X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 28 yıl sonra Zaman’dan bu sözlerle istifa etmiş!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

28 yıl sonra Zaman’dan bu sözlerle istifa etmiş!

  • Giriş Tarihi: 6.2.2016 11:52 Güncelleme Tarihi: 6.2.2016 12:30
28 yıl sonra Zaman’dan bu sözlerle istifa etmiş!
28 yıl sonra Zaman’dan bu sözlerle istifa etmiş!

28 yıl Zaman Gazetesi’nde köşe yazarlığı yapan Ahmet Şahin geçtiğimiz ay Zaman Gazetesi ile yollarını ayırdı. Latif Erdoğan bugünkü yazısında Ahmet Şahin’in FETÖ medyasından ayrılması hakkında ilginç bir anektoda yer verdi. Latif Erdoğan, bugünkü yazısında bir cenazede karşılaştığı Ahmet Şahin’in kendisine şunları söylediğini yazdı: “Duydun mu, dedi. Neyi, diye sordum. Zaman’dan istifa ettiğimi, dedi ve ilave etti: Artık torunlarımla şaibesiz bir hayat yaşamak istiyorum, dedim ve ayrıldım.”

İŞTE LATİF ERDOĞAN'IN BUGÜNKÜ YAZISINDAN BAZI BAŞLIKLAR

Aytemür Abi'yi ilk defa Fatih camiinde görüp tanımıştım. Son yolculuğuna da oradan uğurladık. 90 senelik bereketli bir ömür. İman ve Kuran hizmetine adanmış tertemiz bir hayat. Namaz öncesi tabutunun başında yüzlerce insan arı kovanını andıran bir vızıltı sesiyle Kuran okuyor, dualar ediyordu. Binlerce nur heykeline dönüşmüş sevenleriyle ikindi sonrası cenaze namazı kılındı. Sonra da dualarla, tekbirlerle Ebu Eyyub el- Ensari Hazretlerine komşu olmak üzere ebedi yurduna intikal ettirildi.

"TORUNLARIMA ŞAİBESİZ BİR HAYAT YAŞATMAK İSTİYORUM DEDİM VE..."

Ahmet Şahin Hocamızla görüştük bu arada. Kucaklaştık. Bana, eski dostlar düşman olmaz, dedi. Ben de, zaten hiç düşman olmadık ki, dedim. Duydun mu, dedi. Neyi, diye sordum. Zaman'dan istifa ettiğimi, dedi ve ilave etti: Artık torunlarımla şaibesiz bir hayat yaşamak istiyorum, dedim ve ayrıldım.

28 YILDIR ZAMAN'DA YAZIYORDU

Yirmi sekiz senedir kesintisiz köşe yazısı yazan bir yazarının Zaman'dan ayrılırken böyle bir ifade kullanarak ayrılması bana oldukça anlamlı geldi, sizlerle de paylaşayım istedim. Senelerdir o gazeteyi elime alıp okumadığımdan, Ahmet Şahin Hocamızın bu son yazısından ve ayrılışından da haberim olmamıştı. Kendisine bunu ifade ettiğimde, en iyisini yapıyorsun, dedi. Ben de kendisini bu isabetli kararı sebebiyle tebrik ettim, baki kalan ömrünün sıhhat, afiyet ve hayır içinde geçmesi temennisinde bulundum.

BÜLENT ARINÇ 1975'TE GÜLEN'İN VAAZLARINA GELİRDİ

Ben, Bülent Arınç'ı 1975'li yıllarda Gülen'in Manisa vaizliği yaptığı dönemde uzaktan tanıdım. Vaazlara gelir, Cuma namazı sonrası davet edildiğimiz evlerde o da bulunurdu. Çevresi tarafından sevilen bir insandı. Avukatlık yapıyordu. Cemaatle ilişkisi, "ne içindeyim ne de büsbütün dışında" denilebilecek cinstendi. Milli Selamet Partisi'nde aktif çalıştığını biliyorum. Hatta, misafir olduğumuz evde, beni de tanıyan Manisalı bazı dostlarının onun hakkında Erbakan'ın halefi, dediklerini hatırlıyorum. O dönemde böylesi bir paye, böylesi genç bir insan için oldukça iddialıydı; ama sevenlerinin onun için biçtikleri konum buydu.

BAŞBAKAN OLMAK İSTİYORDU OLAMADI!

Kendisi bu düşüncenin neresindeydi bilemem. Fakat siyaset biraz hırs, biraz da ihtiras demektir. Böyle bir beklentisi olduysa masum sayılmalıdır. Meselenin makul olup olmadığı ise zamanın tefsirine bağlıdır. Nitekim böyle olmadı, rahmetli Erbakan'ın halefliği başkaları tarafından temsil edildi. Duyduğum kadarıyla Arınç bir haleflik beklentisine de Cumhurbaşkanı seçimleri öncesinde girdi. Tayyip Beyden boşalan yeri o doldurmak istiyor; beklentisini de siyasi hayatımı başbakanlıkla taçlandırmak isterim, diyerek dillendiriyordu. Şartlar el vermedi, o da olmadı.

ARINÇ'IN ASOSYAL VE AGRESİF OLMASININ SEBEBİ

Zoraki ve öğretilmiş kabullerin yüklenilmesinin belli bir miadı vardır. Sanırım Arınç bu miadı dolduralı çok oldu. Şimdiki asosyal ve oldukça agresif davranışlarının temelinde yatan ana sebeplerden biri de hem Tayyip Erdoğan'ı, hem de Ahmet Davutoğlu'nu kabullenişlerindeki zoraki kabullenmelerin onda hasıl ettiği anguaz yani birikmiş bir iç infial olabilir. Mesele kişisel kalsa zikre değmez. Fakat topluma mal olmuş Bülent Arınç gibi geçmişinde saygın bir kişinin bu durumu, beklenmedik sosyal infialleri de tetikleyebilir. Onun için dikkatli olunmalı, fitne tutuşmadan söndürülmelidir.ü

LATİF ERDOĞAN - YENİ AKİT