'HDP hendeklerin bedelini ödeyecek'

'HDP hendeklerin bedelini ödeyecek'

Başbakan Davutoğlu: Hiç şüpheniz olmasın HDP savunduğu bu hendek siyasetinin bedelini ağır ödeyecek, kazdığı bu hendeğe kendi düşecek. HDP'ye bunun siyasi bir maliyeti olacaktır

Davutoğlu dün Meclis'te yeni yılın ilk AK Parti grup toplantısında konuştu. Davutoğlu'nun konuşmasından satırbaşları şöyle:

RUHU DA LAFZI DA ESKİ:
Bu haliyle bu anayasa ülkemizin ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaktır. Bu metnin ruhu da lafzı da eskidir ve Türkiye'yi kuşatmamaktadır. Kılıçdaroğlu ve Bahçeli ile yaptığımız ve olumlu geçen görüşmelerde Anayasa Uzlaşma Komisyonu kurulmasında, Meclis İçtüzük değişikliği ile geçen dönemde kurulan komisyonun çalışmalarına devam etmesi ve AB uyum süreci, vize muafiyeti çerçevesinde getirdiğimiz reform paketlerinde ortak hareket edilebilmesi konularında mutabık kaldık.

'HDP hendeklerin bedelini ödeyecek'

HESAP VERME MAKAMI:
Milli iradeye duyduğumuz saygı dolayısıyla talep ettiğimiz randevu talebini HDP yetkililerinin sorumsuz tavırları nedeniyle iptal ettik. Onlar onlarla görüşülecek sorumluluk, ciddiyet düzeyinde olmadıklarını gösterdiler. "Sayın Başbakan gelirse Cizre'de neler olduğunu ona soracağız" diyerek sanki biz hesap vermek için onların huzuruna gidiyormuşuz tavrı... Onlar hesap sorma makamında değil, hesap verme makamındalar. Siyasetin meşru zeminde yapılmasını sağlayamadıkları, her türlü ifadeleri ile milletin arasına nifak tohumu ektikleri için hesap verme makamındalar.

ELEŞTİRİLERİ YOK:
Artık bir karar vermeleri şart. HDP, Kandil'in kanlı diline mi kendilerini teslim edecek, yoksa siyasetin meşruiyetine mi? Sürekli hendekleri barikatları savunuyor, terör örgütlerini mazur gösteriyor, buna karşı açıklamalarda devlet ve güvenlik birimlerini suçluyor, en ufak eleştiri imasında dahi bulunmuyor. Hendek ve barikatı yanlış bulduklarını ifade ettikleri tek açıklamaları yok. Devleti sonuna kadar eleştir, hakaret et ama terör baronlarına yönelik tek bir söz söyleme. Meclis'te olan yüreklerini Kandil'e doğru söyledikleriyle göstermek durumundalar. İşte bunların cesaretleri bu kadar.

HDP PİŞMANLIĞI: İŞTE O ANKET!

TÜRKİYELİLEŞME:

Hiç şüpheniz olmasın HDP savunduğu bu hendek siyasetini bedelini ağır ödeyecek, kazdığı bu hendeğe kendi düşecek. Bunu savunan HDP'ye de siyasi bir maliyeti olacak. Türkiye'de özyönetim, söz yönetim yok, demokrasi, milli irade var. Türkiyelileşmenin yolu, İstanbul'dan, Edirne'den, Diyarbakır'dan, Trabzon'dan geçer. Moskova'dan geçmez. Türkiyelileşmek isteyenler, Türkiye'yle derdi olan başkentlerde dolaşmaz. Diyarbakır'ın geleceği Moskova'dan değil Ankara'dan şekillenir. İnsanların kanları üzerinden özyönetim hayali kuranlara sesleniyorum. Niye hiçbirinizin çocukları yok o hendeklerde? Başkalarının çocukları üzerinden onların geleceğini çalarak yürüttüğünüz mücadele mi bu özgürlük? Sizin canınız değerli de orada hendek kazdırdığınız o gencecik insanların bedeni ucuz mu? Onları zihinlerine beyinlerine yönelerek, onları okullar yerine hendeklere göndermenin bedelini sizler ödeyeceksiniz. Bütün o kardeşlerimiz evlerine dönecekler. Eğer evlerinde yaşayacak şartları yoksa o evleri en iyi şekilde inşa edip onlara vereceğiz.

'GERİLİMİ DÜŞÜRMELİLER'
Başbakan Davutoğlu Suudi Arabistan ile İran arasında yaşanan krize ilişkin ise "Diplomatik misyonlar uluslararası anlaşmaların koruması altındadır. Her türlü gerilim ortamında bile koruma altına alınmalıdır. Hangi gerekçeyle olursa olsun diplomatik unsurlara yönelik saldırılar kabul edilemez. İran ve Suudi Arabistan İslam dünyasının iki önemli ülkesidir. Aklı selim yaklaşması, gerilimi artırıcı değil düşürücü davranması gerektiğini düşünüyoruz" dedi.

A TAKIMINA YENİ İSİMLER
Başbakan Davutoğlu'nun yakın ekibine yeni danışmanlar eklendi. Gazeteci Muhsin Kızılkaya, Mazlum-Der Başkanı Yılmaz Ensaroğlu, Genar Araştırma Genel Müdürü Mustafa Şen ve yazar İskender Pala, Davutoğlu'na başdanışman oldu. Ayrıca Alevi çalıştaylarında görev alan Necdet Subaşı, siyaset bilimci Süleyman Seyfi Öğün ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme eski Bakanı Feridun Bilgin de danışmanlık görevi üstlenen isimler arasında yer aldı.

'BİZCE EN DOĞRU SİSTEM BAŞKANLIK'
Kimse bize parlamenter sistemin mükemmelen işlediği iddiasında bulunamaz. "140 yıldır Türkiye'de parlamenter sistem var. Dolayısıyla bu sistemi devam ettirelim" diyenler, parlamenter sistemin doğasını ve dokusunu bilmiyor demektir. Tek parti döneminde, milli şef kavramının olduğu dönemde, parlamenter sistemden bahsetmek mümkün müydü? 27 Mayıs'ta parlamenter sistemin içinden çıkmış başbakanı idam sehpasına gönderenlerin yaptığı anayasa parlamenter sisteme uygun olabilir miydi? Savunanların, 27 Nisan e-muhtırası günlerinde suskun kalmış olmaları da eleştiriye açık bir husus. Biz cari parlamenter sistemin, yani parlamenter sistemden sapmış olan bugünkü sistemin ürettiği sorunları göz önünde bulundurarak, en doğru siyasal sistemin başkanlık olduğunu düşünüyoruz. Bu dönemde başka hiçbir şey yapmasak bile böyle bir anayasayı yapmış olmak hem iktidar hem de muhalefet partilerine en büyük şeref olur. Torunlarımıza bırakacağımız en büyük miras olur. Samimiyetle çaba sarf edersek emin olunuz, anayasanın ruhu ve iskeleti konusunda da anlaşmamamız için sebep yok."

CUMA NAMAZI İÇİN MEMURA ESNEKLİK
Başbakan Davutoğlu, cuma namazına gitmek isteyen memurlar için de genelge hazırlandığını belirterek, "Kalp huzuruyla gidilmesi gereken namaza nasıl telaşla gidip, tamamlayıp, imamlardan 'Hutbeyi kısa tutun da memurlar işlerine dönebilsin' diye rica ettiğimiz hatırlarız. Artık mesaiden kayıp yaşanmayacak" dedi. Bu hafta yayımlanması beklenen genelgeye göre memurların cuma namazı vaktinde öğle tatilinde olmalarını sağlayacak şekilde düzenleme yapılacak.

'OYBİRLİĞİ YERİNE OYÇOKLUĞU OLSUN '
Başbakan Davutoğlu başkanlığında önceki gün toplanan AK Parti MYK'da yeni anayasa çalışmaları, muhalefet liderleri ile yapılan görüşmeler masaya yatırıldı. Uzlaşma Komisyonu'nun yeni anayasa hazırlamada başarılı olup olamayacağı değerlendirilirken "Çalışmalarda en hassas iki konu başkanlık sistemi ve vatandaşlık tanımı. Bu iki konu üzerinde fazla mesai harcamak gerekecek" görüşünde birleşildi. Komisyonda partilerin eşit temsiline sıcak bakan AK Parti, kararların oybirliği ile değil, oyçokluğu ile alınmasını istiyor. Yöntemin ne olacağı konusunda kesin karar ise Davutoğlu'nun TBMM Başkanı İsmail Kahraman ile bugün yapması beklenen görüşmeden sonra netleşecek. Hükümetin, acil eylem planındaki vaatlerini yerine getirmesinin anayasa için daha olumlu bir atmosfer oluşturacağı için komusyonun çalışma süresinin 6 ay olması gerektiği görüşü ağırlık bastı. Yeni anayasa için "Nerede kalmıştık" diyecek olan komisyon, üzerinde uzlaşılan ve çoğunluğu temel hak ve özgürlüklere ilişkin olan 60 maddeye yenilerini eklemeye çalışacak.
ARKADAŞINA GÖNDER
'HDP hendeklerin bedelini ödeyecek'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz