X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yazarlar Birliği'nden sözde aydınlara tepki
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yazarlar Birliği'nden sözde aydınlara tepki

  • Giriş Tarihi: 15.1.2016 16:10 Güncelleme Tarihi: 15.1.2016 17:39
Yazarlar Birliği'nden sözde aydınlara tepki
Yazarlar Birliği'nden sözde aydınlara tepki

Terör örgütü PKK'ya karşı yapılan operasyonları eleştiren ve eli kanlı örgütün eylemlerine karşı sessiz kalan sözde aydın, yazar ve akademisyenlere bir cevap da Türkiye Yazarlar Birliği'nden geldi.

İŞTE TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ'NDEN YAPILAN O AÇIKLAMA;

Bu ülkenin yazarları, gerçek aydınları;zulmü alkışlayanların, zalime tapanların suçuna ortak olmayacağız!

Türkiye, binlerce yıllık güzel ülkemiz dünyanın muktedirleri tarafından kanlı bir kardeş kavgasına sürüklenmek isteniyor. Savaşı bütün güney sınırımıza yaydılar, şimdi içeride ateşi harlatmak istiyorlar. İçeriden yıkmak için kullandıkları araçlar da belli.

Herşey bu kadar açık ve belli iken, "ilim adamı" kisvesine bürünenlerin hangi suça ortak oldukları bu kadar ayan beyanken, neyin tartışmasını yapıyoruz?

"SUÇA ORTAK OLMAYACAĞIZ"


Evet "suça ortak olmayacağız!" Her türlü şiddeti, PKK şiddeti dahil reddediyoruz! Her türlü terörü, bazı şehirlerimizin sokaklarını çukurlarla, bombalı tuzaklarla yaşanmaz kılan terör örgütünün terörünü de lânetliyoruz.

Meşruiyeti devrimci şiddette arayanların, aynı şiddete maruz kalacağı günlerin gelmemesi için Devlet'imizin hukuk içindeki uygulamalarını sonuna kadar destekliyoruz. Orada yapılan, halkı terör örgütünün tasallutundan, zulmünden kurtarma eyleminden başka bir şey değildir.

Vicdanlarını çukurlara gömmüş akademisyen geçinen insanlıktan nasibini alamamış güruhun bildirilerinin bu memleketin halkında zerre kadar karşılığı yoktur. Meğer ki, zulmü alkışlamayı iş edinmiş, zalime tapmayı din tanımış olanlar hariç.

"OLAYI YAPANLARI LANETLİYORUM"

Ve bu bildiriyi onlara Diyarbakır'ın Çınar ilçesindeki katliam fotoğrafının önünde bir daha okumalarıni teklif ediyoruz! Onların gerçek efekti budur! Teröre maruz kalan Çınar ilçesinden bir vatandaşın şu cümlesi bin yüz değil, bir milyon yüz akademisyenin bildirisinden daha değerlidir: "Saldırı polise veya bize yapılmış fark etmez. Ne olduysa siviller zarar gördü. Neredeyse ilçenin tüm evleri hasar gördü. Bu olayı yapanları lanetliyorum."

Kürtleri şiddetle, silahla, terörle "kurtarmak" bir insanlık davası olarak yutturulamaz, bu hasta zihniyetin dünyanın hiç bir akademisinde işi olamaz.

Akademi vicdansızların barınağı değildir. Ahlâksızların sığınağı olamaz ve ihaneten merkezi yapılamaz.

"VİCDANLARINI DEVRE DIŞI BIRAKANLAR"

Ülkenin hukuk kurumları bunun gereğini yapacaktır albette, fakat bunların meydana getirdiği bilgi kirliliğinin giderilmesi de gerçek ilim adamlarına, yazarlara düşmektedir. Herkes ilmini, kalemini ülkenin geleceği için harekete geçirmelidir.

Bu ülkede hür, müstakil ve kardeşçe yaşama hakkını savunmak hepimizin vicdani görevidir.

Sırf mevcut iktidarı yıpratmak için vicdanını devre dışı bırakanları bu millet ve tarih asla affetmeyecektir.

Bu ülkenin yazarları, gerçek aydınları zulmü alkışlayanların, zalime tapanların suçuna ortak olmayacaktır!