X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Fizan'a da kaçsalar hesabını verecekler
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Fizan'a da kaçsalar hesabını verecekler

  • Giriş Tarihi: 23.12.2015
Fizan'a da kaçsalar hesabını verecekler
Fizan'a da kaçsalar hesabını verecekler

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Böcek koyanları inlerinde bulup nasıl yargıya teslim etmişsek inşallah çete lideri başta olmak üzere diğer kaçakları da getirip adalete teslim edeceğiz

, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Yale Üniversitesi Beyin Genetiği Programı Direktörü Prof. Dr. Murat Günel'i, İstanbul Dostluk Derneği üyelerini kabul etti. Dernek üyelerine hitap eden Erdoğan Mevlit Kandili'nin kan ve gözyaşının dinmesine vesile olmasını diledi. Erdoğan'ın sözlerinden satırbaşları şöyle:

"ONLARI HİÇ KİMSE KURTARAMAYACAK"

KARA BİR GÜN:
Peygamberimiz Müslüman'ın ferasetine ve basiretine işaret ederek, "Müslüman bir sokulduğu delikten bir daha sokulmaz" buyuruyor. Bu aynı zamanda bizim ilke edinmemiz gereken bir emirdir. 17 Aralık'ta bir kutlu günün, bir düğün gecesinin, büyük mütefekkir, gönül insanı Mevlana Celaleddin-i Rumi Hazretleri'nin vefatının, vuslatının, yani Şeb-i Arus'un 742. Yıldönümünü hep birlikte idrak ettik. Aynı zamanda 17 Aralık ülke siyasi hayatımıza tıpkı 27 Mayıs gibi, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat gibi kazınmış kara bir günün, bir darbe girişiminin de yıldönümüdür.

YURTDIŞINA KAÇAN FETÖ'CÜLER!


İPİNİ TUTAN ÜST AKIL: 17 Aralık 2013'te, polis ve yargı içinde gizlenmiş çete, ipini elinde tutan üst aklın direktifleriyle, kendi örgüt çıkarları için hükümetimize darbe teşebbüsünde bulunmuştur. Devlet hiyerarşisi dışında hareket eden bir cunta, yolsuzluk ve rüşvet kılıfına büründürdüğü bu darbe girişimiyle, hükümetle birlikte ülkemizin milli projelerini, milli kurumların ve 2023 vizyonunu hedef almıştır. 17-25 Aralık darbe girişimi karşısında milletimize bu ihanet çetesinin inlerine gireceğimizin sözünü vermiştik. Aradan geçen 2 yıl boyunca her yerde inlerine girdik, girmeye devam ediyoruz. 40 yıllık bir çalışmanın neticesinde ulaşabildikleri kurumlara sızma operasyonu bizleri şu anda ciddi manada yoruyor. Ama yorulsak da bu işi Allah'ın izniyle neticeye ulaştıracağız.

KARANLIK İLİŞKİLER: Titizlikle yürütülen soruşturmalar neticesinde bu şebekenin nasıl bir ihanet içersinde olduğu, karanlık ilişkileri artık birer birer ortaya çıkıyor. Sınav sorularını çalmaktan yolsuzluğa, himmet paralarını Türkiye karşıtı lobilere peşkeş çekmeye kadar gırtlaklarına kadar harama bulaştıkları görülmüştür. Altın madenlerinde neleri, nasıl kazandıkları, kara para aklama operasyonlarını nasıl yürüttüklerinin hepsi ortaya çıkıyor. Bunları maşa olarak kullanan, iplerini ellerinde tutan çevreler de gördükleri becerisizlik karşısında kendilerini terk etmeye başladı. Yıllardır kanını emdikleri milletimizin nazarında tüm itibarlarını kaybetmeye başladılar ve kaybediyorlar.

TEMİZLİYORUZ: Biz de milletimizden aldığımız güçle, bu kanser hücresini vücuttan temizlemek, bir daha ülkenin başına bela olmasının önüne geçmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Örgütün uluslararası bağlantılarının üzerine de kararlılıkla gidiyoruz. Birçok ülke bu yapının faaliyetlerini ya durdurdu ya da yakın takibe aldı. Artık hiçbir yerde eskisi gibi rahat hareket edemiyorlar. Pensilvanya'daki çete lideri ve üst yönetiminin iadesi için hukuki süreçleri yürütüyoruz. Nasıl Başbakanlık ofisine böcek koyanları inlerinde bulup yargıya teslim etmişsek, inşallah çete lideri başta olmak üzere diğer kaçakları da getirip adalete teslim edeceğiz. Nereye kaçarlarsa kaçsınlar, Fizan'a da gitseler yaptıklarının hesabını vermekten onları hiç kimse kurtaramayacak. Bu millet ihaneti, sırtından bıçaklanmayı asla affetmez. Gafletin tembihle, cehaletin talimle, hatanın özür ile giderilebilmesi mümkündür ama ihanetin ilacı yoktur. Alınan mesafeye, şer örgütüne vurulan ağır darbelere rağmen asla rehavete kapılmadan, gardımızı indirmeden mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.

KAÇACAK DELİK ARIYOR
Bundan 2 yıl önce büyük bir hırsla, pervasızlıkla Türkiye'nin bağımsızlığına, milletimizin kazanımlarına saldıranlar şu anda hukuk önünde hesap veriyorlar. Bizim için harita üzerinde yer gösterip, yok Malezya'ya, yok Sudan'a kaçacak diye iftira atan kibir abideleri bugün kendileri kaçacak delik arıyor. Hatta şahsımla ilgili "Dönemin Başbakanı" diye sözde iddianame hazırlayanların, mahkeme önünde korsan bildiri dağıtanların, "Kollarına kelepçeyi önce ben takacağım" diye meydan okuyanların kendileri aynı akıbete maruz kaldı. Kriptolu telefonları dinleyenler, Bayırbucak Türkmenlerine yardım götüren MİT TIR'larını durduranlar, iftirada, kumpasta, ihanette sınır tanımayanlar işte bugün yaptıklarının hesabını tek tek veriyorlar.

'ZAYIF BİR ÜLKE DEĞİLİZ'
"Paralel Yapı, milletimizin kutlu yürüyüşünü sabote etmek için kullanılan ne ilk ne de son araçtır. Bir dönem sağ-sol kavgasını, Alevi-Sünni çatışmasını kışkırtanlar, kardeşi kardeşe düşürenler önce Gezi olayları, akabinde de Paralel üzerinden amaçlarına ulaşmak istemişlerdir. Bugün de aynı çevreler PKK, DHKP-C, DAEŞ gibi terör örgütleri üzerinden oyunlarını devam ettirmekte. Artık eskisi gibi manipülasyona açık, dengeleriyle rahatça oynanabilen, zayıf bir ülke hamdolsun değiliz. Türkiye terör üzerinden terbiye edilemeyecek kadar güçlü ve büyük bir ülkedir. Üzüldüğüm nedir biliyor musunuz? Maalesef bu örgütün PKK ile benzeri örgütlerle el ele olması."