgi dayatmalarının da doğru olmadığı kanaatindeyim" diye konuştu.

Kurtulmuş, Türkiye'de demokrasinin işlediğini belirterek, demokrasinin ne kadar önemli olduğunu gördüklerini ifade etti.

Kurtulmuş, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in vefatına ilişkin, "Pratik çözüm üreten haliyle her gruptan insanlarla farklı gruplarla kurabildiği diyalogla Türkiye siyasetinde önemli bir isimdi" dedi.

Numan Kurtulmuş, "28 Şubat sürecinde keşke çok daha demokratik bir tavır takınabilmiş olsaydı. 28 Şubat'ta da demokrasi mücadelesi veren bir kişi olarak hafızalara kazınmış olsaydı herhalde daha iyi olurdu. Sonuç itibariyle hatalarıyla sevaplarıyla öte tarafa göçmüştür. Allah rahmet eylesin" diye konuştu.

Koalisyon tartışmalarına ilişkin de Kurtulmuş, "Hiç kimsenin 'benim kırmızı çizgim budur' diye kırmızı çizgi dayatmasına imkan vermeyecek bir siyasi tablo ile karşı karşıyayız. Kırmızı çizgi dayatmalarının da doğru olmadığı kanaatindeyim" şeklinde konuştu.