X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Siz Atatürkçü değil miydiniz?'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Siz Atatürkçü değil miydiniz?'

  • Giriş Tarihi: 18.2.2016
'Siz Atatürkçü değil miydiniz?'
'Siz Atatürkçü değil miydiniz?'

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlık sistemi tartışmalarıyla ilgili konuştu: "Gazi Mustafa Kemal ne diyor: 'Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir.' Öyleyse, millete gidelim. Verdiği karara uyalım

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 2. Mülki İdare Amirleri Toplantısı'nda Türkiye'nin çeşitli illerinden gelen kaymakam ve vali yardımcılarına hitap etti. Erdoğan'ın konuşmalarından satırbaşları şöyle:
BU, İŞİ TIKAMAK DEMEK: Türkiye'nin tamamen sivil siyaset eliyle ve halkın katılımıyla kendi anayasasını yazabilecek birikime ve dirayete sahip olduğuna inanıyorum. Fakat şu söylenerek masadan çekilinmez: "Darbeyle yapılan o anayasadaki, yasaların tümünün değiştirilmesi. Ancak onlar değişecek ki ondan sonra anayasa çalışmasına başlayalım." 2 bin, 2 bin 500 madde...Bunların hepsi gözden geçecek. 3-4 yıl böyle geçer. Sonra anayasaya başlanacakmış. Böyle mantık olur mu? Bu, işi tıkamaktan başka bir şey değil? Böyle bir yaklaşım tarzı olur mu?
KALANLAR DEVAM ETMELİ: Buna ipe un sermek denir. Bunların iş yapmak, iş üretmek gibi bir derdi yok. Bu sadece ülkeyi kilitlemektir. Öyle veya böyle ben inanıyorum ki aklı selim sahibi Parlamento'nun diğer üyeleri, bu işi kararlı bir şekilde yürütürlerse, masadan çekilenlere de "Hayırlı olsun" demekten başka söyleyecekleri bir şey yok. Masada kalanlar, kararlı şekilde bu işi sürdürmeli. Yazık olmuştur. Umutla bekleyen milletimize de yazık olmuştur. Türkiye mutlaka, ama mutlaka yeni anayasasına kavuşacak.
MİLLETE GİDİN: Şayet tüm bu partilerin uzlaşmasıyla sağlanamıyorsa o zaman, aklını ve vicdanını ön planda kim tutuyorsa, onlarla birlikte bu yolda yürümeye devam edilmeli. Parlamento'daki saygın üyeler, gelin bir karar alın, "Biz millete gideceğiz" deyin. Millete gidin. Millet evet diyorsa, egemenlik kayıtsız şartsız milletin değil mi? Siz Atatürkçü değil miydiniz? Atatürkçü olduğunuza göre, Gazi Mustafa Kemal ne diyor: "Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir." Öyleyse, haydi millete gidelim. "Millet bu kararı versin" diyelim, milletin verdiği karara uyalım. Bunun başka çıkış yolu olmaz. Yeni anayasa şu partinin, bu partinin meselesi olmaktan çıkmış ve milletin meselesi haline dönüşmüştür. Kim bu konuda tıkaç vazifesi görürse, engelleyici duruma düşerse, millete bunun hesabını verir. Kim bu yolu açan, kolaylaştıran, katkı veren konumunda olursa o da milletten mükafatını alır.
ÖPER BAŞIMIZA KOYARIZ: Başkanlık sistemi de inşallah hayata geçecektir. Benim milletim başkanlık sistemini istemiyorsa, söyleyecek hiçbir şeyimiz yoktur. Onu da öper başımıza koyarız. Olay bu kadar basittir. Türkiye'nin bu değişime ihtiyacı olduğuna inanıyorum ben.

'DOSTUN BİZ MİYİZ YOKSA PYD Mİ?'

Cumhurbaşkanı Erdoğan Suriye konusundaki gelişmelere ilişkin ise şöyle konuştu:
Rusya, 500 bine yakın insanın ölümüne neden olan katil, zalim Esad'ın yanında yer almak suretiyle, kimliğini ortaya koymuştur. Bir insanlık suçu, savaş suçu işlemekle karşı karşıya. Ne diyor BM? "Eğer tespit edilirse bu bir savaş suçudur" diyor. O kuvözlerin içindeki fotoğrafları görmediniz mi? Gönderin elemanlarınızı, yerinde inceleme yapsınlar.
PYD'ye, YPG'ye terör örgütü demeyen Amerika'yı da anlamakta zorlanıyorum. Biz Amerika ile NATO'da beraber değil miyiz? Senin dostun biz miyiz, YPG mi, PYD mi? Gizli kapılar arkasında bazı şeylerin konuşulması bizleri üzmekte. Dost, dostluğunun gereğini yapmalı. Ey Amerika, bak sen, uçuşa yasak bölgeye 'evet' demedin ama, orada Rus uçakları cirit atıyor. On binlerce mazlum insan ölüyor. Hani koalisyon güçleri olarak beraber hareket edecektik?
Kalkıp Türkiye'ye, "PYD'ye, YPG'ye top atışlarını durdurun" deniyor. Kusura bakmayın. Böyle bir düşüncemiz yok. Biz PKK'nın Suriye'deki kolunun izlediği politikayı uzaktan izleme lüksüne sahip değiliz. Sınırlarımız içinde sürdürdüğümüz mücadeleye bakışımız neyse, Suriye tarafındaki gelişmelerle ilgili hassasiyetimiz de aynı. Bugün angajman kurallarımız, ülkemize yönelik silahlı saldırılara karşılık vermekten ibaret. Ama yarın ülkemize yönelik her türlü tehdidi kapsayacak şekilde genişleyebilir. Güney sınırımızda yeni bir Kandil'in oluşmasına asla izin vermeyeceğiz. Artık denizin bittiği yere gelindi. Ya bu mesele kısa sürede çözüm yoluna girecek ya da kar topu gibi büyüyen, yakın, uzak tanımadan tüm dünyayı etkisi altına alacak daha büyük sorunların kapısı açılacaktır. Biz macera peşinde değiliz. Kimsenin maceraya atılmasını arzu etmiyoruz.