Erdoğan: Bunlar en büyük kadın düşmanı

Giriş Tarihi: 7.3.2016 14:42 Güncelleme Tarihi: 7.3.2016 18:52
Erdoğan: Bunlar en büyük kadın düşmanı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan HAK-İŞ Dünya Kadınlar Günü Etkinliği'nde konuştu. Erdoğan, "Bir takım çevrelerin kendi deyimleriyle özgürleştirmek adına kadınları kadın yapan güzellikleri imtiyazları ortadan kaldırma girişimlerini görüyoruz. Buna bir takım belediyelerin hazırladığı afişlerde şahit oluyoruz. Bu zihniyet en büyük kadın düşmanıdır." dedi.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

Bizim medeniyetimizde kişiler cinsiyetleriyle değil insanlıklarıyla değerlendirilir. Aslolan kadının nisa sıfatıyla kabul edilmesidir. Kur'an-ı Kerim bir süreyi nereye ayırmış? Kadına yani Nisa Suresi'ne. Eşitlik adı altında kadının istismar edildiği bir anlayış sözkonusu. Kadının olmadığı yerde insan da yoktur. Kadın olmak peşinen imtiyazlı olmak demektir. Kadın çocuk doğurduğu için cezalandırılmaz, tam aksine çocuk doğurduğu için mükafatlandırılır. Adalet kadın erkek, çocuk yaşlı demeden tüm insanları ilgilendiren bir olgudur.

ERDOĞAN: ANNELERİN AYAKLARININ ALTI ÖPÜLÜR, BEN ÖPTÜM

Bizim inancımızda cennet babaların değil; annelerin ayakları altındadır. Onun için annelerinin ayaklarının altı öpülür. Ben öptüm, siz de öpün. İnsanoğlu kendi geleceği, bekası için kadına hak ettiği değeri vermek mecburiyetindedir. Kadına haksızlık eden tüm insanlığa haksızlık etmiş olur. Dünyanın her yerinde zalimlere karşı mazlumların yanında isek, adalet için, hakları için mücadele eden tüm kadınların da sonuna kadar yanındayız. Sevgili hanımefendiler, kardeşlerim. Bizim tarihimizde emek kutsaldır. Bunun için çalışana hakkının alın teri kurumadan verilmesi emredilir. Onurları, haysiyetleri için mücadele eden tüm kadınların sonuna kadar yanındayız.

EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET

Genel olarak işçi, emekçi, çalışan ve özellikle de kadınların haklarını korumaya yönelik çok önemli düzenlemeleri hayata geçirdik. Yasa, yönetmelik düzenlemelerini baştan sona elden geçirerek yeni bir mevzuat altyapısı oluşturduk. Bu daha önce yoktu, bunları biz yaptık. Anayasa değişikleriyle kadınların erkeklerle aynı haklara sahip oldukları hükümlerine yer verdik. Eşit işe eşit ücret dedik. Bunu uygulamaya biz koyduk. Medeni Kanun'da, İş Kanunu'nda, Ceza Kanunu'nda, Gelir Vergisi, Belediyer, İşsizlik Sigortası Kanunu'nda kadınlarımızı koruyacak özel maddeler koyduk. Ailenin korunması ve şiddetin önlenmesi kanunu yürürlüğe girdi. Geçtiğimiz dönemde kız çocuklarının okullaşma oranlarının arttırılmasında kat ettiğimize inanıyorum. Eşimle haydi kızlar okula kampanyasını başlattık. Güneydoğuanadolu'da kızlarımız okullara gönderilmiyordu. Bu konuda eşimin başını çektiği bir çalışmayı başlattık. 2007'de yüzde 87 oranında olan kız çocukları geçtiğimiz yıl yüzde 97 seviyesine geldi.

BU TOPRAKLARA YABANCI OLAN BU ZİHNİYETİ LANETLİYORUM

Bir takım çevrelerin kendi deyimleriyle özgürleştirmek adına kadınları kadın yapan güzellikleri imtiyazları ortadan kaldırma girişimlerini görüyoruz. Buna bir takım belediyelerin hazırladığı afişlerde şahit oluyoruz. Bu zihniyet en büyük kadın düşmanıdır.Kadının başında örtü var, örtü yok diye ayrıma nasıl tabi tutarsın. Yıllarca bu ülkede bu yapıldı. Eğer başında ötürü varsa üniversiteye, okullara, devlet dairelerine, işe almadılar, yok saydılar. Ayrımcılığın ta kendisi bu, bunu yaptılar. Bazı belediyelerin ve partilerin güya kadın günü için düzenledikleri kampanyaları görüyoruz. Bu topraklara yabancı olan bu zihniyeti lanetliyorum. Bunların kadını özgürleştirmekten anladıkları, kadını kendi ideolojilerine köle yapmaktır. Ailesinden, mahallesinden, toplumundan, değerlerinden kopararak savunmasız bıraktıkları kadına özgürlük diyenler aslında nesillerimizi hedef alıyorlar.

191 ülke 5 ülkenin iki dudağının arasına sıkışmış. Onlar ne derse o oluyor. Biz diyoruz ki dünya 5'ten büyüktür. Ülkemizdeki göçmenlere 3 milyar Avro destek vereceğiz dediler. 4 aydır haber yok. Hala verecekler. Sayın Başbakan şu anda Brüksel'de. Temenni ederim ki bu parayı alarak döner. Bir taraftan mülteciler gelmesin diyorlar, onları biz göndermiyoruz ki. Bakın denizden geliyorlar, birçoğu da maalesef ölüyorlar. Biz şu ana kadar sadece denizlerden 100 bine yakın mültecileri kurtardık. Ama diğerleri botları şişleyerek onların ölümüne neden oldu. Terör örgütlerinin en büyük güç kaynağı yeni nesil profilidir. Bu bakımdan bölücü terör örgütü, DAEŞ, paralel devlet yapılanması örgütü de aynı kaynaktan besleniyor. Şunu unutmayın bu operasyonlar doğu, güneydoğudaki bölücü terör örgütü bu terörü estirdiği sürece durmayacaktır. Huzuru yakalayacağımız ana kadar bu devam edecektir. İnsanımızın huzuruna kastedenlere karşı her türlü tedbiri aldık, alıyoruz.

Bu ülkede parlamentoya girip de hala parlamentoda terör estirenlere karşı diğer siyasi partilerin bunlar hakkında atılması gereken adımların geciktirilmeden atmalarının gerektiğine inanıyorum. Bunu söylemeye devam edeceğim. Zira Anayasa ortada, yasalar ortada. Bunların yaptığı özgürlükçü bir mücadele değildir. Özgürlük mücadelesi insanların öldürülmesiyle gelmez. Bütün bunların bedeli silahla parlamentoya girmek değildir. Bunlara anayasanın amir hükmü ortadadır, bunun gereğini yaparız. Geldin, girdin parlamentoya demokratik şekilde mücadeleni ver. Sözle ver, kalemle ver. Ama silahla dersen kusura bakma. Bu millete şöyle de yaparım, böyle de yaparım anlayışını dayatanlar hem kadınlarımızın hem de halkımızın düşmanıdırlar. Bu mesele ülkemizin ve milletimizin geleceği meselesidir. Türkiye'ye özgü başkanlık, Türkiye'ye özgü anayasa diyoruz ya. Türkiye'ye özgü bir model geliştirmek ve uygulamak durumundayız. Kadın haklarını illa batıdaki formatta hayata geçirmek, savunmak durumunda değiliz.

Kadını bir fert olarak güçlendirecek adımları hep birlikte atabiliriz. İnanın bana böylesi çok daha etkili olacaktır. Eğer Batı'da gerçek anlamda kadın mücadele olsaydı, bugün Suriye'de binlerce kadınların hayatının kaybedilmesine böyle sessiz kalınmazdı. Neden Esed'in katlettiği kadınları ve masum çocukları görmezden geliyorlar. Rusya'nın bombardıman ettiği Bayırbucak Türkmenleri, oradaki Arapları, kardeşlerimizi niçin görmezden geliyorlar? Akdeniz'in ve Ege'nin karanlık sularında yitip giden hayatlar, ağızlarından hümanizmi ve kadın haklarını düşürmeyenlerin niçin umurlarında değil? Aramızda Kürtmen, Arap ve Kürt kardeşlerimiz var. Sınırlarda çektikleri tel örgülerle, kapattıkları kapılarla kadınları ve çocukları çaresizliğe terkedenler bize asla inandırıcı gelmiyorlar. Bunların kadın, çocuk, mazlum, mağdur gibi dertleri yok. Bizim inancımız ve tarihimiz böyle bir hoyratlığa, vicdansızlığa, ahlaksızlağa izin vermez.

ARKADAŞINA GÖNDER
Erdoğan: Bunlar en büyük kadın düşmanı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz