X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yalçın Akdoğan: HDP çözüm sürecine ihanet etmiştir
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

: ne ihanet etmiştir

  • Giriş Tarihi: 29.7.2015 10:53 Güncelleme Tarihi: 29.7.2015 12:14
Yalçın Akdoğan: HDP çözüm sürecine ihanet etmiştir
Yalçın Akdoğan: HDP çözüm sürecine ihanet etmiştir

Başbakan Yardımcısı Akdoğan, AA Editör Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Akdoğan, ", Öcalan'ın şubat başında verdiği silahları bırakmak için kongre toplayın çağrısını üç hafta geciktirmiştir. Öcalan sözlü, yazılı, imzalı her türlü mesajını vermiştir. Ancak HDP bunu açıklamaktan imtina etmiştir." dedi.

Başbakan Yardımcısı , Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Akdoğan, "nin düşmanları olarak adlandırabileceğimiz statüko cephesi bu son seçimden önce 'yi bir proje olarak kullandı, taşeron şekilde kullandı" ifadelerini kullanarak, "Yani HDP, Çözüm Sürecinin düşmanları olan ve kendi varlığına da karşı olan statüko cephesine kendisini de kullandırtmış oldu. Burada AK Parti'yi devirme hedefinin ardında aslında Çözüm Süreci ve İmralı'yı bitirme yaklaşımı vardı" şeklinde konuştu.


"SİLAH BIRAKMAYA ODAKLANMIŞ BİR SÜREÇTEN BAHSEDİYORUZ"

Akdoğan, "Son 'Çözüm Süreci' dediğimizde biraz daha doğrudan örgütün silah bırakmasına odaklanmış bir süreçten bahsediyoruz. Geçmiş dönemlerde örgüt iki üç yılda bir adeta panik atak geçirir gibi süreci sabote eden birtakım eylemlerde bulundu, strateji değiştirip topyekün saldırarak devleti dize getirmeye çalıştı, bunu 2011'de Silvan saldırısından sonra gördük. O dönemde çok kapsamlı bir terörle mücadele uygulandı ve bin 450 civarında örgüt üyesi etkisiz hale getirildi" dedi.
"Öcalan'ın mesajını HDP açıklamaktan imtina etmiştir" dedi.

Akdoğan "Öcalan'ın şubat başında verdiği silahları bırakmak için kongre toplayın çağrısını üç hafta geciktirmiştir. Öcalan sözlü, yazılı, imzalı her türlü mesajını vermiştir. Ancak HDP bunu açıklamaktan imtina etmiştir" ifadelerini kullandı.

"BİR YALAN MAKİNESİNE DÖNÜŞTÜLER"

Başbakan Yardımcısı Akdoğan, "'O gün her ayrıntıyı Cumhurbaşkanı biliyordu, sürekli irtibat halindeydiler.' Bu külliyen yalan bir durum. O gün kesinlikle Cumhurbaşkanımızla hiçbir irtibatımız olmadı. Bunlar o kadar çok yalan söylüyorlar ki, bir yalan makinesine dönüştüler. Ben de bunları yalanlamaktan yoruldum" şeklinde konuştu.

"BİR KUBBE ALTINDA SÖYLENMEDİK HİÇBİR SÖZ YOKTUR"

Akdoğan: "Burada ben de o günkü konuşmamda ifade ettim. Bir kubbe altında söylenmedik hiçbir söz yoktur, bütün bu konuları konuşma, tartışma kapasitesine Türk demokrasisi ulaşmıştır, siyaset kurumu bunu başlıklarıyla tartışır, başka başlıklarıyla tartışır. Buradaki genel çerçeve bunların konuşulabilir olduğu ve siyaset kurumunun bir bütün olarak tartışması gerektiğidir. Yani burada ortak bir metin okunmadığı gibi bu bir mutabakat çerçevesi de değildi" dedi.

