X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Çavuşoğlu ve Hammond'dan ortak basın toplantısı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

ve 'dan

  • Giriş Tarihi: 14.1.2016 19:52 Güncelleme Tarihi: 14.1.2016 20:05
Çavuşoğlu ve Hammond'dan ortak basın toplantısı
Çavuşoğlu ve Hammond'dan ortak basın toplantısı

Philip , İngiltere'nin, nereden gelirse gelsin terörle mücadelede ve diğer müttefikleriyle omuz omuza olmaya devam edeceğini söyledi

Ankara'ya, 8'inci Büyükelçiler Konferansı'na katılmak üzere gelen , Türk mevkidaşı Mevlüt ile yaptıkları baş başa görüşmenin ardından düzenledi.

Bakan Hammond, 'nin 'nin yakın bir müttefiki olduğunu belirterek, Cavuşoğlu ile yararlı bir görüşme yaptıklarını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu ile de görüşeceğini söyledi.

Philip Hammond, iki ülkenin birçok konuda özellikle de DAEŞ'in şeytani ideolojisiyle mücadele etmek, Suriye'deki insani durumu iyileştirmekte, birlikte çalıştığını dile getirdi.

Terörle mücadele konusunda iki ülke arasındaki ortaklığın hem her iki ülkenin hem de bölgenin güvenliği açısından hayati önemde olduğunun altını çizen Hammond, İstanbul ve Diyarbakır'daki bombalı saldırılarda hayatını kaybedenler için taziyede bulundu.

İngiltere olarak, Türkiye'nin terörle mücadelenin ön saflarında yer aldığını bildiklerini vurgulayan Hammond, "Bugün Çavuşoğlu'na da ifade ettiğim üzere, İngiltere, nereden gelirse gelsin terörle mücadelede Türkiye ve diğer müttefiklerle omuz omuza olmaya devam edecek" diye konuştu.

İstanbul Sultanahmet'te düzenlenen saldırının, iki ülkenin terörle mücadelede birlikte çalışmasının ve DAEŞ'in faaliyetlerine karşı yakın işbirliği olmasının önemini daha da güçlendirdiğini söyleyen Hammond, yabancı savaşçıların Suriye'ye geçişinin engellenmesi konusunda Türkiye ve İngiltere'nin birlikte çalıştığını dile getirdi. Hammon, bu konuda, son 6-9 ayda daha da güçlenen tarafların güvenlik güçleri arasındaki mükemmel işbirliğinin sürmesi gerektiğini söyledi.

Suriye'deki durum


Hammond, hem iç savaş hem de DAEŞ'in işgali sebebiyle felaketle yüz yüze olan Suriye toplumunun desteklenmesi hususundaki ortak çabaları da görüştüklerini kaydetti. "İngiltere'nin 'Sürdürülebilir bir geçiş hükümeti için Esed'in gitmesi gerektiği' yönündeki pozisyonu çok açık" diyen Hammond, Suriye'nin doğusunda DAEŞ'e karşı askeri mücadeleyi sürdürürken, Suriye sorununa siyasi çözüm bulunması yönündeki çabaları da desteklemeyi sürdüreceklerini söyledi.

İki hafta içinde Londra'da Birlemiş Milletler'in insani yardım çabalarına bağış toplamak için düzenlenecek konferansa ev sahipliği yapacağını ifade eden Hammond, Türkiye'nin söz konusu girişime destek verdiğini görmekten memnuniyet duyacaklarını ifade etti. Türkiye'nin yaklaşık 2,5 milyon sığınmacıya ev sahipliği yapmasını takdirler karşılayan Hammond, insani durumun iyileştirilmesi konusunda hiçbir ülkenin, Türkiye'den daha fazlasını yapmadığını söyledi.

Hammond, yarın Güneydoğu'daki bir sığınmacı kampını ve Suriye muhaliflere sivil savunma tekniklerini öğreten bir sivil savunma eğitim merkezini ziyaret edeceğini söyledi.

İngiltere'nin Schengen bölgesinin bir parçası olmadığını ancak Suriyeli sığınmacıların desteklenmesi konusunda AB'nin Türkiye'ye söz verdiği 3 milyar dolarlık yardım paketinde kendine düşeni yapacağını ifade eden Hammond, İngiltere'nin bölgeye insani yardım sağlanması konusunda 1.1 milyar sterlin harcadığını söyledi. Hammond, Esed rejiminin gitmesi ve anlaşmanın sağlanması sonrasında Suriye'nin yeniden inşasına 1 milyar sterlin katkıda bulunacaklarını söyledi.

İngiltere'nin Türkiye'nin AB üyeliğinin en güçlü destekçilerinden olduğunu ifade eden Hammond, AB'nin 21 yüzyıla ayak uyduracak şekilde reforme edilmesinin de gündemlerinde olduğunu kaydetti.

Kıbrıs müzakereleri

Kıbrıs'taki müzakere sürecine de değinen Hammond, adada bu kadar önemli gelişmelerin olmasının belli faktörlerden kaynaklandığını ifade etti. Bu faktörlerden bir tanesinin de Türk hükümetinin çözüm için verdiği destek olduğuna işaret eden Hammond, şöyle devam etti:

"Türkiye'nin olduğu gibi, İngiltere de Kıbrıs'ta çözüm bekliyor. Biz de İngiltere olarak bunu destekliyoruz. İngiltere de Türkiye gibi garantör bir ülke. Biz, iki toplum arasında çözümün gerçekleşmesi için elimizden geleni yapacağız. Her zaman Doğu Akdeniz'den iyi haberler almıyoruz. Son birkaç yıldır daha fazla zorluk karşımıza çıkıyordu Akdeniz'de ama adadan çözüme ilişkin iyi bir haber alabilirsek bu Türkiye'nin de Kıbrıs'ın da Yunanistan'ın ve elbette ki İngiltere'nin kutlayabileceği bir şey olacak. Bu bizim için de kutlanacak bir şey olacak, çünkü hem Türk kökenli hem de Rum kökenli Kıbrıslılara en yoğun şekilde ev sahipliği yapan ülkelerden biri de biziz.

Bugün bir kez daha çok daha yoğun bir şekilde çalışmak için taahhüdümüzü ortaya koymak istiyoruz. Bu tarihi fırsat değerlendirilecektir. Bir kez daha bütün garantör güçlerin takdiriyle ortaya çıkacaktır. Uluslararası toplum da bunu destekleyecektir."

İngiltere'de Türk Büyükelçiliğinin hesaplarının dondurulması

İngiltere Dışişleri Bakanı Hammond bir basın mensubunun "Güney Kıbrıs Rum Yönetimi mahkemesinin aldığı karar nedeniyle İngiltere'de bir mahkemenin Türk Büyükelçiliğindeki hesapları geçen hafta dondurulmuştu. Bu karar uluslararası hukuka aykırı değil mi? İngiliz hükümeti bu konuda hangi adımları atmayı düşünüyor" sorusuna karşılık, ülkesindeki mahkemelerin tamamıyla hükümetten bağımsız olduğunu söyledi.

"Ancak bu durumda Dışişleri Bakanlığı olarak müdahale etmeye gayret gösterdik" diyen Hammond, dondurulmuş olan bazı hesapların Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğinin hesapları olduğu ve bu nedenle Viyana Sözleşmesi'nin koruması altında olduğu konusunda müdahalede bulunduklarını anlattı. İngiliz Bakan, "Bu sorunu çözmek için tabii ki gerekli adımları atıyoruz. Bu, aslında endişe verici bir durum ama maalesef kontrol edebileceğimiz bir süreç değildi" ifadelerini kullandı.

Konuk bakan, İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden reform talebine yönelik bir soru üzerine, çözüme yaklaşıldığını ancak henüz sonuca ulaşılmadığını vurguladı. Philip Hammond, "Bu konularla ilgili yapılması gerekenler konusunda siyasi bir anlaşma var. Birleşik Krallık, AB'de büyük bir ülke ve eğer çok büyük bir ülkede böyle bir düşünce varsa buna müdahale edilmesi gerektiğini düşünüyoruz" diye konuştu.

AB'de değişmesi gereken 4 temel alan belirlendiğini belirten Hammond, bunların üçünde geniş kapsamlı bir anlaşmaya varıldığını ve geriye refahla ilgili sağlanacak ödemeler konusunun kaldığını söyledi.

Bu alanda siyasi bazı engeller olduğuna dikkati çeken Hammond, tatminkar bir çözüme ulaşmaya çalışıldığını ve şubat ayında yapılacak AB Konseyi toplantısında bir çözüme ulaşılması konusunda umutlu olduğunu dile getirdi.