Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Başbakan davutoğlu: 'Efsanevi bir liderden başkanlığı devraldım'

Giriş Tarihi: 27.2.2016 01:53 Güncelleme Tarihi: 27.2.2016 10:21
Başbakan davutoğlu: 'Efsanevi bir liderden başkanlığı devraldım'

Başbakan Ahmet Davutoğlu, TBMM'deki bütçe görüşmelerinde konuştu

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "İdarede vesayeti, sokak çetelerini, paralel yapıları, gayrimeşru bütün aktörleri reddediyoruz. Biz gücümüzü, karanlık yapılardan değil, milletten alıyoruz" dedi.

Davutoğlu, TBMM Genel Kurulu'nda 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı üzerinde hükümet adına söz aldı.

Başbakan Davutoğlu, görüşmelerde eleştiri, öneri ve uyarılarıyla bütçeye katkıda bulunan herkese teşekkür etti.

Hocalı katliamının yıl dönümü olduğunu anımsatan Davutoğlu, Hocalı şehitlerini rahmetle andı.

Başbakan Davutoğlu, "Vatanları vatanımızdır, vatanımız vatanlarıdır, kaderleri kaderimizdir, kaderimiz kaderleridir. Her zaman omuz omuza olacağız" dedi.

Davutoğlu, selefi olan, rahmete kavuşan başbakanlar ile Necmettin Erbakan'ı hürmetle yad ettiğini bildirdi.

"Hayırlar fethola, şerler defola" diyerek söze başlayacağını belirten Davutoğlu, "Kadim geleneğimize uyarak, her işte olduğu gibi burada da söze başlarken Bismillah diyelim. Rızık kapımızı besmeleyle açarız. Bütçe de bütün milletin rızık kapısıdır. Bereketli, hayırlı olsun, geleceğe dönük olarak güzel hizmetlerin vesilesi olsun" diye konuştu.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, bütün dünyanın bugün tarihi bir kırılmanın eşiğinde olduğuna işaret ederek, ciddi bir dönüşüm sürecinde olduklarını belirtti.

Bir taraftan modern dönemin en kapsamlı ekonomik kriziyle boğuştuklarını anlatan Davutoğlu, 2008'de yaşanan ekonomik krizin bütün şiddetiyle, dehşetiyle kıtaları, ülkeleri kıskacına aldığını vurguladı.

Diğer yandan yüzyıl önce çizildiği düşünülen Ortadoğu ve Balkanlar düzenin çatırdadığını kaydeden Davutoğlu, "Çevremizde jeopolitik depremler yaşanıyor. Çevremizde en az 6 ülkede fiili olarak merkezi yönetimlerin kontrolü yok. Büyük bir ekonomik depremin ve yanıbaşımızda jeopolitik depremin merkezinde, bu iki büyük meydan okumaya karşı 3 asli temel değerimize dayanıyoruz" dedi.

Başbakan Davutoğlu, birinci değerlerinin insanlar olduğunu vurgulayarak, çok zengin doğal kaynakları bulunmadığını, bazı devletlerin sahip olduğu sömürme döneminden kalan sermaye birikimlerinin de olmadığını kaydetti.

Davutoğlu, "Ama bizim bir değerimiz var, o da insanımız. 78 milyonun kardeşliği üzerinde ortaya çıkan insan potansiyelimiz. Bu insanlar, bizim insanlarımız. Her biri tek tek bizim insanımız, her birinin kaderi tek tek bizim kaderimiz" dedi.

TBMM'nin kaderinin, insanların topyekün kaderinden bağımsız olmadığını belirterek, en büyük servetlerinin, kıymetlerinin insan olduğunu anlatan Başbakan Davutoğlu, "Bu nedenle bütçelerimizin odağı da insanımızı teşkil ediyor. Eğitimden sağlığa, sosyal güvenlikten ulaştırmaya kadar bu insani sermayemizi zenginleştirecek adımlar atıyoruz" diye konuştu.

