X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER "28 Şubat insanları ötekileştirme hareketiydi"
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

"28 Şubat insanları ötekileştirme hareketiydi"

  • Giriş Tarihi: 28.2.2016 12:47 Güncelleme Tarihi: 28.2.2016 12:49

28 Şubat sürecinde öğretmenlikten atılan ve 6 yıl sonra çok sevdiği mesleğine geri dönen Merafet Kılınç, o dönem okulunda "en çok sevilen öğretmen" olduğunu belirterek "Bu süreçte vatan haini muamelesi görmem beni çok derinden etkiledi. 28 Şubat, insanları ötekileştirme hareketiydi" dedi.

Kılınç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Malatya'da öğretmenlik yaptığı dönemde yaşanan 28 Şubat sürecinin kendisinden maddi ve manevi çok şeyler götürdüğünü belirtti.

28 Şubat'ın en büyük mağduriyetini başörtülü kadınların yaşadığını belirten Kılınç, "Okulda yapılan anketlerde 'en çok sevilen öğretmen' çıktım, öğrenci ve veliler tarafından çok sevilen öğretmendim. Vatan haini muamelesi görmem beni çok derinden etkiledi. 28 Şubat, insanları ötekileştirme hareketiydi" dedi.

Kılınç, o dönem okullara kılık kıyafete ilişkin sürekli uyarılar yapıldığını, bu konuya ilişkin okulda zıt görüşler oluştuğunu kaydederek, "Bir gün otobüsten inip okula yürürken, benimle ilgili inceleme yapmak için okula doğru ilerleyen müfettişlerin konuşmasına şahit oldum. Beni tanımadıkları için aralarında yaptıkları konuşmada, 'kadın hakkında tek bir şikayet yok, ideolojik söylem yok, veli şikayeti yok. Derse başörtüsü ile girecek mi ona bakacağız' dediklerini işittim. Okula gelip derse girdiler. Ardından dokuz ay açığa alındım, sonra meslekten men edildim" diye konuştu.

- "Paramparça oldum"

"Öğretmenlikten ayrılmak bana çok dokundu. Bunu uzun bir süre aileme söyleyemedim. Beni çalışıyor sandılar, evden dışarı çıkmadım. Psikolojim bozuldu, maddi ve manevi çok yıkıntı yaşadım ama Allah'tan umudumu hiç kesmedim. Benim inancım, Allah'ın emriyle örttüğüm başımı, kulun sözüyle açmamaktı" sözleriyle yaşadıklarını anlatan Merafet Kılınç, 6 yılın kabus gibi geçtiğini söyledi.

Yapılan haksızlıklara karşı haklarını aramak için eylemlere katıldığını aktaran Kılınç, "Mağdur arkadaşlarımızla ele ele bir zincir oluşturduk. Sözlü tacize uğradık, arkadaşımız darp edildi ama biz tek bir çiçeği bile ezmedik. Dava açmak için avukat paramız olmadı ama avukat da ücret talep etmedi. Başörtümü siyaset, reklam ya da para için kullanmadım. Tek amacım, inancım, Allah'ın emriydi. O dönemin siyasileri maalesef bizi yalnız bıraktı" görüşünü aktardı.

- "Özgürüm, herkes özgür olmalı"

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan'ın 2006 yılında başbakanlığı döneminde, öğretmenlere yönelik çıkan sicil affıyla mesleğine dönebildiğini anlatan Kılınç, "Şu an özgürüm, herkes özgür olmalı" dedi.

Kılınç, "Şu an başörtüsü ile huzur doluyum ama hala o dönemin yaralarını taşıyorum" diye konuştu.

Aydın'daki bir ilkokulda öğretmenliğe devam eden Kılınç, 28 Şubat sürecinde çok zor günler geçiren birçok arkadaşının bulunduğunu, beklentilerinin geçmiş dönemdeki mağduriyetlerin giderilmesi olduğunu sözlerine ekledi.