Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Başbakan Davutoğlu'ndan önemli açıklamalar

Giriş Tarihi: 29.3.2016 12:04 Güncelleme Tarihi: 29.3.2016 12:54
Başbakan Davutoğlu'ndan önemli açıklamalar

Başbakan Ahmet Davutoğlu AK Parti Grup Toplantısında partililere hitap etti. Davutoğlu, vize serbestisiyle ilgili "Demirtaş'ın konuşmasına inat oradakiler buraya gelecek" dedi.

SURİYELİ ÇOCUK BEN BÜYÜYÜNCE TÜRK OLACAĞIM DİYOR...

Amman'da Hicaz Demiryolu'nun istasyonunun tamiratını gerçekleştiriyoruz. Aslında bu tamirat, bu inşa, bu ihya kardeşler arasındaki birliğin beraberliğin tamiratı. Bizi koparmaya çalıştılar biz herşeye rağmen İstabul ile Medine arasındaki inanç köprüsünü, kader köprüsünü, gönül köprüsünü korumaya devam edeceğiz. Yüreğimiz bir yarısı İstanbul'da, bir yarısı Medine'de, bir yarısı Kudüs'tedir. Ayaklarımızın biri Balkanlar'da, Kafkaslar'dadır. Ayağımızı bütün gönül coğrafyasında tam bir kararlılıkla sabit bir şekilde tutacağız. Bir doktor hanımefendi Suriyeli mültecilerle, çocuklarıyla, yetimleriyle ilgileniyor. Bize gönderdiği bir mektupta 7 yaşındaki çocuğa okula gidiyor musun diye soruyor. O da yeni başladığını söylüyor. Büyüyünce ne olmak istiyorsun diye soruyor, Çocuk 'büyüyünce Türk olmak istiyorum' diyor.

O ÇOCUĞUN KASTETTİĞİ O TARİHE MİRASA ÇIKAN MİLLETİN ADI

Onun kafasındaki Türk kudretli, şefkatli bir milletin adı. Onun kastettiği o tarihi mirasa çıkan bir milletin adı. Biz bir nesile böyle örnek olursak bilsinler ki, istikbal mutlaka bizimdir. İstikbal o Suriyeli çocuğun örnek aldığı bu milletindir. Biz her adımımızla işte bu aşkı, sevdayı, istikbali inşa etmek istiyoruz. Ürdün ziyaretimle o tarihi mirası birkez daha tefekkür ederek oraya aşkla, enerjiyle gittim aşkla geri döndüm. BM Genel Sekreteri Banki Mon ile bir görüşmemiz oldu. Mayıs ayında Türkiye'de düzenlenecek Dünya İnsani Zirvesi ile temaslarımız oldu. Bize uyumak yok, gaflet yok. Bize yorulmamak var, kararlılık var.

ABD'DEKİ O MERKEZ AZİZ MİLLETİMİZİN VURDUĞU MÜHÜR OLACAK

Sayın Cumhurbaşkanımız ABD ziyaretine gidiyor. Oradaki merkezin açılışını gerçekleştirecek. Bu merkez Cumhurbaşkanımızın hayırlı elleri ile açacağı dünyanın bir başka kıtasında bizim aziz milletimizin vurduğu bir mühür olacak. Kıyamete kadar orada bizim inancımız, kültürümüz temsil edilecek. Allah hayırlı mubarek eylesin. Allah sayın Cumhurbaşkanımızın yolunu açık eylesin. Hayırla gitsinler, hayırla dönsünler inşallah.

