X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Erdoğan: Almanya Zekeriya Öz'ü vermezse...
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

: Almanya Zekeriya Öz'ü vermezse...

  • Giriş Tarihi: 14.8.2015 16:37 Güncelleme Tarihi: 14.8.2015 17:21
Erdoğan: Almanya Zekeriya Öz'ü vermezse...
Erdoğan: Almanya Zekeriya Öz'ü vermezse...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Rize'de STK'larla buluşma toplantısında konuştu. Firari savcıların Almanya'ya kaçışlarına değinen Erdoğan, "Kırmızı bültenle Almanya'yı da göreceğiz ne yapacak? Eğer yapmazsa, Almanya bizden herhangi bir suçluyu, Tayyip Erdoğan imzasıyla alamaz. Türkiye bir muz cumhuriyeti değildir." dedi.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

Türkiye'yi 2023 hedeflerine hep birlikte ulaştıracağız.

Hakim ve savcılar yurt dışına kaçtı. Böylece karakterleri ortaya çıktı. Bana kaçacak dediler ama ben buradayım.

ALMANYA'YI GÖRECEĞİZ

Önce Gürcistan, sonra Ermenistan… Şimdi de Almanya, şimdi göreceğiz. Almanya'yı da göreceğiz. Şimdi öyle zannediyorum ki; süratle bunlarla ilgili büyük ihtimalle kırmızı bülten çıkacaktır. Kırmızı bültenle Almanya'yı da göreceğiz ne yapacak? Eğer yapmazsa, Almanya bizden herhangi bir suçluyu, Tayyip imzasıyla alamaz. Türkiye bir muz cumhuriyeti değildir.

Yeni anayasa çalışmalarında muhalefet dürüst davranmadı ve çekildi. Bunlar bize ders veremez.

10 Ağustos'un hala ifade ettiği anlamı kavramayan kesime şunu söylemek istiyorum: Türkiye yeni bir döneme girmiştir.

FİİLİ GÜCÜ OLAN BİR CUMHURBAŞKANI VAR

Rize'den şunu söylemek istiyorum. Beyler, Türkiye 10 ağustos 2014 tarihinde, milletin doğrudan cumhurbaşkanını seçmesiyle yeni bir döneme girmiştir. Artık ülkede sembolik değil, fiili gücü olan bir Cumhurbaşkanı var. Cumhurbaşkanı elbette yetkiler çerçevesinde, ama doğrudan millete karşı sorumlu olarak görevini yürütmek durumundadır. İster kabul edilsin ister edilmesin. Türkiye'nin yönetim sistemi bu anlamda değişilmiştir. Şimdi yapılması gereken, bu fiili durumun hukuki çerçevenin anayasal olarak kesinleştirilmesidir.

Muhtarlarımıza şunu söyledim. İstihbarat gelsin de benim mahallemdeki bölücü Terör örgütü mensubunu bulsun demeyeceksiniz. Bana göre dedim, bir mahallede köyde hangi evde kim var, kim oturuyor bunu en iyi bilen sizsiniz. Muhtar olarak hangi evde kim olduğunu, kimin neshebinin ne olduğunu siz gayet iyi biliyorsunuz dedim. Bunlar teröristse, bunlar adi suçlar işlemişse, şu veya bu… Bunları gelip oradaki tüm emniyet mensuplarımıza adli görevlilere herkese bildirecek olan sizsiniz. Çünkü siz atanmış değilsiniz, siz seçilmişsiniz dedim. Seçilmiş atanmıştan her zaman üstündür dedim.

GEÇMİŞTE CUMHURBAŞKANLARINA PİSLİK ATARAK...

Ne diyorlar, cumhurbaşkanı da her şeye karışıyor. Cumhurbaşkanı koalisyon istemiyor, ee başbakan istiyor. Yani müddei iddiasını ispatla mükelleftir. Dert o değil, alışmışlar. Geçmişte bunlar Cumhurbaşkanlarına, Ceçilmiş cumhurbaşkanlarına pislik atarak, onları yıpratarak indirmeye alışmışlar.

