X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Cumhurbaşkanı Erdoğan Gaziantep'te konuştu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Gaziantep'te konuştu

  • Giriş Tarihi: 24.10.2015 16:46 Güncelleme Tarihi: 24.10.2015 21:43
Cumhurbaşkanı Erdoğan Gaziantep'te konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan Gaziantep'te konuştu

TÜGVA Gençlik Şöleni'nde yaptığı konuşmada, Pararlel Yapı'ya, PKK terör örgütüne ve Türkiye her şaha kalktığında türlü oyunlarla çelme takanlara seslenerek kendisini dinleyen gençleri uyardı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Siz Türkiye aşkını bir hazine gibi kalbinde taşıyan, geçmişle geleceği, akılla duyguyu birleştiren örnek nesillersiniz. Tüm siyasi hayatım boyunca sizin coşkunuza, kabaran yüreklerinize eşlik etmek, heyecanınıza ortak olmak benim için en büyük iftihar kaynağıydı. Sizlerden aldığımız güçle, ilhamla, aşkla yolumuza çok daha kararlı şekilde devam edeceğiz" dedi.

Erdoğan, Şahin Bey Kapalı Spor Salonu'nda düzenlenen Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Gençlik Şöleni'ndeki konuşmasına, "Geleceğimiz, umudumuz, istikbalimiz olan, yeni Türkiye'nin efendileri siz genç kardeşlerimizle beraber olmaktan, hasret gidermekten büyük bir memnuniyet duyuyorum" sözleriyle başladı.
.


Geleneklerine bağlı, yaşadığı topluma, insanlığa değer katan, öz güveni yüksek, sorumluluk sahibi bir gençlik misyonu olan TÜGVA'ya teşekkür ettiğini belirten Erdoğan, "Sizlere bakarken Türkiye'nin aydınlık ve müreffeh yarınlarını görüyorum. Sizlerin umutla parlayan gözlerinizde, coşkuyla çarpan kalplerinizde, aydınlık yüzlerinizde, Antep'i gazi yapan o iradeyi, o inancı görüyorum" diye konuştu.

Şahin Bey, Şehit Mehmet Kamil, Hacı Ahmet Efendi, Lütfi Bey, Hacı Abdullah Efendi'yi bir kez daha rahmetle, minnetle, şükranla yad ettiğini dile getiren Erdoğan, "Bir gül gibi toprağa düşen, inançları, fedakarlıkları, cesaretleriyle bu toprakları bizlere vatan kılan, her biri bir kahramanlık abidesi tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı.

, şöyle devam etti:

"Bu salonda sizin aracılığınızla Mescid-i Aksa'nın kutsiyetini çiğnetmeyen Gazze'nin, Ramallah'ın, Kudüs'ün vakur gençlerini, insanlıktan çıkmış eli kanlı bir rejimin varil bombaları, kimyasal silahları altında şehit olan Halep'in, Şam'ın, Humus'un, İdlib'in yiğit gençlerini, Üsküp'ün, Bosna'nın, Sancak'ın, Prizden'in, Rumeli'nin Evlad-ı Fatihan olan genç kardeşlerimizi, sınırlarda, karakollarda, eli tetikte, gözü ufukta vatan nöbeti tutan tüm kahraman Mehmetçiklerimizi, polislerimizi ve diğer tüm fedakar güvenlik görevlilerimizi, köy korucularımızı gönülden selamlıyorum. Rabbim onları muhafaza buyursun."

Erdoğan, "Sizler var ya sizler, sadece Gaziantep'in değil, tüm Türkiye'nin hem aklı hem vicdanısınız" dedi.



Salondan "Dik dur eğilme, bu gençlik seninle" şeklinde slogan atılması üzerine Erdoğan, "Bize eğilmek yaraşır mı? Asla. Biz sadece ve sadece rükuda eğiliriz. Biz sadece ve sadece Allah'ın önünde eğiliriz. Ben karşımdaki gençliği kula kul olmayan, Hakk'a kul olan gençlik olarak görüyorum" diye konuştu.

- "SİZLERİ BUGÜNÜMÜZ VE YARINLARIMIZIN TEMİNATI OLARAK GÖRÜYORUM"


"Sizleri bugünümüz ve yarınlarımızın teminatı olarak görüyorum" ifadesini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Siz Türkiye aşkını bir hazine gibi kalbinde taşıyan, geçmişle geleceği, akılla duyguyu birleştiren örnek nesillersiniz. Tüm siyasi hayatım boyunca sizin coşkunuza, sizin kabaran yüreklerinize eşlik etmek, heyecanınıza ortak olmak benim için en büyük iftihar kaynağıydı. Sizlerden aldığımız güçle, ilhamla, aşkla yolumuza çok daha kararlı bir şekilde devam edeceğiz."



Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere müreffeh, güçlü, huzur dolu, başı dik bir ülke bırakmak için gecelerini gündüzlerine katarak çalıştıklarını vurguladı.

Gençlerin, bu coşkusu ve heyecanıyla, Türkiye'nin geleceğine dair inancının motivasyon kaynakları olduğunu belirten Erdoğan, "Bugün bir kez daha işte bu muhteşem manzara karşısında aynı heyecanı, aynı gururu, aynı bahtiyarlığı yaşıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, "Siz var ya böyle dik durdukça, siz bizimle yürüdüğünüz müddetçe evelallah bizi kimse bu yoldan çeviremez" dedi



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bugün yine terör üzerinden, eli kanlı terör örgütleri üzerinden Türkiye'nin birliği, beraberliği, kardeşliği hedef alınıyor. Cinayet şebekeleri, paralel ihanet şebekesiyle el ele vererek, ülkemizi 2023 hedeflerinden, büyük ve güçlü Türkiye idealinden koparmak istiyor" diye konuştu.

Erdoğan, Gaziantep'te Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Gençlik Şöleni'nde yaptığı konuşmada, kimsenin kendilerini, gençlere hizmet etmekten, gençlerin hizmetkarı olmaktan alıkoyamayacağını belirtti.

"Zira biz sizlere efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldik" ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yeter ki gençlerimiz kendi aralarına nifak, husumet girmesine, ayrılık gayrılık girmesine izin vermesin. Yeter ki gençlerimiz bizi biz yapan o kadim değerlerden, tarihlerinden, medeniyetlerinden, inançlarından, bu toprakların evladı olmaktan utanmasın" dedi.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: İŞTE OĞLUM BURADA

Gençlere, "Size tarihi bir anekdot anlatmak istiyorum" diye seslenen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Rivayet edilir ki ünlü seyyah Marco Polo, Kubilay Han'a, bir köprüyü taşlarıyla birlikte tarif edince, Kubilay Han, bu kadar taş arasında hangi taşın köprüyü ayakta tuttuğunu sorar. Marco Polo, tek tek taşların değil onların oluşturduğu birliğin, bütünlüğün yani kemerin köprüyü ayakta tuttuğunu söyleyince, Han, 'Öyleyse niye sabahtan beri taşlardan bahsediyorsun, önemli olan kemerse onu anlat' diye çıkışır. Marco Polo'nun cevabı ise çok ibret vericidir. 'Ama taşlar olmadan kemer de olmaz' der. Evet, tıpkı bir köprüyü var eden, onu ayakta tutan taşlar ve kemer gibi bir milleti de ayakta tutan ortak değerler, mefkurelerdir. Bu değerleri çekip aldığınızda ne millet kalır ne de ülke kalır. Kalan sadece bir yığındır. 78 milyon Türkiye'yi de bir millet yapan, birbirine bağlayan harç kardeşliğimizdir, inancımızdır, bin yıllık ortak tarihimizdir. "

Bu milletin Gaziantep'te olduğu gibi istikbalinin, özgürlüğünün, onurunun bedelini daha 14 yaşında şehadet şerbeti içen Şehit Kamillerin mübarek kanlarıyla ödediğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

"Müsterih olunuz, düşman arabaları cesedimizi çiğnemeden Antep'e giremezler diyen Şahin Bey gibi kahramanların fedakarlıklarıyla bu ülke bize vatan kılınmıştır. Sizleri bugünün Şahin Beyleri olarak, Şehit Kamilleri olarak görüyorum ve onun için alkışlıyorum. Çanakkale'de, Medine müdafaasında, Kutül Ammare'de, Sarıkamış'ta, Kurtuluş Savaşımızın her safhasında isimleri bilinmeyen on binlerce Şehit Kamil Şahin Bey vardır.

Tarih, bizi ayakta tutan temel sütunlardan biri olmanın yanında güç kaynağı ve ilham kaynağımızdır. Onun için tarihimizi iyi okumalı, idrak etmeli, ona çok iyi vakıf olmalıyız. Birinci Dünya Savaşı'nı, Kurtuluş Savaşı'nı okuduğunuzda, 14-15 yaşında 'değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli' şuuruyla çarpışanların yanı sıra ellerinde düşman bayraklarıyla Galata Rıhtımı'nda, Tophane'de, Beyoğlu'nda nümayiş yapanları da görürsünüz. Türkiye tarihi, bir yönüyle 'hakkıdır hakka tapan milletimin istikbal' diyen bu milletin evlatlarıyla mütareke artığı bir avuç mandacı elitin mücadelesidir."

- "SALDIRILARIN TEK HEDEFİ TÜRKİYE'NİN BÜYÜMESİNİ ENGELLEMEK"

Türkiye'nin yakın tarihinin, millete hizmet edenlerle hizmete engel olan, onu türlü yollarla sabote etmeye çalışanların acı hikayesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Meyve veren ağaç taşlanır" misali ülkede millete hizmet aşkıyla çalışan siyasetçilerin, iş adamlarının, münevverlerin, ilim erbabının, hatta gençlerin daima bu bir avuç azınlığın hedefi olduğunu kaydetti.

Türkiye ne zaman şaha kalktıysa, ne zaman atılıma geçtiyse, ne zaman zincirlerinden, prangalarından kurtulma gayreti içine girdiyse kirli bazı oyunların, kirli bazı senaryoların tedavüle konduğunu vurgulayan Erdoğan, "Darbelerle bu ülkenin demokrasi yolculuğu engellenmiştir. Sağ sol kavgaları bu ülkenin gençliğini birbirine kırdırmıştır. Alevi-Sunni, Kürt, Türk, Arap, aklınıza ne gelirse denilerek, komşu komşuya, arkadaş arkadaşa düşman edilmek istenmiştir. Türkiye düşmanı ülkelerin maşası olan terör örgütleri eliyle bu milletin fertleri arasına fitne, ayrılık ve fesat tohumları ekilmek istenmiştir" diye konuştu.

Bütün bu saldırıların, kirli, kanlı hesapların tek hedefinin, Türkiye'nin büyümesini, gelişmesini, kendi ayakları üzerinde durmasını engellemek olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İşte bugün yine terör üzerinden, eli kanlı terör örgütleri üzerinden Türkiye'nin birliği, beraberliği, kardeşliği hedef alınıyor. Cinayet şebekeleri, paralel ihanet şebekesiyle el ele vererek ülkemizi 2023 hedeflerinden, büyük ve güçlü Türkiye idealinden koparmak istiyor" değerlendirmesinde bulundu.

"İşte 'Paralel Devlet Yapılanması' dediler ve sızdılar. Ne dedik? 'İnlerine gireceğiz' dedik. Girdik mi? Girdik. Şimdi kaçıyorlar mı? Kaçıyorlar. Nereye kaçarlarsa kaçsınlar er veya geç bunun hesabını verecekler" ifadelerini kullanan Erdoğan, "Onlar bu millete ihanet ettiler. Onlar bu ümmete ihanet ettiler. Parçaladılar, böldüler. Anneyi evladıyla ayırdılar, kocayı karısından ayırdılar, karıyı kocasından ayırdılar. Bütün akrabayı birbirine düşman ettiler. Şimdi de hesabını verecekler" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Şu son saldırılar, şu son eylemler terör örgütünün nasıl bir maşa olduğunu, nasıl bir taşeron olduğunu Türkiye'nin büyümesinden rahatsız olanların tetikçiliğini yaptığını şüpheye mahal bırakmadan ispat etmiştir" dedi.

Erdoğan, Gaziantep'te Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Gençlik Şöleni'nde yaptığı konuşmada, 1984 yılından bugüne 31 yılda bütün kanlı saldırılarına, bütün şiddet eylemlerine, tüm tahriklerine rağmen terör örgütü ve uzantılarının hiçbir şey elde edemediklerini, hiçbir sonuç alamadıklarını belirtti.

"Benim Doğu'daki, Güneydoğu'daki kardeşlerime kandan, gözyaşından, yoksulluktan, evlat acısından başka hiçbir şey vermediler, veremediler" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Evet bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. İşte biz buyuz. Biz bunun için varız. Bunun mücadelesini veriyoruz. Bizim bundan başka bayrağımız yok. Ama birilerinin malum paçavraları var. Bunlara karşı da dik duracağız. Analarının kucağından, baba ocağından koparıp aldıkları 16, 17, 18 yaşındaki gençleri kendi şahsi hırsları, kendi ikballeri, kendi kanlı iktidarları için korkakça, alçakça ön saflara sürdüler. Kadınları sürdüler ön saflara. Onları göz göre göre ölüme yolladılar. Asla kazanamayacakları terör eylemlerinde bölgenin gençlerini bir piyon gibi hem cinayet işlemeye hem de ölmeye yani intihara gönderdiler, göndermeye de devam ediyorlar."

- "OKULLARIMIZI BOMBALAYANLAR BENİM DİNDAR KÜRT KARDEŞİMİN NASIL DOSTU OLUYOR?"

Son saldırı ve eylemlere dikkati çeken Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Şu son saldırılar, şu son eylemler terör örgütünün nasıl bir maşa olduğunu, nasıl bir taşeron olduğunu Türkiye'nin büyümesinden rahatsız olanların tetikçiliğini yaptığını şüpheye mahal bırakmadan ispat etmiştir. Ben tüm Kürt kardeşlerimin şu son saldırılara bakarak terör örgütünün asıl hedefinin taşeronluk ve tetikçilik olduğunu görmelerini, artık bölge halkının rahatsızlığını ve tepkisini daha gür sedayla ortaya koymalarını bekliyorum. Kürt kardeşlerime sesleniyorum, tüm Türkiye'deki, ah benim değerli kardeşlerim biz size ne yaptık? Şemdinli'deki hastaneye o bomba yüklü araçla gelmek suretiyle orayı infilak ederek harap edenler nasıl oluyor da sizin dostunuz oluyor? Bu camilerimizi bombalayanlar benim dindar Kürt kardeşimin nasıl dostu oluyor? Okullarımızı bombalayanlar benim dindar Kürt kardeşimin nasıl dostu oluyor? Değerli kardeşlerim bunlara gereken cevabı 1 Kasım'da bu milletin evlatları olarak tek millet anlayışıyla vermenizi sizlerden özellikle rica ediyorum."

Gençlere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Nasıl ülkemizdeki sıkıntıların, çözülmez denilen sorunların üstesinden gelmek için mücadele ettiysek tüm bölgemizde de barışın ve kardeşliğin hakim olması için çaba gösteriyoruz. Bunlar 'çaba' derler, 'barış' derler, sakın inanmayın. Bunların barışla yakından uzaktan alakası yok. 'Barış' diyenler kalkıp bu hastaneleri, bu camileri, bu okulları bombalamak suretiyle, yoldan giden vatandaşı çevirmek suretiyle, o tır kamyonlarını yakmak suretiyle, ekmek teknesi olan dükkanını molotoflarla maalesef ateşe vermek suretiyle barış olur mu?"

- "ÇOK YAKINDA SURİYE MESELESİ DE ÇÖZÜLECEK"

Ayrılıkları derinleştirmenin değil, birleştirmenin, uzlaştırmanın bir araya getirmenin gayreti içerisinde olduklarını vurgulayan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"İnşallah tüm sorunlar, krizler gibi çok yakında Suriye meselesi de çözülecek. Vatan hasretiyle yanan milyonlarca Suriyeli kardeşlerimiz evlerine, yurtlarına dönebilecek. Sizler savaştan, varil bombalarından, eli kanlı rejimin ve terör örgütlerinin şiddetinden kaçan yüz binlerce Suriyeli kardeşimize sahip çıktınız, provokasyonlara, kışkırtmalara , kardeşi kardeşe kırdırma girişimlerine prim vermeden 4.5 yıldır tüm dünyaya insanlık dersi verdiniz. Türkiye'nin yüzünü ağarttınız. Ben her bir Gaziantepli kardeşime kalpten teşekkür ediyorum. Allah sizlerden razı olsun. Sizler Alparslan'ın, Selahaddin Eyyubi'nin, Fatih'in, Yavuz'un Antep'i gazi yapan kahramanların torunlarısınız. Türkiye'nin bekası söz konusu olunca sen, ben yok, biz varız, biz. Kardeşlerim biz aynı zamanda bir şeye de çok önemli cevap vereceğiz. Tabanı ibadet, ortası ticaret, tavanı ihanet olan Paralel Yapıya da gerekli cevabı 1 Kasım'da vereceğinize inanıyorum. Ben gençlerimizden bu şuura sahip olmalarını, bu bilinci geliştirmelerini, bu anlayışla ülkemize hizmet etmelerini bekliyorum. Gençler ne diyoruz? Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. İşte bizim Rabiamız da bu."

- NOTLAR

Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından düzenlenen program Kur'anı Kerim tilavetiyle başladı. Büyük Türk bayrağının açıldığı salonda, 25. Dönem AK Parti milletvekili Uğur Işılak ve Ömer Koroğlu ilahi ve ezgilerden oluşan bir konser verdi.

TÜGVA Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Emanet tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bir hediye takdim edildi.

TÜGVA Başkanı İsmail Emanet de "Yeni Türkiye'nin, yeni nesil gençlik hareketi TÜGVA olarak bir yola çıktık. Bu yol öyle bir yol ki fen ile fıkhı, bilim ile siyeri nebiyi, tarih ile hadisi, din eğitimi ile kardeşlik dilini, dostluk dilini harman eden, kardeş ilan eden bir yoldur. Bu öyle bir yoldur ki Türkiye gençliğinin fiziksel kapasitesi yanında, duygusal ve ruhsal potansiyelini de insanlık aleminin hizmetine sunan bir yoldur. Allah'a hamdolsun ki Türkiye'nin kardeşlik damarına, yeni bir kan, yeni bir heyecan, yeni bir diriliş müjdesi yürümektedir. Rabbim bu yürüyüşümüzü daim, ayaklarımızı kaim, davamızı baki eylesin. Bu heyecanı, mücadele azmini son nefesimize kadar sürdürmeyi nasip etsin" diye konuştu.