BU KANLI ŞEBEKELER DİN, KÜLTÜR COĞRAFYA AYIRIMI YAPMIYOR

Terör olayları vesilesiyle Pakistan ve Iraklı kardeşlerimizin acılarını paylaşıyorum. Bilinsin ki Türkiye ve Pakistan dünyada hiçbir başka iki ülkeye nasip olmayacak bir gönül bağıyla bağlıdır. Biz onların istlal harbimizde ellerindeki son yüzüğü gönderen bacılarımızı unutmadık. Aynı şekilde Irak'taki kardeşlerimizin de yanında olacağız. Oradaki her etnik grubun en yakın dostu Türkiye'dir. Alçak DEAŞ terör örgütü Tuzuhurumatı'daki Türkmen kardeşlerimize saldırdığından oradaki kardeşlerimizi Türkiye'de tedavi etmek bize nasip oldu. Dökülen her gözyaşın, her damla kanın takipçisiyiz. Son bir ayda terörün kanlı yüzü kendini bir kez daha gösterdi. Ankara, İstanbul, Brüksel, Bağdat ve şimdi de Lahor. Bu kanlı şebekeler etnik köken, din, kültür, coğrafya ayırımı yapmıyor. İsimleri farklı olabilir, hepsi insanlık düşmanıdırlar. Örgüt adları ideolojileri farklı görülse de insanlık suçu işlemek üzere örgütlenendir.

OMURGAMIZA ATEŞ EDEBİLERLER AMA KALBİMİZİ ELE GEÇİREMEZLER

Hem içeride hem dışarıda problemleri çözecek güce ve birikime sahibiz. Türkiye'yi terörle, hukuk tartışmaları ile dize getirmek isteyenler boşuna beklerler. Türkiye hukuk ve demokrasi yoluna devam edecektir. Ankara, İstanbul'daki basireti ile doğudaki vatandaşların basireti bidir. Esas meselesi hak hukuk olmayanlar Cumhurbaşkanımıza, AK Parti'ye, hükümetimize saldırarak Türkiye'nin omurgasına ateş ediyorlar. Omurgamıza ateş edebilirler ama kalbimizi asla ellerine geçiremezler. Bu odaklar bizi 2023 hedefimizden asla alıkoyamayacaklardır. Allah da, millet de, tarih de bizden yanadır. Biz vatandaşımızın can emniyetini, huzur ve refahını namusumuz gibi koruyacağız. Bizi karamsarlığa sevketmek isteyenler muratlarına asla eremeyeceklerdir. Herkes maneviyatını moralini en yüksek düzeyde tutarak hayata karışmalıdır. Onlar bizi hayattan koparmak istiyorlar, biz hayata karışacağız. Herkes sokağa, caddeye çıkmalıdır. Şiddeti merhametle yeneceğiz.

ALIŞVERİŞ YAPMAYACAKSAK BİLE HER ESNAFA SELAM VERELİM

Bu mücadele 78 milyon vatandaşımızın mücadelesidir. Bu mücadele sadece ekonomik ve siyasi değil milletimizin, devletimizin topyekün bir yeniden varoluş mücadelesidir. Biz burada Türkiye'de sadece kendi vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini savunmuyoruz, bütün insanlık değerlerini savunuyoruz. Terör örgütleri, lejyonerle mücadele ederek mazlum milletlerin istiklal ve istikbal mücadelesi veriyoruz. Bu sokaklar bizim. Alışveriş yapmayacaksak bile yoldan geçerken gördüğümüz her esnafa selam verelim. Komşularımızın halini hatırını soralım, kimliklerini sormayalım. Türk müsün, Arap mısın, Sünni misin, Alevi misin diye sormayalım. Hiç dayanışma yapmadığımız kadar dayanışma içine girelim. Nevruzu karşıladığımız bu kritik günlerde hepimiz selam seferberliği başlatalım. Yolda gördüğümüz herkese selam verelim. Selam barış demektir, hoşgörü içinde yaşama taahhüdü demektir. Selam olsun bu toprakların mayasına, selam olsun bu vatanı bize emanet ederken şehit düşen ecdada.

