X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Koalisyon güçleri DAEŞ'i değil halkı vuruyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Koalisyon güçleri DAEŞ'i değil halkı vuruyor

  • Giriş Tarihi: 29.6.2015
Koalisyon güçleri DAEŞ'i değil halkı vuruyor
Koalisyon güçleri DAEŞ'i değil halkı vuruyor

Suriye Ulusal Meclisi'nin başkan yardımcısı Muhammet Faruk Tayfur: Koalisyon güçleri Irak ve Suriye'de DAEŞ'i vurma bahanesiyle sadece Sünnileri hedef alıyor

Muhammet Faruk Tayfur, Suriye Ulusal Meclisi'nin Başkan Yardımcısı. Bir süredir Türkiye'de bulunan Tayfur, Suriye Muhalefeti Koalisyonu'nun kuruluşunda da görev almış ve başkan yardımcılığını yapmış önemli bir isim. PYD'nin Arap ve Türkmen köylerine yaptığı saldırıların ardından DAEŞ'in Kobani'ye yaptığı saldırılarda tansiyonun iyice yükseldiği Suriye sorununu ve bölgenin geleceğini Muhammed Faruk Tayfur'a sorduk.



DAEŞ bölgenin geleceği hakkında belirleyici bir rol üstlendi. Bu örgüt nasıl bu kadar güçlenebildi?
DAEŞ'in esas çekirdeğini Irak'taki Ebu Gureyb ve Musul hapishanelerinden firar eden tutuklular oluşturuyordu. Daha sonra Suriye'deki Sednaya hapishanesinden serbest bırakılanlar da onlara katıldı. Bu kadar güçlenmesinde Irak'ta ve Suriye'de Sünni Müslümanların yaşadıkları zulmün büyük etkisi oldu. Irak ve Suriye'de, İran, desteklediği milisler ve Esat rejimine reaksiyon olarak DAEŞ direnişi beslendi. Sünni gençler yardım edecek herhangi örgüte prensipleri ne olursa olsun, lideri de kim olursa olsun katılma ihtiyacı hissetti. Buna ilaveten dışarıdan eğitilmiş elemanlar da gönderdiler. Suriye ve Irak'ta intikal ile beslenen gençlere silah temin edildi ve geçimine de katkı yapılarak örgüte kolay katılım sağlandı.



Peki bu örgüt nasıl zalim ve uluslararası projelerin piyonu haline geldi?
DAEŞ ve lider kadrosu, bölgeyi karıştırmak ve kendi çıkarlarına uygun olarak düzenlemek isteyen başta Amerika ve birçok istihbarat kuruluşu için cazip bir örgüttü. DAEŞ'e karşı Amerika liderliğinde kurulan koalisyonun büyük destekçisi DAEŞ'in ta kendisidir. Çünkü o güçlerin bölgede planladığı projeler hep DAEŞ üzerinden yürütülmektedir. Zira İsral'in güvenliği de bu sayede daha da sağlamlaşmıştır.

DAEŞ'i hangi uluslararası güçler destekliyor? Maddi gücü nereden elde ediyorlar?
Onların en büyük destekçileri, Musul'un silah depoları ve bankalarını ellerine geçirmeleri için yardım edenlerdir. Ayrıca Suriye ve Irak rejimleriyle girdiği göstermelik savaşların ardından ele geçirdikleri büyük miktarda silah, mühimmat ve petrol kuyuları da DAEŞ'e büyük bir maddi destek olmuştur.



Şu an Suriye'de ne kadar etkililer?
Yüzölçümü olarak Suriye'nin yüzde 50'sini ele geçirdiler. Buraların çoğu çöl, nüfusu az ama petrol, fosfat ve tarım alanları olarak zengin bölgeler. Ayrıca stratejik olarak çok önemli. Çünkü başka bölgelere kolay geçişler sağlıyorlar. Üstelik örgüt sayısal olarak da büyük. Yaklaşık 20 bin elemana sahipler, çoğu da silah kullanabiliyor. Bütün bunlar Suriye devrimine siya- si ve askeri geleceğine çok büyük tehlike teşkil ediyor. Fakat DAEŞ'e karşı mücadele bir tek askeri boyutta olmuyor. Çünkü bu yol göstermiştir ki DAEŞ'i yok etmek için fikri, siyasi, dini ve ekonomik olarak komple bir proje ve kapsamlı bir plan gerekmekte. Bu şekilde DAEŞ'in büyük insan kaynağı bertaraf edilip kalan kısmı silahla yok edilmeye çalışılmalıdır. Suriyeli haricindeki elemanların tecrit edilmesinin büyük faydası vardır.

