X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Başbakan Davutoğlu Almanya'da konuştu!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Davutoğlu Almanya'da konuştu!

  • Giriş Tarihi: 3.10.2015 16:54 Güncelleme Tarihi: 3.10.2015 19:23
Başbakan Davutoğlu Almanya'da konuştu!
Başbakan Davutoğlu Almanya'da konuştu!

, Düsseldorf'ta konuştu. Davutoğlu, gurbetçilere müjdeleri sıraladı...

, "Irkçılığa, yabancı düşmanlığına, İslamafobyaya karşı Almanya'da çok kültürlülüğün, eşit vatandaşlık haklarının Türkiye ve Almanya arasında çifte vatandaşlığa dayanan o köklü bağların daha da tahkim edilmesini istiyoruz" dedi.

Davutoğlu, ISS Dome Spor Salonunda UETD tarafından düzenlenen "Düsseldorf Buluşması'nda yaptığı konuşmada, Suriyeli mültecilerin durumunu hatırlatarak, Avrupa ülkelerinin mülteciler karışsında telaşa kapıldığını, Avrupa'dan ırkçı söylemlerin yükseldiğini belirtti.

Türkiye'nin 4 yıldır, Suriyeli sığınmacılara kapılarını açtığını, ekmeğini, aşını paylaştığını belirten Davutoğlu, geçen hafta gerçekleşen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda bu konuyu gündeme getirdiğini, "milletimle gurur duyuyorum. 2 milyon kardeşi geldiğinde tek bir ırkçı tepki göstermeyen, yabancı düşmanlığı göstermeyen, bağrını açan, milletimle gurur duyuyorum" dediğini söyledi.


Suriyeli mülteciler yürüyerek Avrupa'ya dayandığında, Avrupa ülkelerinin bazılarından, "Avrupa kıtası Hristiyan kıtasıdır, Müslümanlar burada ne arıyor" diye tepki gösterildiğini anlatan Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Biz ise kapımıza gelene 'Müslüman mısın, Hrıstiyan mısın' diye sormadık, 'Arap mısın, Türk müsün, Türkmen misin' diye sormadık, 'Sünni misin, Nusayri misin' diye sormadık, tek bir soru sorduk; insan, insan ve insan... Bizde Şeyh Edebali var yüreğimizde, dilimizde. O der ki 'insanı yaşat ki devlet yaşasın'. Bizim devletimiz insanı yaşamak için var, bizim milletimiz insan onuru için var. Kim nerede bir zulümle karşılaşırsa bilsin ki Anadolu, onun ana diyarı gibi helal yurdu olacaktır. Nihayet bu tartışmalardan sonra Almanya cesur bir kararla mültecileri alma kararı aldı, tebrik ediyoruz. Kim mazluma kucak açarsa onun yanındayız. Kim zalimle işbirliği yaparsa onun karşısında olduk, karşısındayız."

-"MAZLUM İNSANLARA SAHİP ÇIKINIZ"

"Alevi, Sünni, Türk, Kürt ayrımı yapmadan aynı çorbaya kaşık sallayan, aynı vatan hasretini duyan kardeşim, size sesleniyorum" diyen Davutoğlu, şunları söyledi:

"Suriyeli mülteci kardeşlerimiz Avrupa'ya, Almanya'ya geldiğinde siz de onlara bağrınızı, yüreğinizi, gönlünüzü açın. Bir insanlık dersi verin. Çünkü onlar başları sıkıştığında yönlerini bize doğru dönmüşlerdi. Kahramanmaraş, Gaziantep istiklal için işgal ordularına ayağa kalktığında Halep'de onlarla dua etmişti, İdlib onların yanındaydı, Lazkiye, Haseke onların yanındaydı. Şimdi de biz onların yanında olacağız. Kim ne derse desin, kim ne eleştiri getirirse getirsin. Çevre ülkelerde bir zulüm varsa, Saddam'ın Kürt kardeşlerimize yaptığı gibi, geçmişte ya da Miloseviç'in Boşnak kardeşlerimize, Kosova'da Arnavut kardeşlerimize yaptığı gibi, kim kime zulmederse, olanlara bağrımızı açtık, açmaya devam edeceğiz. Sizlerden de Avrupa'da her bir köşesinde 53 yıl önce buraya tahta bavullarla gelen babalarınız, dedeleriniz gibi, bugün ayağında ayakkabı olmadan, sırtında giyecek bir şeyi olmadan yürüyen kardeşlerinize bağrınızı açın, onlarla beraber Avrupa bir insanlık dersi verin ki Avrupa'da yabancı düşmanlığı, ırkçılık yapanlar derslerini alsınlar. Siz Hazreti Mevlana'nın torunları, Ahi Evran'dan beslenen sizler bir kez daha insanlık dersi vereceksiniz. Almanya'da Alman komşu, dostlarınızla birlikte mültecilere, bu garip, mazlum insanlara sahip çıkınız."

-"BÖYLESİNE GÜÇLÜ, MERHAMETLİ MİLLETİN ÖNCÜSÜ OLMAK, ONA HİZMET ETMEK NE GÜZEL"

#Sayfa#


Başbakan Davutoğlu, BM'de Suriyeli sığınmacıların, mültecilerin konusunu gündeme taşırken arkasında, Suriyelilerin büyük bir çoğunluğuna evsahipliği yapan Kilisli, Gaziantepli, Hataylı, Şanlıurfalı, Kahramanmaraşlı, Osmaniyeli, Adanalı, Mardinlilerin bulunduğunu ifade ederek, "Bu sınır illerimiz dışında 78 milyonun onuru, vakarı, dik duruşu vardı. Biz ne aziz bir milletin temsilcisiyiz, ne aziz bir millete aidiz, Allah bu milletin hakkını vermeyi bize nasip eylesin. Böylesine güçlü, merhametli milletin öncüsü olmak, ona hizmet etmek ne güzel. Avrupa'da bizleri temsil eden, kimliğimizi temsil eden sizlerle buluşmak ne güzel. Ne güzel ecdadın omuz omuza verdiği onların torunlarının omuz omuza olduğunu görmek ne güzel" diye konuştu.

Avrupa'da yaşayan vatandaşlara çalışkanlıkları için teşekkür eden Davutoğlu, Almanya'daki Türkiye vatandaşlarının Alman toplumuyla içi içe yaşayarak Avrupa'ya entegrasyonu öğrettiğini söyledi.

Başbakan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Asimilasyon değil, ama entegrasyonun ne olduğunu herkes sizden öğrensin. Almanya'nın her tarafından 3,5 milyon kardeşimiz, en az 5 Avrupa ülkesinden daha büyük bir nüfusla Avrupa'nın merkezindeler. Estonya'dan, Letonya'dan, Litvanya'dan, Lüksemburg'dan, Malta'dan. Hepsine saygı duyuyoruz, dost ülkelerdir, onlardan daha kalabalık nüfusla Almanya'dasınız, Avrupa'dasınız. Bundan sonra da Almanya'da, Avrupa'da bu ülkenin, bu kıtanın kaderi yazılırken sizlerle yazılacak. Ne güzel federal parlamentoda 11 milletvekili, eyalet parlamentolarında 42 milletvekili. Her yerde sizleri görmek istiyoruz.

Türkçenizi koruyun, ama Almancayı da en iyi şekilde kullanın. Kimliğinizi koruyun ama Alman kültürüne de intibak edin. Birbirinize sımsıkı, dipdiri, dimdik olun, ama Alman komşularınızla da buluşun. Almanya'da Anadolu irfanının yeşermesi için hep beraber çalışın. Sizlerle gurur duyuyoruz, çünkü siz Türkiye ile Almanya arasında bir dostluk köprüsüsünüz. Bugün iki Almanya'nın birleşmesinin 25'inci yıl dönümü. Almanya'nın milli günü, ulusal günü, dost ve müttefik Almanya'ya bir kez daha buradan selamlarımı sunuyorum, tebriklerimi ifade ediyorum. Sayın Merkel ile ayrılmadan önce görüşeceğiz, bizzat tebrik edeceğim."

Davutoğlu, Almanya'nın huzuru ve Almanya'daki çok kültürlü hayatın bekasının Türkiye için de önemli olduğuna işarete ederek, "Irkçılığa, yabancı düşmanlığına, İslamafobyaya karşı Almanya'da çok kültürlülüğün, eşit vatandaşlık haklarının Türkiye ve Almanya arasında çifte vatandaşlığa dayanan o köklü bağların daha da tahkim edilmesini istiyoruz. Almanya ve Türkiye tarih boyunca dost olmuş, bundan sonra da dost olacak ülkelerdir. Sizler de bu dostluk köprüsünün en önemli unsurlarısınız. Sizlerin köprü olduğu dostluk kıyamete kadar sürecek inşallah. Almanya'da Türkler hem kimlikleriyle var olacak hem de Türkiye ile Almanya arasında dostluk köprüsü olacak" değerlendirmesinde bulundu.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Bu sefer, 1 Kasım seçim startını Almanya'dan vermeye karar verdik. 81 vilayetten, aziz milletimizin omuz omuza durduğu Almanya'dan, 'Haydi Bismillah' diyelim, dedik. Haydi Bismillah. Bazıları böyle dememizden hoşlanmıyor olabilir ama biz sofraya otururken, yola çıkarken onu deriz. Besmele, bu milletin ağzındadır, yüreğindedir, duasındadır" dedi.

Başbakan Davutoğlu, Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) tarafından Almanya'nın Düsseldorf kentinin en büyük spor salonlarından ISS Dome Salonu'nda düzenlenen "Düsseldorf Buluşması" etkinliğinde konuştu.

Davutoğlu, konuşmasına, ülkenin dirliği ve beraberliği, milletin selameti için şehit olanlara Allah'tan rahmet dileyerek başladı.

Anadolu'dan helal rızk için geldiği Avrupa'da vefat edenlere ve burada ırkçı saldırılarda şehit olanlara da rahmet dileğinde bulunan Başbakan Davutoğlu, şunları söyledi:

"3 Mayıs 2015'te yine Almanya'da birlikteydik. Sizlerle dertleştik, konuştuk. Ülkemizin geleceğiyle ilgili meselelerini beraber müzakere ettik. Sonra, 7 Haziran seçimlerine yürüdük. 3 Mayıs'ta, seçim kampanyasının hemen başında, Almanya'yı ziyaret ettikten sonra Türkiye'nin her köşesini, 81 vilayeti tek tek ziyaret ettim. 81 vilayette kardeşlerimizle buluştum. Şimdi size 81 vilayetin selamını getirdik, 81 vilayetin selamı üzerinize olsun."

Davutoğlu, 81 vilayette vatandaşlarla buluşmaktan büyük bir haz aldığını, ancak Almanya'daki Türk'lerle buluşmanın ayrı bir güzellikte olduğunu ifade ederek, "Ne zaman Almanya'ya gelsek, 81 vilayetin temsilcileriyle buluşmaktan büyük onur duyduk. Eminim burada Türkiye'nin doğusu var, batısı var, kuzeyi var, güneyi var, Akdenizi var Karadenizi var, burada Türkiye var. Bir kilim deseni gibi, bu salona nakşolmuş" dedi.

- "SEÇİM STARTINI ALMANYA'DAN VERMEYE KARAR VERDİK"

Başbakan Davutoğlu, seçim çalışmalarına Almanya'dan başladıklarına işaret ederek, şunları kaydetti:

"Bu sefer, 1 Kasım seçim startını Almanya'dan vermeye karar verdik. 81 vilayetten, aziz milletimizin omuz omuza durduğu Almanya'dan, 'Haydi Bismillah' diyelim dedik. Haydi Bismillah. Bazıları böyle dememizden hoşlanmıyor olabilir ama biz sofraya otururken, yola çıkarken onu deriz. Besmele, bu milletin dilindedir, yüreğindedir, duasındadır. İşte hayırlı bir yola daha çıkıyoruz. Seçimin ilk buluşmasını burada sizlerle, Düsseldorf'ta yapıyorum. Allah mübarek eylesin, yolumuz, menzilimizi hayreylesin. 'Hayırlar feth olsun, şerler def olsun' diyerek yola çıkıyoruz. Aynen yola çıkan ecdat gibi."

- "ARKANIZDA GÜÇLÜ, ŞEFKATLİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ VAR"

#Sayfa#

Davutoğlu, salondakilerin, "Bu millet seninle gurur duyuyor" şeklindeki sloganları üzerine sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz sizlerle gurur duyuyoruz. Onun için sizlerle buluştuğumuz her anda, sizlerin yüzünde, sizlerin alnında, sizlerin yüreğinde vatan aşkını görerek daha azimle yürüyoruz. Sizler Avrupa'da bizim onurumuzun, vakarımızın temsilcileri oldunuz. Buraya tahta bavullarla gelen Anadolu çocuklarının, Rumeli çocuklarının, Mezopotamya'nın, Fırat'ın, Dicle'nin kenarından gelenlerin, Rumeli'nin, Kafkasların çocukları sizler, bugün Almanya'da 100 bin işletme sahibi, 400 bin kişiye iş veriyor, 45 milyar Avro ciro yapıyor. Allah emeklerini bereketli kılsın, sizi hiçbir şekilde namerde muhtaç eylemesin. Bilin ki arkanızda gurur duyacağınız güçlü, şefkatli, merhametli Türkiye Cumhuriyeti Devleti var."

Salondakilerden ay yıldızlı bayrakları kaldırmasını isteyen Başbakan Davutoğlu, "Kaldırın bayrakları. İşte bu bayrak, artık başka bir onurla dalgalanıyor, Avrupa'nın, dünyanın her yerinde dalgalanıyor" dedi.

"Sizin kimliğinizin yüzünde Yunus Emre'nin güzel Türkçesi var, sizin kimliğinizde hoşgörü, muhabbet var, sizin kimliğinizde Hacı Bektaşi Veli'nin 'iri olun diri olun' deyişi var. Sizin kimliğinizde Ahi Evran'ın 'gönlünü, kapını açık tut' deyişi var" ifadesini kullanan Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Sizlerden temel beklentimiz, ne olursa olsun kıyamete kadar dilinizle, dininizle inancınızla, örfünüzle en önemlisi de Türkiye Cumhuriyeti ile gurur duymanızdır. Artık Türkiye eski Türkiye değil. İnsanların iş aramak için Avrupa'ya gitmek zorunda kaldığı Türkiye değil. 13 yıl önceki gibi IMF'ye el açan Türkiye değil. Artık Türkiye kendi savunması için başka ülkelere muhtaç olan Türkiye değil."

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Bir yerde blok siyaseti vardı, biz ona karşı 'birlik siyaseti' dedik. Bir parti 'hayır siyaseti' dedi, her şeye 'hayır' dedi. Koalisyona 'hayır' dedi, seçime 'hayır' dedi. Ne dediysek, ne teklif ettiysek, 'hayır' dedi. Biz ona karşı 'millet ne diyorsa ona evet' dedik. 'Başımızın üstündedir milletin iradesi' dedik" dedi.

Davutoğlu, ISS Dome Spor Salonunda UETD tarafından düzenlenen "Düsseldorf Buluşması"nda yaptığı konuşmada, 13 yıl içinde Türkiye'de gerçek anlamda bir devrim, sessiz bir devrim gerçekleştirildiğini belirtti. Bu devrimi AK Parti'nin yaptığını ifade eden Davutoğlu, şunları söyledi:

"Sağlıkta, eğitimde, savunma sanayinde, her alanda, ulaştırmada, tarımda, turizmde dünyanın en önemli ülkeleri arasına girmiş olan Türkiye Cumhuriyeti'nin bu anlamda bütün devrimlerine imza atan AK Parti kadroları, başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere yine önümüzdeki dönemde de inşallah Türkiye'nin yükselişine öncülük edecek kadrolardır. Farkı en iyi sizler biliyorsunuz. 13 yıl önce Edirne'den girdiğinizde hangi yollarla karşılaşıyordunuz, şimdi hangi yollarla? Trenleri herhangi bir kullanma imkanı yokken hızlı trenlerin nasıl geliştiğini siz biliyorsunuz. Havaalanına indiğinizde, Esenboğa'ya, Atatürk Havalimanı'na, oradaki hizmetlerin kalitesinin nasıl değiştiğini siz biliyorsunuz. Türk Hava Yollarının bir medarıiftihar olarak nasıl yükseldiğine siz şahitsiniz."

Dünyanın en büyük havalimanının İstanbul'da inşa edildiğini, Marmaray tünellerinin yapıldığını ve insanların Avrupa ile Asya arasında yeraltında seyahat edebildiğini anlatan Davutoğlu, şehir hastanelerinin dünyaya örnek olduğunu, 80-100-120 kişilik sınıflarda yapılan eğitimlerin 20-30 kişilik sınıflara düştüğünü kaydetti.

Son 13 yılda turizmde dünyanın en büyük 7'nci, tarımda dünyanın en büyük 6'ncı, Avrupa'nın en büyük tarım ülkesi olan Türkiye'de yaşanan devrime tüm vatandaşların şahit olduğunun altını çizen Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'de yaşanan devrime şahit misiniz? Peki bu devrimin daha güçlü adımlarla Cumhuriyetimizin 100. yılına kadar aynı hızla devam etmesine var mısınız, var mısınız? Yola çıkmaya var mısınız? İşte AK Parti kadroları bu soruyu duyduklarında yürekleri kıpır kıpır, ayakları yere böyle tam anlamıyla sabit bir şekilde genel merkezden gelecek haberleri bekliyorlar. İşte genel merkezden, başkentimizden, Ankaramızdan size bu mesajı getirdik, hep beraber 100. yıla doğru küresel güç Türkiye'ye yürümeye var mısınız? Dünyanın ve Avrupa'nın yükselen yıldızı Türkiye'yi daha da tahkim kılmaya hazır mısınız?"

- SEÇİM SONRASI YAŞANANLAR

#Sayfa#

7 Haziran Milletvekili Genel Seçimi sonrasında yaşananları anlatan Başbakan Davutoğlu, seçimlerde yüzde 41 gibi yüksek oy oranına rağmen parlamentoda 4 partinin var oluşuyla tek parti hükümeti kurma imkanı olmadığını belirtti.

Parti genel merkezinin balkonundan "Milletimiz hiçbir kaygı duymasın, biz bu ülkeyi yönetim boşluğuna düşürmeyiz, milli iradeye saygı duyarız ama ülkede bir an, bir saniye dahi boşluk oluşmasına izin vermeyiz" şeklinde açıklama yaptığını hatırlatan Davutoğlu, seçimlerden sonra yaklaşık 4 ay geçtiğini ve 1 Kasım'a doğru yürüdüklerini kaydetti.

- "PUSLU HAVALARI SEVEN ÇAKALLAR"

AK Parti'nin sorumluluk üstlendiği alanlar ile muhalefetin takip ettiği siyasi çizgiye bakılarak değerlendirme yapılmasını isteyen Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Daha seçim sonuçları ilan edilir edilmez CHP, bir blok tartışması başlattı ve dedi ki 'AK Parti karşısındaki blok, bu seçimi kazanmıştır'. Blok siyasetiyle milleti kutuplaşmaya teşvik ettiler. Aynı gece Sayın Bahçeli, bu kez, 'Biz hiçbir hükümet formülünde yokuz' dedi. Hemen ertesi gün, birkaç gün sonra HDP yetkililerin bir kısmı halkı neredeyse silahlanma çağrısıyla ayaklanmaya davet etti. Bakın bir yerde blok siyaseti vardı, biz ona karşı 'birlik siyaseti' dedik. Bir parti 'hayır' siyaseti dedi, her şeye 'hayır' dedi. Koalisyona 'hayır' dedi, seçime 'hayır' dedi, ne dediysek, ne teklif ettiysek 'hayır' dedi. Biz ona karşı millet ne diyorsa ona 'evet' dedik. 'Başımızın üstündedir milletin iradesi' dedik. Bir başka parti terör siyasetini gündeme getirdi, biz ona karşı 'huzur siyaseti' dedik. Birileri, puslu havaları seven çakallar, Türkiye'ye pusu kurmak için bekleyenler 20 Temmuz günü bir düğmeye basmışçasına hareket ettiler."

20 Temmuz'da Ramazan Bayramı'nın dördüncü günü, bayram sevincinin daha yaşamamışken Suruç'ta "dini" lekeleyen terör örgütü DAEŞ'in 32 vatandaşı katlettiğini anlatan Davutoğlu, aynı gün bölücü terör örgütünün de Adıyaman'da bir askeri şehit ettiğini kaydetti. DHKP-C terör örgütünün, İstanbul sokaklarında silahlı gösteri yapmaya kalktığını, ertesi gün 2 polisin uyurken evlerinde şehit edildiğini dile getiren Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Şöyle düşündüler, 13 yıllık başarı hikayesinden sonra AK Parti kadroları tek parti iktidar olmamış olmak dolayısıyla tereddüt eder, yavaşlarlar diye düşündüler. Bilmiyorlar ki, bizim yüreğimizdeki bu ülke aşkı hiçbir şekilde ne durur, ne yavaşlar. O çakallar, bu saldırılarını 23 Temmuz'a kadar sürdürdüler. 23 Temmuz'da yaptığımız güvenlik zirvesini müteakiben bütün güvenlik birimlerimize, askerimize, polisimize, istihbaratımıza tek bir talimat verdik. Madem ki bu terör örgütleri, DEAŞ, PKK ve DHKP-C, bize Türkiye'ye savaş ilan etmiştir, hepsinin haddini bildireceksiniz, hepsinin. Tuzak kuranların tuzaklarını başlarında parçalayacaksınız."

- *HUZUR VE DEMOKRASİ KORUNACAK*

#Sayfa#

Nitekim o günden bugüne kadar kararlı bir mücadele yürüttüklerine işaret eden Davutoğlu, sonraki günlerde DAEŞ'in Suriye'deki barınakları, birtakım karargahlarının yerle bir edildiğini söyledi. Kuzey Irak'taki bölücü terör örgütünün barınaklarının, sığınaklarının yerle bir edildiğini belirten Davutoğlu, Türkiye içindeki bütün terör örgütlerinin unsurlarının gözaltına alındığını kaydetti.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "CHP ile MHP'de mahalle baskısı vardı, bakan olmamak için. HDP'de ise dağ baskısı vardı. Mahallesinden korkan, dağdan korkan, milletle yol yürüyebilir mi?" dedi.

Davutoğlu, ISS Dome Spor Salonunda UETD tarafından düzenlenen "Düsseldorf Buluşması"nda yaptığı konuşmada, Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşlarının her birini aziz, bütün özgürlüklerinin korunması gereken, eşit vatandaşlar olarak gördüklerini belirtti.

Huzur ve demokrasi gerçekleştirmek için yapılan operasyonlarda muhatap alınan kitlelerin, Türkiye vatandaşı ya da masum vatandaş olmadığına vurgu yapan Davutoğlu, terörle mücadeleyi; Çözüm Süreci, Milli Birlik Kardeşlik Projesi ve demokratikleşme çabalarıyla bir bütün içerisinde gördüklerinin altını çizdi.

Davutoğlu, demokratik kazanımlardan bir santim dahi geri adım atılmayacağını belirterek, herkesin bunu bilmesini istedi. Davutoğlu, "Türkiye'de herkes, hangi etnik kökene, hangi mezhebe, hangi dini geçmişe sahip olursa olsun, kendi örfünü, kültürünü, anlayışını, yaklaşımını, lehçesini, dilini özgürce koruyacak, kullanabilecek. Ama bu temeller üzerinde, ülkemizi bölmeye kalkışanlar olursa, o zaman da Türk, Kürt, Sünni, Alevi hep beraber, dimdik ayağa kalkacağız, 'Bu ülke bölünmez', 'Bu millet parçalanmaz' diyeceğiz. 'Çanakkale'ye yürüyen ecdadın torunları arasına nifak sokulamaz' diyeceğiz" diye konuştu.

"12 Eylül'ün, 28 Şubat'ın, bütün antidemokratik uygulamaları ayağımızın altındadır. Ama aynı şekilde terör odaklarının bütün uygulamaları da ayaklarımızın altında kesin bir mağlubiyete muhatap olacaktır" diyen Davutoğlu, şunları söyledi:

"1 Kasım'a giderken, bu terör örgütlerinin başlattığı mücadele ortadayken, Türkiye'de bir kriz ortamı gerçekleştirmek isteyenler varken, dünyada küresel ekonomik kriz varken, 'Gelin bu ülkenin sorunlarını birlikte tartışalım' dediğimiz muhalefet partilerinden, umduğumuz cevabı alamadık. Evet, CHP ile son derece medeni koalisyon görüşmeleri yaptık. Bu görüşmelerin en büyük faydası, seçimlerden sonra 'blok siyaseti' deyip, kutuplaştırıcı bir dil kullanan CHP'nin, bu dilden uzaklaşması oldu. Ümit ederim, bir daha dönüp de bize karşı blok oluşturmaya kalkmazlar. Bilsinler ki ne blok oluşursa oluşsun, o bloku aşar, milletle buluşur, geleceğe yürürüz."

- "DEMEK Kİ BLOK SİYASETİNİN BİR FAYDASI YOK"


Başbakan Davutoğlu, "blok siyaset" diyenlerin, AK Parti'nin dışından bir Meclis Başkanı seçmek istediğini ancak partisinin 258 milletvekilinden bir tek fire vermeden üçüncü turda, AK Parti'li İsmet Yılmaz'ı, Meclis Başkanı seçtiğini anlattı.

"Demek ki blok siyasetinin bir faydası yok. Bir daha kimse bize karşı blok siyaseti oluşturmaya kalkmasın" değerlendirmesinde bulunan Davutoğlu, "Yine aynı şekilde, bu gelişmeler içinde MHP, Sayın Bahçeli, götürdüğümüz her teklife 'hayır' dedi. 'Gelin koalisyon kuralım.' 'Hayır.' 'Gelin erken seçime birlikte gidelim.' 'Hayır.' 'Gelin geniş bir reform hükümeti kuralım.' 'Hayır.' Her şeye 'hayır' dedi. Çünkü sorumluluk almaktan çekindiler" dedi.

Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın seçimlerin yenilenmesi kararından sonra kurulan seçim hükümetine CHP ve MHP'nin bakan vermediğini hatırlatan Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Şunu da ifade edeyim, CHP ile hükümet kurmamamızın temel gerekçesi, özellikle eğitim ve dış politikada. Eğitim ve dış politikada, politikalarımızın yüzde 100 zıt olduğunun kendilerince ifade edilmesidir. Ama sevindiğim bir husus şu var: Sayın Kılıçdaroğlu geçen seçim kampanyasında mültecileri, Avrupa'daki bazı ırkçı tepkilere benzer şekilde, Suriye'ye geri göndermekten bahsediyordu. Şimdi Suriyeli kardeşlerimize insani yaşamdan bahsediyor. Bu ilerlemeyi de herhalde koalisyon görüşmelerine borçlular. Takdir ediyoruz. Bu insani tutumu takdir ediyoruz. Ümit ederiz bir daha böyle mağdur, mazlumlara kapı gösterilmez de gönül, yürek açılır. Ne bedel olursa olsun yürek açanların yanında, Allah'ın nusreti, bereketi vardır. Yüreğini kapatanların karşısında ise bu tarihin hesap sorması var."

CHP ile medeni bir şekilde yürüyen koalisyon çalışmalarının netice vermediğini, çünkü yeni hükümeti, "onarım hükümeti" gibi tanımlamaya kalktıklarını anlatan Davutoğlu, AK Parti'nin 13 yıllık dönemin sonunda onarım değil, "hamle hükümeti" kurmak istediğini dile getirdi.

- "BUNLAR SORUMLULUK ALMAKTAN KORKARLAR"

Anayasal bir zorunluluk olan, "anayasa hükümetine" CHP ve MHP tarafından bakan verilmediğini anımsatan Davutoğlu, milletvekillerine bu konuda neden baskı yapıldığını sordu.

MHP'den bu anayasal görevi kabul eden, gönderilen mektuba 'Evet, ben hazırım. Ben bu görevi üstlenirim' diyen tek kişinin Tuğrul Türkeş olduğunu hatırlatan Davutoğlu, şu ifadelere yer verdi:

"Teklifimiz çok açıktı. Gelin beraber 1 Kasım'a yürüyelim. Dediler ki, 'Hayır.' Neden biliyor musunuz? Bunlar sorumluluk almaktan korkarlar. Bunlar muhalefet yapmaya alışkanlar da iktidar olup herhangi bir karar almaya cesaretleri yok. Terörle mücadele yürürken onlar genel merkezlerine kapandılar. Biz bir gün Diyarbakır'da bayram namazı kıldık, öğleden sonra Yüksekova'daydık, askerlerimizle, halkımızla beraberdik. Diyarbakırlı yiğitlerle beraberdik. Allah onlardan razı olsun. Teröre karşı dimdik duran, Diyarbakır'daki bayram namazında bizimle buluşanlardan Allah razı olsun. Sonra Dağlıca şehitlerinin arkadaşlarının yanına gittim. Dediler ki, 'Sayın Başbakanım risklidir, oralarda çatışmalar var, gitmemiz riskli olabilir.' 'Askerimizin olduğu yere, bir başbakan olarak ben gitmezsem, bu makam bana haram olsun' dedim. Onlar ülke sorumluluğu almak için bakan koltuğuna bile oturmaktan kaçarken, biz gecemizi gündüzümüze kattık, hem terörle mücadeleyi yürüttük hem terör örgütlerinin baskısı altındaki, doğudaki, güneydoğudaki kardeşlerimizle buluştuk. İşte size söz veriyorum. Kim ne derse desin, ne baskı yaparsa yapsın, 7-8 Haziran akşamı AK Parti'nin o şerefli, Cumhurbaşkanımız tarafından demokrasi platformu haline getirilmiş balkon konuşmasının gereğini bir daha söylüyorum, bu ülkeyi bir dakika dahi hükümetsiz bırakmamaya kararlıyız. Onlar kaçacaklar, biz ise meydana çıkacağız. Hem siyaset meydanına hem de miting meydanlarına, halkla buluşmaya, kardeşlerimizle buluşmaya geliyoruz."

- "MAHALLESİNDEN KORKAN, DAĞDAN KORKAN, MİLLETLE YOL YÜRÜYEBİLİR Mİ?"

Başbakan Ahmet Davutoğlu, geçici hükümete HDP'nin ise iki bakan verdiğini, bu bakanların da takriben bir ay sonra istifa ettiğini anımsattı.

"CHP ile MHP'de mahalle baskısı vardı, bakan olmamak için. HDP'de ise dağ baskısı vardı. Mahallesinden korkan, dağdan korkan, milletle yol yürüyebilir mi?" diyen Davutoğlu, "İşte biz, Allah'tan başka kimseden korkmadık. Milletten başka kimseye güvenmedik. Onun için en zor şartlarda, her zaman millet bize destek verdi. 1 Kasım'a şimdi AK Parti bakanlarının da olduğu ama içinde Beril Hanım gibi bağımsız bakanlarımızın da olduğu hükümetle gidiyoruz" ifadesine yer verdi.

Gurbetçilerin Türkiye'deki gelişmeleri yakından takip ettiğini çok iyi bildiğini söyleyen Davutoğlu, "Yürümekte olan huzur ve demokrasi operasyonu, bütün hedeflerine birer birer ulaşıyor ve terör odakları bulundukları yerlerde yaptıkları hesaplarla birlikte birer birer bertaraf ediliyor" dedi.