Ya atanarak gelen cumhurbaşkanlarıyla çalıştılar veya parlamento içerisinden seçilmiş cumhurbaşkanıyla çalıştırlar. Suriye, terör, koalisyon meselesi de bunun dışında değil. hepsinin faturası da cumhurbaşkanına kesiliyor. 7 haziran seçimleri olduğunda, dünya ne söylüyor? Erdoğan kaybetti. Ya seçime giren ben değilim, niye benimle ilgili hale getiriyorsunuz? Dert başka.

ARZU ETTİKLERİ CUMHURBAŞKANI OLMAYACAĞIM

Kusura bakmasınlar. Ben onların arzu ettiği cumhurbaşkanı olmadım, olmayacağım. Çünkü bu makama seçilirken milletime verdiğim bir söz var. ben milletin tarafında olacak bir cumhurbaşkanı olacağımın sözünü vermiştim, hatırlayın.

Bana tarafsızlık diyorlar, hayır tarafsız olmayacağım dedim. Ben milletimin tarafında olacağım dedim. Biliyorsunuz biz mevcut anayasayı değiştirmek için hükümete geldiğimiz günden beri mücadele ediyoruz. Şimdi yeni anayasa diyorlar dimi. Ya dürüst ol, dürüst olun ya. Biz yeni anayasa kuralım diye, o kadar ilginç bir teklif getirdik ki… Arkadaşlarıma şunu söyledim, vekil sayıları ne olursa olsun, bizim o zamanlar 326 milletvekili sayımız var, diğerlerinin toplamı 219 veya 220. Onlar 9 üyeyle, biz 3 üyeyle yer alıyoruz komisyonda.

Olmaz canım bu haksızlıktır demediler ya. Biz bu çalışmaya bu şekilde girdik. Ve ne oldu? madde sayısı 47 filandı. Bunlar çekildiler. E niye çekiliyorsunuz? Arkadan bir açıklama yaptı, malum zat. Dedi ki oturalım bunu yapalım. Arkadaşlarıma dedim ki gidin görüşün, ne dediler biliyor musunuz? Ana muhalefetin başındaki zat. Dedi ki, ikimiz olmaz, dördümüzün bunu paraf etmiş olması lazım. Ya zaten dördünün onayıyla 47 madde çıktı. İkimiz bu işi yapalım, 47 maddeyi hiç olmazsa halledelim. Yine dürüst davranmadılar, çekildiler. 60 madde oldu, aynı şeyi yaptılar. Bunlar bize dürüstlük dersi veremez. Bunlar hiçbir zaman dürüst olmadılar. Bu ülkede dürüstlüğün sembolü her zaman daha önce mensubu olduğum parti olmuştur. Bu süreç aynı kararlılıkla yine böyle devam edecektir.

Bİ 40 YIL BUNUN MÜCADELESİNİ VERDİK

Bugün bizi anayasadaki yetkilerimizi aşmakla suçlayanlar var. mevcut anayasanın Cumhurbaşkanına verdiği yetkileri bilmeyenler var. Bunlar damdan düşmediler. Bunlar sadece önlerine konanı okudular. Biz siyasetin içinde tırnaklarımızla bu toprağı eşeleye eşeleye 40 yıl bunun mücadelesini verdik. Ne nedir, bunu gayet iyi biliriz. Ve seçildiğim andan beri anayasanın bize verdiği yetki neyse, yasaların verdiği yetki neyse biz bunları kullandık. asla bunun dışına taşmış değiliz.

Neymiş, toplu açılışa katılıyorum, eee bu onları rahatsız ediyor. Toplu açılışa katılmaktan daha doğal, Cumhurbaşkanının görevi olabilir? Bundan sonra da katılacağım. Milletimle benim bağımı koparamazsınız.

ERDOĞAN'DAN ERKEN SEÇİM AÇIKLAMASI