Uluslararası kamuoyu duyarsız kalırken Türkiye ilk günden bu yana Suriyeli mültecilere kucak açtı. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye baştan beri Suriye halkının adil ve insani taleplerini hep destekledi. Daha önce Suriye rejimine bu haklı taleplere kulak asmasına tavsiyede bulundu ama rejim bunları kabul etmedi. Maalesef Amerika başta olmak üzere uluslararası toplum, Suriye'de insani trajedisini hiç düşünmedi. Biz Türkiye'ye hem halk hem hükümet olarak Suriyeliler için insani yardım ve yaralıların tedavilerinde gösterdiği önem nedeniyle teşekkür ederiz.

HEDEF SÜNNİLER

Koalisyon güçlerinin saldırılarından DAEŞ değil mazlum Suriye halkı ve daha çok Sünni Araplar ve Türkmenler zarar görüyor. Bu ne anlama geliyor?
Koalisyon güçleri Irak ve Suriye'de DAEŞ'i vurma bahanesiyle sadece Sünnileri hedef alıyor. Maksatları oradaki insanları boşaltmaktır. Bunun için devamlı evlerini vuruyorlar. Koalisyon operasyonları özel planlar ve İsrail güvenliği için yapılmaktadır.

Suriye'nin bölüneceğini düşünüyor musunuz?
Suriye'nin bölünmesini projesinin gerçekleşmesi çok zordur. Bölünmeye İran, İsrail ve ABD'den büyük bir çaba var. Böyle bir durumda ortada oluşacak güçlerin bir rolü belirleyecektir. Biz Suriye halkı olarak ülkemizin bütünlüğüne ve bölünmemesine karşı bütün gücümüzle mücadele ediyoruz.

Özgür Suriye Ordusu Suriye'de etkisini yitirdi mi?
Tam tersine son dönemde ÖSO'nun siyasi ve askeri olarak bütün alanlarda kazanımlar oldu. Bu sebeple bazı ülkeler Rusya başta olmak üzere İran ve Esad rejimi planlarını yeniden gözden geçirmeye çalışmaktadırlar.

ETNİK TEMİZLİK YAPIYORLAR

YPG'nin tehditle Arap ve Türkmen köylerini boşalttırdığı söyleniyor. Bu tür tehdit haberleri size de ulaştı mı?
PYD aslında Suriye rejimi ile yapılan anlaşma üzerine kuruldu. Bütün stratejik bölgelerde silahları Suriye rejimi tarafından karşılandı. Bunu iyi düşünmek lazım. Arap ve Türk ayrıca bazı Asuri ve Süryanı bölgelerine saldırılar düzenlenmektedir. Bunlar herkes tarafından biliniyor. Hedef ise Kürtlerin çoğunluğunu teşkil edecek Kürt bölgelerde, Irak'taki gibi bir federasyon oluşumuna gitmeyi amaçlıyorlar. Bilindiği gibi Suriye'de durum Irak'tan farklı. Orada bir Kürt nüfusun çoğunlukta olduğu bölgeler yoktur. Fakat onlar Türkiye- Suriye arasındaki sınır bölgelere dağıtılmaktadırlar. Aynı bölgelerde Arap, Türkmen ve Asuriler de vardır. Şimdi bu nüfus göçe zorlanmaktadır.

YPG BAŞARISIZLIĞINI ÖRTMEYE ÇALIŞIYOR

DAEŞ ile Türkiye'yi ilişkilendirmeye çalışanlar var. Bu konuda ne söyleyeceksiniz?
Türkiye devletinin DAEŞ ile herhangi bir ilişkisi olduğunu sanmıyorum. DAEŞ bütün bölgeye zararlı ve tehlikelidir. DAEŞ militanlarının Türkiye'den geçiş yaptığına dair haberler asılsız. Bu iddiayı YPG'nin DAEŞ'e karşı başarısızlığını örtmek için ortaya attığını düşünüyorum.

İsa Tatlıcan - Sabah.com.tr