X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sinemacılardan 'Akademisyen Bildirisi'ne karşı bildiri
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sinemacılardan 'Akademisyen Bildirisi'ne karşı bildiri

  • Giriş Tarihi: 3.2.2016 11:08 Güncelleme Tarihi: 3.2.2016 14:16
Sinemacılardan 'Akademisyen Bildirisi'ne karşı bildiri
Sinemacılardan 'Akademisyen Bildirisi'ne karşı bildiri

Ali Osman Emirosmanoğlu, Mesut Uçakan, Ahmet Sönmez, Abdulhamit Güler, Nazif Tunç ve İsmail Güneş'in de aralarında bulunduğu bir grup yönetmen, Milli Türk Talebe Birliğinde bir araya gelerek, güvenlik güçlerinin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde terör örgütü PKK'ya yönelik yaptığı operasyonlara karşı bin 128 akademisyenin imza attığı bildiriye ilişkin basın açıklaması yaptı.

Yönetmen Ali Osman Emirosmanoğlu, "Akademisyenlerin gerçekleştirdiği faaliyeti, barış talebi maskesi arkasında, çocuk, yetişkin, Kürt, Türk, sivil, asker, polis demeden önüne gelen herkesi öldürme, girdiği her mekanı yaşanmaz hale getirme eğilimindeki teröristlere verilen açık destek olarak gördüğümüzün bilinmesini istiyoruz" dedi.

Terörün sorumluları mazlum olamaz

Grup adına konuşan Emirosmanoğlu, bildirilerine sinema dünyasından 350 kişinin imza attığını, sinema, televizyon yapımcıları, sanatçıları, kamera önünde ve arkasında emek veren tüm çalışanları olarak Türkiye'yi hedef alan terör saldırılarının sorumlularını masum ve mazlum gösterme çabalarını kınadıklarını aktardı.

Sinemacılardan 'Akademisyen Bildirisi'ne karşı bildiri

PKK sivilleri de öldürüyor

Emirosmanoğlu, şunları söyledi:

"Akademisyenlerin gerçekleştirdiği faaliyeti, barış talebi maskesi arkasında, çocuk, yetişkin, Kürt, Türk, sivil, asker, polis demeden önüne gelen herkesi öldürme, girdiği her mekanı yaşanmaz hale getirme eğilimindeki teröristlere verilen açık destek olarak gördüğümüzün bilinmesini istiyoruz. Yaşanan olaylar ne kadar yürek karartıcı olursa olsun, içeriden ve dışarıdan aldığı onlarca desteğe rağmen terör örgütü hedeflerine ulaşamayacak. Hainlerin isteği, buyruğu doğrultusunda organize edilen barış çağrılarında, terör örgütünün eylemlerinden söz edilmeksizin devletin kendi halkına saldırıp, planlı kıyım hatta katliam yapmakla suçlanmasını gerçek niyetin itirafı, yüzü saklayan maskenin indirilmesi olarak değerlendiriyoruz."

Sözde demokratlar

Yönetmen Mesut Uçakan da AA muhabirine yaptığı açıklamada, terörü destekleyenleri yadırgadığını söyleyerek, "Bunlar vaktinde bize demokrasiyi, çağdaşlığı öğreten çevrelerdi. Biz kendi inancımızı seslendirmeye kalkıştığımızda hemen bizi ideolojik ve militan olarak niteleyip dışlayan, horlayan çevreler. Şimdi bakıyorum kendileri öyle bir militanlık içerisine giriyorlar ki belli bir yerlere yaranmak pozları içerisindeler" dedi.

Darbeyi bile övüyorlar

Uçakan, 12 Eylül darbesi sırasında darbeyi öven sanatçılar olduğunu ifade ederek, "Çıkarlarına gelince darbeyi dahi övüyorlar. Kültür sanat ortamında bir lobi var, orada yapılan mahalle baskıları var. Keşke gerçekleri konuşsalar da ne olduğunu görebilsek. O bildiriye imza atamamak, karşı koymak, sanki işlerini kaybedecekleri, bir daha oralara giremeyecekleri korkusu içerisindeler" diye konuştu.

Uçakan, sanat dünyasında teröre destek verenlerin, yerli değerlere hakaret edenlerin bir gün gerçeğin farkına varacaklarını belirtti.

"Çifte standart üzerinden hiçbir yere varamayız"

Yönetmen İsmail Güneş de "Bir devlete savaş açıyorsanız, ya siz onun vatandaşı değilsiniz ya da birilerinin devletinin adamısınızdır" dedi.

Yaşananların Türkiye coğrafyası için yazılmış bir senaryo olduğunu savunan Güneş, "Bu senaryonun baş aktörü olup, üzerlerine düşen rolleri yerine getiriyorlar. Ben akademisyenler tarafından imzalanan o metinde böyle bir senaryonun izlerini gördüm. O kadar bir çifte standart ve ötekileştirme üzerinden yürüyor ki, IŞİD öldürdüğünde katil ama PKK öldürdüğünde bir hak mücadelesi gibi algılandığında bu çifte standart üzerinden hiçbir yere varamayız. Hepsi terör örgütüdür" diye konuştu.