X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sabretmemiz mümkün değil
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sabretmemiz mümkün değil

  • Giriş Tarihi: 7.10.2015
Sabretmemiz mümkün değil
Sabretmemiz mümkün değil

Erdoğan: Türkiye'ye saldırı NATO'ya saldırıdır. Bunu kabullenmek Türkiye'ye yakışmaz. Rusya dostluğumuzu kaybederse çok şey kaybeder, bunu da bilmesi lazım

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Belçika'nın başkenti Brüksel'e yaptığı devlet ziyaretinin üçüncü gününde ilk durak Val Düşes Şatosu oldu. Erdoğan, programları için kendisine tahsis edilen şatoda Başbakan Charles Michel'i kabul etti. Baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından basın toplantısı düzenlendi. Sözlerine 1828 yılından sonra ilk kez Belçika ile resmi ilişkiler kapsamında bir ziyaret düzenlendiğini hatırlatarak başlayan Erdoğan, şu mesajları verdi:
SABRETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL: Suriye krizi, savaşın sona ermesi, Esad'ın artık burayı bırakıp gitmesi noktasında hassasiyeti olanlar var, olmayanlar var. 350 bin insanın ölümüne neden olan, bir devlet terörü estiren bir kişi şu anda Suriye'nin başındadır ama bunu korumaya çalışanlar var. İran bunlardan bir tanesidir. Rusya bunlardan bir tanesidir. Bunu korumaya çalışanlar, işte şu anda Rusya'nın Suriye'de yaptığı ve orada kendine ait bir üs hazırlama gayreti ve bunun yanında bizim sınırlarımızı ihlal etme olayı. Bu, NATO'nun da dün (önceki gün) biliyorsunuz bu konuyla ilgili sert bir ültimatomuyla karşılık bulmuştur. Buna tabii bizim sabretmemiz mümkün değil.

MUHALİFLER RUSYA UÇAĞINI DÜŞÜRDÜ

RUSYA ÇOK ŞEY KAYBEDER: Nitekim dün (önceki gün) bu konuyla ilgili, evvelsi gün (pazar günü) de, ne yazık ki arzu etmediğimiz bazı adımlar atılma durumundadır. Bunu kabullenmek özellikle Türkiye'ye yakışmayacağı gibi NATO'nun da kendi prensiplerinin tamamen dışındadır ve dolayısıyla da buna karşı tavrını NATO almıştır ve bundan sonra da alacağına kesinlikle inanıyorum çünkü Türkiye'ye yapılan saldırı NATO'ya yapılmış bir saldırıdır, bunun bilinmesi lazım. Bu konuyla ilgili olarak Rusya ile olan ilişkilerimiz malumdur ama Rusya, Türkiye gibi eğer bu konuda birçok işbirliğini yapmış olduğu dostunu da kaybederse çok şey kaybeder, bunu da bilmesi lazım.

TAMPON DEĞİL GÜVENLİ BÖLGE: Sorunun çözümü için 3 önerimiz oldu. Bir eğit donat. İkincisi terörden arındırılmış bölge. Bu, tampon bölge diye ifade ediliyor, tampon bölge değil terörden arındırılmış bir güvenli bölge. Suriye'de güvenli bölgeye yerleştirilecek. O bölgeye yerleşmesine yönelik altyapı hazırlığı var. Açık net AB'nin birçok destekleri olduğu gibi gerek AB'nin gerek dünyada değişik ülkelerin verebileceği destekler var. bizler de elimizden gelen her türlü lojistik desteği vermek suretiyle, orada çadır ya da konteynır kent değil kendi mimarisinde konutlar yapmak suretiyle bu insanları buralara yerleştirebiliriz. Suriye'dekiler de buralardan ayrılmak durumunda kalıyorlar.
NUSRA İYİ Mİ OLUYOR: Tabii mülteci kriziyle ilgili Türkiye ve AB ortak çalışma grubu ve fonlar konusu görüşülüyor. Tabii terörle mücadelede gündemimizdeydi. DAEŞ, PKK, DHKP-C ile ortak mücadele platformunun oluşması lazım. Benim teröristim iyi seninki kötü anlayışı olmaz. El Nusra terör örgütü. O da DAEŞ'e karşı savaşıyor. Savaşıyor diye El Nusra iyi mi oluyor? PYD ve PKK DAEŞ'le savaşıyor diye onu dost olarak ilan edenler var.


"5 YILDIR ANLATMAYA ÇALIŞTIK, AYLAN'DAN SONRA FARKINA VARILDI"

Cumhurbaşkanı Erdoğan basın toplantısında mültecilere yardım konusunda da AB ülkelerine yönelik önemli mesajlar verdi. İşte Erdoğan'ın adeta AB liderlerine ders niteliğindeki sözleri:
MÜLTECİLERİN SOSYOLOJİK YIKIMI VAR: AB'nin merkezi durumundaki Brüksel'de yapılan bu görüşmeler yeni bir sürecin başlamasına vesile olacaktır. Türkiye'de 300 bini Irak'tan, 2. 2 milyonu Suriye'den gelen 2.5 milyon sığınmacı var. Müslüman, Ezidi, Hıristiyan, ayrımı yapmaksızın tüm sığınmacılara kapılarımızı açmak suretiyle misafir ediyoruz. Sığınmacılar çadır kamplar ve konteynır kentler dışında, Türkiye'nin tüm illerine dağılmış durumda. Sadece İstanbul'da 400 bini aşkın Suriyeli var. Bunun sosyolojik yıkımları, psikolojik travmaları oluyor. Bütün bunları da karşılamak durumundasınız.
BOMBALARA BIRAKAMAZDIK: Türkiye insani ve vicdani yaklaşımı nedeniyle açık kapı politikasını sürdürüyor. Varil bombalarının, kimyasal silahların kullanıldığı bir Suriye'de kapılarımıza dayanmış insanlara, 'Hayır, giremezsiniz' diyemezdik. 5 yıldan bu yana süren bu durumu dünyaya anlatmaya çalıştık. Ancak Aylan olayından sonra farkına varıldı.
İNSANİ GÖREVİMİZ: Sahil Güvenlik botlarımızla bu yıl Akdeniz ve Ege'den 60 bin kişi topladık. Denizde ölüme mahkum edilenleri de topluyoruz. Niye? Bizim insani, vicdani noktadaki görevimiz bu, bunu yapmak zorundayız ve yapıyoruz. Erdoğan bu arada, Brüksel Büyükelçiliği'nin yenilenen kançılaryasının açılışını gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyükelçilikte Kanal Avrupa Genel Koordinatörü Seran Sargur ile iç mimar Eda Altunalev'in nikah şahitliklerini de yaptı.

TERÖRİZME KARŞI BİRLİKTE MÜCADELE SÖZÜ


Belçika Başbakanı Charles Michel de basın toplantısında "Terörizme karşı her türlü olanağı seferber ederek birlikte mücadele etmemiz gerekiyor. Ben de Sayın Erdoğan'a Belçika Hükümeti olarak terörle mücadelede hem materyal hem insani hem de mali olanakları işlevsel bir şekilde seferber edeceğimizi söyledim. Bunun etkili bir şekilde yapılması, söylemde kalmaması gerekiyor. İstihbarat alanında işbirliği çok önemli. Yabancı ülkelerden gidip Suriye'de silahlı çatışmalara giren kişilerle ilgili istihbarat çalışmasını birlikte yapacağız" dedi. Michel, mülteci konusunda da "Türkiye bu konuda çok çaba sarf etti. Uzun süredir mültecileri ağırlıyor. AB fonlarını da seferber ederek mültecilere yeterli imkanların sağlanabilmesi için Türkiye'ye gerekli yardımları yapmak istiyoruz" diye konuştu.