X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Erdoğan: Bu ülkeyi üç-beş çapulcuya teslim etmeyeceğiz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Erdoğan: Bu ülkeyi üç-beş çapulcuya teslim etmeyeceğiz

  • Giriş Tarihi: 4.10.2015 16:31 Güncelleme Tarihi: 4.10.2015 23:49
Erdoğan: Bu ülkeyi üç-beş çapulcuya teslim etmeyeceğiz
Erdoğan: Bu ülkeyi üç-beş çapulcuya teslim etmeyeceğiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Strasbourg'da Teröre Karşı Milli Ses mitinginde konuştu. Erdoğan "Biz bu ülkeyi çapulculardan teslim almadık. Onun için de üç, beş çapulcuya asla teslim etmeyeceğiz." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye, terör meselesini eninde sonunda çözecek, bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Puslu havada kendilerini dev aynasında görenler etraf aydınlandığında gerçekle bir kez daha yüzleşecekler" dedi.

Erdoğan, Zenith salonunda Avrupa Sivil Toplum Birliğince düzenlenen "Milyonlarca Nefes Teröre Karşı Tek Ses" etkinliğindeki konuşmasına, salonu dolduran kalabalığa gösterdikleri ilgiden dolayı teşekkür ederek başladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 Eylül'de İstanbul'da da aynı isimle, "Milyonlarca Nefes Teröre Karşı Tek Ses" mitingi düzenlendiğini hatırlatarak, "Tüm dünyaya teröre karşı tek ses olduğumuzu haykırmıştık, bugün de burada sizlerin, Avrupa'daki milyonlarca nefes adına teröre karşı tek ses olduğunuza şahitlik ediyoruz" diye konuştu.

Salondakilere, "Sizler Anadolu ruhunu Avrupa'da yaşatan 21. yüzyıl alperenlerisiniz. Sizde Kars'taki Harakani Hazretlerinden Ankara'daki Hacı Bayram Veli Hazretlerine, Konya'daki Mevlana Hazretlerinden Bursa'daki Somuncu Baba'ya, İstanbul'daki Eyüp Sultan Hazretlerinden Bosna'daki Sarı Saltuk'a, Macaristan'daki Gülbaba'ya kadar nice gönül erinin bugünkü temsilcilerisiniz" diye seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Sizler hangi toplum içinde yaşarsanız yaşayın vatanınıza, milletinize sırtınızı kesinlikle dönmediniz. Yiğitçe durdunuz, dik durdunuz, dikleşmeden dik durdunuz onun için sizler gurbet ateşi yüreğinizi ne kadar yakarsa yaksın ülkenize hep sahip çıktınız. Sizler nerede yaşarsanız yaşayın bayrağınıza saygıda asla kusur etmediniz. Sizler sıladan, uzakta olsanız da birliğinizi, beraberliğinizi, kardeşliğinizi hep önce tuttunuz."


Erdoğan'ın "Ne diyor o güzel Sivas türküsünde" sözleri üzerine salondakilerden bazıları alkışlarla sevgi gösterilerinde bulundu. Bunun üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Anlaşılıyor burada Sivaslılar da var, anladım" diye karşılık verdi.

- "SONUNA KADAR YERLİ, SONUNA KADAR MİLLİ KARDEŞLERİMSİNİZ"

Söz konusu türkünün "Sevdiğim, cemalim, güneşim, mahım, seni seven aşık çeker ezvahın, getir el basayım Kelamullahın, ne sen beni unut ne de ben seni" dizelerini söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Siz ülkenizi çok sevdiniz. Vatanınıza olan aşkınızın gamını, tasasını çok çektiniz ama hamdolsun ne siz Türkiye'yi ne de Türkiye sizi unuttu. Bugün de ülkemizi silahla, bombayla, tuzakla, ateşle, kanla, acıyla terörün karanlık tünellerine sokmak isteyenlere karşı sizler yine en gür sedayla sesinizi yükselttiniz, tavrınızı ortaya koydunuz. Çünkü sizler bedeniyle Avrupa'da yaşayan ama kalbiyle, gönlüyle, ruhuyla her şeyiyle sonuna kadar yerli, sonuna kadar milli kardeşlerimsiniz. Maalesef ülkemizde yaşadığı halde o topraklarla, o coğrafyanın tarihiyle, kültürüyle, birikimiyle hiçbir irtibatı kalmamış olanlar var. Bunların kimi siyasetçi, kimi medya mensubu, kimi iş adamı, kimi şu, kimi bu sıfatı taşıyor olabilir. Önemli olan nereye hizmet ettikleridir, kimin kılıcını çaldıklarıdır. Hem bu vatanın ekmeğini yiyip, suyunu içip, havasını teneffüs edip hem de bu milletin birliğine kastedenleri, bu ülkenin birliğine, bütünlüğüne saldıranları asla affetmeyeceğiz. Türkiye terör meselesini eninde sonunda çözecek, bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Puslu havada kendilerini dev aynasında görenler etraf aydınlandığında gerçekle bir kez daha yüzleşecekler. Türkiye'nin gücü, büyüklüğü, kararlılığı ve iradesi terör örgütünü de arkasındaki güçleri de ezmeye yetecek düzeydedir."

- "SORUNUMUZ, BENİM KÜRT KARDEŞLERİMLE DEĞİL"

#Sayfa#


Erdoğan, geçmiş dönemlerden farklı olarak sadece teröristle değil, teröre karşı da mücadele ettiklerini vurgulayarak, şunları söyledi:

"Terörü ortadan kaldırdığımız zaman terörist sorununu da kendiliğinden çözmüş olacağız. Altını çizerek belirtiyorum, biz terörle mücadele ediyoruz bölgede yaşayan kardeşlerimizle değil. Bunun iyi bilinmesi lazım. Bizim sorunumuz, benim Kürt kardeşlerimle değil, bizim sorunumuz terörledir, teröristledir. Terör örgütü de sırtını ona yaslayan parti de kesinlikle Kürt kardeşlerimin temsilcisi değil. Ülkemizin bütünlüğü, milletimizin birliği, devletimizin bekası konusunda hiçbir Kürt kardeşimin 78 milyon vatandaşımızdan farklı düşünmediğini biliyorum. Terör örgütünün baskıyla tehditle iradesine ipotek koyduğu Kürt kardeşlerimi haksız şekilde itham eden bu ayrımı yapmayan herkes karşısında önce bizi bulur."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz bu ülkeyi çapulculardan teslim almadık. Onun için de üç, beş çapulcuya asla teslim etmeyeceğiz" dedi.

Erdoğan, Zenith salonunda Avrupa Sivil Toplum Birliğince düzenlenen "Milyonlarca Nefes Teröre Karşı Tek Ses" etkinliğindeki konuşmasında, salonu dolduranlara, "Burada benim Türk, Türkmen, Yörük kardeşlerim var mı? Burada benim Kürt, Zaza kardeşlerim var mı? Burada benim Laz, Arap, Boşnak, Roman kardeşlerim var mı? Burada benim her mezhepten kardeşlerim var mı? Burada benim ülkemin her bölgesinden her ilinden kardeşlerim var mı? Burada benim Türk coğrafyasından, İslam coğrafyasından, farklı yerlerden gelmiş, kalbi bizimle birlikte atan kardeşlerim var mı" diye sordu.

Erdoğan, aldığı olumlu yanıtın ardından, "Öyleyse biz biriz, beraberiz, hep birlikte Türkiye'yiz" diye konuştu.

Terör örgütünü ve onu maşa olarak kullananların hedefinin, Türkiye'nin birliğini bozmak olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Bizim için asıl büyük tehlike, terör örgütünün eylemleri değildir. Onların üstesinden geliyoruz, gelmeye de devam ediyoruz, edeceğiz. 'Öyle bu kadar yetti, ara verelim' yok, devam. Milletimizin huzurunu, birliğini tesis edinceye kadar devam. Asıl tehlike milletimizin birliğinin, beraberliğinin, bin yıllık kardeşlik hukukumuzun zarar görmesidir" değerlendirmesinde bulundu.

İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy'un, "Girmeden tefrika bir millete düşman giremez. Toplu vurdukça yürekler, onu top sindirmez" dizelerini aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

"Milletimizin arasına tefrika sokulmasına, ayrılık sokulmasına asla izin vermeyeceğiz. Yüreklerimiz tıpkı 1071'de Malazgirt'te Sultan Alparslan'ın yanında olduğu gibi, tıpkı 1187'de Kudüs'te Selahaddin Eyyubi'nin saflarında olduğu gibi, tıpkı 1299'da Osman Gazi'nin otağında olduğu gibi, tıpkı 1453'te Fatih Sultan Mehmet ile birlikte İstanbul surları önünde olduğu gibi, tıpkı 1915'te Çanakkale siperlerinde Gazi Mustafa Kemal ile birlikte olduğu gibi, tıpkı 23 Nisan 1920'de Hacı Bayram Veli Camii'nden Büyük Millet Meclisinin önüne dualarla, salavatlarla, tekbirlerle yürüyüşümüzde olduğu gibi... Yüreklerimiz yine toplu vuruyor, yine toplu vurmaya devam edecek. İşte bu duyguyu, işte bu ruhu taşıyan herkes, nerede yaşarsa yaşasın ülkemizin, milletimizin öz evladıdır, asli mensubudur. Devletimize, milletimize sıkılan kurşunların, atılan roketlerin, aslında birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi hedef aldığını biliyoruz. Fitneye mağlup olmayacağız. Şu anda bu devasa salonun içerisinde 10 bini aşkın kardeşlerimizle bu oyunu bozacağız. Bu tezgahı kuranların başına evelallah geçireceğiz hiç merak etmeyin."

Konuşması, "Şehitler ölmez, vatan bölünmez" sloganlarıyla kesilen Erdoğan, toplantının açılışında Cumhurbaşkanlığı Beştepe Camisi imam hatibinin okuduğu Kur'an-ı Kerim'deki ayetlere dikkati çekerek, "Onlar Allah tarafından rızıklandırılırlar ama onu biz anlayamayız. Ve onlar diridir, ölü değildir ama onu da anlayamayız. Milletimizi mahsun etmeyecek, bayrağımızı yere düşürmeyeceğiz. Minarelerimizi ezansız, mihraplarımızı namazsız bırakmayacağız. Şehitlerimizin aziz hatıralarını muazzep etmeyeceğiz. İyi ile kötünün, doğru ile yanlışın, zulümle adaletin, ilk insandan beri devam eden, kıyamete kadar da sürecek olan mücadelesindeki hak bildiğimiz safı, asla terk etmeyeceğiz" ifadesini kullandı.

- "BİZ BU ÜLKEYİ ÇAPULCULARDAN TESLİM ALMADIK"

"Biz gücümüzü ortak inancımızdan, ortak tarihimizden, ortak geçmişimizden ve gelecekte de birlikte yaşama irademizden alıyoruz" diyen Erdoğan, onun için de "tek millet" dediklerini belirtti.

"(Tek millet) demek, sadece Türk anlamına gelmez, bunu biliniz" ifadesini kullanan Erdoğan, 'tek millet' kavramının içinde ne var? Ülkemde yaşayan 78 milyon var. Türk'üyle, Kürt'üyle, Laz'ıyla, Çerkez'iyle, Gürcü'süyle, Abaza'sıyla, Boşnak'ıyla, Arnavut'uyla hepsi var. Kimse bunu sağa sola çekmesin. Tek millet bu" dedi.

Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bizim bayrağımızın dışında başka bir bayrak yok. Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Bayrağımızın rengi, şehidimizin kanıdır. Hilal, bağımsızlığımızın ifadesidir, yıldız, şehitlerimizin ta kendisidir. Tek vatan... 780 bin kilometrekareyle tek vatan. Vatanımızın üzerinde kimse bir operasyona giremez. Girdiği zaman Türkiye Cumhuriyeti devletini bulur. Tüm güvenlik güçleriyle bulur, milletimizle bulur. Nasıl şu anda buluyorsa, öyle bulacak. Dağ, taş demeden tüm silahlı kuvvetlerimiz, tüm komandolarımız, polisimiz, emniyet güçlerimiz, hep birlikte adım adım takip ediyoruz, edeceğiz. Sonuna kadar. Biz bu ülkeyi çapulculardan teslim almadık. Onun için de 3-5 çapulcuya asla teslim etmeyeceğiz."

- "HEPSİNİN İNLERİNE GİRİYORUZ, TERÖR ÖRGÜTÜNÜN DE BUNLARIN DA"

#Sayfa#

Devlet içinde devletin olmayacağını belirten Erdoğan, "Paralel devletmiş, bilmem ne devletmiş asla... Bu terör örgütüyle, bu PKK ile beraber bunlar da çalışıyor mu? Bunlar da çalışıyor. Bu paralel devlet, bunlar beraber iş tuttular. Bunları hep yakından izliyoruz, yakından takip ediyoruz, sonuna kadar izleyeceğiz, sonuna kadar takip edeceğiz" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Paralel Devlet Yapılanması soruşturması kapsamında yurtdışına kaçanlara da değinen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Şu anda sürekli Türkiye'den kaçıyorlar. Niye kaçıyorsunuz? Suçlu değilseniz neden kaçıyorsunuz? Ve ne diyorlar, bakıyorsunuz, bilmem şuranın imamı, yok buranın imamı, yok yargının imamı, yok bilmem emniyetin imamı... Yahu imam dediğin mihrapta olur, siz ne iş yapıyorsunuz? Bunların derdi başka. Onun için savruldular. Şu anda kaçıyorlar. Ne demiştim, hatırlayın. 'İnlerine gireceğiz' demiştim. Hepsinin inlerine giriyoruz, terör örgütünün de bunların da. Ne karar aldık, ulusal güvenliğimizi tehdit eden legal görünüm altındaki illegal faaliyet gösteren bütün bu girişimlerin karşısındayız."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Açık söylüyorum, birliğimize, bayrağımızın onuruna, vatanımızın bütünlüğüne, devletimizin bekasına kasteden herkes bizim can düşmanımızdır. Birliğimizi muhafaza edemezsek, geleceğimizi karartırız. Bayrağımızın onuruna helal getirirsek, şehitlerimize mahcup oluruz. Vatanımızın bütünlüğünden taviz verirsek, Anadolu'da, Trakya'da barınamayız. Devletimizi kaybedersek diğer her şeyimizi de kaybederiz. Biz millet olarak Anadolu'da çok şeyleri yaşadık, biliyoruz" dedi.

Erdoğan, Avrupa Sivil Toplum Birliği tarafından düzenlenen "Milyonlarca Ses Teröre Kaşı Tek Ses" etkinliğinde yaptığı konuşmada, ulusal güvenliği tehdit eden legal görünüm altındaki illegal faaliyet gösteren bütün girişimlerin karşısında olduklarını belirtti.

"Çünkü, bunlar bizim birliğimize tasallut oldular, birliğimizi bozmaya gayret ediyorlar. Onun için de bunlara asla bu fırsatı vermeyeceğiz. Sonuna kadar devam edeceğiz" ifadelerini kullanan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Açık söylüyorum, birliğimize, bayrağımızın onuruna, vatanımızın bütünlüğüne, devletimizin bekasına kasteden herkes bizim can düşmanımızdır. Birliğimizi muhafaza edemezsek, geleceğimizi karartırız. Bayrağımızın onuruna helal getirirsek, şehitlerimize mahcup oluruz. Vatanımızın bütünlüğünden taviz verirsek, Anadolu'da, Trakya'da barınamayız. Devletimizi kaybedersek, diğer her şeyimizi de kaybederiz. Biz millet olarak Anadolu'da çok şeyleri yaşadık, biliyoruz.

Cem Karaca'nın o güzel şarkısından ilham alarak söyleyelim. Biz bu coğrafyada, 'Suyumuzu kazandık da içtik/Ekmeğimizi bölüştük de yedik/ Alkışı da gördük zaferi de gördük/Acıyı da yaşadık ihaneti de yaşadık/Sesimiz de oldu sessizliğimiz de /Ama hep birlikte olduk.'

Bu şekilde dünyanın en büyük devletini kurduk, medeniyetimizi zirveye ulaştırdık. Bu şekilde, her milletten, her inançtan, her meşrepten insanı asırlar boyunca yan yana huzur içinde, refah içinde, barış içinde yaşatmayı başardık. Osmanlı coğrafyasının Türkiye dışındaki topraklarında biz oradan çekildiğimizden beri sadece zulüm var, gözyaşı var, sömürü var. Balkan faciasını, oralarda kaybettiğimiz 2 milyon kardeşimizi unutmadık. Kuzey Afrika'nın, Ortadoğu'nun, Kafkasya'nın hatıraları hafızalarımızda hala canlı. Bugünkü Anadolu, son iki yüzyılda yaşadığımız acıların, kayıpların, çektiğimiz çilelerin, oralardan arta kalanların ilmik ilmik dokunmasıyla örülmüş bir vatandır."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Kurtuluş savaşımızı verdik, cumhuriyetimizi kurduk. Bu uğurda her türlü fedakarlığı yaptık. Ama üzerimizde oynanan oyunları maalesef bitiremedik. Biz, vazgeçtiklerimizin üzüntüsünü hep içimize attık ama sahip olduklarımızdan kalanlara gözlerini dikenler emellerinden hiç vazgeçmediler. Bizim kimsenin toprağında, malında, mülkünde, zenginliğinde gözümüz yok. Kimsenin de bizim üzerimizde hesap yapmasına tahammülümüz yok. Hele hele birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize saldırılmasına hiç müsamahamız yok."

Erdoğan, "Terör örgütleri akrep gibidir. Eninde sonunda kendilerini taşıyanları, destekleyenleri, kullananları da sokarlar. Çünkü karakterleri budur. Gelin bu insanlık düşmanı örgüte karşı hep birlikte mücadele edelim. Teröre karşı sesimizi hep birlikte yükseltelim. İnanın bana o zaman sadece çok daha güvenli bir Türkiye'ye değil aynı zamanda çok daha güvenli bir Avrupa'ya, çok daha güvenli bir dünyaya kavuşacağız" diye konuştu.

- "İKİNCİ VATANDAŞLIĞINIZI ALMAYA MÜRACAAT EDİN"

Avrupa'da 5 milyona yakın Türkiye kökenli kişinin yaşadığını, kiminin bulunduğu devletin vatandaşı, kiminin Türkiye vatandaşı, kiminin de çifte vatandaş olduğunu ifade eden Erdoğan, Fransa'nın çifte vatandaşlığa imkan tanıdığı için burada hayatını sürdüren 650 bine yakın Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı bulunduğunu bildirdi.

Erdoğan, özellikle Fransa'da yaşayanlara seslenerek, "Bunların içinde 300 bini aynı zamanda Fransa vatandaşı. Diğer 350 bin niye vatandaşlığa müracaat etmiyor? Cumhurbaşkanınız olarak söylüyorum. İkinci vatandaşlığınızı almaya müracaat edin. Verirler. Siz müracaatınızı yapın, onlar vermesin. Yapın" dedi.

Kendisinin yöneticilerle görüştüğünde bu konuda olumlu cevap aldığını vurgulayan Erdoğan, birçok vatandaşın kendisine "kendi pasaportumdan başka pasaport taşımak istemiyorum" şeklinde yanıt verdiğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

"Müracaat edin. Bakın son mahalli seçimlerde belediye başkan yardımcısı, belediye ve il meclis üyesi olarak 194 kardeşimizin aktif siyasi pozisyonlara seçildiğini öğrendim. Her birini ayrı ayrı tebrik ediyorum. Ancak 650 bine yakın nüfusa 194 kişi çok çok çok az. Üstelik, Fransa Meclisi'nde ve Senatosu'nda tek bir temsilcimiz dahi bulunmuyor. Bu durumu değiştirmek mecburiyetindeyiz. Vatandaşlık hakkınızı çalışarak, siyaset yaparak inşallah güçlendireceksiniz. Gerek ulusal gerek yerel meclislerde çok daha fazla sayıda, çok daha etkin pozisyonlarda temsil edilmelisiniz. Bunun için de ülkedeki Türk toplumu olarak birlik içinde hareket etmeli, hatta diğer kardeş toplumların da desteğini almalısınız.

Fransa'da vatandaşlarımızın kurduğu 500'e yakın dernek var. İnancımıza, dilimize, kültürümüze, haklarımıza sahip çıkma konusunda bu derneklerin tamamının da birlikte hareket etmesi gerekiyor. Tek tek sesinizi duyuramayabilir, taleplerinize kulak verilmesini sağlayamayabilirsiniz. Ama, hep birlikte hareket ettiğinizde, 650 bin kişiyi temsil eden böyle bir güce kimse bigane kalamaz."

Erdoğan, Avrupa'nın pek çok yerinde olduğu gibi Fransa'da da dini ve etik temelli ayrımcılığın yaygınlaştığının bilindiğini vurgulayarak, "Birlik içinde olduğunuzda bu tür hadiseler karşısında çok daha güçlü ve çok daha etkin bir mücadele ortaya koyma imkanı elde edebilirsiniz" dedi.

"Yarım asrı aşkın zamandır Avrupa'da yaşayan sizlerin, artık uyum sağlaması gereken yabancılar statüsünden çıkmanız gerekiyor" diyen Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Sizler, Avrupa'nın en önemli değeri olan çok kültürlülüğün teminatı olacak bir zenginliğe, birikime ulaştınız. Uyumu, sadece Avrupa'ya gelenlerin dönüşmesi olarak gören mevcut anlayışı kesinlikle doğru bulmuyorum.

Farklılıkların zenginlik olarak kabul edildiği Avrupa değerleri, vatandaşlarımızın kendi kimliklerini koruyarak burada yaşamalarını kabul etmek durumudur. Bunun için sizlere düşen çok önemli görevler var. Her şeyden önce hem anadilinizi hem de yaşadığınız ülkenin dilini çok iyi öğrenmelisiniz. Ana dilini unutan benliğini kaybeder. Yaşadığı ülkenin dilini öğrenemeyen de burada arzu ettiği hayatı kurmakta zorlanır. Fransa'da ve tüm Avrupa'da kendi kimliğinizi koruyarak, ekonomik, sosyal, kültürel, siyasal her alanda varlık göstermek, başarılı olmak için çalışmalısınız. Çünkü, sizler artık buradaki göçmenler, yabancılar, sığınmacılar değil Avrupalı Türklersiniz."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Sizler, bugün burada teröre karşı, terör örgütüne karşı, onun hain saldırılarına karşı, terör örgütünü doğrudan veya dolaylı olarak destekleyenlere karşı duruşunuzu net bir şekilde göstererek bize ve güvenlik güçlerimize büyük bir moral verdiniz. 1 Kasım seçimlerinde de teröre karşı bu kararlı duruşunuzu sandığa yansıtarak dünyaya, Avrupa'ya ve ülkemiz içindeki birtakım kesimlere tarihi bir mesaj vereceğinize inanıyorum" dedi.

Erdoğan, Strazburg'da Zenith salonunda Avrupa Sivil Toplum Birliğince düzenlenen "Milyonlarca Nefes Teröre Karşı Tek Ses" etkinliğindeki konuşmasında, Türkiye'nin her zaman yurt dışında bulunan vatandaşlarının yanında olduğunu belirterek gençlerden, Avrupa'da her alanda mücadele etmelerini istedi.

"Gençler kendinize hedefler koyun. Başarılı olmak için var gücünüzle çalışın. Ama kökünüzü, aslınızı, neslinizi, inancınızı, kültürünüzü, dilinizi asla unutmayın" diyen Erdoğan, gençlerin dil öğrenmesini, üniversiteye gitmesini ve kariyer yapmasını, imkanı olmayanların ise mesleki eğitim almasını talep etti.

Erdoğan, şunları kaydetti:

"Avrupa'da yaşadığınız ülkelerdeki siyasi hayata katılımınız elbette çok önemli. Ama Türkiye'deki seçimleri de asla ihmal etmeyin. Biliyorsunuz geçtiğimiz yıl yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimiyle birlikte yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız ilk defa bulundukları ülkelerde oy kullanmaya başladılar. Hamdolsun. Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza oy kullanma hakkını Başbakanlığım döneminde biz getirdik, biz sağladık. Bu vesileyle Cumhurbaşkanlığı seçiminde şahsıma gösterdiğiniz teveccüh için, aynı şekilde 7 Haziran seçimlerinde siyasi tercihinizi sandıklara yansıttığınız için sizlere teşekkür ediyorum. Çünkü sizlerin demokratik haklarını kullanması bir Cumhurbaşkanı olarak benim için çok çok büyük anlam taşıyor. Cumhurbaşkanlığı seçiminde ilk uygulama olması sebebiyle oy verme oranı oldukça düşük düzeyde kaldı. 7 Haziran'da bu oran yükseldi ama yine de bu oran beklediğimiz seviyeye ulaşmadı. İnanıyorum ki 1 Kasım seçimlerinde siyasi iradenize, seçme hakkınıza çok daha güçlü şekilde sahip çıkacak, sandıkları patlatacaksınız."

Bu açıklamalarından bazılarının rahatsızlık duyabileceğini, "Cumhurbaşkanı bu işlere niye karışıyor" diyenlerin olabileceğini belirten Erdoğan, "Ben, Türkiye Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanı olarak, halkının oylarıyla ilk defa seçilmiş bir Cumhurbaşkanı olarak, milli iradenin önemini her yerde anlatmak durumundayım ve milli iradenin en üst düzeyde tecellisini sağlamak için de elimizden gelen gayreti ortaya koymak zorundayız" ifadesini kullandı.

- "TERÖRÜ SANDIKTA SİZ BİTİRECEKSİNİZ"

"Türkiye'nin istikrar ve güven ortamına ihtiyacı olduğu bir dönemde yapılacak olan 1 Kasım seçimlerinde ülkemizdeki vatandaşlarımızla birlikte sizlere çok önemli görevler düşüyor" diyen Erdoğan, "Terörü sandıkta siz bitireceksiniz. İşte gördünüz. 7 Haziran seçimlerinden sonra yaşanan siyasi belirsizlik ortamı, sisli havayı sevenleri hemen ortaya çıkardı. Milletimizin aldığı güç ve Anayasamızdan aldığımız yetkiyle bu dönemi, ülkemizin ciddi bir sıkıntıya maruz kalmasına meydan vermeden yönettik. Ülkeye yeniden seçimlere götürdük" diye konuştu.

- "TARİHİ BİR MESAJ VERECEĞİNİZE İNANIYORUM"

Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Terör örgütü uzun süredir kolladığı eyleme geçme arayışını, bu belirsizlik ortamını fırsat bilerek hayata geçirdi. Türkiye terör örgütünün anladığı dilden konuşacak iradeye, imkana, kararlılığa sahiptir. Bizi üzen, süreçte verdiğimiz şehitler, hayatını yitiren masumlar, onların ailelerinin ve sevenlerinin yaşadığı açılardır. Yoksa terörün üstesinden geleceğimiz konusunda en küçük bir tereddüdümüz yoktur. Ama şu da bilinsin ki yüreğimize düşen her ateş bizi, daha güçlü bir mücadele vermeye yöneltiyor. Sizler, bugün burada teröre karşı, terör örgütüne karşı, onun hain saldırılarına karşı, terör örgütünü doğrudan veya dolaylı olarak destekleyenlere karşı duruşunuzu net bir şekilde göstererek bize ve güvenlik güçlerimize büyük bir moral verdiniz. 1 Kasım seçimlerinde de teröre karşı bu kararlı duruşunuzu sandığa yansıtarak dünyaya, Avrupa'ya ve ülkemiz içindeki birtakım kesimlere tarihi bir mesaj vereceğinize inanıyorum."

Suriye başta olmak üzere Filistin'de, Irak'ta, Libya'da, Mısır'da, Afganistan'da ve Afrika ülkelerinde devam eden bir insanlık dramı ile karşı karşıya olunduğunu vurgulayan Erdoğan, Suriye'de zulmün artık kimsenin göremeyeceği bir noktaya geldiğini, Türkiye'nin çatışmaların başladığı günden beri sınırlarını ve gönlünü bu ülkeden gelenlere açtığını söyledi.

Erdoğan, Türkiye'de 2 milyonun üzerinde Suriyeli ve Iraklının misafir edildiğini, bunu Türkiye'nin tek başına göğüslemek zorunda kaldığını ifade ederek bunun Türkiye'ye getirdiği yükün 7,5 milyar dolar olduğunu, dünyanın değişik yerlerinden ise 419 milyon dolar destek geldiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Biz, 2 milyonu misafir ederken Avrupa tüm ülkeleriyle ne kadar misafir ağırlıyor acaba? 200-250 bin. Bu civarda. Şimdi birde bize nasihat çekiyorlar. Ne diyorlar biliyor musunuz? 'Bunlar sizde kalsın, işte bunları sakın bunları bize göndermeyin.' Bazıları da diyor ki 'Türkiye'nin kampları dünyanın hiçbir yerinde yok'. Gerçekten çok büyük örnek teşkil ediyor. Şimdi bu bizim, insani, vicdani ve İslami anlayışımızdan kaynaklanan bir çalışmadır, bir gayrettir. Biz bunları açık kapı politikasıyla sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Ama ben sesleniyorum. Ey Avrupa, acaba İnsan Hakları Beyannamesi'nde bunlarla ilgili hiçbir şey yok mu ya? İnsan Hakları Beyannamesi'ni hiç okumadınız mı? Acaba mültecilerle ilgili komisyonları falan Birleşmiş Milletler'de neden kurdunuz? Bunlar ne işe yarar?"