X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER "Vaat yarışı içindeler"
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

"Vaat yarışı içindeler"

  • Giriş Tarihi: 26.10.2015 19:59 Güncelleme Tarihi: 26.10.2015 23:03
"Vaat yarışı içindeler"
Vaat yarışı içindeler

Başbakan Davutoğlu, muhalefet partilerinin seçim beyannamelerine işaret ederek, "Bizim devlet tecrübemiz muhalefetinki gibi değil. Muhalefet 13 yıldır devlet yönetiminden uzakta ve açık söyleyeyim, devlet ciddiyetiyle de bağdaşmayacak şekilde bir vaat rekabeti içinde" dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, İstanbul'da gerçekleştirilen iş dünyası buluşmasında önemli açıklamalarda bulundu.

Başbakan Davutoğlu'nun açıklamasından satır başları şöyle:

"Turizm başta olmak üzere birçok alanda potansiyelimiz sınırlayan alanlar ortaya çıktı. 7 Haziran'dan bu yana siyasi istikrar meselesi. Bu bir sorun değil, 1 Kasım'da sorun niteliği olmaktan çıkacak. Etkin yönetim anlamında, kırılgan bir süreçte ülke içi istikrarın önemini gösterdi.
Bizim devlet tecrübemiz muhalefetinki gibi değil. Muhalefet 13 yıldır devlet yönetiminden uzakta ve açık söyleyeyim, devlet ciddiyetiyle de bağdaşmayacak şekilde bir vaat rekabeti içine 7 Haziran'dan önce girdi. Biz ise 13 yıldır en zor şartlarda dahi bütçe disiplininden taviz vermeden yürüme örneğini sadece bu ülkeye değil, dünyaya da gösterdik. Hiç şüpheniz olmasın, hiç tereddüdünüz olmasın, bütçe disiplininde hiçbir gevşeme olmayacak bu taahhütler sebebiyle.

DAVUTOĞLU GENÇLERLE BULUŞTU

Bizim devlet tecrübemiz, muhalefetinki gibi değil. Devlet ciddiyetiyle bağdaşmayacak bir vaat yarışındalar. Genç istihdamına çözüm bulamayan toplumlar, terörün karşısında bile dirençli olamaz. İş dünyamızdan ricamız, genç istihdamına önem verilmesidir.

Kaosun yıpratıcılığını görüyoruz. Özgürlüklerle birlikte siyasete ve yargıya güven sürekli olsun isteriz. 90'lı yıllarda Türkiye'de siyasete ve hükümetlere güven yoktu.

Koalisyon hükümetinde Bakanlıklar dağıldığında dış ticaretin koordinasyonu nasıl sağlanacak? Kime hesap sorulacaksa, onun yetkili kılındığı bir yeni Anayasa'ya ihtiyacımız var.

"KİMSEYİ ART NİYETLİ GRUPLARIN PLANINA MUHTAÇ ETMEYECEĞİZ"

Kısa dönemli bizim en önemli hedefimiz, şimdi ve seçim sonrasında olabilecek dalgalanmalar karşısında ülkenin mali ve finansal makro göstergelerini sağlam bir zeminde tutmak. Bu birinci hedefimiz ve bu konuda hiçbir şekilde popülist politika takip etmedik, etmeyeceğimizi de sizlerle bir kez daha paylaşmak isterim.

Teröre karşı mücadele son derece başarılı bir şekilde yürümektedir. Şehirlerimizde güvensizlik oluşturacak, şehirlerimizin mücavir bölgelerinde kendi düzenlerini kurmaya gayret eden ve Türkiye dışından Türkiye'yi tehdit eden bütün odaklar birer birer, bu çabaları etkisiz kılıncaya kadar, çökertilecekler. 1 Kasım seçimlerinin neticesi ne olursa olsun, bu mücadele sürmek zorunda ama aynı anda da 'Çözüm Süreci' irademiz de sürecek.

DAVUTOĞLU ÖĞRENCİLERLE BULUŞTU

Aylarca neredeyse bu taahhütler üzerine konuştuk, düşündük, maliyetlerini hesapladık, getirilerini ve götürülerini hesapladık. Bütün toplam maliyeti bu paketin, taahhütlerimizin bir kısmı 7 Haziran'dan önce olan taahhütlerdi, bir kısmı yeni taahhütler, 19,3 milyar Türk lirasıdır. Bu, Türkiye'nin gayrisafi milli hasılasının yaklaşık yüzde 1'i mesabesindedir ve kesinlikle bütçe dengelerini etkileyecek mahiyette değildir. 1 Kasım seçimlerinden sonra bu vaatlerin yerine gelmesiyle kimse bütçe disiplininden sapacağımız gibi bir kanaate sahip olmamalıdır.

Herkesin şeffaf bir şekilde, eşit vatandaşlık haklarından yararlandığı bir ortam için reformlardan kaçmamak gerekir. Orta ve uzun vaade içinde yapısal reformların hayata geçirilmesi önemli. Biz 12 yıl içinde atıl kapasitemizi kullanarak, ekonomide gelebileceğimiz noktaya geldik. Ama bunu sürdüremezsek, geri gitmeye başlarız.

BMW'NİN EKONOMİK SUV'U

Türkiye'nin ikinci nesil ekonomik raporlarla niteliksel bir değişime gitmek gerekiyor.

Bakanlar Kurulu'nda Dışişleri Bakanı iken Enerji Bakanı'mıza döndüm: "Bir yerlerde doğalgaz ve petrol var siz bulamıyorsunuz. Çünkü Allah bu sorumluluğu kaldıramayacak olsak vermez. Büyük bir sorumluluk üstleniyoruz.

Bir ülkenin yükselip yükselmediğini öğrenmek için şehirlere bakılmalı. Çevrede bütün şehirler çöküyorsa, herkes yönünü İstanbul'a dönecek. İstanbul'u güvenilir bir yatırım limanı haline getirelim."