İkinci büyük değerlerinin demokrasi olduğuna işaret eden Davutoğlu, şunları söyledi:

"Demokrasimizin nihai tecelligahı olan bu Meclis, demokrasiyi bize en büyük güç olarak armağan eden ve özgürlüğümüzü, bağımsızlığımızı bize armağan edenleri bir kez daha yad ederek söylüyorum, bu Meclis her ne surette olursa olsun mutlaka bu milletin nihai kaderini belirleyen en yetkili merci olmaya devam edecektir. Hain, hunharca yapılan Ankara saldırısı sırasında grup başkanvekillerimizin temaslarıyla, hemen yanıbaşımızda bombalar patlamasına rağmen, Meclis'imizin açık kalmasını sağlayan bütün milletvekillerine teşekkür ediyorum. Sizler hep birlikte o gün bir prensip ortaya koydunuz, bir destan yazdınız. Polatlı'ya yaklaşan düşman askerlerine karşı Birinci Meclis'in çalışması gibi, ne olursa olsun Türkiye'de bu Meclis her halükarda çalışacak ve her halükarda milletin kaderini belirlemeye devam edecektir. Bir daha bu Meclis'e, kimse, hangi gerekçeyle olursa olsun kilit vuramayacak, ara veremeyecek. Adnan Menderes'i de bir kez daha rahmet, hürmetle anıyorum, onun Meclis'inden bugüne kadar yaşanan bütün sıkıntılardan sonra, buradan, bu kürsüden, bütün milletim adına sesleniyorum: TBMM, ebediyen bu milletin kaderini belirleyecek, nihai merci olarak açık kalacak ve hiçbir terör, şiddet, tehdit bu Meclis'in iradesini ipoteğe alamayacak."

- "Çok zor ve kıymetli bir coğrafya"

Başbakan Davutoğlu, üçüncü asli değerlerinin, coğrafyaları ve tarihleri olduğunu ifade ederek, çok zor ve aynı zamanda kıymetli bir coğrafyada bulunduklarını bildirdi.

Herkesin bunun kıymetini bilmesini isteyen Davutoğlu, bu zorluğu da zorluğun getirdiği büyük nimetleri de takdir etmelerini gerektiğini, bu nedenle tarihin kendilerinin civarında aktığını anlattı.

- "Özne olmaya devam edeceğiz"

Davutoğlu, insanlık tarihinin, bundan sonra bu topraklarda ve bu toprakların etrafında şekilleneceğini işaret ederek, "Ya bir özne olarak kendimizi tarihin merkezine koyup, bu tarihi şekillendirecek gücü, kudreti göstereceğiz ya da köle zilleti yaşayacağız. Ne olursa olsun etrafımızda hangi jeopolitik deprem yaşanırsa yaşansın, sadece AK Parti Grubu adına değil, bütün Meclis adına diyorum ki bu coğrafyaların kaderinde biz özne olmaya devam edeceğiz. Biz bu coğrafyanın kaderinden ayrıştırılamayacağız" diye konuştu.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, bu nedenle bütçeyi sadece teknik bir süreç olarak değil, bu değerleri, insanı, demokrasiyi, tarihi, coğrafyayı gözeten, büyüten bir araç olarak gördüklerini açıkladı.

- "Kimsenin hayatına müdahil olmadık, olmayacağız"

Başbakan Davutoğlu, 2002'de 119, 6 milyar olan merkezi yönetim bütçesinin, 2016'da 570,5 milyar lira olmasını öngördüklerini bildirdi.

Bunun 4,7 kat büyüklüğünde olduğuna işaret eden Davutoğlu, eğitim ve sağlığa bütçeden 204 milyar lira ayırdıklarını kaydetti.

Bunun, insanlarına verdiği değeri gösterdiğini vurgulayan Başbakan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu yıl bütçemizde eğitime ayırdığımız pay, 109,3 milyar. 2002'de iktidara geldiğimizde toplam bütçe 119 milyardı. İnsanımıza kıymet vermek, ona ayırdığımız kaynak ile ölçülür. Biz 13 yıldır yaptığımız her bütçede, sadece ve sadece insanımızı odağa aldık. Sadece ve sadece insanımızın refah, mutluluğunu esas aldık. İnsan odaklı, vatandaş odaklı, adalet odaklı bir siyaset takip ettik. İç politika, dış politika, ekonomi, sosyal politikalarda insanı, adaleti, hayatı esas aldık. Biz zulme uğrayan kim olursa olsun, etnik ve mezhebi kimliğini sormadık. Sen Türk müsün, Kürt müsün, Arap mısın, Müslüman mısın, Hristiyan mısın, Sünni misin, Şii misin, Nusayri misin, Alevi misin, demedik. Hepsine bağrımızı açtık. Biz sonsuza kadar bu topraklarda bir arada ve birlikte olacağız. Demokrasinin tıkanmış kanallarını açmak üzere, 2002'de iktidara geldik ve o gün bugündür hukukla adalet yolunu genişletiyoruz. O gün bugündür devlet ile vatandaşı birbirine yakınlaştırmaya çalışıyoruz. Biz kimsenin hayatına müdahil olmadık, olmayacağız. İdarede vesayeti, sokak çetelerini, paralel yapıları, gayrimeşru bütün aktörleri reddediyoruz. Biz gücümüzü, karanlık yapılardan değil milletimizin ak alınlarından, secdeye gittiğinde bize dua edilen o ak alınlarından alıyoruz. Enerjimizi, gücümüzü milletten alıyoruz, hesabımızı da sadece millete veririz."

- "Birileri ellerine kına yaktı"

Başbakan Davutoğlu, geride bıraktıkları bir yılın zorlu bir süreç olduğunu, geçen yıl seçime hazırlanan bir ülkenin başbakanı olarak burada bulunduğunu anımsattı.

Bir yıl içinde iki seçim yaptıklarını anlatan Davutoğlu, gururla, vakarla yeniden huzurda olduğunu, iki seçim döneminde yaşanan bütün tıkanıklıklara, zorluklara rağmen bu ülkeyi bir an dahi sahipsiz, hükümetsiz bırakmadıklarını kaydetti.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, 7 Haziran'da tek parti olarak iktidara gelemeyecekleri anlaşıldığında birilerinin ellerine kına yaktıklarını, "kaos geliyor" diye mutluluktan uçtuklarını ifade ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"7 Haziran akşamı AK Parti'nin demokrasi balkonundan sizler adına verdiğim sözü, bugün yerine getirmenin onurunu taşıyorum. O zaman demiştim ki 'Kim ne plan yaparsa yapsın, biz bu ülkeyi sahipsiz, bu devleti hükümetsiz, bu milleti geleceksiz bırakmayız.' Sorumluluktan kaçmadık, anayasa, 'seçime gitmek gerekir' dediğinde 'biz buradayız' dedik. Birileri terör için, terör maşalarını devreye soktuğunda 'Biz buradayız, Ankara'dayız' dedik. Ama beğenmesek de üzerinde yemin ettiğimiz anayasamız, seçim hükümeti kurmak bir zarurettir deyip, bütün partilere çağrı yaptığında, bu çağrıya bir tek AK Parti Grubu ses verdi, 'biz buradayız, burada olacağız, burada kalacağız' dedik. Anayasa, gelin partiye, hükümete temsilci verin değinde herkes neredeyse kaçacak delik aradı. Gelmediler, meydana çıkmadılar, mertçe Ankara'da bir sorumluluğu üstlenme görevi ve cesareti göstermediler. Ama biz her halükarda bu milletin kaderini hiç kimseye teslim etmeyeceğimizi gösterdik. Hamdolsun milletimiz bunu takdir etti. Milletimiz kaçanları da gördü, kendisi için elini taşın altına koyanları da gördü. Milletimiz hamaset yapanları da gece gündüz kendisi için koşanları da gördü. Şimdi huzurunuzdayım."

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin milletvekillerine, "CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu konuşurken kimse müdahale etmeyecek" mesajı gönderdiğini belirterek, "Siyasi liderlik sadece sözle olmaz; siyasi liderlik, liderlik yaptığı insanlara sözünü geçirmekle olur. Siyasi liderlik her şeyden önce, dönüp grubuna 'sus dediğinde' susabilmesidir. Bir genel başkan konuşurken nezaketsizlik yapılmasına izin verildiğinde buna liderlik denmez" dedi.

TBMM Genel Kurulunda 2016 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı üzerinde Hükümet adına konuşan Başbakan Davutoğlu, 1 Kasım seçimlerinde milletin engin sağduyusunun tezahür ettiğini söyledi. Seçimlerden sonra kendilerini milletin hizmetine adadıklarını belirten Davutoğlu, 64. Hükümet olarak önceliklerinin, demokrasiyi ekonomik istikrarla birlikte geliştirmek olduğunu kaydetti.

Davutoğlu, insan onurunu esas aldıklarını ifade ederek, "Türkiye'yi yönetme tartışması bağlamında, bu listeyi hepiniz ezberlediniz ama milletimize bir kez daha söyleyeyim, özellikle Sayın Kılıçdaroğlu duyar da bu sefer belki nasıl yönettiğimizi görür diye söylüyorum. Sadece son iki ayda vaatlerimizin yüzde 82'sini yerine getirdik. Alınlarını öptüğüm işçilerimizin asgari ücretini bin 300 liraya çıkardık" dedi.

Emeklilere yılda bin 200 TL zam yaptıklarını anımsatan Davutoğlu, "Biz öyle seçim beyannamelerinde 'Yapacağız, edeceğiz' demeyiz. Yapacağız dedik mi yaparız, sonra da yaptık deriz, elhamdülillah" diye konuştu.

Esnafa 30 bin TL faizsiz kredi vermeye başladıklarını, çiftçi için yemde ve gübrede KDV'yi kaldırdıklarını kaydeden Davutoğlu, genç çiftçilere proje karşılığı 30 bin TL karşılıksız destek verdiklerini anlattı. Davutoğlu, muhtarların, emniyet görevlilerinin, askeri personelin özlük haklarında iyileştirmeler yaptıklarını söyledi.

- "Milletimizin bize verdiği her bir vergiyi namusumuz bildik"

Davutoğlu, "Ahilik geleneğiyle besmeleyle açtınız mı Meclisi ya da rızk kapınızı, Allah bereketlendirir. Biz duayla açarız ve 14 yıldır Türkiye doğalgaz, petrol keşfetmedi, hiçbir şey keşfetmedi. Ne yaptık biliyor musunuz? Milletimizin bize verdiği her bir vergiyi namusumuz bildik namusumuz, her bir kuruşunu" sözlerini sarfetti.

Başbakan Davutoğlu, CHP sıralarından laf atılması üzerine, şöyle konuştu:

"Bakın Sayın Kılıçdaroğlu, kusura bakmayın ama bir şeyi söylemek zorundayım. Ümit ederim bundan sonra özen gösterirler. Siz çok ağır ifadelerde konuştunuz. Milletvekillerimize, 'Sayın Kılıçdaroğlu konuşurken kimse müdahale etmeyecek' mesajını gönderdim. Grup Başkanvekilleri dolaştılar bunu duyurdular, siz konuşurken tek bir müdahale olmadı. Siyasi liderlik sadece sözle olmaz; siyasi liderlik, liderlik yaptığı insanlara sözünü geçirmekle olur. Yan tarafınızdaki arkadaşa söylüyorum; siyasi liderlik her şeyden önce, dönüp grubuna 'sus' dediğinde susabilmesidir ve aynı şekilde bir disiplin içinde hareket edebilmesi, nezaket içinde hareket edebilmesidir. Söz söylemek gerektiğinde grubumuz mertçe çıkar sözünü söyler, sözünü esirgemez. Ama bir başka genel başkan konuşurken nezaketsizlik yapılmasına izin verildiğinde buna liderlik denmez."

Başbakan Davutoğlu, gelecek dönemde geriye kalan bütün vaat ve reformları hayata geçireceklerinden kimsenin şüphesinin olmaması gerektiğini söyledi.

- Meclise gelecek yeni reformlar

Siyasi Etik Kanunu, Siyasetin Finansmanında Şeffaflığın Artırılması, Alevi vatandaşların taleplerinin karşılanması, darbe dönemlerinden kalan antidemokratik hükümlerin mevzuattan kaldırılması, taşeronların kamuda istihdam edilmesi gibi reformları da Meclise sevk etmeyi hedeflediklerini belirten Davutoğlu, "Gelin, derhal içtüzüğü değiştirelim" dedi.

Davutoğlu, Meclisin kaybedecek zamanı olmadığını vurgulayarak, "Çarşamba gecesi dakika dakika takip ediyorum. Engellemeler yüzünden sadece bir madde geçebildi. Meclis ana odağını engelleme yerine yasa çıkarmaya yöneltirse torba yasaya da gerek kalmaz, başka bir uygulamaya da. Onun için gelin hep beraber içtüzüğü değiştirelim. Yeni içtüzükte istediğiniz kadar söz hakkınız olsun ama engelleme, blokaj olmasın. Millet bizden bu Meclisin çalışmasını bekliyor. Meclisin etkin bir şekilde çalışması için gereken her şeyi yapmaya hazırız" diye konuştu.

Başbakan Davutoğlu, 14 yıl içinde tutmayacakları sözleri vermediklerini, verdikleri sözlerin tamamını gerçekleştirdiklerini kaydetti.

Milletin kaynaklarını yine millete seferber ettiklerini dile getiren Davutoğlu, Türkiye'nin son 14 yılda güçlendiğini ve önemli küresel güç haline geldiğini bildirdi. Davutoğlu, en büyük payı yine eğitime ayırdıklarını, 2002'de 11,3 milyar TL olan eğitim bütçesini 2016 yılında 109,3 milyar TL'ye çıkardıklarını söyledi.

Kamu sağlık harcamalarına ayrılan kaynağın 2015 yılına göre yüzde 18 artırılarak, bu yıl 95 milyar TL'ye çıkarıldığını ifade eden Davutoğlu, eğitim ve sağlığa bu yıl, 2002'ye göre 2 kat fazla bütçe ayırdıklarını kaydetti.

- "Yere ne kadar sağlam basarsak..."

Ahmet Davutoğlu, hiçbir bütçeyi, programı bir dönemle sınırlamadıklarını belirterek, "Ufkumuz derinlere kadar gider, bastığımız adım ise toprağın köküne kadar iner. Yere ne kadar sağlam basarsak, gözlerimiz ufku o kadar kuvvetli tarar" diye konuştu.

Türkiye'nin 1993-2002 yıllarında toplam ortalama büyümesinin yüzde 3 olduğunu vurgulayan Davutoğlu, 2003-2016 yıllarında ise büyümenin yüzde 4,7 olarak gerçekleştiğini anlattı. Başbakan Davutoğlu, 2007-2015 yılları arasında bütün çevre ülkeler ve Avrupa "işsizlikten kırılırken" 6,4 milyon istihdam ürettiklerini vurguladı.

Başbakan Davutoğlu, sadece 2015 yılında, yapılan iki seçime ve ülke etrafındaki krizlere rağmen bir milyon vatandaşı iş sahibi yaptıklarını belirtti.

- "Batan 22 bankanın maliyeti 30,2 milyar TL"

İstihdam oranının yüzde 40,4'ten yüzde 46'ya yükseldiğini kaydeden Davutoğlu, "Her konuda disiplinliyiz ama 14 yılda mali disiplinde dünyanın takdirini kazandık. Sizden takdir beklemiyoruz ama herkes biliyor ki 2002'de bütçe açığı yüzde 11 idi, şu anda yüzde 1,2. Bu tabloyla 28 AB ülkesi içinde 6. durumdayız. Biz devraldığımızda kamu borç stoku yüzde 74 idi, şimdi ise yüzde 33,5. AB üyelerinde kamu borç stoku yüzde 88, Avro bölgesinde yüzde 94, OECD'de yüzde 90, Türkiye'de sadece 33,5" değerlendirmesinde bulundu.

Başbakan Davutoğlu, 1997-2002 yıllarında batan 22 bankanın maliyetinin 30,2 milyar TL olduğunu söyleyerek, bankacılık sistemini güçlendirdiklerini bildirdi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Demokrasi bizim en büyük gücümüzdür. Belki ekonomik krizleri, zor şartlarla karşılaşabiliriz ama aşarız. Cari açığı kapatabiliriz ama demokrasi açığını kapatamayız. Bizim iktidar olduğumuz dönemlerde demokrasimiz hiçbir zaman açık vermedi, açık vermeyecek" dedi.

TBMM Genel Kurulunda 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı üzerinde hükümet adına konuşan Davutoğlu, iktidara geldiklerinde 76 olan üniversite sayısının 193'e çıktığını ve 249 bin derslik yaptıklarını belirtti.

Havayolunu kullanmanın geçmişte bir ayrıcalık ve sınıf atlamak olarak değerlendirildiğini ifade eden Davutoğlu, "Biz havayollarını halkın yolları yaptık. 26 havalimanını 55'e çıkardık. Eğer bazı barbarlar olmasaydı büyük bir onurla açtığımız Yüksekova Havalimanı da bugün barışı, insanları birbirine buluşturan bir havalimanı olarak çalışacaktı. Ama o barbarlara rağmen Yüksekova'yı da bütün Doğu ve Güneydoğu'yu da havalimanlarıyla bundan sonra dünyaya bağlamaya kararlıyız" diye konuştu.

Havayolunu kullanan yolcu sayısının 2002 yılında 34,4 milyon iken 2015'te 182 milyon olduğunu belirten Davutoğlu, bölünmüş yolların uzunluğunun 6 bin kilometreden 18 bin 179 kilometreye çıktığını söyledi.

Bölünmüş yollara sahip il sayısını ise 6'dan 75'e yükselttiklerini vurgulayan Davutoğlu, şöyle konuştu:

"İnşallah yakında 81'i tamamlarız. Biz başladığımız işi hiç yarım bırakmadık, yarım bırakmayız. Ankara-İstanbul, Eskişehir-Ankara-Konya hattındaki hızlı trenden 24 milyonluk bir nüfusun istifade ettiğini söyleyelim. İnşallah gün gelecek, hani 2001'lerde o dönemlerde iktidarda olanların 'Torunlarımız bile görmüyor' dediği hızlı treni biz gördük, torunlarımız bu hızlı trenin Kars'tan Edirne'ye, Urumçi'den Londra'ya gittiğini görecekler. Biz bunu yapacağız. Asya ile Avrupa'yı biz bağlayacağız. Dev projeler. Gururla ifade ediyorum; Marmaray, Avrasya, dünyanın en yüksek asma köprüsü olma özelliğine sahip 3. köprü... Dünyada en büyük havalimanı olacak olan 3. havalimanı, Körfez geçişi, Ordu-Giresun Avrupa'da bir ilk. Bütün bunları şu anda vaktimiz yetmeyeceği için saymıyorum. Ama siz karşı çıksanız da bu yollardan eminim konfor içinde gidiyorsunuz ve bir gün herhalde bir kadirşinaslıkla 'Allah bu yolları yapanlardan razı olsun' da dersiniz. Ümit ederiz. Siz belki demeseniz de eminim diğer partilere oy veren İstanbullu hemşehrilerimiz Marmaray'dan her geçişte bize oy vermeseler bile mutlaka bir hayır dua ediyorlardır. Bir gün onların oylarını da alırız."

Seçimden önce ne kadar oy beklediklerinin kendisine sorulması üzerine, "Yüzde kaç oy söylersem söyleyeyim seçmene haksızlık ettiğimi düşünürüm" dediğini anımsatan Davutoğlu, "Sanki şöyle bir kanaat hasıl olur; 'Ben bazı seçmenlerimizin gönlüne giremem' gibi bir kanaat. Bizim için 2 seçmen vardır, bir bugün AK Parti'ye oy verenler, bir yarın verecek olanlar" değerlendirmesinde bulundu.

-"Hukukunuz şerefimizdir"

Bütün seçmenlere seslenen Davutoğlu, "Hukukunuz şerefimizdir. Hiç kimsenin hukukunun çiğnenmesine izin vermeyiz. Bize oy verebilirsiniz, vermeyebilirsiniz. Ama biliniz ki sizin hukukunuz bizim şerefimizdir" dedi.

İktidara geldiklerinde, yoğun bakım yatağının bütün Türkiye'de sadece 869 olduğunu, şimdi ise hastanelerin 12 bin 489 yoğun bakım yatağına sahip olduğunu vurgulayan Davutoğlu, "Gururla ifade ediyorum, Dışişleri Bakanı olarak birçok şeyle gurur duymuştum ama en çok da Somali'de bir çölün ortasında yaralanan bir TİKA mensubunu birkaç saat içinde helikopterle merkeze, oradan da ambulans uçağımızla Ankara'ya getirip ameliyata almamız... 'İşte' dedim, 'Büyük devlet bu'. Millet, bu büyük devleti hissediyor. Dünya bu büyük devletin ayak seslerini hissediyor. Biz yüreğimizde bunu yaşatıyoruz" ifadesini kullandı.

Organize sanayi bölgelerinin sayısının, iktidara geldikleri dönemde 65 olduğunu, şimdi ise bu sayının 166'ya yükseldiğini aktaran Davutoğlu, "Sayın Kılıçdaroğlu, Ar-Ge'ye çok önem verdiklerini, bunun için çaba sarf etmek gerektiğini söyledi. Bir rakam söyleyeyim de içi şenlensin. Biz iktidara geldiğimizde toplam teknoloji geliştirme bölgesi sadece 2 idi, şimdi 63. Elektrik enerjisi 31 bin 846 megavattı, şimdi 73 bin 148 megavat" açıklamasında bulundu.

Başbakan Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Sayın Kılıçdaroğlu'nun bir hususiyetini fark ettim. İstatistiksel aralığı çok fazla. 70 milyon, '78-80 milyon' dedi, nüfusumuzla ilgili. Onu anladım. Enerji bağımlılığı konusunda da yüzde 50'lerden, Rusya'ya bağımlılığı kastediyor, yüzde 60'lara, 70'lere, 80'lere çıkıyor. Bunun tek bir rakamı yok mu Allah aşkına? Yüzde kaçtan kaça çıkacaksa söyleyelim. Bu kadar geniş aralıkla konuşulmaz ki. Bizden önce 100 yılda 300 santral yapılmıştı. 13 yılda biz bin 181 enerji santrali yaptık. 1984-2002 arası, yani 18 yılda 19,8 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım geldi Türkiye'ye. 2003-2015'te ise 12 yılda 165 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım geldi. 10 mislinden fazla. Hani 'Türkiye ekonomisi nereye gidiyor?' diyenlere cevaben söyleyeyim, 2014 yılında 12,8 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım gelmişti, 2015 yılında 16,6 milyar dolar. Hem bir taraftan seçimle uğraştık. Bütün illerimizi dolaştım, 81 vilayeti dolaştım 7 Haziran'da. Ondan sonra 1 Kasım'da da bir tur daha attık bazı vilayetlerimize. Bu arada da dünyaya Türkiye'yi anlattık. 1 Kasım'dan sonra bir taraftan terörle mücadele ediyoruz, bir taraftan dünyayı dolaşarak yabancı yatırımı çekmeye çalışıyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki bu ülkede tek boyutlu düşünenler hiçbir şeye çözüm bulamazlar. Bizim zihnimiz, gönlümüz her an meşgul olacak."

Müteahhitlerin, yurt dışında aldığı müteahhitlik hizmetleri 1974-2002 yılında 28 yılda 46 milyar dolar iken, 2002-2015 yıllarında ise 13 yılda 273 milyar dolar olduğunu belirten Davutoğlu, "İhracat 36 milyar dolardan, 143,9 milyar dolara. Bütün bu etrafımızdaki ülkelerin çökmesine ve ihracat pazarlarımızın daralmasına rağmen ihracat hacim anlamında yüzde 1,4 arttı geçen sene. İnşallah kısa zamanda da toparlayacağız" dedi.

-"Bu ülkeyi inşallah yakında üst gelir grubuna da sokacağız"

Davutoğlu, "Dış ticaret açığı 2014'te yüzde 25,2 düştü. Cari açık ki en temel meselemiz, 32,2 milyar dolara geriledi ve yüzde 26,1 düştü. Milli gelire oranı da 5,8'den, yüzde 4,4'e düştü. 2002'de biz bu ülkeyi düşük orta gelir ülkesi olarak almıştık, şimdi üst orta gelir ülkesi olarak aldık, inşallah yakında üst gelir grubuna da sokacağız" görüşünü dile getirdi.

İş başına geldiklerinde, satın alma gücü paritesine göre kişi başına düşen milli gelirin ise AB ortalamasının yüzde 35'i olduğunu, şimdi ise bu rakamın yüzde 53'e yükseldiğini aktaran Davutoğlu, "Dolayısıyla biz ülke ekonomisini bir uçurumdan, bir kuyudan aldık, aydınlık bir yola, aydınlık bir ortama taşıdık, taşımaya da devam edeceğiz" diye konuştu.

İktidarları döneminde asgari ücreti yüzde 606,1 artırdıklarını ve 1 Ocak'tan itibaren net bin 300 liraya çıkardıklarını anımsatan Davutoğlu, böylece asgari ücreti 2002'den bu yana yüzde 126,3 oranında reel olarak artırdıklarını bildirdi.

Başbakan Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Aile yardımı ödeneği de dahil en düşük memur maaşını yüzde 503,5 artırarak, 2 bin 365 liraya çıkardık. En düşük memur maaşlarında da böylece reel artış yüzde 93,5. Emeklilerimize ilk yılında 75 lira ile 100 lira arası seyyanen zam yapmıştık. Geçen sene de 2015 yılı Temmuz ayında SSK ve Bağ-Kur emeklilerimize bin liranın altında aylık alanlara 100 lira, bin liranın üstünde alanlara da bin 100 lirayı geçmeyecek şekilde 100 lira verdik. Ayrıca 2016 yılında söz verdiğimiz şekilde 1 Kasım'dan önce hepsine tekrar seyyanen 100 lira zam yaptık. Ancak bunlar yetmez. Biz halkımıza en müreffeh şartları sağlamayı boynumuzun borcu biliriz."

- "Demokrasi bizim en büyük gücümüzdür"

Türkiye'nin demokrasinin de önemli bir husus olduğunu vurgulayan Davutoğlu, "Demokrasi bizim en büyük gücümüzdür. Belki ekonomik krizleri, zor şartlarla karşılaşabiliriz ama aşarız. Cari açığı kapatabiliriz ama demokrasi açığını kapatamayız. Arkadaşlar, bizim iktidar olduğumuz dönemlerde demokrasimiz hiçbir zaman açık vermedi, açık vermeyecek" dedi.

Davutoğlu, "Demokrasimizin belki de 27 Mayıs ve 12 Eylül darbelerinden sonra, 28 Şubat postmodern darbesinden sonra da gördüğü en büyük tehdit, 20 Temmuz 2015'te yani 7 Haziran sonrasında 'Türkiye'de bir boşluk doğdu, hükümet boşluğu. Tek parti hükümeti yok' düşüncesiyle aynı anda 3 barbar terör örgütünün düğmeye basmasıyla başlayan dönemdir, en büyük tehditlerden biri" değerlendirmesinde bulundu.

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Başbakan davutoğlu: 'Efsanevi bir liderden başkanlığı devraldım'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz