X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Medya Derneği 'sorumluluğa' davet etti
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Medya Derneği 'sorumluluğa' davet etti

  • Giriş Tarihi: 18.10.2015 11:56 Güncelleme Tarihi: 18.10.2015 11:59
Medya Derneği 'sorumluluğa' davet etti
Medya Derneği 'sorumluluğa' davet etti

Medya Derneği, toplumun tüm kesimlerini terör konusunda sorumlu davranmaya çağırmak için gazetelere "Sorumluluğa Davet" başlıklı ilan verdi.

Derneğin Başkanı Ekrem Kızıltaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bugün birçok gazetede yayımlanan ilanın, Medya Derneği'nin üyesi olan kuruluşların zaten her birinin bir yayın organı olarak kendi çaplarında yapmaya çalıştıklarının, meselenin ehemmiyeti dolayısıyla bir araya gelerek, beraber ve biraz daha yüksek ses duyurma ihtiyacından kaynaklandığını söyledi.

Türkiye'nin temmuz başından bu yana olağanüstü günler yaşadığına değinen Kızıltaş, "Olağanüstü günler yaşayan ülkede, terör saldırılarına ve terör örgütüne yönelik davranışlarda en azından bazı kesimlerde tuhaf bir davranış gözlemliyoruz. Bu davranış, bir tarafın devlet, güvenlik güçleri olduğu, bir tarafınsa terör ve terör örgütü olduğu bir vasatta bile maalesef siyasi hesapların, başka türlü çıkar hesaplarının devreye girmesiyle teröre 'terör' ve terör örgütüne 'terör örgütü' demekte zorlanan bazı çevrelerin gelişmeleri tümüyle değişik şekilde okuma ve bu anlamda sanki Türkiye'nin önünü kesme girişimlerine destek verme durumları üzücü" diye konuştu.

BERABER OLMAZSAK BEDELİNİ BERABER ÖDEYECEĞİZ

Ekrem Kızıltaş, derneğe üye grupların temsilcileriyle yaptıkları toplantıda, ortak bir açıklama yapmak ve bunu, derneğin üyesi gazetelerin tamamında tam sayfa olarak yayımlayarak, ilgili herkesin ve özellikle kamuoyunun da dikkatini çekme ihtiyacı hissettiklerini aktardı.

Ankara'daki 102 vatandaşın öldüğü saldırıyla ilgili devleti ve güvenlik güçlerini suçlayıcı, muhtemelen olayın faili terör örgütünü ve bunu yapanları "koruyucu ve kollayıcı" bir tavrın ciddi şekilde rahatsız edici boyutlara ulaştığını anlatan Kızıltaş, şu görüşleri dile getirdi: "İlk günden itibaren güvenlik güçlerini, devleti suçlayan ve sanki devlet kendi vatandaşlarına yönelik böyle bir şey yapabilirmiş gibi bir hava oluşturarak, maalesef yurt dışından ülkemize yönelik ve içerideki destekçileriyle oluşturulmaya çalışılan algı operasyonuna destek havası hissettiğimiz için 'Sorumluluğa Davet' metnini hazırladık. Bu metinle bu konularda düşünmesi, fikir üretmesi, tavır alması gereken ülkemizdeki bütün aktörleri bir kez daha uyarmaya, dikkatlerini çekmeye ve eninde sonunda hep beraber yaşadığımız travmaların beraberce atlatılmaması, önemli dönemlerde bir ve beraber olmamanın sonrasında hep beraber ödeyeceğimiz büyük bir fatura haline geldiğini, gelebileceğini hatırlatmaya çalıştık."

TÜRKİYE'Yİ HER İSTENİNİ YAPABİLEN ÜLKE HALİNE GETİRME ÇABALARI

Medya Derneği Başkanı Ekrem Kızıltaş, terör olaylarının da kullanıldığı çeşitli şekillerde Türkiye'ye yüklenildiğini düşündüklerini belirterek, şunları söyledi: "Türkiye son 10-15 sene içerisinde belki özellikle bazı dış güçlerin arzu etmediği şekilde kendi ayakları üzerinde durabilen, kendi kararlarını alabilen ve bir anlamda bölgeyi orta vadede domine etme şansı olan bir ülke. Sanki Türkiye'nin bu imkanını elinden alabilmek, yürüyüşünü durdurabilmek ve eskiden olduğu gibi adeta kendisinden her isteneni yapabilen bir ülke haline getirme çabalarının arttığını görüyoruz. Bunun dışarıdan olması makul çünkü eninde sonunda her ülkenin, her yapının kendine göre bir hesabı var. Fakat birtakım hesaplarla bazı medya gruplarının, bazı sivil toplum kuruluşlarının, aydın kesimden bazı insanların, bazı iş adamı çevrelerinin bu çabaya destek olduğunu üzülerek görüyoruz. Bu konuda dışarıdan yapılan taleplerle buna destek olmanın ileride çok ağır faturaları olabileceğini hatırlatmak gerektiğini düşünüyoruz."

BİRAZ DAHA GELİŞTİĞİ TAKDİRDE HEPİMİZİ, BÜTÜN ÜLKEYİ ETKİLEYEBİLECEK BİR DURUM

Çok büyük oyunlarla karşı karşıya kalan bölgenin, "büyük vaatlerde bulunularak kandırılan birtakım çevrelere hüsran düşürdüğünü" anlatan Kızıltaş, şöyle devam etti: "Bundan sonraki benzer hesapların, vaatlerin, çabaların da en azından sonunun hüsran olacağını bugünden hatırlatmak önemli. Bunu tarihi olarak biliyor olsalar da unutmuş olabileceklerini düşündüğümüz çevrelere bu çağrıda bulunmak istiyoruz. Terör, terördür. Bir terör örgütü, hangi mülahazalarla bir eylem yapıyor olursa olsun, bu terör eylemidir. Dolayısıyla bunu makul, mantıklı ve masum göstermeye çalışmak eninde sonunda o silahın bunu savunan insanlara dönebileceği bir vasatı da çağırıyor olmak demektir. Bir hukuk devletiyse Türkiye ve herhangi bir problem varsa, bu problemlere hukuk çerçevesinde çözüm bulunması gerekiyorsa ne olursa olsun amaç, buna varmak için terörü bir silah, bir malzeme, bir bahane olarak kullanmak son derece yanlış."

Kızıltaş, temmuz ortalarından bu yana medyadan, siyasetten, sivil toplum kuruluşlarından, aydınlardan bazı çevrelerin terör örgütünü ve olayları görmezden gelmeye, çatışmasızlık ortamı talep etmeye, ancak "barış" derken terör örgütüne tek bir kelime etmeden güvenlik güçlerinin saldırılara karşı hiçbir şey yapmamasını söylemeye çalıştığını gördüklerini ifade etti.

Terör örgütüne "Niye saldırıyorsun?" demek yerine güvenlik güçlerine "Niye onlara cevap veriyorsunuz?" demeyi, "dünyada rastlanabilecek en saçma şey" şeklinde tanımlayan Kızıltaş, terör konusunda "güvenlik güçleri aslında buna karşı savunmada bulunmasın" havası oluşturmaya çalışanlar bulunduğunu söyledi.

SUÇLU DEVLETMİŞ HAVASI OLUŞTURULUYOR

Ekrem Kızıltaş, "Bir algı oluşturma çabası bu. Sanki suçlu devletmiş, güvenlik güçleriymiş, muhatap burada sorumlu olarak hükümetmiş gibi bir hava oluşturulmaya çalışılıyor. Bu, büyük ihtimalle biraz daha geliştiği takdirde hepimizi, bütün ülkeyi etkileyebilecek bir durum. Terörün mantığının olmadığı ve çoğu zaman terörün hedef seçmek diye bir gayreti de olmadığını, bütün derdinin kaos ve güvensizlik ortamı oluşturmaya çalışmak olduğunu herkes biliyor. Bunlara dikkati çekmek gerekiyor. İnsanlar yapageldikleri şeyleri devam ettirmek uğruna zaman zaman objektif birtakım gerçekleri unutabiliyorlar. Bu, sorumluluğa çağrı metniyle bir anlamda bunu yapmaya çalıştık" değerlendirmesinde bulundu.