X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bakanlar Kurulu sonrası flaş açıklamalar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bakanlar Kurulu sonrası flaş açıklamalar

  • Giriş Tarihi: 22.7.2015 20:51 Güncelleme Tarihi: 22.7.2015 22:13
Bakanlar Kurulu sonrası flaş açıklamalar
Bakanlar Kurulu sonrası flaş açıklamalar

Hükümet sözcüsü Arınç, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.

Arınç'ın açıklamasından satır başları:

"Suruç'taki saldırıda, Adıyaman'da ve bugün Şanlıurfa'da evlerinde şehit edilen polislerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Terör örgütünün, terör suçudur. Bunu yapanlar karşılığını göreceklerdir.

Ana gündem maddesi sınır güvenliği

Ana gündemde Milli Savunma Bakanımız bir sunum yaptı. Sınır fiziki güvenlik sistemi konulu. Sınırda tedbirlere ilave olarak neler yapıldı ve neler yapılacak bunlar anlatıldı sunumla.

3 bin kilometreye yakın kara sınırımız var. Suriye ve Irak sınırlarımızın yarısını kapsıyor. Diğer ülkelerle olan sınırlarımızda güvenlik tehlikesi yok. Ama Suriye'deki olaylara ilişkin entegre güvenlik sistemi sunumda dinlemiş olduk.

Önemli olan DEAŞ'e karşı önlemlerdir. Sınır güvenlik sistemi kurulacaktır.

Sivil uçak üretimi

Türkiye'de sivil uçak üretimi konusunda Bakanlar Kurulu'na bilgi verildi. Bundan sonra atılacak adımlar konusunda bilgilendirme yapıldı.

Risk sıralaması kaçakçılar, sığınmacılar ve teröristlere yönelik risk sırası var sınırlarda. İnsani amaçlı geçişleri kolaylaştırabilecek bir çalışma gerektiği ortaya çıktı. Fiziki engeller teröristler için alınacaktır.

Sınırdaki önlemler

Sayın Başbakanımız, geçtiğimiz günlerdeki ziyaretleri konusunda bilgi verdi. Bakan arkadaşlarımız da ayrıca bilgiler sundular.

Giriş-çıkışların yapılabileceği sınır noktalarını tespit ettik. Ayrıntılı incelemeler yapılmıştır. Teknik konularda. Bu duvarlar örmek demek değildir. Teröristlere ve kaçakçılara engel olacak bir sistemi düşünmüşler. ASELSAN'ın da bulunduğu mükemmel bir proje hazırlanmış. Devam etmesi uygun görüldü. Sayın Başbakanımızın talimatları oldu.

DAEŞ'le mücadele

Suriye ve Irak'taki olaylarla ilgili olaylara karşı Türkiye'nin tutumu bellidir. Geçmişten beri tavrımızın doğruluğu her gün ortaya çıkıyor. Maalesef algı operasyonu var. Bir takım insanlar yalanları 40 defa söyleyince neredeyse inandırmaya çalışıyorlar.

DAEŞ'e karşı Türkiye yeterli mücadeleyi yapmıyor algısı oluşturulmaya çalışıyor. Bu alçaktır. DAEŞ'i Türkiye lanetlemiştir. Ülkemiz mücadelesinde kararlıdır. Kendisine mensup savaşçıların sayısının arttığını görüyoruz. 60'ın üzerindeki ülke ve kuruluş uluslararası koalisyonda DAEŞ'e karşı birleşmiştir. Türkiye de bu uluslararası koalisyona destek sağlamaktadır.

DAEŞ'e karşı Hükümetimizin yapmış olduğu faaliyetler önemlidir. Resmi Gazete'nin 10 Ekim 2013 tarihindeki nüshasında IŞİD'in açıkça anıldığı bir terör örgütü olarak listeye alındığı ortadadır.

Biz DAEŞ'i, Türkiye'de konuşulmazken bile terör örgütleri listesine aldık. Hemen hemen her gün DAEŞ'le bağlantısı olduğu düşünülenlere karşı operasyonlar kapsamında tutuklamalar olmuştur. Bunun dışında bütün çalışmalarımı İçişleri Bakanlığımız sürdürmektedir. Son 6 ayda DAEş ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle 600 kişi gözaltına alındı. Bu kişilerden 102'si tutuklandı.

DAEŞ'e karşı en baştan bu yana hükümetimiz büyük operasyonların içerisindedir.

DAEŞ ile mücadele kapsamında ele geçirilen uzun namlulu muhimmatlar, canlı bomla yelekleri ve tutuklamalar ile 53 ilde 1020 kişi yakalanmıştır. Yabancı terörist savaşçıların ülkemize girişlerine yönelik 4 bin 500 şüpheli kontrol edilmiş ve bin 300'ü sınır dışı edilmiştir.

Terör örgütlerine karşı gerekli tüm çalışmalar yapılmıştır. Uluslararası koalisyonun çalışmalarına Türkiye'nin desteği görülmüştür. Eğit-Donat faaliyetlerinin devam etmesi kararı alınmıştır.

Koalisyon görüşmeleri

Dünkü MYK-Bakanlar ortak görüşmesinde koalisyon görüşmeleri konuşuldu. Seçim sonuçları açıklandığından itibaren Sayın Başbakan pozitif bir çalışma yürütmüştür. Bizim bu çalışmalarımız siyasi partiler ve kamuoyu tarafından olumlu karşılanmıştır. Bizim önceliğimiz hükümet kurma görevi. Milletimiz bir karar verdi. Milletimiz koalisyon kurmamızı istedi. Biz buna karşı duramayız. Bu saygısızlıktır. Bunu hangi parti düşünürse millete karşı saygısızlıktır. Dolayısıyla çok iyi niyetle hükümet kurma çalışması birinci aşamasıdır. CHP ile görüşmeler sürüyor. Biz bir kaç arkadaşı da dahil ederek Sayın Koç ile tekrardan toplantı yapacağız. Görüşmeler olumlu geçiyor.

Hükümetimiz görev başında, Sayın Ahmet Davutoğlu Başbakanımızdır. Bu Anayasa maddesi. Önemli kararların alınması, kısa zaman gerektirebilir. Bunun için siyasi partilerin, hükümet kurma noktasında AK Parti'ye destek olmasını öneriyorum. AK Parti'nin tavrı bellidir. Ömer Çelik ve Haluk Koç belli bir günde görüşmelerini devam ettirecektir."

Ulusal yas ilan edilmesi

CHP ulusal yas ilan edilmesi konusunda yasa teklifi etmiştir. Bu olayla ilgili ulusal yas ilan edilmemiştir. Ama gerekenler yapılmıştır. Yas ilan edilmenin karşılığının verildiğini düşünüyoruz. CHP bu teklifiyle olmayacağını düşünüyor olmalı. TBMM tatilde çünkü şimdi. Komisyonlarda da yapılamayacaktır. Ulusal yas ilan edilmesi, her olayda yapılırsa anlamını kaybeder diye düşünüyorum.

Demirtaş'ın çağrısı

Demirtaş'ın 110 kişi il TBMM ile toplantıya çağrılır ama en az 184 kişiyle açılır. Bunun karşılığını görmemiz lazım. Biz hükümet olarak olağan üstü toplantı çağrısına fayda görmüyoruz. Siyasi partiler arasında tartışmalar çıkabilir.

Ben Demirtaş'a, Sayın Başbakanımızın sunduğu ortak deklarasyon çağrısını önermek istiyorum. Terör bir insanlık suçudur. Kim yaparsa yapsın lanetlemesi gerekir. CHP'den olumlu yanıt aldık. MHP de olumlu tavır sergileyebilir. HDP'nin de imza atmasını umarım. Bu onlar için olumludur. Sayın Demirtaş'ın deklarasyona imza koyması Türkiye partisi olduklarını gösterir. Ne kadar kaçarlarsa üzerlerindeki yaftayı ömür boyu taşımış olacaklardır.

Çözüm süreci

Eylemleri yapanlara acımasız bir şekilde karşılığı verilecektir. Rasyonel bir şekilde devam edecektir. Ama silahtan örgütlerin arınması gerekir. Çözüm süreci teröre izin vereceğimiz anlamına gelmez. Eylemlere fırsat verilmeyecektir.

AK Parti tek başına hükümet kuramıyor. Her iki partinin de çözüm sürecine itirazları olmuştur. MHP kategorik olarak reddetmiştir, CHP de zaman zaman karşı çıkmıştır. Hükümet kiminle kurulursa kurulsun, çözüm süreci rasyonel bir şekilde ele alınmaya ihtiyacı vardır. Bir siyasi parti silahtan yana tavır almamalıdır. HDP'nin örgütle iç içe geçmiş olduğu görülüyor. Eş Başkan PKK'nın yan örgütlerine sırtını dayadığını ifade etmesi bir partinin genel başkanına yakışmaz. Hükümeti suçlayacakları yerde olayın faillerinin bulunmasını istemeleri gerekir.

Suruç'taki güvenlik önemleri

Can güvenliğini sağlamak için tüm tedbirleri almalıyız. Asker bölgesiyse TSK, polis bölgesiyse emniyet. Vatandaşın güvenliği için her şey yapılıyor.

Suruç Belediyesi'nin kültür merkezine belediyenin etkinlikleri yapılmaktadır. Polis arama yapalım dediğinde, polisi istemiyoruz demişlerdir. Taraf Gazetesi duysun diye söylüyorum. Sonunda o grubun içine giren birisi eylem yapmıştır. Düşünebiliyor musunuz? O insanların aralarına birinin karıştığını fark edememiştir.

İlk aramada olmayan kişi, nasıl kültür merkezine girmiş. Bakınız Suruç Belediyesi'ne ait Amara Kültür Merkezi'nde güvenlik kameralarının olduğu ama 10 aydır çalışmadığı söyleniyor. Belediye arama yapılmasına izin verilmiyor. Suruç Belediyesi'nden ölen olmadı. Özellikle uzak tutulduğu istihbaratı alınıyor. Bunlar değerlendirilecek.

Türkiye'ye yönelik algı operasyonu yapılıyor. Bütün kayıtlar gösteriyor ki Suruç'ta her gün 3 gösteri yapılıyor ve HDP'nin yöneticileri yapıyor. Acaba bu grubun içinde neden yoklardı? Gerekçelerini öğrenmek isteriz. 'Katil Erdoğan' diye hakaretler yağdıran soysuzlara karşı önlem alınmasını rica ediyorum.

Dolmabahçe Mutabakatı

Dolmabahçe Mutabakatı diye nitelendiriliyor. Hükümet ve HDP tarafından açıklamalarda bulunuldu. Nevruz'da okunan mektup ve son gelişen olaylar karşısında Demirtaş'a bunları hatırlatıyorum. Çözüm sürecinin devam etmesi, HDP'nin örgütle iş birliğini kestiğine dair beyanda bulunması ile mümkündür. Bunun ilk göstergesi ortak deklarasyon ile olabilir. Bu mutabakatı kapsamında HDP sözünde durmamıştır."