X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kadın köy koruyucularına yemek
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

köy koruyucularına yemek

  • Giriş Tarihi: 27.8.2015 16:21
Kadın köy koruyucularına yemek
Kadın köy koruyucularına yemek

, geçici köy korucularını Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul ederek, yemekte bir araya geldi.

Kabulde konuşan , Türkiye'nin içinde bulunduğu zor zamanlarda birlik ve beraberliği güçlendirmek için vatan ve millet sevgisi etrafında buluşmak için bir araya geldiklerini ifade ederek, oluşturulacak güç birliğinin Türkiye'nin selameti için herkese kuvvet vereceğine inandığını belirtti.

Teröre karşı vatan savunmasında şehit olan asker, polis ve köy korucularına Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve sabır dileyen Emine Erdoğan, "Şehitlik ölümlerin en şereflisidir, ama aynı zamanda biliyoruz ki evlat acısı da acıların en büyüğüdür. Evladını kaybeden anne ve babalara engin sabırlar diliyorum. Sabır acı, ama meyvesi tatlıdır. Şehit anne, babası olmak, şehit eşi olmak tıpkı şehit olmak gibi insanı iki cihanda aziz kılacak kutsal bir payedir" diye konuştu.

Türkiye'de son aylarda baş gösteren terör olaylarında şehit ve gazilerin canlarını, hayatlarını ortaya koyarak büyük bir sorumluluk üstlendiğini, şimdi vazifenin geride kalanlara düştüğünü vurgulayan Emine Erdoğan, hem şehit ve gazilere olan borçlarını ödemek hem de teröre karşı birlik ve bütünlüğün koruması için üzerilerine düşeni yapacaklarını kaydetti.

"Teröre karşı direnecek, birliğimizden taviz vermeyecek ve masum görünümler altında terörü destekleyenlere asla müsamaha göstermeyeceğiz" sözlerini kullanan Emine Erdoğan, şöyle devam etti:

"Üzerinde yaşadığımız topraklar tarih boyunca tüm dünya milletlerinin gözünün olduğu, hakimiyet mücadelesi verdiği, çok önemli bir coğrafya. Mezopotamya insanlığın beşiğidir, Anadolu medeniyetlerin buluşma noktasıdır. Üzerinde yaşayan bizler ise ortak bir tarihi geçmişi ve müşterek bir hafızayı paylaşan Kurtuluş Savaşını birlikte kazanan halklarız. Bu vatan hepimizin. Böyle bir miras üzerinde bizim için tek bir yol var, Türk'üyle, Kürt'üyle, Çerkez'iyle, Laz'ıyla, Gürcü'süyle, Roman'ıyla birlik olmak, bu cennet vatanı bir barış ülkesi olarak gelecek nesillere teslim etmek. Hep birlikte tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet anlayışıyla barışın mimarları olmak dışında başka hiçbir seçeneğimiz yok.

Irkçılık, etnik milliyetçilik bizim kitabımızda mevcut değildir. Bizi birbirimizden ayıracak, aramıza nifak sokacak milliyetçilik yorumu, ümmeti olduğumuz Peygamberin ayaklarının altına aldığı bir anlayıştır. Bizi birbirimize bağlayan pek çok ortak nokta varken, ayrılıklarla gücümüzü parçalayamayız, evlatlarımızı karanlık bir geleceğe teslim edemeyiz. Bu nedenle teröre karşı yek vücut olacağız."

köy korucularına "Kıymetli bacılarım" diyerek hitap eden Emine Erdoğan, Türkiye'de Türk, Kürt, Sünni, Alevi'nin ayrımının çokça yapıldığı, insanların en temel özgürlüklerinin ellerinden alındığı zamanlar yaşandığını anımsatarak, bunların geçmişte olduğunu, devletin son 12 yılda demokrasi adına çok önemli adımlar attığını, en büyük adımlardan biri olarak Güneydoğu'da olağanüstü halin kaldırılmasının gösterilebileceğini belirtti.

Son 12 yılda Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine yapılan yatırımlardan ve demokrasinin güçlenmesine dair atılan adımlardan bazılarını anlatan Emine Erdoğan, şöyle devam etti:

"Türkiye Cumhuriyeti Devleti, tarihinde hiçbir dönemde olmadığı kadar Kürt vatandaşlarımızın haklarını kendilerine iade etti. Bu elbette bir lütuf değil, haktır, ama ne yazık ki ülkemizde bir dönem bu haklar gasbedilmişti. Fakat bugün artık bambaşka bir noktadayız, terörü bitirmek, barışı tesis etmek yolunda aldığımız büyük bir mesafe var. Biz bu mesafeyi feda edemeyiz. Bir kere huzuru tatmış, barışın tatlı rüzgarını hissetmişken bir daha geri dönemeyiz. Şehit cenazeleri bu sefer içimizi bir başka yakıyor, yüreklerimiz bir başka dağlanıyor. Gencecik evlatlarımız düğün kuracak, iş güç sahibi olacak, evlatlarının doğum müjdesini bekleyecekken al bayraklı tabutlara giriyorlar.

Bu kadar adımı bunun için mi attı devletimiz, sizler, bizler bu acıları yeniden yaşamak için mi çabaladık? Emeklerinize sahip çıkmalısınız, tüm bu süreçlerde güvenlik güçlerimize, askerlerimize destek olan sizin gibi güçlü kadınların ve cesur erkeklerin katısı var, devletimize inanan ve güvenen vatandaşlarımızın gayreti var. Sizlerin bu yolda çok büyük mücadeleler, hatta kayıplar verdiğinizi biliyorum. Toprağınızı, onurunuzu, neslinizi ve en önemlisi bu vatanı korumak adına ailelerinizden şehitler verdiniz. Ülkemizin içinde bulunduğu bu talihsiz dönemi en az kayıpla kapatmak, huzura kastedenlere derslerini vermek ve yeniden barış iklimini tesis etmek için üzerimize vazifeler düşüyor."

"Vatan yoksa özgürlük yok, vatandaşlık yok. Vatandaşlık yoksa hak da yok"

"Vatan yoksa özgürlük yok, vatandaşlık yok. Vatandaşlık yoksa hak da yok. Burası hepimizin ortak vatanı ve tüm haklarımızı bu vatana borçluyuz. Hiçbirimizin gidecek başka yeri yok" diyen Emine Erdoğan, Suriye ve Irak'taki savaştan kaçıp gelen 2 milyon insana dahi kucak açmış Türkiye'nin kendi vatandaşlarına da istediklerini verdiğini, vermeye devam edeceğini, haklarını sonuna kadar koruyacağını vurguladı.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ekonomik yatırımların artırılması, refah ve huzurun gelmesinin terör zihniyetinin tamamen ortadan kaldırılmasına bağlı olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, "İnşallah bugünleri de atlatacak, barışın gerçek arzulayıcıları olarak kaldığımız yerden huzur iklimi içinde yeniden çalışmaya devam edeceğiz. Fakat bunun için terörü aleni ya da örtülü biçimde destekleyen tüm mihrakları ortaya çıkarmak ve onları tarihe gömmek durumundayız" ifadelerini kullandı.

Mehmet Akif Ersoy'un "Sahipsiz olan vatanın batması haktır / Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır" dizelerini anımsatan Emine Erdoğan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Uzak yerlerden kalkıp buraya geldiğiniz için Nene Hatun'un torunları olan siz güçlü kadınlarımıza çok teşekkür ediyor, güvenlik güçlerinize olan samimi destek için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Terörle mücadelede gösterdiğiniz dirayet nedeniyle gazanız mübarek olsun diyor ve hepinizi Allah'a emanet ediyorum."

Bu arada, kadın geçici köy korucuları, yemek öncesinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ni gezdi.