X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Erdoğan’dan hükümet açıklaması
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Erdoğan’dan hükümet açıklaması

  • Giriş Tarihi: 7.7.2015 21:42 Güncelleme Tarihi: 8.7.2015 01:15
Erdoğan’dan hükümet açıklaması
Erdoğan’dan hükümet açıklaması

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'de düzenlenen iftar yemeğinde konuşma yaptı. Erdoğan Meclis Başkanlık Divanı'nın oluşturulmasının ardından görevlendirme yapacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Sıfatımız ne olursa olsun, hepsinden önce bizim yerimiz milletimizin yanıdır. 40 yıllık siyasi hayatımızın her günü, milletimize hizmet mücadelesiyle geçti. Bunun için gerektiğinde darbecilerin karşısına dikildik, gerektiğinde cuntacılara meydan okuduk, hakkı ve hakikati savunmak adına gerektiğinde 7 düveli karışımıza almaktan çekinmedik" dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndaki iftarda, Türkiye'nin değişik kentlerinden aralarında öğrencilerden öğretmenlere, işçilerden memurlara, henüz bir işte çalışmayanlardan emeklilere, çiftçiden esnafa, mühendisten mimara, bankacıdan doktora, din görevlisinden akademisyene, gazilerden astsubaylara kadar uzanan yaklaşık 400 vatandaşla bir araya geldi.

Erdoğan, ramazan ayının 20. gününün geride bırakıldığını ve sona doğru yaklaşıldığını belirterek, Ramazan-ı Şerif'in herkese mübarek olmasını diledi.

Gelecek hafta idrak edilecek Kadir Gecesi'ni ve arkasından gelen cuma günü ulaşılacak Ramazan Bayramı'nı da şimdiden kutlayan Erdoğan, bu mübarek ayda tutulan oruçların, yapılan ibadetlerin, duaların milletin ve tüm Müslümanların birliğine, beraberliğine ve kurtuluşuna vesile olmasını Allah'tan niyaz eylediğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyanın neresinde bir kardeşimizin kanı dökülüyorsa, canı yanıyorsa, zulüm altında yaşıyorsa Rabbimin yardımı inşallah onlarla birlikte olsun" diyerek, davete katılanlara teşekkürleri sundu.

Siirt'te kaçakçılarla girdiği çatışmada dün şehit olan polis memuru Bünyamin Torğut'a rahmet ve ailesine başsağlığı dileyen Erdoğan, vakarıyla, metanetiyle ve irfanıyla tüm Türkiye'ye örnek olan şehidin babası Mehmet İhsan Torğut başta olmak üzere şehidin tüm yakınlarına, polis teşkilatına ve millete başsağlığı diledi.



"Biz milletimizin çağırdığı her yere gideriz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin doğrudan milletin oyuyla göreve gelen ilk Cumhurbaşkanı olarak Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki programlar veya il ziyaretleri vasıtasıyla her fırsatta halkla birlikte olmanın çabası içerisinde olduğunu dile getirerek, Cumhurbaşkanlığı görevini devralmasının üzerinden geçen 9 ayda Türkiye'nin 51 vilayetini ziyaret ettiğini, bunların içerisinde ikinci defa gittiği şehirler de olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde sadece muhtarlarla yaklaşık 400'er kişilik gruplar halinde 7 toplantı yaptığını, aynı şekilde işçiden esnafa, işverenden öğrenciye kadar her kesimden insanla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir araya geldiklerini belirten Erdoğan, "Biliyorsunuz, geçmişte birileri çıkıp bizi çağrıldığımız her yere gitmekle suçladı. Biz de cevap olarak dedik ki 'Evet. Biz milletimizin çağırdığı her yere gideriz'. Çünkü biz bu milletin içinden çıkarak buralara geldik ama milletle irtibatımızı hiç bir zaman kesmedik. Milletimizin davet ettiği yere gitmek veya milletimizi burada misafir etmek bizim için ancak şereftir, onurdur ve sevinç kaynağıdır. Hayatları boyunca güçlerini milletten değil, vesayetten, siyaset ve toplum mühendisliği çabalarından, hatta terör örgütlerinden alanlar elbette bu hazzı ve duyguyu anlayamazlar" ifadelerini kullandı.

Milletle birlikte olmaya devam edeceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sıfatımız ne olursa olsun hepsinden önce bizim yerimiz milletimizin yanıdır. 40 yıllık siyasi hayatımızın her günü, milletimize hizmet mücadelesiyle geçti. Bunun için gerektiğinde darbecilerin karşısına dikildik, gerektiğinde cuntacılara meydan okuduk, hakkı ve hakikati savunmak adına gerektiğinde 7 düveli karışımıza almaktan çekinmedik. Milletimize en iyi hizmeti verebilmek, insanımızı en güzel kavuşturabilmek için gece gündüz çalıştık" diye konuştu.

