X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Davutoğlu: Çalışma kararımız ekonomik değil insanidir
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Davutoğlu: Çalışma kararımız ekonomik değil insanidir

  • Giriş Tarihi: 4.2.2016 15:52 Güncelleme Tarihi: 4.2.2016 17:00
Davutoğlu: Çalışma kararımız ekonomik değil insanidir
Davutoğlu: Çalışma kararımız ekonomik değil insanidir

Başbakan Ahmet Davutoğlu Londra'da dünya gündemi hakkında konuştu.

Biz bütün Suriyelilere acımasız rejimden kaçtığında bütün sınırları açtık. Şu an kamplarda olan Suriyeli sayısı 250 bin. Bunun 10 katı kadar 2 milyon 250 bin kişi Suriye sınırında yaşıyor. Biz onların ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Hastanelerimiz onlara açık. Suriyeli sığınmacılara İLO ile çalışma hakkı sağladık. Türkiye'nin işsizlik oranı yüzde 10.4. Buna rağmen Suriyeli kardeşlerimize istihdam pazarımızı açtık. Dün bir hastaneyi ziyaret ettim, burada yakın zamanda Rus bombardımanı sebebiyle yüzü yanan çocukları gördüm. Maalesef bu bombardıman Suriye'de devam ediyor. Suriye rejiminin ve DAEŞ'in işlediği savaş suçlarını dikkate almalıyız. Bizim için Esed rejimi ile DAEŞ'in arasında bir fark yoktur. Çünkü onlar aynı suçu işlediler. Halep şu anda çok ciddi bombardıman altında. Siviller hedefte. Şu an 10 binden fazla Suriyeli sığınmacı Türkiye sınırında bekliyor. Burada 70 bin kadar kişi yardıma muhtaç. Rusya okullara ve hastanelere bombardımana devam ediyor. Bu devam edecek olursa şu andaki toplantıların, Cenevre görüşmelerinin hiçbir anlamı olmaz. Her geçtiğimiz gün onbinlerce kişi bu saldırıların kurbanı oluyor. Rusya DAEŞ hedeflerine değil masumlara bombardımana devam ediyor. Biz Cenevre'de, Londra'da lüks ortamda toplantıları gerçekleştirirken Suriyeli insanlar acımasız saldırılarla hayatlarını kaybediyorlar. Bu insani krizi ortaya çıkaran kök sebeplere inmemiz gerekiyor. Suriye'deki acımasız rejim sebebiyle ortaya çıkan terör örgütü DAEŞ'e karşı çalışmalıyız. Bütün uluslararası toplumlara sesleniyoruz; birlikte hareket etmeliyiz. Suriyelilere insani yardım ulaştırılmalıdır. Rejim ya da DAEŞ tarafından engel olunursa hepimiz tarafından cezalandırılmalıdır. Ne olursa olsun Türkiye, Suriyelilere yardımcı olmaya devam edecektir. Bu bizim insani görevimizdir. Önümüzdeki aylarda uluslararası kamuoyunun bu kan dökümünü durduma konusunda beraber olmasını istiyoruz.

ÇALIŞMA KARARIMIZ EKONOMİK DEĞİL İNSANİDİR

Bu krizlerden sonra birçok ülke işsizlikle savaşıyor. İşsizlik birçok ülkenin sorunu. Türkiye'de işsizlik oranı yüzde 10,4. Biz yeni bir yönetmelik geçirdik, Suriyeliler Türkiye'de çalışabilecek. Bu kararı almamızın sebebi insani vicdanımızdır, bu başka ülkelere de örnek teşkil etmelidir. Bu kişiler ülkemizde istedikleri için bulunmuyorlar. Onlara memleketlerinden ayrılmadan önce sorsaydınız orada kalmak isterlerdi. Biz tarihte yanlış taraf tutmak istemiyoruz. Çok kolay değil, zorlu bir sınama. Bütün ülkeler sınırlarını, evlerini açmalı ve mağdurlara destek olmalı. İkinci Dünya Savaşı'nda da herkes güvenli bir yer arıyordu. Türkiye, Suriyelilerin çalışma kararı ekonomik değil insani bir karardır. Ülkemizdeki vatandaşlarımızla Suriyeli sığınmacılar arasında bir fark görmüyoruz. Bazı yerleşim yerlerimizde Suriyelilerin sayısı vatandaşlarımızın sayısından fazladır.

TÜRKİYE HALEP ARASINDAKİ HAYAT KORİDORU KESİLDİ

Rusya müdahale ettiğinde barbar bir rejimi desteklemiş oldu. Burada sivil insanlara karşı saldırılarını gerçekleştirdi. Geçtiğimiz hafta içinde bu saldırılardan Türkiye'ye kaçmak durumunda kaldı. İdlib'de de benzer durum var. Şimdi Halep'e karşı en büyük, en tehlikeli ve en korkunç saldırı gerçekleştiriliyor. Halep Suriye için çok önemli bir şehirdir. Suriye'nin ekonomi bağlamındaki belkemiğidir. Rejim karşıtı muhaliflerin güvenli olduğu bir yerdi. Bütün gıdalar, destekler Halep'ten geçiyor. Şimdi Suriye rejimi ve paramiliter güçler, Hizbullah gibi milis uçları ve Rusya hava saldırıları hep beraber Halep'e saldırıyor. Türkiye- Halep arasındaki bu hayat koridoru kesildi. İnsanlar artık kamplardan kaçıyorlar. 30 bin kadar kişi Türkiye'ye gelmek üzere yürüyor. Bu bir savaş göçüdür, etnik temizlemedir. Aksini iddia eden kişilerin sınırımıza gelmesi gerekiyor, onları davet ediyoruz. Rusya'nın saldırıların yüzde 90'u okullara, hastanelere ve sivillere karşıdır. BM insanlığı ve insanlık değerlerini korumalıdır. Ancak BM Genel Sekreterinin iyi niyetine rağmen bu bölgedeki durumu değiştirmek için hiçbir şey yapmıyor. Onlar kaçtığında onları kim koruyacak. Biz Türkiye olarak bir kez daha sesleniyor, insani değerlere değer veren bütün ülkeler biraraya gelip çalışmalı. Bu barbar rejimin masum insanları öldürülmesini önlemelidir.

ABD'Yİ KARARLI VE AÇIK TAVIR ALMAYA DAVET EDİYORUZ

Sayın Merkel ve Cameron'la görüşmeler yaptım. Herkes bizim sınırımızda ve Halep'teki gelişmeleri yakından takip ediyor. Bütün liderler kapalı kapılar ardında konuştuğumuzda Türkiye haklıdır diyorlar. Kendilerine Rusya'nın uyarılması konusunda konuşmuştuk. Bizden tek talep ettikleri, muhalefeti ikna edin Cenevre'ye gelsin, dediler. İkna ettik, ama sonuç ne oldu? Ama alanda insani trajedinin sürdüğü bölgelerde ateşkes olmadı. Her görüşme sonrasında Ruslar daha fazla saldırıyorlar. Müttefikimiz ABD'nin çok daha kararlı ve açık bir tavır göstermeye davet ediyoruz. Milyonlarca Suriyeliyi misafir ediyorsak, bunu sormak hem hakkımız. Türkiye Suriye'deki insanlık trajedesine karşı elinden geleni yapmaya devam edecektir. Sayın Merkel ve Cemaron'la görüştük, nasıl yardım edebileceğimizi müzakere ediyoruz.