ARAKAM'DA KALABALIKLARIN UĞULTUSUNU SUSTURAN SİHİRLİ KELİME

Esselamü Aleyküm o kadar sihirli bir kelimedir. Arakam'a gittim. Orada binlerce kardeşimiz toplandığında İngilizce anonsla onları susturmaya çalıştılar. Aramızda ortak bir dil yoktu ama ortak bir gönül vardı. Kalabalık uğultular halinde bizi karşılarken, sadece döndüm kalabalığa 'Esselamü Aleyküm' dedim, bütün uğultular kesildi, yürekten gelen bir ses semaya yükseldi bütün bir Arakam 'Ve aleyküm selam' dedi. Bu selamı altı kez tekrarladım. Kalabalık her seferinde daha bir gür sesle aleyküm selam dedi. Doğarız kulağımıza ezan okunur, büyürüz babamız bize selamı öğretir, öldüğümüzde 'hakkımız helal olsun' sesleri gelir. Bir selam ile gönül beraberliği kurduğumuz kardeşlerimiz gibi 78 milyon adına sizler adına 'Esselamü Aleyküm, Esselamü Aleyküm' diyorum. Milletten kopanların 'günaydın'a karşılık olarak gördükleri 'Esselamü aleyküm' var ya dünyadaki insanlık tarihinin en güzel mesajdır. Demek ki, ben sana Allah'ın selamını veriyorum. Benden sana zarar gelmez, sadece muhabbet gelir. Karşıdaki aleyküm selam derken 'aldım selamı benden de sana hiçbir zarar gelmez' der. Biz de yola çıkalım ve gördüğümüz herkese 'Esselamü Aleyküm' diyelim.

EVLERİNİZİN KAPISINI AÇIK BIRAKIN NE ANLAMA GELİYOR?

Teröre gerçek darbeyi selamlaşmak vuracaktır. Hiçbir ayrım gözetmeden yapılan selamlaşma esas darbeyi vuracaktır. Bütün AK Parti teşkilatlarına, gençlik, kadın kollarımıza, mahalle temscililerimizi selamlaşma seferberliğine davet ediyorum. Ülkemiz her zaman selam diyarı olsun. Doğu ve Güneydoğu'da şehirleri barikatlarla yaşanmaz hale getiren evleri, camileri, kiliseleri yakan terör örgütlerine karşı güvenlik güçlerimiz büyük başarılar elde etti. Ancak bu teröristlerin şehirlerimize bıraktığı tahribat ortada. O şehirlerimizi yeniden inşa edeceğiz. Çok kısa sürede altyapısıyla, üst yapısıyla, sosyal imkanlarıyla yepyeni bir Güneydoğu inşa edilecek. Bu yeniden inşa sürecinde bölgenin tüm tarihi ve kültürel dokusu aynen korunacak. Biz teröristlerin yıktığı şehirlerimizi yeniden ihya etmenin gayreti içindeyken birileri bu inşaya engel olmanın hesapları içindeler. Hain odaklar halkın karşısına 'devlet halkın malına el koydu' diyorlar. Terör örgütleri şehirleri yakarken, yıkarken halka kapılarınızı açık bırakın dediler. Ne demek bu? Yani mahremiyetiniz yok diyorlar. Ev mahremiyetine, aile mahremiyetine saygısı olmayan bu insanlara o şehirleri terkeder miyiz?

DEMİRTAŞ'IN KONUŞMASINA İNAT ORADAKİLER BURAYA GELECEK

Bunların halkı düşündüğü yok. Aksine Kürt kardeşlerimizin mağduriyetinin devam etmesini istiyorlar. Onlar ne kadar engel olmaya çalışsınlar tüm imkanlarımızla kısa bir sürede tahribatın izlerini şehirlerimizden sileceğiz. Demirtaş'ın vize serbestiyeti geldiğinde 'oh be Avrupa'ya giderler' demesinden inat tam aksine oralardaki vatandaşlarımız inşa ettiğimiz yerlere dönecektir. AK Parti'nin kuruluş felsefesinde bu anlayış yatmaktadır. Bu çizgiden bir milim dahi sapmış değiliz. Siyaseti otel lobilerinde inşa edilen bir gizli mühendislik projesi olarak asla görmeyiz. Bundan sonra da herşey milettin huzurunda milletin iradesiyle tecelli edecektir. Eğer bir hata, eksiklik varsa milletimiz sandıkta gereken cevabı verecektir. Biz kendimize sadece milletimize bakarak çeki düzen vereceğiz. Bunun dışında düşünenler kaybederler. Siyaset bir ülkenin en dinamik gücüdür. Siyasetin temsilcileri olan sizler bu Meclis'te asil bir görev yapıyorsunuz.

BİZ HERŞEYDE REKOR KIRDIK MUHALEFET KURUTAY YAPMADA KIRDI

Türkiye'de milli ve yerli muhalefet var mı, maalesef yok! Hakaret ve iftirayı maharet yapmak zaten bir muhalefet var. Türkiye gelişti, çıtası yükseldi ama bu çıta yükselmesi maalesef muhalefete bir türlü yansımadı. Biz bir çok alanda rekor kırdık, onlar sadece kurultay yapmakta rekor kırdılar. Muhalefet partilerine bakın geçmiş kurultayda kim kime ayak oyunu yaptı, gelecek kurultayda ne yapılacak o tartışma içindeler. Halen 14 yıl önce bıraktığımız yer neresi ise orada duruyorlar. Sayın Kılıçdaroğlu sürekli Türkiye'yi bir zaaflar ülkesi olarak lanse ediyor. Kendisinin siyasi tarihi bir zaaflar ve yenilgiler tarihi. Türkiye'nin 14 yıllık tarihi ise bir başarılar tarihidir. Kılıçdaroğlu'nun zihni bunu bir türlü anlamıyor. Terörle mücadelemize köstek oluyor. Sürekli olarak devleti, hükümeti yıpratmaya çalışıyor. CHP paralel yapıyla, marjinal solla ittifak yaparak sadece AK Parti'ye değil aynı zamanda Türkiye'ye muhalefet yapıyor. CHP'ye oy vermiş vatandaşlarımız da eminim ki partilerin bu hale düşmüş olmalarından rahatsızdırlar. Bir gün onlar da 'nereye gidiyoruz' sorusunu soracaklardır.

DEMİRTAŞ ASLINDA AB'YE 'VİZELERİ KALDIRMAYIN' DEMEK İSTİYOR

Demirtaş geçtiğimiz günlerde AB vizeyi kaldırırsa tüm Kürtler AB'ye gider, dedi. Aklınca AB ülkelerine mesaj veriyor, Türkiye'ye vizeyi kaldırmayın diyor. En önemli başarılarımızdan birisine gölge düşürmeye çalışıyor. Türkiye'nin bir muhalefet sorunu olduğu artık tüm kesimlerin ortak kanaati hale gelmiş durumda. Demirtaş, Kılıçdaroğlu'nu yanına çağırıyor. Bunların biri Türk Baas'ı CHP diğeri de Kürt Baas'ı HDP. Onların koalisyonu hayırlı olsun. Millet bize, biz koalisyon istemiyoruz, bize AK Parti yeter dedi. Milletimiz yanındaysa Kandil'dekiler, sol örgütler, PKK bize ne yazar, Paralel çete dünyanın her yerinde fitne yapsa ne yazar? Ayak oyunları, çelme takmayı, engellemeyi, hakareti maharet sayan bir muhalefetimiz var. Türkiye bu anlamda çıtasını çok yükseltti ama muhalefete bu hiçbir şekilde yansımadı.

DOKUNULMAZLIKLAR HİÇBİR ŞEKİLDE AHLAKSIZLIĞIN KILIFI OLAMAZ

CHP'nin paralel yapının altına girdiği artık netleşmiştir. Onların sözcüsü haline geldiler. HDP de kendisini teröre ipotek etmiş bir partidir. Hiç kimse bu milletin meclisinde belli sıfatları kullanarak bu milletin çoluk çocuk demeden hayatına kasteden terör örgütünün sözcülüğünü yapamaz. Akıllarını, iradelerini örgüte teslim edenler için elimizden ne geliyorsa onu yapacağız. Biz dokunulmazlıkların bir defaya mahsus kaldırılması için önerge hazırladık. Çünkü milletimize güveniyoruz. Bizim bu teklifimiz karşısında en başta CHP ipe un serdi. Onların amacı bir vesayet rejiminin temelini atmak. Dokunulmazlık ahlaksızlığın, terör yandaşlığın kılıfı olamaz. Suça karışanların, caninin taziyeye gidenlerin, arabasında silah taşıyanlar mutlaka adalete hesap verecek. Biz hükümet olarak insanımızın refahını arttırmanın, yeni istihdam kapıları açmanın derdindeyiz. Kamu ve özel sektöre özgüven kazandırdık. Türkiye'nin yüzünü tüm dünyaya çevirdik. Kişi başı 10 bin dolar seviyesindeki milli gelir yetmez diyoruz.

BİZ MERHAMET İSTEYEN DEĞİL MERHAMET EDEN BİR ÜLKE OLDUK

Artık ikinci nesil reformların vakti geldi diyoruz. Vaat ve reformlarımızı bir takvime bağladık. Düzenli olarak kamuoyunun önüne çıktık. Her hafta da sizlerle bunu paylaşıyoruz. Eylem Planı'nda ekonomimizin rekabetçi karakterini yükseltmek, çalışanların refah seviyesini yükseltmek var. Biz takip eden değil, takip edilen bir ülke olduk. Biz merhamet isteyen bir ülke değil, merhamet eden bir ülke olduk. Borç isteyen değil, borç veren bir devlet olduk. Millete verdiğimiz her sözün arkasındayız. Aralık ayında bu kürsüden Eylem Planı'mızı anlatmış ve verdiğimiz sözü 3 ay içinde yerine getireceğiz demiştik. Elhamdüllilah 3 ay içinde milletimize verdiğimiz sözlerin tamamını, bir eksiksiz, yüzde yüz gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Bu eski Türkiye'de alışık olmayan bir tabloydu. Manisa'da, Kızılcahamam'da birçok vatandaşımızın bunu farkettiğini gördüm. Sözümüz yiğit sözüdür, sözümüz millet sözüdür, gereğini yaparız. Reformlarımız yüzde 65'ini gerçekleştirdik.

BU MİLLETE VERDİĞİMİZ EN BÜYÜK SÖZ SİVİL ANAYASADIR

Teröre inat işsizlik sayısı azaldı. Ekonomimiz doğru yolda ilerliyor. 2016 yılı çok daha iyi, bereketli bir yıl olacak. 2016 yılının ilk aylarında açıklanan veriler bize umut veriyor. Mart ayı güven endeksi hepimizin yüzü güldürdü. Endeks bir önceki aya göre yüzde 9,5 arttı. Başka bir sevindirici haber geldi 2015 Kasım ayından beri sanayi üretim gücü de yüzümüzü güldürdü. Bu gelişmeler Türkiye'de ekonomiye olan güvenin göstergeliridir. Dış ticarette de bir canlanma yaşanıyor. 2016 yılı Şubat ayı ihracatımız yüzde 3'ün üzerine yükseldi. Hiçbir alanı ihmal etmeden vatandaşlarımızın bütün ihtiyaç ve talepleriyle alakadarız. Bizim en önemli reformumuz bu millete en büyük vaadimiz yeni Anayasa'dır. Verdiğimiz sözleri nasıl yerine getirdiysek milletimize verdiğimiz yeni Anayasa sözünü mutlaka yerine getireceğiz. Sivil bir anayasa yapmak öncelikle vazifemizdir.

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Başbakan Davutoğlu'ndan önemli açıklamalar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz