X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Şehit uzman çavuş Arslan'ı,13 bin kişi uğurladı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Şehit uzman çavuş Arslan'ı,13 bin kişi uğurladı

  • Giriş Tarihi: 5.2.2016 16:51 Güncelleme Tarihi: 5.2.2016 16:54

Diyarbakır'ın Sur İlçesi'nde PKK'lı teröristlerin saldırısında yaralanan ve tedavi gördüğü GATA'da şehit olan Jandarma Özel Harekat Uzman Çavuş 25 yaşındaki Nebi Arslan, memleketi Konya'nın Akşehir İlçesi'ne bağlı Değirmenköy Mahallesi'nde, yaklaşık 13 bin kişinin katıldığı törenle son yolculuğuna uğurlandı.

Şehidin amcası Ramazan Arslan, yeğeni Nebi Arslan'ın, asker olmayı çocuk yaştan itibaren istediğini, daha önce girdiği astsubaylık sınavını kazanamadığı için çok üzüldüğünü, vatani görevinden sonra uzman çavuşluk sınavına girip kazandığını söyledi.

HELİKOPTERLE MEMLEKETİNE GÖTÜRÜLDÜ!
Diyarbakır Lice İlçe Jandarma Komutanlığı'nda görevli Özel Harekat Uzman Çavuş Nebi Arslan, geçen 31 Ocak günü Sur İlçesi'nde devam eden operasyonlar sırasında PKK'lı teröristlerin saldırısı sonucu yaralandı. GATA'da tedaviye alınan Arslan, dün akşam saatlerinde yapılan tüm müdahaleye rağmen şehit oldu. Şehit Arslan'ın cenazesi bugün GATA'da düzenlenen askeri törenin ardından helikopterle memleketi Konya'nın Akşehir İlçesi'ne getirildi. Buradan da cenaze aracılığıyla eskiden köy statüsündeki Değirmenköy Mahallesi'ne gönderildi.

"DİMDİK AYAKTAYIZ"
Tedavi sürecinde yanında olan babası Kemal Arsalan ve ağabeyi Serdar Arslan da, şehit cenazesiyle birlikte Değirmenköy'e geldi. Bekar ve 4 kardeş olan şehit Arslan'ın cenazesi ilk olarak hellalik alınması için baba evine getirildi. Bu sırada yakınları gözyaşlarına boğuldu. Şehit Uzman Çavuş Arslan'ın amcası Ramazan Arslan da ''O ölmedi, yaşıyor'' diye yakınlarını teselli etmeye çalıştı. Bir yakını ise ''Katiller kahrolsun. Biz dim dik ayaktayız'' diye teröre tepkisini gösterdi.

Alınan hellalliğin ardından cenaze dualar eşliğinden dini ve askeri törenin yapılacağı Değirmenköy Camii'ne getirildi. Şehit Uzman Çavuş Arslan'ın yakınları tabuta sarılıp ağladı. Bu sırada şehit Arslan'ın eniştesi Arif Karpuz, ağlayan yakınlarına ''Ağlamayın. PKK'lıları güldürmeyin'' diye uyarıda bulundu. Daha sonra şehit Arslan'ın ağabeyi Serdar Arslan ve diğer yakınları da tabutun başına gelip, sarılarak veda etti.
Şehit Uzman Çavuş Arslan'ın cenazesi yapılan dini ve askeri törenin ardından mahalle mezarlığına gözyaşları içinde defnedildi. Cenaze törenine Vali Yardımcı Hasan Karakaş, Ak Parti Konya Milletvekilleri Mustafa Baloğlu, Mehmet Babaoğlu, Ahmet Sorgun, Hüsniye Erdoğan, Uğur Kaleli, MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, Büyükşehir Belediye Başkanı Ak Partili Tahir Akyürek, askeri yetkililer ile yaklaşık 13 bin kişi katıldı.
ANNESİ, 10 YIL ÖNCE ÖLMÜŞ
Şehit Arslan'ın, annesi Dursun Arslan'ın ise 2 Şubat 2006 tarihinde kanserden öldüğü öğrenildi. Süleyman Demirel Üniversitesi Yalvaç Meslek Yüksekokulu Elektrik ve Elektronik Bölümü'nden mezun olan Arslan'ın, vatani görevini tamamladıktan sonra kendi bölümünde iş bulamadığı için 2.5 yıl önce uzman çavuşluğu tercih ettiği ve Diyarbakır'ın da ilk görev yeri olduğu öğrenildi. Şehit Arslan'ın en son geçen yıl 22 Kasım günü bir akrabasının düğünü nedeniyle memleketine geldiği belirtildi.

ÇOCUKLUK HAYALİ ASKER OLMAKMIŞ
Şehit Uzman Çavuşun dayısı İsmail Tepe, yeğeni Nebi Arslan'ın, asker olmayı çocuk yaştan itibaren çok istediğini belirterek, ''Babası, 'askerliğini yap gel, istediğin işe yerleştireyim' demişti. Ama o, 'baba ben uzmanlığa yazılacağım. Kazanırsam hiç önüme geçmeyin. Seve seve gideceğim' demişti'' diye konuştu.

"VATAN SAĞOLSUN"
Amca Ramazan Arslan da, şehit Uzman Çavuş Nebi Arslan'ın daha önce astsubaylık sınavına girdiğini kazanamayıncada uzman çavuş olduğunu belirterek, şunları söyledi: ''Nebi daha önce Balıkesir'de astsubaylık için sınava girmişti. Konuşmasında küçük sorun vardı, o nedenle mülakattı kazanamadı. Kazanamadığı için çok üzülmüştü. Çünkü çocukluk hayaliydi asker olmak. Daha sonra vatani görevini yapıp geldi. Ardından uzman çavuşluk sınavına girdi ve kazandı. Çok iyi ve melek gibi bir insandı. Dedesinin ismi verilmişti. En son bir hafta önce cep telefonla aramıştım, ama cevap vermemişti. Daha sonra o, yengesini aramış ve yorgun olduğu için uyuduğunu ve telefonun sesini duymadığını söylemiş. Askerliği çok severdi ve köye geldiğinde de ava çıkardı. Çok işi nişancıydı. Güzel atış yapardı. Vatan sağolsun.''