X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER AK Parti'den Kılıçdaroğlu'na: PKK'yı aklama çabası
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'den Kılıçdaroğlu'na: PKK'yı aklama çabası

  • Giriş Tarihi: 21.8.2015 11:49 Güncelleme Tarihi: 21.8.2015 11:50
AK Parti'den Kılıçdaroğlu'na: PKK'yı aklama çabası
AK Parti'den Kılıçdaroğlu'na: PKK'yı aklama çabası

Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Mehmet Muş, Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanı 'ı terörü başlatan isim olarak suçlamasına ilişkin yaptığı yazılı açıklamada sert bir dille eleştirdi.

İŞTE AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI MEHMET MUŞ'UN YAPTIĞI AÇIKLAMA;

Kılıçdaroğlu'nun bugün basına yansıyan bir açıklamasında "Terörü başlatan, ülkeyi kan gölüne çeviren Cumhurbaşkanı'dır" ifadesini kullanması Cumhurbaşkanlığı makamına saygısızlığın da ötesinde terör örgütü PKK'yı aklama çabasıdır.

Terör eylemlerinden ötürü PKK'yı değil de Cumhurbaşkanımızı suçlayan Kılıçdaroğlu anlaşıldığı kadarıyla PKK'nın avukatlığına soyunmaya heveslenmiştir.

CHP-HDP İŞBİRLİĞİ İÇİNDE

seçim öncesi örtülü işbirliği yaptığı HDP ile aynı söylemleri vurgulamaktadır. Bu süreçte CHP ve HDP sözümona Barış mitingi adı altında açık işbirliği yapmıştır.

Kılıçdaroğlu, Sayın Cumhurbaşkanımızı terörü başlatmakla suçlayacağına CHP milletvekillerinin PKK bayrağı altında katıldığı mitinglerin hesabını versin.

'NASIL SALLADIK AMA...'

CHP'nin milletvekili Şafak Pavey değil miydi ki; terör örgütünün siyasi avukatı Selahattin Demirtaş'ı görünce "Beraber nasıl salladık ama…" diyen.
Bütün bunlar HDP-CHP koalisyonunun açık göstergesi değil midir?

Kılıçdaroğlu bu söylemleriyle PKK'ya koltuk değenekliği yaparken Bahçeli de bu milletin %52 oyuyla seçilmiş Cumhurbaşkanını diktatör Hitler ve Stalin'e benzeterek aymazlığını ortaya koymaktadır.

Sizin Çatı Adayınıza karşı milletin %52 oyuyla seçilmiş Cumhurbaşkanımızı diktatör diye suçlamanız bu milletin kararını hala hazmedemediğinizi göstermektedir.

BAHÇELİ BAŞ SORUMLUDUR

Esasen "Koalisyon istemiyoruz, Azınlık hükümeti istemiyoruz, Seçim Hükümetinde yokuz, Erken seçimi de istemiyoruz" diyen Bahçeli bütün bu siyasi sürecin baş sorumlusudur.

Daha 7 Haziran Gecesi erken seçim vurgusu yapan Bahçeli'nin sonradan ağız değiştirerek "Seçim Zehirdir" demesi de tam bir tutarsızlıktır.
Seçim zehir değil panzehirdir. Bahçeli'nin zehir tanımlaması sandık korkusunun, millet korkusunun tezahürüdür.
1999'da Rahşan Ecevit'in incitici sözlerine karşı tavır koyamayan Bahçeli bugün uzlaşmaz tavır sergileyerek ülkeyi kaosa sürüklemeye çalışmaktadır.

Bahçeli bu uzlaşmaz ve hakaretvari tavırlarıyla sadece 7 Haziranda kendisine oy veren seçmenine değil tüm milletimize karşı sorumsuzluk göstermektedir.

HESABI SANDIKTA SORULACAKTIR

Yaklaşan erken seçimlerde bu aziz milletimiz Bahçeli'nin uzlaşmaz tavrının hesabını sandıkta soracaktır.

Bahçeli'nin her fırsatta Cumhurbaşkanımıza ve onun ailesine sözlü saldırıda bulunması ise sadece siyasi açıdan değil etik açıdan da en hafif tabiriyle yakışıksız kalmaktadır.

Bu hakaretlerin temel amacı bu milletin birliğini-dirliğini temsil eden Cumhurbaşkanlığı makamını ve onun saygınlığını tartışmaya açmaktır.
Esasen bu hakaretler sadece Cumhurbaşkanlığı makamına değil onun temsil ettiği aziz milletimize yapılmaktadır.