X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İslam'a en büyük zararı DAEŞ veriyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İslam'a en büyük zararı DAEŞ veriyor

  • Giriş Tarihi: 18.12.2015
İslam'a en büyük zararı DAEŞ veriyor
İslam'a en büyük zararı DAEŞ veriyor

Terör örgütü DAEŞ'in proje olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan: DAEŞ, Boko Haram, El Şebap gibi örgütlerin İslam'a verdiği zararı tarih boyunca pek az düşman gerçekleştirebilmiştir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, DAEŞ terör örgütünün İslam'a en büyük zararı verdiğine dikkat çekti. Erdoğan, "DAEŞ, Boko Haram, El Şebap gibi örgütlerin İslam'a ve Müslümanlara verdiği zararı tarih boyunca pek az düşman gerçekleştirebilmiştir. Bu terör örgütleri İslam'a ait sembolleri kullanıyor olabilir ama bu onların İslam'ın en büyük düşmanları olduğu gerçeğini değiştirmiyor" dedi. Hazreti Mevlana'nın 742'nci Vuslat Yıldönümü nedeniyle dün Konya'da anma törenleri gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu da eşleriyle birlikte Konya'ya geldi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise Vuslat Yıldönümü nedeniyle geldiği Konya'dan, Şeb-i Arus'a katılmadan ayrıldı. Anma gecesinde tasavvuf müziği dinletisi, semah gösterisi ve mesnevi sohbeti yapıldı. Şeb-i Arus gecesinde konuşan Erdoğan, şu mesajları verdi:

Cumhurbaşkanı Erdoğan Konya'da konuştu

DAEŞ, Boko Haram, El Şebap gibi örgütlerin İslam'a ve Müslümanlara verdiği zararı tarih boyunca pek az düşman gerçekleştirebilmiştir. Müslümanları, Müslüman kisvesi altındaki canilerle terbiye etme projesi, maalesef İslam coğrafyasının her köşesinde işliyor, işletiliyor. Mevlana diyor ki "Acı su da tatlı su da birbirine benzeyebilir, aradaki farka dikkat et." Evet, bu suların görünüşleri aynı olabilir ama insan üzerindeki sonuçları çok farklıdır. Bu terör örgütleri İslam'a ait sembolleri kullanıyor olabilir ama bu onların İslam'ın en büyük düşmanları olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Mevlana'nın o hassas vicdan terazisine bugün özellikle biz Müslümanların çok ihtiyacı olduğunu ifade etmek istiyorum. 12 milyon insanın evinden olduğu bir zulüm gerçekleşirken, buna rıza gösterenler dikeni sulayanların ta kendisidir. Biz karşımıza kim çıkarsa çıksın hangi bedeli ödersek ödeyelim vicdan terazimizi kaybetmeyeceğiz. Umutsuzluk ve iman bir arada olamaz; bunun için Müslümanlar olarak ümidimizi asla kaybetmeyeceğiz.

"KENDİ ÜLKELERİNE İHANET İLİKLERİNE İŞLEMİŞ"

Hazreti Mevlana aşkla, sevgiyle, dostlukla, teslimiyetle birlikte mücadelenin, umudun, zorlukların üstüne gitmenin de aynı zamanda sembolüdür. Biz de Mevlana Hazretleri gibi bazen bitmek bilmeyen dertler, yağmur gibi üstümüze yağsa da rengarenk gökkuşağının yağmurdan sonra çıkacağını bilmeli, bu gerçeği asla aklımızdan çıkarmamalıyız.

Tarih boyunca insan için en büyük korku nedir, ölümdür değil mi? Oysa Mevlana Hazretleri ölüm gecesini, bir düğün gecesi olarak kabul ediyor. Bin yıldır bu topraklarımızın vatanımız olarak kalmasını, ölümü düğün gecesi olarak gören işte bu idrake borçluyuz. Bugün de milletimizin karşı karşıya olduğu sıkıntılarla aynı inançla mücadele ediyoruz. Bu yolda gerekirse şehit düşmek, gazi olmak bizim için şereflerin en büyüğüdür, en yücesidir.

Bizim tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek vatan vurgumuz ilhamını bir tarafıyla Mevlana'dan, Yunus'tan, Hacı Bayram'dan, bir taraftan Sultan Alparslan'dan, Osman Gazi'den, Fatih'ten, Kanuni'den, Gazi Mustafa Kemal'den alıyor. İnşallah, bize kadar ulaşan bu emaneti bizden sonraki nesiller de yere düşürmeyecektir. Mevlana Hazretleri "Mum olmak, kolay değildir, ışık saçmak için önce yanmak gerekir" diyor. Biz bugün bu mücadeleyi vereceğiz, bu sıkıntıları çekeceğiz ki sonrasında kendimizle birlikte tüm kardeşlerimize, tüm insanlığa faydamız dokunabilsin.

TSK DAEŞ'E KARŞILIK VERDİ, İŞTE İLK KARELER