X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER AYM'den kritik 'pardösü' kararı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

AYM'den kritik 'pardösü' kararı

  • Giriş Tarihi: 11.8.2015
AYM'den kritik 'pardösü' kararı
AYM'den kritik 'pardösü' kararı

Anayasa Mahkemesi, pardösünün dini inancın bir gereği olduğuna, açıkça kamu güvenliğini tehdit etmediği sürece "dokunulamayacağına" karar verdi

Anayasa Mahkemesi, kadınların giydiği pardösünün dinsel inancın bir gereği olduğuna, bu nedenle, kamu güvenliğine yönelik somut bir tehdit oluşturmuyorsa dokunulamayacağına karar verdi. Kararda, dinin gereklerinin o dinin mensuplarınca belirleneceği, devletin bu konuda söz söyleme hakkının bulunmadığı belirtildi. Başörtüsü kararlarından sonra, en az o kararlar kadar sonuç doğurucu kararı, Esra Nur Özbey'in İstanbul Bakırköy adliyesine girerken elektronik kapının sinyal vermesi nedeniyle pardösüsünü çıkarması istenmesini, yargıya taşıması üzerine alındı. Özbey dini inancının gereği olan kıyafetini çıkarmaya zorladıkları iddiasıyla güvenlik görevlileri hakkında suç duyurusunda bulundu. Bakırköy Başsavcılığı'nca takipsizlik kararı verildi. Özbey de bu kararlardan sonra, görevliler hakkında dava açılmaması nedeniyle din ve inanç özgürlüğünün kısıtlandığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulundu. Alpaslan Altan Başkanlığı'ndaki İkinci Bölüm'ün inceleme sonunda, Özbey'in din ve inanç hakkının ihlal edildiği kararı verildi. Devletin toplumda var olan görüşlerden ve yaşam tarzlarından birini yanlış kabul etme yetkisine sahip olmadığı hatırlatılarak başlayan kararda, neyin dinin gereği olduğuna karar verme hakkının o dinin mensuplarınca belirleneceği şöyle anlatıldı. Kararda, pardösünün din ve inanç özgürlüğü ile ilgili olduğuna ilişkin de şu ifadelere yer verildi: "Kadınların İslam dininin bir emri olduğu inancıyla vücutlarını örtecek şekilde pardösü veya benzeri kıyafet giymelerinin, Anayasa'nın 24'üncü maddesinin olağan anlamının kapsamında değerlendirilebilecek bir konu olduğunun kabul edilmesi gerekir. Bu itibarla, dini inanç gereği giydiği kıyafete sınırlama getiren kamu gücü işlem ve eylemlerinin kişinin dinini açığa vurma hakkına bir müdahale teşkil ettiği kabul edilmelidir." "Alışıldık dini uygulamaların neler olduğunu sorgulamak, yargı organlarının ilgisi dışındadır" denilen kararda, aksine bir yaklaşımın mahkemelerin ve kamu gücünü kullanan organların kendi değer yargılarını başvurucuların vicdani değerlendirmesinin yerine koyacakları vurgulandı. Kararda, "Mahkemeler ve kamu gücünü kullanan diğer organlar, dinsel bir inancın inandırıcılığına karar vermeye cüret etmemelidirler" denildi. Kararda, hak ve özgürlüklerin sınırsız olmadığı ancak somut olayda başvurucunun din ve özgürlüğünü kısıtlamayı gerektirecek, kamu güvenliğini ilgilendiren somut bir nedenin ortaya konulamadığı belirtildikten sonra adliye girişindeki güvenlik görevlilerinin suç işlediği ve benzer davranışların suç oluşturacağı da vurgulandı.