X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER AB'ye mülteci resti: Kapıları açarız
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

AB'ye mülteci resti: Kapıları açarız

  • Giriş Tarihi: 12.2.2016
AB'ye mülteci resti: Kapıları açarız
AB'ye mülteci resti: Kapıları açarız

Cumhurbaşkanı: Edirne'den insanları otobüslerle çevirdik. Bir olur, iki olur. Sonra 'Hayırlı yolculuklar' deriz. AB'ye bunları söyledik diye beyefendiler rahatsız olmuş

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, AB yetkilileriyle mülteci sorunu konusunda yaptığı görüşmelerin tutanaklarının yayımlanmasıyla ilgili konuştu. Görüşmelerde neler konuştuğunu anlatan Erdoğan, "Edirne'den insanları otobüslere bindirip geri çevirdik. Ama bu bir olur, iki olur. Ondan sonra da, kusura bakmayın, biz de kapıları açarız, hadi hayırlı yolculuklar deriz" dedi. Dün, Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonu'nun Mali Genel Kurulu'na katılan Erdoğan konuşmasında şunları söyledi:
HER SENARYOYA HAZIRIZ: Halep'e yapılan harekât, bölgeden ülkemize doğru yeni bir göç dalgası başlattı. Sınırımıza gelen kardeşlerimizden 35 bini ise resmi kurumlarımızın ve sivil toplum kuruluşlarımızın sağladığı imkânlarla sınır hatlarında bekleyişlerini sürdürüyor. Şayet Rusya'nın ve rejimin Halep'e yönelik saldırıları devam ederse, bu sayının 600 binlere yükselme ihtimali var. Biz en kötü senaryoyu da hesaba katarak hazırlıklarımızı yapıyoruz.

EN FAZLA MÜLTECİ BARINDIRAN ÜLKELER

BM NE İŞE YARAR?: Bu göç akınının en büyük sebebi Rusya'nın ve Esed rejiminin sivil halka saldırıları. BM'nin saldırıyı yapanlara karşı tedbir almak yerine, ülkemize çağrıda bulunması samimiyetsizliktir. Neymiş, 'Kapınızı açın.'. Ey Birleşmiş Milletler, sen ne işe yarıyorsun? Şu ana kadar 10 milyar dolara yakın bu mülteciler için para harcamış Türkiye'ye sen ne kadar destek verdin? 455 milyon dolar. Ayıptır ayıp. BM bu iş için kurulmadı.
ALNIMIZDA ENAYİ YAZMIYOR: Dünyadaki diğer ülkelerin kabul ettiği mülteci sayısı, 300, 500, bin... Bizim alnımızda enayi yazmıyor. Bir yere kadar sabır, sabır. Ondan sonra gereği neyse yaparız. Herhalde otobüsler, uçaklar boşuna durmuyor. Bu nasihati verenler, BM üyesi diğer ülkelere de bir nasihat versinler de bu mültecileri o ülkelere de gönderelim.

AVRUPA'YA MÜLTECİ AKINI NATO'YA HAVALE

'BARIŞ ŞEHRİ KURALIM' DEDİK: Kendilerine 'Gelin, Kuzey Suriye'de terörden arındırılmış bir bölge kuralım. Burada süratle konutlar yapalım, bir barış şehri olsun, bu konutlara Suriye'den çıkacak olanları veya Türkiye'dekileri yerleştirelim' dedik. Hepsi gayet güzel dinliyorlar. 'Hadi adımı atalım' dediğimizde, 'Bir değerlendirelim" diyorlar.
NEREDE 3 MİLYAR EURO?: Arkadaşlarımız 28 Aralık'ta bir Avrupa seyahati yaptılar. 'İşte, 3 milyar euro verecekler'. Nerede? Şimdi söyledikleri ne? Plan proje getirilsin, bunları verelim. Yahu neyin plan, projesi. Gel şehirlerimizi dolaş, oradaki kampları gör, yapılan harcama zaten ortada. Biz senden kalkıp da Türkiye'nin milli bütçesine para istemiyoruz. Burada yaptığımız ve yapacağımız yatırımlar için istiyoruz. Samimi değiller.
BU NASIL TERÖRLE MÜCADELE?: İşte en son dost, NATO müttefikimiz 'PYD ile ittifak halindeyiz' diyor. Bu nasıl terörle mücadele? Kalkıp kendi uluslararası güvenlik elemanına Kobani'de plaket veriyorlar. PYD'yi, YPG'yi terör örgütü değil diye değerlendiriyorlar. Bu gerçekler ortadayken Türkiye'ye uluslararası yükümlülüklerini hatırlatmak ikiyüzlülüktür. BM bize çağrıda bulunmak yerine, Suriye'de yaşanan insanlık dramının ve etnik temizliğin önüne geçmek için çaba sarf etmeli.
UTANÇ DEĞİL İBRA BELGESİ: Bir süredir AB yetkilileriyle Suriyeli sığınmacıların sorunlarına çözüm bulmak amacıyla görüşmeler yürütüyoruz. Sayın Merkel'i ağırladık. Daha önce G-20 vesilesiyle AB Konseyi Başkanı Tusk ve Avrupa Komisyonu Başkanı Junker'i misafir ettik. Birileri bu görüşmenin tutanaklarını servis ederek bize saldırmaya çalışıyor. Orada ne yapmışız biz? Ülkemizin ve Suriyeli mültecilerin haklarını savunmuşuz. AB'den sözlerini yerine getirmesini, Türkiye'ye samimi davranmasını istemişiz. Yayımlanan tutanaklar bizim için utanç değil, bir ibra belgesidir.
BEYEFENDİLER RAHATSIZ OLMUŞ: Üstelik bu düşünceleri her platformda söylemeye devam ettim. Yani aslında ortada gizli, saklı bir durum yok. Ne demişim? 'Bize bir kereliğine vereceğiniz 3 milyar euro, bütçemize değildir, mültecileredir. Biz şu ana kadar sizden para gelecek diye 9 milyar doları harcamadık. O bizim misafirperverliğimizin bir gereğiydi. Biz bunlarla yıkılmadık, bundan sonra da yıkılmayız. Edirne'den insanları otobüslere bindirdik, tekrar geri çevirdik. Ama bu bir olur, iki olur. Ondan sonra da kusura bakmayın, biz de kapıları açar 'Hadi hayırlı yolculuklar deriz.' Bunu söyledik. Beyefendiler bundan rahatsız olmuşlar."

GAZETELERE SALDIRI: ŞİDDETLE KINIYORUM
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Yeni Şafak ve Yeni Akit binalarına yapılan saldırıları da şu sözlerle kınadı: "Saldırıları şiddetle kınıyor, her iki gazetemizin sahiplerine, yöneticilerine, çalışanlarına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Geçmişte bir başka gazetemizin binasının camları, silahla molotofla falan değil arbede sırasında kırıldığı için dünyayı ayağa kaldıranların bu saldırılar karşısındaki tavırlarını dikkatle takip edeceğim. Bu gazeteleri yayımlarını beğenmedikleri için kürsüden fırlatarak terör örgütüne hedef gösteren partinin mensuplarının da tutumunu yakından izleyeceğim."