Eğitimde ve sağlıkta Cumhuriyet tarihinin görülmeyen hizmetlerini verdiklerini kaydeden Erdoğan, ulaşımda, adalette, emniyette, enerjide ve tarımda hiçbir dönemde görülmeyen adımları attıklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin de kendilerinin bu samimiyeti ve gayretlerini karşılıksız bırakmadığını anlattı.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Şahsımı, İstanbul Belediye Başkanı olarak İstanbullular seçtiği zaman kurduğumuz partiyi ilk seçimde iktidara taşıdı. Bizi, Başbakan yaptı, Cumhurbaşkanı yaptı. Biz de milletimizin bize layık gördüğü her görevde ona çok daha fazla hizmet etmenin çabası içerisinde olduk. Önce İstanbul'da, ardından Türkiye'nin tamamında gerçekleştirdiğimiz hizmetlerin, ortaya koyduğumuz eserlerin sahibi bizatihi milletimizdir. Yani sizsiniz. Bizim için aslolan milletimizin menfaatleri, milletimizin beklentileridir. Bugün de Cumhurbaşkanlığı makamında aynı anlayışla görevimizi yapıyoruz. Yapmaya devam edeceğiz. Biz işte bu şevkle, heyecanla ve azimle yolumuza devam ederken, sürekli ahlaka, vicdana, insafa ve izana sığmayacak saldırılara maruz kalıyoruz. İşte şu içinde bulunduğumuz Cumhurbaşkanlığı Külliyesi de bize saldıranların bir süredir en çok istismar ettikleri konulardan biri. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin tarihine, kültürüne, vizyonuna yakışır bir devlet binası inşa etme niyetiyle yola çıktık. Sonuçta ortaya her vatandaşın gönül huzuruyla 'İşte burası benim devletimi temsil eder' diyebileceği bir eserin ortaya çıktığına inanıyorum."

Bu yapının kendisinin şahsi mülkü olmadığını belirten Erdoğan, buranın millete ait olduğununu vurguladı. Erdoğan, "Bugün biz varız, yarın başkaları gelecek. Biz onlara kalıcı bir yatırım gerçekleştirdik. Temsilde asla israf olmaz. Temsil çok önemli. Buraya gelen yabancılar, burayı görünce 'Bu devlet büyük devlet' diyorlar" şeklinde konuştu.

"Türkiye'nin sayılı kongre merkezlerinden biri olacak"

Dünyanın dört bir yanından gelenlerin Topkapı Sarayı, Sultanahmet, Süleymaniye, Eyüp Sultan ve Fatih Camisini gezdiklerini ifade eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Göstereceğimiz yerler işte buralar. Ankara'da gezilecek yerleri bir soralım. Acaba kaç tane gezdirebileceğimiz yer var. Soruyorum, parmak sayılarını bulur mu? Ama bakın şurada biz Beştepe Millet Camisi'ni yaptık. Geçen Cuma'dan bugüne hamdolsun her gün dolup taşıyor. Gelip gidiyorlar. Sadece Ankara'nın içinden değil, Türkiye'nin değişik yerlerinden, komşu vilayetlerden sağolsun buraya vatandaşlarımız geliyor. Böyle bir merak oluştu. Mesele bu. Şimdi camimizin hemen yanında inşaatı süren bir kongre merkezi var. Türkiye'nin sayılı kongre merkezlerinden biri olacak. Yıl sonunu bulmadan onun açılışını yapacağız. Bunların hemen alt tarafında Türkiye'nin en büyük kütüphanesini yapıyoruz, Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi. Orada 5 milyon cilt kitap olacak. Bunları dijital ortamda gençliğimizin, vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız. Tüm ulusal ve uluslararası yayınlar burada olacak. Burası 24 saat gençliğimizin, vatandaşlarımızın emrinde olacak. Bugüne kadar bunlar niye yapılmadı? Ama biz bunları yapıyoruz. Bu eksiği biz gördük ve gideriyoruz. Hemen onun yanında çok amaçlı salonlarımız var. İnşallah orada da sanat eserleri sergilenecek. Onun yanında da yine aynı anda bin kişinin, iki bin kişinin toplanabileceği, yemeğini yiyebileceği salonlarımız olacak. Çünkü öyle uluslararası toplantılar oluyor ki biz gidip de otellerde kuyruğa girmekten, sıraya girmekten bıktık. Dedik ki devletin kendine ait böyle bir yeri olsun. Bakanlarımız burada misafirlerini rahatlıkla ağırlayabilsinler, kurumlarımız burada rahatlıkla bunları ağırlayabilsinler. Bu adımları atıyoruz. Burası böylece büyük bir külliye olarak inşallah bitiyor."

#Sayfa#

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Meclis Başkanlık Divanı oluştuktan sonra hükümeti kurma görevini en fazla milletvekiline sahip partinin genel başkanına vereceğini belirterek, "Bunu da süratle, en kısa zamanda, başkanlık divanı belli olduktan sonra bu görevlendirmeyi yapacağım" dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde vatandaşlarla iftarda bir araya geldi.

İftardan sonra konuşan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin ne olduğu, nasıl hizmet verdiği ortadayken, birtakım çevrelerin ısrarla tamamı yalan, yanlış, iftira olan iddialarla, burası üzerinden kendisine saldırma çabasından hiç vazgeçmediğini söyledi.

"Masasında oturduğunuz, benim de oturduğum şu masa, işte geçenlerde gazetede yazan meşhur masadır" diyen Erdoğan, masanın değerinin "1 milyon lira" şeklinde ilan edildiğini aktardı.

Masanın sunta olduğunu ifade eden Erdoğan, "İşte üzerinde gördükleriniz, 'Çiçekler de buraya vinçlerle yerleştirilmiş.' İşte kullanılan bardaklar bunlar. Bu bardaklar geçmiş dönemlerden alınmış. Altındaki sehpalar rahmetli Süleyman Demirel zamanından kalma, o sehpaları kullanıyoruz. Yani vurabilmek için ellerinden gelen her şeyi yaptılar. Tabii tutar mı? Tutmaz. Yalancının mumu, yatsıya kadar yanıyor. Ama dert şu, 'İftira at, tutmasa da iz bırakır.' Yaptıkları iş bu" diye konuştu.

İftiracılarda utanacak yüz, mahcubiyet duyacak karakter olmadığından, özür dileme veya "Böylesi ahlaksızlığı bir daha yapmayacağız" diye bir anlayışın bulunmadığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Hatta cuma günü açılışını yaptığımız camimizle ilgili dahi birtakım saçma sapan iddialar ortaya atanlar çıktı. 'Doğru yerinden kalkana kadar, yalan dünyayı dolaşırmış.' Böyle bir söz var. Biz artık bu yalanlarla, bu iftiralarla uğraşmaktan inanın artık bıktık. Bununla birlikte gerek medya vasıtasıyla, gerekse halka ilişkiler birimlerimizle doğruyu milletimize anlatmaya devam edeceğiz. Bizim için önemli olan milletimizin vicdanında ibra edilmektir. Orada herhangi bir sıkıntımızın, kırık notumuzun inşallah bulunmadığına inanıyorum."

"Afrika, tarihimizin ve vicdanımızın bize bir emanetidir"

Türkiye'nin kritik bir dönemden geçtiğini vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin sadece 780 bin kilometrekare vatan toprağından ibaret olmadığını söyledi.

"Burası elbette ana vatandır. Ama bir de ana vatan kadar değerli, ana vatan kadar anlamlı, ana vatan kadar hassasiyetle üzerinde durmamız gereken coğrafyamız var" ifadelerini kullanan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunların bir kısmıyla doğrudan akrabalık bağlarımız bulunuyor. Bugün ülkemizde Balkan veya Kafkas kökenli komşusu, arkadaşı, tanıdığı olmayan yok gibidir. Aynı şekilde Orta Asya'daki kardeşlerimizle soy birliğimizin ötesinde binlerce yıllık kültür birliğimiz, medeniyet birliğimiz var. Orta Doğu, Kuzey Afrika derseniz zaten 100 yıl öncesine kadar etle tırnak gibi olduğumuz, her şeyimizin müşterek olduğu coğrafyadır. Afrika, tarihimizin ve vicdanımızın bize bir emanetidir. Biz Amerika'daki yerlilerden kutuplardaki Eskimolara kadar dünyanın tüm mazlum ama onurlu kavimleriyle gönül bağı olan bir milletiz. Geçmişte, yakın zaman dilimlerinde, hakimiyet kurduğumuz coğrafyalarda, biz eser bırakırken diğer ülkeler, sömürge yarasından başka bir şey bırakmamışlar."

Bugün de Türkiye'nin çevresinde yaşanan hadiselere aynı anlayışla yaklaşıldığını dile getiren Erdoğan, Irak'ta, Suriye'de, Mısır'da, Libya'da, Filistin'de tarihi misyona uygun duruş sergilenmeye çalışıldığını bildirdi.

"Kobani ile ilgili hakkımda birçok iftira attılar"

Erdoğan, aynı hassasiyetle Türkiye'nin sınırları içinde 2 milyona yakın Suriyeli'nin barındırıldığını, buna rağmen bugün birçok iftira atıldığını söyledi.

"Kobani'den gelen dostlarımızı, 190 bin Kürt vatandaşımızı, daha doğrusu Suriye vatandaşını biz burada ağırlamadık mı? Onları yedirip içirmedik mi? Onları biz giydirmedik mi?" diyen Erdoğan, şu anda onlardan 70 bininin geri döndüğünü ancak diğerlerinin halen misafir olarak Türkiye'de yedirilip içirildiğini ve bakıldığını anlattı.

Erdoğan, "Bunu yaptığımız halde, dezenformasyonla Kobani ile ilgili hakkımda birçok iftira attılar. Biz Akdeniz'e 'Balık bilmezse halik bilir' anlayışıyla devam ediyoruz. Biz yapıyoruz iyiliği. Biz 'Ensarız' diyoruz ve muhacirlere kapımızı açıyoruz. Açmaya da devam edeceğiz" diye konuştu.

"En kıymetli hazinemizi heba etmeye asla hakkımız yok"

Bu hasletlerin terk edildiği gün dünyaya, insanlığa ve daha önemlisi kişinin kendisine söyleyecek hiçbir sözünün kalmayacağını ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bunun için ülke olarak, millet olarak güçlü olmak mecburiyetindeyiz. Demokraside, ekonomide, kalkınmada, savunma sanayinde, teknolojide velhasıl tüm alanlarda elde ettiğimiz her başarı, aynı zamanda kardeşlerimizin başarısıdır. Yine bizim yaşadığımız her sıkıntı, maruz kaldığımız her saldırı, aynı zamanda kardeşlerimizin üzüntü kaynağıdır. Ben bunu, gittiğim her yerde sayısız defa gördüm, yaşadım, hissettim. 12 Haziran'da Bakü Olimpiyat Stadı'nda binlerce kardeşimizin gözlerinde gördüğüm sevgiye, ocak ayında Mogadişu'da şahit olmuştum. Mayıs ayında Saraybosna'da, Tiran'da şahit olduğum sevgi yumağıyla, şubat ayı sonunda Medine'de de karşılaşmıştım. Gittiğim yerlerde karşılaştığım muhabbetin, sevginin, coşkunun, şahsımın nezdinde tüm milletimize karşı olduğunu biliyorum. Bizim bu en kıymetli hazinemizi heba etmeye asla hakkımız yok."

"Başkanlık divanı belli olduktan sonra görevlendirmeyi yapacağım"

Erdoğan, 7 Haziran seçimleri sonrası ortaya çıkan belirsizlik durumunun, en sağlıklı şekilde geride bırakılması gerektiğini söyledi.

Bu kritik dönemde Türkiye'nin önündeki meselelerin çözümü için inisiyatif alan, fedakarlık yapan herkesin, milletin gönlünde değer kazanacağına işaret eden Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Şu anda hükümet kendi Meclis Başkanvekilini ve Grup Başkanvekillerini onlar da açıklayacaklar ve Meclis'te başkanlık divanı oluşacak. Bunlar bittikten sonra da Cumhurbaşkanı olarak ben görevlendirmeyi yapacağım. Ondan sonra da hükümet kurma süreci başlayacak. Görevi vereceğim de tabii ki en fazla milletvekiline sahip olan partinin genel başkanı olacaktır. Bunu da süratle, en kısa zamanda, başkanlık divanı belli olduktan sonra bu görevlendirmeyi yapacağım. Temenni ederim ki tüm siyasi partilerimizin ve onların genel başkanlarının bir sorumluluk duygusuyla hareket etmeleri ve bir an önce hükümetin kurulmasıdır. Meclis Başkanlık Divanı'nın kurulmasının ardından başlayacak olan koalisyon görüşmelerinin yapıcı bir şekilde yürütülmesini ve sonuçlandırılmasını temenni ediyorum."

400 kişi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ağırlandı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu akşam Beştepe'deki iftarda, çeşitli kesimlerden vatandaşlarla bir araya geldi.

Türkiye'nin değişik kentlerinden, farklı meslek gruplarına mensup yaklaşık 400 kişi, iftarda Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ağırlandı.

İftar davetlileri, öğrenciden öğretmene, işçiden memura, henüz bir işte çalışmayanlardan emekliye, çiftçiden esnafa, mühendisten mimara, bankacıdan doktora, din görevlisinden akademisyene, gaziden astsubaya kadar çeşitlilik gösterdi.

Davetli listesi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ni ziyaret için daha önceden mektup yazanlar, kendi çabalarıyla mesleklerinde başarılı olanlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın davetlerine çeşitli nedenlerle icabet edememiş kişiler başta olmak üzere, farklı vesilelerle gerçekleştirilen başvurular arasından yapılan seçimle oluşturuldu.

Listeyi oluşturma sürecinde, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığından da yardım alındı.