"ÖRGÜT DEFALARCA 'BEN ATEŞKESİ BOZUYORUM' DEMİŞTİR"

"Seçimden sonra örgüt doğrudan eylemlilik kararı almıştır, kendisi bunu defalarca ifade etmiştir. 'Hükümet şunu yaptı, bunu yaptı' diyenler açsınlar örgütün açıklamalarına baksınlar" diyen Akdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Örgüt defalarca 'ben ateşkesi bozuyorum' demiştir, kimse Hükümete fatura kesmeye kalkmasın. Ortada çok açık cinayetler var, önce kalkıp bunu yani iki eşit yapı arasında bir mücadelenin verilen kurbanları, zayiatları gibi görmeleri bile teröre destek anlamına gelir, burada daha net bir tavır takınmaları gerekir."

"İMRALI BİR TALK-SHOW ALANI DA DEĞİL"


Akdoğan, "Her verdikleri ayrıntı yalan tamamen uydurma. Bu izleme heyetiyle ilgili de sayılar verdiler, isimler verdiler, 'şöyle olacak' dediler, 'böyle olacak' dediler. O gün de ben açıkladım 'külliyen yalan' diye. Bu meseleyi tamamen izleme heyetine getirip dayandırmaları da doğru değil, anlamsız. Çünkü Öcalan neticede bir çağrı yapacaktı, yaptı. Ve en geniş şekilde bu kamuoyuna yansıdı. Basına yansıdı. Uluslararası camiaya yansıdı. Bunu herkes tartıştı. Bunu başka bir heyete tekrar aktarmasına ihtiyaç yoktu. Burada bunun ötesinde İmralı bir talk-show alanı da değil. Sürekli heyetler oraya turlar yapsınlar. Bunlar aynı mesajı tekrar etsin. Bu mesaj zaten verilmiştir. Bunun ötesinde çok bir anlamının da kalmadığını düşünüyorum" dedi.

"HDP BARAJI GEÇMEK İÇİN SÜRECİ HAVAYA UÇURDU"

Proje olarak kendisini kullandırtmasının maliyetinin, faturasının sürecin türbülansa girmesi, bitmesi İmralı'nın anlamsızlaşması olduğunu bile bile kendisini kullandırtan bir HDP olduğunu kaydeden Akdoğan, "HDP barajı geçmek için bu bloğu kaldıraç olarak kullandı ama karşılığında süreci de havaya uçurmuş oldu" ifadesini kullandı.

"PKK İLE İŞBİRLİKÇİSİ PARALEL YAPI ÇOK KİRLİ BİR KAMPANYA YÜRÜTÜYOR"


PKK'nın DAEŞ konusunda çok kirli bir kampanya yürüttüğünü kaydeden Akdoğan, "Bu kampanyada paralel yapı da işbirlikçileri. Dünya genelinde Türkiye'yi bir şekilde zora düşürmek için, bunlar bu örgütü destekliyorlar diye... Çünkü kendileri DAEŞ'i bir kaldıraç olarak kullanmaya çalışıyor. Asıl maskeleyen odur. DAEŞ ile verdikleri mücadeleyi maskeleyerek örgütü meşrulaştırmaya çalışıyorlar. PKK'ya uluslararası zeminde farklı bir konum üretmeye çalışıyorlar. Burada DAEŞ'i bu şekilde kullanan PKK'dır" şeklinde konuştu.

"BUNLAR GÜVENİ YIKMIŞTIR, SARSMIŞTIR"

Akdoğan, "Son dönemde yaptıkları, var olan güveni tamamen havaya uçurdular. Bu aktörlerle bu kadar alavere dalavere yapan, bu kadar sürece ihanet eden aktörlerle bu sürecin nasıl devam ettirileceği, bu bir muammadır. Bu yüzden bunlar güveni yıkmıştır, sarsmıştır. Burada PKK'nın artık 'onu yapın, bunu yapın' diye şart koşacak hali yok. Onların bir gücü, etkisi varsa, evet örgüte çağrı yapsınlar ve örgüt Türkiye'yi terk etsin, silahları bıraksın. Konuşulacak bir şey varsa ondan sonra konuşulur" dedi.